{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2150 <br>KARAR NO\t: 2025/946<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraf ar arasında cari hesap ilişkisinin 01.01.2016 tarihinde başladığını ve davalının 122.489,36 TL cari hesap borcu bulunduğunu, davalı tarafın bakiyeyi ödemediğini, bunun| üzerine İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin araç kiralama şirketi olduğunu, davacı şirkete borçları olmadığını, davacı şirketin 2016 yılı 9. ayına ait ekstre ile icra takibi yaptığını, oysaki bu tarihten sonra da taraflar arasındaki ilişkinin devam ettiğini belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdii edilerek ek rapor alınmıştır. 05/08/2020 tarihli bilirkişi raporu özetle, Davacı şirketin 2016 yılı cari hesap kaydının tamamının ibraz edilmediği, 2016 cari hesap açılış bakiyesinin 171.208,901 olduğu ve davalı şirketten alacaklı göründüğü fakat hesap kayıtlarının tamamı ibraz edilemediğinden devir bakiyesinin de doğrulanamadığı, 30.09.2016 tarihi itibarı ile verilen hesap kaydına göre kapanış bakiyesinin; 353.648,26 t - 241.158,90 t = 112.489,36 t olması gerektiği, (320. Hesapta borç kalanı vermesi gerektiği) fakat davacı şirketin 2017 yılı hesap açılış bakiyesinin 120. hesapta 88.124,80 t borç kalanı verdiği, bu durumda 2016 yılı cari hesap ekstresinin de eksik ve/veya hatalı olduğunun anlaşıldığı ve davacı şirket kayıtlarının ticari defter ve belgeler ile desteklenmediğinden, davacı şirket kayıtları esas alınarak somut bir değerlendirme yapılamadığı, davalı şirketin 2017 yılı kayıtlarına göre, Davacı şirkete teslim edildiği belgelenemeyen 4.248,00 t + 176,48 t = 4.424,48 t tutarlı 2 adet faturanın ve 19.700,00 t ödemenin (19.700,00 t + 4.424,48 t = 24.124,48 t) belgesi bulunmadığından bahisle dışlanması halinde davalı şirketin 13.09.2017 takip tarihi itibarı ile davacı şirkete 24.124,48 t borçlu olacağı sonuç ve kanaatine varılmakta ise de Nihai Takdir ve Hukuki Değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olduğu, davacı şirketin kendilerine ödenmediğini belirttiği 30.03.2017 tarihli 25.000,00 t tutarın, dosyada mübrez olan banka ekstresinden tespit edilemediği, Davalı şirket tarafından ibraz edilen banka dekontunda belirtilen banka bilgilerine göre, söz konusu 25.000,00 t tutarlı ödemenin davacı şirkete yapılmış olup olmadığı hususun da araştırma yapılması Takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu,...\" gerekçesiyle, davanın reddine karar  verilmiştir. <br>Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda, davalı vekilince de katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacılar  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; <br>Davaya konu alacağın tamamı bütün ferileri ile müvekkil şirket ıcs turizm gıda iç ve dış tic. san. ltd. şti. tarafından alacağı devralan diğer davacı müvekkil doğan civan'a devredilmiştir. işbu nedenle alacağı devreden müvekkil şirket ıcs turizm gıda iç ve dış tic. san. ltd. şti.'nin taraf sıfatı bulunmamaktadır. bu nedenle  alacağı devreden müvekkil şirket ıcs turizm gıda iç ve dış tic. san. ltd. şti. açısından taraf sıfatı yokluğundan dolayı hüküm kurulmaması, alacağı devralan davacı  müvekkil doğan civan'a ilişkin hüküm kurulması gerekmektedir. işbu husus yerel mahkemece dikkate alınmaksızın hüküm kurulmuştur.  <br>Davalı şirket uzun süre borcunu ödemekten kaçınmış, alacağını tahsil edemeyen, alacağı devreden müvekkil şirketin karşı taraf ile iletişim çabalarının sonuçsuz kalması nedeniyle davalı şirket aleyhine icra takibi başlatılması zorunluluğu hasıl olmuştur.Davalı şirket alacağın ödenmekten kaçınma amacı ile başlatılan icra takibine itiraz etmiştir. davalının borca ve borca ilişkin faiz hesaplamasına istinaden öne sürdüğü soyut, kanıtlanamayan iddialarının kabulü mümkün olmayacak olup icra dosyasına istinaden yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmek gerekmiş, huzurdaki dava ikame edilmiştir.Dosya kapsamında alınan kök ve ek raporlarda davalı şirketin borcu açıkça tespit edilmiştir. işbu tespitlere karşın yerel mahkemece bilirkişi raporlarını dikkate almaksızın davanın reddine karar verilmiştir. işbu karar haksız ve hukuka aykırıdır. alacağını devreden müvekkilin alacağını tahsil edememesine,  zarara uğramasına sebep olmuştur. işbu kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerekmektedir.  dosya kapsamında alınan tüm raporlarda davalı şirketin borcu ispatlanmıştır. Dosya kapsamında alınan raporlarda belirtildiği üzere davalı şirketin müvekkile 24.124,48 tl borcu bulunmaktadır. işbu borç dosya kapsamındaki beyanlarımız ve bankadan gelen müzekkere cevabında ödendiği belirtilen 25.000,00 tl 'nin mahsubu sonrasında tespit edilen borç tutarıdır. yerel mahkemece işbu hususta hatalı bir karar vererek mahsup sonrası gerçekleştirilen hesaplamaya karşın borcun ödendiği yönünde karar verilmiştir. işbu hatalı kararın kaldırılması gerekmektedir. <br>6-)  yargıtay kararlarına istinaden cari hesap özetine dayalı itirazın iptali davasında ispat yükü ödeme savunması yapan tarafa geçmektedir. davalı işbu itiraza konu iddialarını yazılı deliller ile ispatlayamamıştır. bu husus dosya kapsamına alınan kök ve ek bilirkişi raporları ile sabittir. işbu tespitlere karşın ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. eksik ve hatalı değerlendirme yapılarak, bilirkişi raporları dikkate alınmayarak, dosyada mübrez yazılı deliller ile beyan ve itirazlarımız hiçe sayılarak verilen kararın kaldırılmasını talep etmekteyiz.<br> Yerel mahkemece icra inkar tazminatı taleplerimiz değerlendirilmemiş, talebimize dair hüküm kurulmamıştır. icra takibine dair itirazın iptaliyle davanın kabulüne karar verilmesi taleplerimiz ile birlikte davalı tarafından gerçekleştirilen  itirazın haksız olması sebebiyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkil lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmekteyiz. <br>Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>Davacı vekili, katılma yoluyla yaptığı istinaf başvurusunda özetle; davacının icra takibine girişmekte haksız ve kötü niyetli olduğunun sübuta erdiğini, ilk derece mahkemesince davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kötü niyet tazminatı yönünden düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, ticari satıma ilişkin açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve inkâr tazminatının tahsili istemine   ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine  karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince yasal süresi içinde istinaf, davalı vekilince katılma yoluyla istinaf  başvurusunda bulunulmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.\t<br>Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Davacı taraflar arasında araç satım ve kiralama ilişkisi bulunduğunu, bu  ticari ilişki kapsamında 30.09.2016 tarihi itibariyle davalıdan cari hesap alacağı bulunduğunu, borçlunun borcu ödememesi üzerine davaya dayanak icra takibinin başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile duran takibin devamı için eldeki davanın açıldığını ileri sürmüş, davalı ise davacıya borcu bulunmadığını, takibe dayanak gösterilen cari hesap alacak tarihinden sonra da taraflar arasında ticari ilişkinin devam ettiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiştir.<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, davacı şirket tarafından dava ve takip konusu alacağın yargılama aşamasında diğer davacı ...' a İstanbul 28 Noterliğinin 14.08.2020 tarih ...y.no lu temliki ile temlik edildiğini, bunun mahkemeye bildirildiğini, bu nedenle davacı şirketin taraf sıfatının kalktığı gözetilmeksizin her iki davacı yönünden davının reddine karar verilmesinin doğru olmadığı ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir. Davacılar vekilinin bu yöndeki istinafına dayanak yapılan   İstanbul 28. Noterliğinin 14.08.2020 tarih ... Y sayılı alacağın devrine yönelik temlik sözleşmesinin incelenmesinde, takip ve dava konusu alacağın 50.000 TL'lik kısmının devir ve temlike konu olduğu, yani tüm takip ve dava konusu alacağın devir ve temlikinin söz konusu olmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin bu konudaki istinafının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince sunulu deliller ile taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi kök ve tarf itirazlarını gidermek için ek rapor alındığı anlaşılmaktadır. Sunulan kök ve ek rapor içeriklerinden davacı şirketin 2016 yılı cari hesap kaydının tamamının ibraz edilmediği, 2016 cari hesap açılış bakiyesinin 171.208,90 TL olduğu, ve davalı şirketten alacaklı göründüğü fakat hesap kayıtlarının tamamı ibraz edilemediğinden devir bakiyesinin de doğrulanamadığı, 30/09/2016 tarihi itibari ile verilen hesap kaydına göre kapanış bakiyesinin 112.489,36 TL olması gerektiği fakat davacı şirketin 2017 yılı hesap açılış bakiyesinin 88.124,80 borç kalanı verdiği, bu durumda 2016 yılı cari hesap ekstresinin de eksik veya hatalı olduğunun anlaşıldığı, davacı şirket kayıtlarının ticari defter ve belgeler ile desteklenemediği; davalı şirketin 2017 yılı kayıtlarına göre, davacı şirkete teslim edildiği belgelenemeyen toplam 4.424,48 TL tutarlı iki adet faturanın ve 19.700 TL ödemenin belgesi bulunamadığından bahisle dışlanması hâlinde davalı şirketin 13/09/2017 takip tarihi itibari ile davacı şirkete 24.124,48 TL borçlu olacağı anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince  davalının davacıya  30/03/2017 tarihli 25.000 TL tutarlı ödeme yaptığının banka müzekkere cevapları ile sabit olduğu, buna göre davalının davacıya borçlu olduğu tutardan daha fazla ödeme yapmış olduğu, buna göre borçlu  bulunmadığı gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de  gerek kök gerekse ek rapor içeriğindeki tespitlere göre davalı kayıtlarında bulunan ancak davacı kayıtlarında bulunmayan ve davalı yanca dayanağı kanıtlanıp belgelenemeyen toplam 4.424,48 TL tutarlı iki adet faturanın ve 19.700 TL ödeme kapsamında davalı yanca kanıtlanmadığı, buna göre davalının  kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya  24.124,48 TL borçlu görüldüğü  tutarın, davalının davacıya yaptığı ve kanıtlanan 25.000 TL'lik ödemenin mahsubu ile bulunan rakam olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre ilk derece mahkemesinin davalının borçlu görüldüğü 24.124,48 TL tutarın, davalı şirketin davacı şirkete 30/03/2017 tarihinde 25.000 TL eft/havale işlemi  ile fazlasıyla ödendiği ve davalının takip tarihi itibariyle borçlu bulunmadığı tespitiyle kurduğu hüküm doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde görüldüğünden ilk derece mahkemesi hükmünün düzeltilmesi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. <br>Davalı vekilinin katılma yoluyla  istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Davalı vekili ilk derece mahkemesince davanın reddi ile birlikte lehlerine kötü niyet tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararı katılma yoluyla istinaf etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı yan istinafı kapsamında dairemizce yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda davacı istinafının kısmen kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Davanın reddedilen kısmı yönünden ise davacının icra takibine girişmekte takipte kötü niyeti sabit görülmediğinden, kötü niyet tazminat isteminin reddi gerektiği sonucuna varılmış, bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.<br>Yukarıdaki açıklama ve gerekçe doğrultusunda, taraf vekillerinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinde yapılan inceleme soncu, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ise HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM \t: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacılar vekilinin  istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;<br>1-Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı ilamsız icra takibine yöneltilen itirazının İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca kısmen iptali 24.124,48 TL asıl alacağın icra takip tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca avans esasına göre değişen oranlarda hesaplanacak temerrüt faiziyle birlikte tahsili için takibin devamına,<br>2-Fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine,<br>3-Likit alacağa vaki haksız itiraz  nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca,  kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren % 20'si oranında hesaplanan 4.824,89 TL icra  inkâr tazminatının davalıdan alınıp davacılara verilmesine,<br>4-Reddedilen tututar yönünden davacının takipte kötü niyeti sabit görülmediğinden, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,<br>5-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesi aşamasında sarf edilen toplam 1.248,40 TL yargılama giderinin, davadaki haklılık oranlarına göre belirlenen 246,00 TL'lik bölümünün davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, <br>6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 24.124,48 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,<br>7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,<br>8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:<br>a-Davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacılar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacılara iadesine,<br>b-Davacılar tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 71,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 233,10 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınarak davalara verilmesine, <br>9-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>10-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;<br>HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 29.05.2025<br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ab21bb6c383f0eee","SID":"c40e7b21384590f0"}}