{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/648 <br>KARAR NO\t\t: 2025/900<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t\t: 13/02/2025<br>NUMARASI\t\t\t: 2022/1017 E.  2025/142 K. <br>DAVA KONUSU\t\t: Maddi-Manevi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t\t:12.06.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t\t:12.06.2025<br><br>\tİzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.02.2025 tarih 2022/1017 E. 2025/142 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı mirasçıları ve asli müdahiller vekili ile davalılar ... ve ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ...  tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :\t<br>\tASIL DAVA : Davacı vekili, davalı nezdindeki poliçenin bilgisi ve rızası dışında iptal edildiğini, iptale ilişkin  imza ve  yazının kendisine ait olmayıp  davalı ...'a  ait  olduğunu, poliçenin iptali işleminin batıl olduğunu, belirterek, davalının yaşam sigortasının devam ettirildiğinin hüküm altına alınmasına, 25.000.00-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tASIL DAVADA CEVAP : Davalı ... vekili, sigorta poliçesinin davacın isteği ile sonlandırıIdığını, iştira bedelinin davacının banka hesabına yatırıldığını, davacının bilgi, istek ve rızası dışında hiçbir belgeye imza atmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t.... A.Ş. vekili, 25.05.1990 başlangıç tarihli yaşam sigortası poliçesinin 25.05.2009 tarihinde davacının 70 yaşına ulaşmış olması nedeniyle kendilerine ulaşan süre sonu kapatma talebi dikkate alınarak sona erdirildiğini, iştira bedelinin 26.05.2009 tarihinde davacının ...  ... şubesindeki hesabına gönderildiğini, usul ve yasaya aykırı bir işlem olmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tBİRLEŞEN DAVA : Davacı vekili, davalı ... ile davalı ... 'in işbirliği yaparak davacının imzasının taklit edildiğini, 01.02.2007 tarihinden itibaren davacının vadeli ve vadesiz hesaplarından para çektiklerini, sahte hesap cüzdanı düzenlendiğini, kredi katı çıkartıklarını, davalı banka müdürü ... 'ın davacıyı ikna ederek bankanın sorumluluğunun olmadığına ilişkin ibraname aldığını, davacının bilgisi olmadan çıkarılan kredi kartlarının davalı ...  veya davalı ...' e teslim edildiğini, kredi kartları ile işlemler yapıldığını, kredi kartlarının ödenmediğini araştırmayan banka müdürü ...  ile hesaplarındaki parayı saklamakla görevli banka tüzel kişiliğinin sorumlu olduğunu, ibranamenin geçersiz olduğunu, zarara uğradığını belirterek; 75.000,00-TL manevi tazminatın ve fazlaya İlişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000,00-TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tAsli Müdahiller vekili, davanın açıldığı tarihte asli müdahillerin yaşlarının küçüklüğü nedeni ile velayet altında bulundukları dönemde şahsi ve serbest malları olan bankadaki vadeli paranın velilerinin izni ve muvafakati olmaksızın davalı banka çalışanı ...  ile davalılar ... ve ...' in  işbirliği ile yok edildiğini,  2080 1282357 354 sayılı hesapta bulunan, 108.000,00- TL olan vadeli mevduatın asli müdahillere ait olduğunu, davacının bu mevduat üzerinde tek taraflı bir tasarruf yetkisinin bulunmadığını, davacının hesabın bozulmaması yönündeki talimatına rağmen faiz getiren bu hesaptaki paranın bugüne getirileri  ile beraber asli müdahillere ait olduğunu, belirterek;  fazlaya İlişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000-TL'nin dava tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.<br>\tBİRLEŞEN DAVADA CEVAP : Davalı ... vekili, davacının bankalarla ilgili tercihi kendisinin yaptığını, hesabı kapatmak konusundaki talimatları  davacının verdiğini, hesap nakilleri ve işlemlerinin davacı ve ... 'in görüşmeleri sonucu belirlendiğini, hesap açılış ve kapanışların tümününün  davacının yaptığını, hesapları davacının kullandığını, davacının bilgisi dışında kendisinin hiçbir belgeye imza atmadığını, davacının kendi adına vekaletname de verdiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, davalının 24.05.2005 tarihinden itibaren .... şubesinde, 01.06.2007 tarihinden itibaren .... şubesinde 01.04.2009 tarihinden itibaren ....şubesinde müdür olarak görev yaptığını, davacı adına 20.10.2008 tarihinde KMH tanımlandığını, 6 adet kredi kartı olduğunu, 4 tanesinin davacıya verildiğini, 2 tanesinin eşine teslim edildiğini, şifre tanımlamasının davacının sesi ile yapıldığını, davacının İddia ettiği olayların davalının görev süresinden önce gerçekleştiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, sahte banka cüzdanının davalının çalıştığı banka ile  ilgisinin olmadığını, davacının kandırıldığına ilişkin beyanının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kredi kartlarının kuryeler aracılığı ile ilgilisine teslim edildiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... A.Ş. vekili, ... Emeklilikten gelen paranın fona çevrildiğini, kredi kartlarıyla ilgili olarak İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin  2010/1482 Esas sayılı dosyasında davanın devam ettiğini, toplam 6 adet kredi kartının 4 adedinin bizzat davacıya, 2 adedinin davacı eşine teslim edildiğini, kredi kartları için hesaptan otomatik ödeme talimatı verildiğini ve talimatın ... tarafından girildiğini, 07.02.2007 tarihinde davacı hesabına 92.165,00-TL giriş yapıldığını, 05.06.2007 tarihinde davacı talimatı ile 88.658,00-TL nakit çekildiğini, bu sürede paranın vadeli hesapta değerlendirildiği, davacı adına tanımlanan KMH hesabının kullanıldığını, davacının hesabını 29.09.2008 tarihinde bankalarına tekrar 60.259.96-TL olarak yatırıldığını, ...'in .... Bankasında çalıştığı dönemde hesaptan işlem yapılmaya devam edildiğini, paranın tekrar bankalarına gelmesinden sonra davacıya İnternet Bankacılığı işlemi tanımlandığını ve internet bankacılığı ile işlem yapıldığını, bunun dışında menkul kıymet işlemler işlemleri yapıldığını, ...  ve ....  adına velisi davacı tarafından 05.11.2004 tarihinde hesap açıldığını vc hesap açılış tarihinde davacı hesabından bu hesaba 50,000,00-TL aktarıldığını, daha sonraları da para aktarıldığını ve bu hesaptan .... hesabına paralar gönderildiğini, davacının elindeki hesap cüzdanındaki ilk işlem gerçek olup sonraki işlemlerin sahte olduğunu, internet ile yapılan işlemlerde her işlem için davacının cep telefonuna SMS gönderildiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tKALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden;  davalı ...'ın davacının sekreteri olarak uzun yıllar yanında çalıştığı, bankalardaki tüm işlemlerininde davalı ... tarafından takip edildiği, davacının imzalı talimatıyla dava konusu hayat sigortası poliçesinin sonlandırılarak hesaptaki bakiyenin davacı hesabına gönderildiği, bankanın davacının imzalı talimatına göre işlem yapması nedeniyle poliçenin iptali işleminin tekrar iptal edilerek poliçeye geçerlilik kazandırılmasının mümkün olmadığı, davacının hesabına yatırılan paradan haberdar olduktan sonra bankaya başvurarak bu hususta bilgi istediği, dolayısıyla paranın hesabında olduğunu gördüğü, diğer davalı ... tarafından bu paranın alındığının ispatlanamadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, birleşen dava yönünden ise; ... ... Şubesi, ... .... şubesi ve...şubesinde bankacı olarak çalışan davalılardan ...'in davalılardan ... ile aralarında akrabalık bağı olduğu,  davacının yazılı talimatı olmadan hesaplarından davalı ... aracılığıyla  bankalar tarafından davalı ...'a ödeme yapıldığı, bu davalılar her ne kadar ceza mahkemesinde atılı suçlardan beraat etmiş iselerde beraat kararının hukuk mahkemesini bağlamayacağı, davalılar ... ve ...'in işbirliği içinde davacının bankalardaki hesaplarından toplam 57.042,49-TL  para çektikleri, davacının bankaya ibraname imzalayarak vermesi  ve hesap özetlerinin her bir sayfasının da davacı tarafından imzalanmış olması nedeniyle artık adı geçen davalıdan bir talepte bulunamayacağı, davalılar ... ve ...'e yönelik açılan maddi tazminat davasınında adı geçen davalıların davacıya karşı haksız bir eylemlerinin de ispat edilemediği, asli müdahillerin davası yönünden ise sadace davacı ...'in vadesiz hesaplarından yapılan aktarımlar tespit edildiği, vadeli hesaplarla ilgili bir tespit yapılmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, davacının kişilik haklarının zedelenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, belirterek; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacılar, asli müdahiller ile davalılar ... ve ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tDAİREMİZİN 24.11.2022 TARİH 2020/197 E. - 2022/1714 K. SAYILI KALDIRMA KARARI ÖZETİ : Davacının birleşen dava dosyası kapsamında davalı banka nezdindeki hesabından ve asli müdahiller için açılan vadeli hesaptan usülsüz işlemler yapıldığını, bilgisi ve rızası dışında kredi kartları çıkartıldığını,  KMH hesabı açıldığını bu işlemler nedeniyle zarara uğratıldığını ileri sürdüğü, davacının ileri sürüdüğü iddialara ilişkin yürütülen soruşturma netticesinde davalılar .... ve .... hakkına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına, davalılar ... ve ..... hakkında İzmir 4.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/343 Esas sayılı kapsamında ayrı ayrı beratlerine karar verildiği, kararın 26.10.2017 tarihinde kesinleştiği,  ceza mahkemesince verilen beraat kararı; kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı, bankaların hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu,  davalı ....'nun davacının yanında uzun süre çalışıyor olması nedeni ile taraflar arasındaki güven ilişkisine istinaden bir takım belgelere davacının bilgisi dahilinde davalı tarafından imza atıldığı, davalının da  bir kısımı belgelere davacının rızası ve bilgisi dahilinde imza attığını kabul etmekle birlikte havale talimatlarının bir kısmındaki imzaların davacıya ait olduğunu, bir kısımındakilerinin ise kendisine ait olsa bile büronun giderleri için yapıldığını savunduğu, diğer davalı .... da kendisinin havale yapma yetkisi bulunmadığını, KMH sözleşmesine dair bir inceleme yapılmadığını belirttiği, KMH sözleşmesi ile havale talimatları altındaki imzaların kime ait olduğu incelenmediği, yapılan havalelerin büro giderlerine ilişkin olağan havaleler mi olduğu netleştirilmediği, davalı ...'ın havale yapma yetkisi bulunup bulunmadığı, sorumlu tutulduğu havalelere ilişkin yaptığı bir işlem olup olmadığı, başka şubede işlem yapılıp yapılmadığı tam olarak tespit edilmediği,  sunulan ibranamenin kapsamı ve içeriği itibariyle geçerli olup olmadığı, asli müdahliller lehine açılan hesap yönünden davacının talimat verme yetkisini bulunup bulunmadığı konuları da yeterince irdelenmediği,  İDM tarafından KMH sözleşmesi ile davacının hesabından davalı ....'nun hesabına yapılan havaleler altındaki imzanın kime ait olduğu hususunda usulüne uygun şekilde imza incelemesi yaptırıldıktan sonra dosyanın bankacılık alanında uzman bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, KMH sözleşmesinin davanın bilgisi ve rızası dahilinde açılıp açılmadığı, yine daha sonradan davacı tarafından yapılan işlemler ile hesabın benimsenip benimsenmediği, imzası davacıya ait çıkanlar yönünden davalıların bir sorumluluğu bulunup bulunmadığı, imzası davacıya ait çıkmayanlar yönünden ise yapılan havalelerin rutim makul büro giderlerine ilişkin olup  olmadığı değerlendirlmek suretiyle davalıların sorumlu tutulup tutulamayacağı, davalı ....'in bankadaki görevi gereğince havale yapma yetkisi olup olmadığı, söz konusu işlemler nedeni her hangi bir sorumluluğunun söz konusu olup olmadığı, anılan teftiş raporunda belirtilen her bir kalem usulsüzlükler nedeniyle davalıların sorumluluğuna gidilip gidilemeyeceği, bankanın güven kurumu olması ve aydınlatma yükümlüğü altında bulunması nedeni ile düzenlen ibranamenin bankayı sorumluluktan kurtarıp kurtarmayacağı, ibraname kapsamında davacı ile banka arasında yapılan işlemler nedeniyle bir mutabakata varılıp varılmadığının kabulünün mümkün olup olmadığı, asli müdahillere ilişkin hesap yönünden davacının tek başına işlem yapma yetkisine haiz olup olmadığı, davalıların sorumluluğunun söz konusu olup olmadığı hususlarında açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli şekilde bilirkişi kurul raporunun dosyaya kazandırılarak oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle karar verilidiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>\tKALDIRMA KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl davada davacının kendi İmzası olmadan bozulan poliçenin iptali işleminin mutlak butlan ile batıl olduğundan  iptali ile poliçenin devamına 25.000.00-TL manevi tazminatın tahsiline, Birleşen İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/705 E.sayılı dosyasında davalılar tarafından davacının rızası hilafına ve usülsüz şekilde yapılan bankacılık işlemler nedeniyle davalılardan 75.000,00.-TL manevi ve 50.000,00-TL maddi tazminatın tahsiline, Birleşen İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/705 E.sayılı dosyasında asli müdahilller tarafından dava açıldığı tarihte yaş küçüklüğü nedeni ile velayet altında bulundukları dönemde şahsi ve serbest malları olan bankadaki vadeli paranın velilerinin izni ve muvafakati olmaksızın yok edildiği iddiası ile 30.000,00-TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesi talep edildiği,  kaldırma kararı öncesi yapılan yargılamada, esas davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davalılara yönelik açılan manevi tazminat davasının reddine, davalılar ..., ... ve ...'a karşı açılan maddi tazminat davasının reddine, davalılar ... ve ...'e yönelik açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 50.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren 7.042,49-TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan alınarak davacı mirasçılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, asıl dava yönünden tarafların istinaf başvurusu bulunmadığından asıl dava yönünden kaldırma kararı sonrasında yürütülen yargılamadan herhangi bir işlem tesis edilmemiş, daha önce verilen kararın tekrar edildiği, kaldırma kararı sonrası yapılan imza incelemesi neticesinde  KMH açılışı için alınan Temel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi aslı ile temin edilebilen 15 adet havale talimatı altındaki imzaların ...'e ait olduğu tespit edildiği, KMH'ın davacının bilgisi ve rızası dahilinde açıldığı, temin edilebilen ve dosya arasına getirtilen talimatlardaki imzaların da davacının eli ürünü olduğu tespit edildiğine göre bu talimatların da davacının bilgisi dahilinde olduğu, davacının adına kayıtlı olan tüm banka hesaplarının hesap ekstreleri ile kredi kartlarının hesap özetlerinin davacının şikayeti üzerine davalı banka tarafından fiziki kağıt üzerine yazdırıldığı ve davacıya sunulduğu, bu surette davalı banka tarafından aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiği, yukarıda detaylarına yer verilen hesap hareketleri ile hesap özetlerinin mutabıkız şerhi düşülerek  her bir sayfasının davacı tarafından imza edildiği, ayrıca hesapta bulunan mevduat miktarı ile hesap numarasını belirten her biri ayrı hesap numaraları için düzenlenen 3 adet (ayrı ayrı ...Şubesi, ...Şubesi, ...Şubesine hitaben) mutabakat ve taahhütname belgelerinin davacı tarafından imzaladığı, hesap hareketleri ile mutabakatnamelerdeki imzaların ...'e ait olduğu, davacı tarafından yapılan işlemlerin benimsendiği, imzası davacıya ait çıkan havale talimatları yönünden davalı ...'ın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, davacı tarafından bankaya gidildiğinde hesabında paranın bulunmadığı ve /veya eksik olduğu tespit edilmiş olduğu belirtilmesine karşılık, banka tarafından bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmediği iddiasında bulunulması ve buna rağmen sayfalarca hesap özetinin, hesap hareketleri dökümünün ve hesapta bulunan mevduat bedellerini gösterir mutabakatnamelerin imzalanması hayatın olağan akışına uymamadğı, davacı avukatlık mesleğini ifa etmesi dolayısıyla bu anlamda bilgisizliğine dayanabilecek durumda da olmadığı, bu hususlar kapsamında davalı ... yönünden maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerektiği, davalılardan ...'in davalılardan ... ile aralarında akrabalık bağı olduğu, davalı ...'in, davalı ...'ın davacının sekreteri olarak çalıştığı dönemlerde sırasıyla ... .....Şubesi, ..... şubesi ile ... ......şubesinde bankacı olarak çalıştığı, davalı ... ... ......Şubesinde çalışmakta iken 2007 yılında ....'ta çalışmaya başladığında, davacının ... ..... Şubesi nezdindeki hesabında bulunun 88.000-TL'yi 05/06/2007 tarihinde .....'a aktardığı, davalı ....l'in ....'tan sonra 24/09/2008 itibariyle ... ......ı şubesinde çalışmaya başladığı, davalı ... (...)'in bireysel danışman görevinde çalıştığından dolayı havale yapma yetkisi, başka şubede işlem yapma yetkisi bulunmadığı, davalı ...'a davacı hesaplarından ödenen bir kısım paralara ilişkin davacının yazılı talimatı olmadan davalı ... aracılığıyla ödeme yapıldığı, bilirkişilerin kaldırma kararı öncesinde alınan raporda tablolar halinde davacı hesabından haksız olarak çekilen para miktarlarının ortaya koyulduğu, 11/02/2015 tarihli ek bilirkişi raporunun tüm kayıtlar geldikten sonra düzenlenmiş olması ve kaldırma kararı sonrasında hesaben incelemeyi gerektirir farklı bir delil bulunmadığı, buna göre davalı ... ve ... her ne kadar ceza mahkemesinde atılı suçlardan beraat etmiş iseler de beraat kararının hukuk mahkemesini bağlamayacağı, bilirkişi raporuna göre, davacının alacaklı olduğu tutarın 103.154,49-TL olduğu, davalı ... tarafından ... hesabına gönderilen toplam bedel olan 46.112,00-TL mahsup edildiği bakiye miktarın 57.042,49-TL olduğu,  davacı ile davalı ... arasında uzun yıllara sari olan işçi işveren ilişkisi çerçevesinde, olağan işçi - işveren ilişkisindeki güven sınırı aşılarak hareket edildiği, bu kapsamda davacının müvekkillerinden gelecek olan bedellerin davalı ....hesabına gönderilmesine dahi muvafakat gösterdiği, cep telefonunu, internet bankacılığı şifresini davalı .....ya bıraktığı, yapılan havalelerin büro giderlerine ilişkin olağan havaleler olup olmadığının netleştirilmesine olanak bulunmadığı, dosyada bu yönde davalının bu yöndeki iddiasını ispata elverişli olarak sunulan delil olmadığı, ... tarafından ... hesabından çekilen bedellerden olan ... hesabından çekilen 6.500-TL'lik bedel, davalı ...'in  .....'ta çalıştığı dönemde gerçekleştirilen işlemlere dayalı olup bu bedelin EFT'sinde ...'in dahili olup olmadığı dosya kapsamında tespit edilemediği, bu yönde sübuta elverişli delil sunulmadığından bu bedelden ...'in sorumlu tutulamayacağı, ... tarafından ... hesabından çekilen bedellerden olan ... ..... Şubesinden çekilen 40.938,00-TL'lik bedelin 11.250,00-TL'si davalı ...'in ... .... Şubesinde çalıştığı dönemde gerçekleştirilmiş olup, bakiye kısmı bakımından ...'in o dönemde ......'ta çalışmakta olduğu, 24/09/2008 tarihinde yeniden ...'ta ancak bu kez ..... Şubesinde çalışmaya başladığı, ... .... Şubesinde bireysel danışman olarak çalıştığından havale yapma yetkisinin bulunmadığı ve bu tarihten sonraki işlemlere dair talimat yazılarının bulunmadığı, bu dönemde internet bankacılığı üzerinden para transferlerinin yapıldığı anlaşıldığından 11.250,00-TL'nin banka teftiş raporunda da tespit edildiği üzere davalı ...'in usulsüz işlemleri ile davacıdan teyit alınmadan gerçekleştirildiği ve davalı ... tarafından da tahsil edilen bu bedelin davacıya teslim edildiği ispat edilemediğinden bu bedelden davalı ... ile davalı ...'nun müteselsilen sorumlu olacakları, kaldırma öncesi kararda davalıların sorumluluğuna eklenen 3.753,65-TL'lik bedel KMH faizi olarak ...  Şubesi ve ... Şubesindeki hesaplardan çekilen bedel olmakla, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda kaldırma kararı sonrasında yapılan inceleme ve tespitlerden KMH'ın davacının bilgisi dahilinde açıldığı kanaatine varıldığından, bu bedelin davalıların sorumluluk tutarına dahil edilemeyeceği, bu kapsamında, davalı ... yönünden sorumluluğuna gidilebilecek tutarın 11.250,00-TL, davalı ... bakımından sorumluluğuna gidilebilecek tutarın  53.288,84-TL olacağı, diğer davalılar ... ve ...'e yönelik açılan maddi  manevi tazminat davasının adı geçen davalıların davacıya karşı haksız bir eylemlerinin olduğunun, bu hususta dosya kapsamında sunulan deliler itibariyle ortaya konulmaması, bu yönde soruşturma ve kovuşturma dosyasında da bir sübutun bulunmadığı, birleşen dosyada asli müdahillerin davası yönünden yapılan değerlendirmede, asli müdahillere ilişkin hesap yönünden davacının tek başına işlem yapma yetkisine haiz olduğu, hesabın davacı talimatı üzerine açıldığı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından vadeli hesaptaki asli müdahiller için yatırılan paraların vadesiz hesaba aktarılması şeklindeki işlemlerin de yukarıda açıklanan mutabakat ve taahhütname belgeleri ile davacı tarafından mutabakat ile her bir sayfası imzalanan hesap hareketleri kapsamında yer aldığı, vadeli hesaptan vadesiz hesaba aktarıldığı hesap hareketlerinde görünen bedele ilişkin yapılan işlemlerin davacı tarafından bu surette benimsenmiş olacağı,  anılan hesap hareketleri ile mutabakatnamelerdeki imzaların ...'e ait olduğu tespit edildiğine göre davacı tarafından yapılan işlemlerin benimsendiği, bu anlamda aydınlatma yükümlülüğünü yerine getiren davalı ...'ın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ... ve ... yönünden davacı ...'in sadece vadesiz hesaplarından yapılan aktarımlar yukarıda detaylarına yer verildiği şekilde tespit edilmekle, bu işlemden dolayı sorumluluklarına gidilmesine ilişkin somut delilin bulunmadığı,  birleşen dosyadaki manevi tazminat talebi yönünden, davacı ...'in avukatlık ofisinde uzun yıllar boyunca sekreteri olarak çalışan davalı ...'a  karşı davacı tarafından tam bir güvenle hareket edildiği, hatta yukarıda yer verildiği üzere zaman zaman bu güven ilişkisinini sınırının olağan bir işçi- işveren ilişkisinden ileri düzeyde sergilendiği, davacı tarafından bankalardaki tüm işlemlerinin davalı ... tarafından takip edilmesi yönünde yetki verildiği, ancak yukarıda izah olunduğu üzere davalı ... tarafından davacı hesabından çekilmesine rağmen davacıya teslim ediliği ispat olunamayan bedellerin bulunduğu, davacının duyduğu güvenin zedelendiği, bu surette davacının manevi zarara uğramış sayılması gerektiği, yine yukarıda izah edildiği üzere davalı ...'in de davacının kendisinden teyit almadan birtakım usulsüz işlemler yaptığı, banka adına yapmış olduğu işlemlerde gerekli özeni göstermediği, bu şekilde davacının zarara uğramasına sebebiyet verdiği, belirtilerek; Asıl davanın reddine, Birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/705 E. Sayılı Dosyasında maddi  davacının Davalılar ..., ... ve ... A.Ş. yönünden maddi tazminat davasının reddine, davacının Davalılar ... ve ... yönünden maddi tazminat davasının kısmen kabulüne; 50.000,00-TL'nin 11.250,00-TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen davalılar ... ile ...'den, bakiye 38.750‬,00-TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan, 3.288,84-TL'nin ıslah tarihi olan 10/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne, 10.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen davalı ... ile ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Asli müdahillerin davasının reddine, karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacılar, asli müdahiller ile davalılar ... ve ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar ve asli müdahiller vekili, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1017 Esas sayılı dosyası yönünden istinaf taleplerinin olmadığını, Birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/705 esas sayılı dava dosyası yönünden reddedilen taleplere ilişkin, davalılara yönelik açılan manevi tazminat, davalılar ..., ... ve ...'a karşı açılan maddi tazminat, asli müdahillerin tazminat talepleri yönünden istinaf talebinde bulunduklarını, bilirkişi raporu eksik hesap ve incelemelere havi olup hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığını bilirkişilerce belirlenen  maddi tazminat miktarınnın gerçek zarardan ve tarafların sorumlu olması gereken yargılama sürecinde ısrarla belirtilen kayıp/zarar meblağlarına esas alınması gereken parametreleri dikkate almayan bir meblağ olup  büyük mağduriyetine yol açtığını, banka teftiş kurulunca düzenlenen raporlar yeterince incelenmediğini düzenlemiş olduğu raporu incelenmediğini, asli müdahillerin istikballerinin teminatını teşkil etmek üzere, henüz reşit olmadıkları dönemde, anne babaları tarafından müştereken yatırılan 100.000,00-TL birer aylık vadeli hesabın müfettiş raporunda belirtildiği üzere KMH hesabından çekilen paraların zamanında ödenmemesi nedeniyle vade sonlarının beklendiği ve vade sonlarında bu vadeli hesaba gelen para ile yetmeyen kısmı için bu vadenin re’sen bozulduğu ve bu suretle buharlaştırıldığının ifade ediliğini, her ne kadar asli müdahillerin vadeli hesabında oluşacak faizin ...’in vadesiz mevduatına aktarılması yönünde ...'den sadır olmayan bir belge dosyaya ibraz edilmiş ise de çocuk malları üzerinde, baba veya annenin tek başlarına bir tasarruf etme haklarının bulunmadığını,  mutlaka müdahillere bir kayyum tayini gerekli iken ve ancak kayyumun iştiraki ile böyle bir aktarımın yapılması gerekirken böyle bir lazimeye riayet edilmeyerek faizlerin hiç talep olmaksızın ... adına açılan KMH hesabına aktarılarak oradan bir başkasının kullandığı kredi borcuna mahsup edilmesi tamamen Bankanın kusuru olduğunu, vadeli hesabın bozulmasına ilişkin anne ve babanın bankaya yöneltilmiş herhangi bir talebinin olmadığını,  ... 'in bankaya  bir ibrası söz konusu olmadığını, hiçbir şekil ve surette hangi hesapta ne olduğu açıklanmadığı gibi çekilen ihtarnamelere de cevap verilmediğini, sadece bir hesap için ve müzayaka halinde verilmiş bir ibranameye dayanılarak, kendisine güvenilerek tevdi edilen milyonlarca liranın buharlaştırılmasında bankanın sorumlu olduğunu, manevi tazminatın tam olarak hükmetmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, bilirkişi raporundaki tespitlerin kaldırma kararından önceki tespitler olduğunu, tespitle ilgili yeni bir değerlendirilme yapılmadığını, itirazların karşılanmadığını,  davalı bankaca sunulan teftiş raporu ile bilirkişi raporu çelişki içerdiğini, davalı bankaca alınan ibra nedeniyle davalı bankanın sorumluluktan kurtulduğunu belirtilmesine rağmen banka personeli olan davalının nasıl ve hangi gerekçe ile sorumlu tutulması gerektiğinin açıklanmadığını,  bilirkişi raporu banka beyanları ve adli tıp kurumu raporu ile çelişki gösterdiğini, ...’in KMH hesabı için ıslak imzalı sözleşme nüshası davalı ... tarafından sunulduğunu, bilirkişilerin hazırlamış olduğu tablolar ve bu tablolara göre çıkarmış oldukları miktarların tamamen hatalı olduğunu, davlının bankada ..., bankada pazarlama elemanı olarak çalıştığını, bankaca kendisine tahsis edilen bilgisayarda işlem yapma yetkisi bulunmadığını, denetleme raporu ve bilirkişi heyetince belirlenen 23 adet işlemden sadece 3 tanesindinde davalının gördüm parafı olmasına rağmen geri kalan 20 işlemden de davalının sorumlu tutulduğunu, davacı ...’in ibranamesi nedeniyle banka aleyhine açılan dava red edilirken banka personeline karşı davanın kabul edilmesinin çelişki olduğunu,  belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, istinaf kararının gereklerinin  yerine getirilmediğini, imza incelemesi sonunda  incelemeye konu olan tüm imzaların ... eli mahsulü olduğu tespit edilmesine rağmen davalının sorumlu olduğu herhangi bir tutarın tespit edilmediği yolundaki değerlendirmeyi yapmaktan kaçınıldığını,  KMH sözleşmesinin davanın bilgisi ve rızası dahilinde açıldığını, daha sonradan davacı tarafından yapılan işlemler ile hesabın benimsendiğini, imzası davacıya çıkan işlemler yönünden davalıların bir sorumluluğunun bulunmadığını, imzanın ...'e ait olmadığı bir belge dosya içeriğinde tespit edilemediğini,  diğer davalı ...'in havale yapma yetkisinin bulunmadığından davalı ile diğer davalı ...'in işbirliği ve usulsüz işlemlerle davacıyı zarara uğrattığı iddiası gerçekleşmesi mümkün olmadığını, diğer davalı ...'in sorumluluğu azaltılmış ancak davalının atılı hukuk dışı eylem ile arasındaki irtibatın ... olduğu yolundaki davacının iddiasına karşın davalının sorumluluğun aynen devam ettirildiğini, bankanın kusurlu hiçbir işleminin yada sistemsel herhangi bir hatasının davalıyı sorumlu tutmaya yetmeyeceğini,  davacı davaya konu ettiği hesaplarla ilgili olarak  davalı bankaya ibraname vererek tüm hesaplardaki işlemlerin rızasına uygun olduğunu bilgisi ve muvafakati doğrultusunda yapıldığını, başka bir söylemle varlığını iddia ettiği sahte işlemlere ilişkin bilgi sahibi olduğunu ve bunlardan dolayı yasal işlemlere girişilmeyeceği yolunda ibraname verdiğini,  avukat olan davacı yanın bu ibranameyi tüm hukuki anlam ve sonuçlarını bilerek verdiğini, asli müdahillerin taleplerine esas olan hesaplar da dahil olmak üzere tüm hesaplardaki tüm işlemlerin rızası ve muvafakati ile yapıldığını beyan ettiğini, ibranamenin davacının ortaya koyduğu irade bakımından tüm davalılara yönelik verilmiş bir ibraname olduğunu, davacının  davasını ispat edemediğini, ilk kararda , tüm talimatların sahte imza ile imzalandığını kabul eden mahkeme 50.000-TL alacağa hükmederken talimatların üzerinde ... imzasının bulunduğu tespit edilmesine rağmen tazminata hükmedildiğini,  davacının, hesabında  gerçekleştirildiği iddia ettiği usulsüz işlemlerin varlığı iddiasına dayanan ceza davasında davacıların beraatine karar verildiğini, davalının hiçbir şekilde davacının rızası dışında yapmış olduğu bir işlem bulunmadığını, ıslahla arttırılan kısım yönünden davanın zamanaşımına uğradığını, ilk kararında manevi tazminat yönünde bir hüküm kurulmamış ve  davacı lehine koşulları oluşmamasına rağmen  fahiş şekilde manevi tazminata hükmedildiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili istinafa cevap dilekçesi ile istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Asıl dava davacının davalı sigorta nezdindeki hayat sigorta poliçesinin iptalinin batıl olduğunun tespiti ile manevi tazminat, birleşen dava ise davalının banka hesaplarındaki usulsüz işlemler nedeni ile uğranılan zarara karşılık maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle esas davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\t1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; kaldırma kararında belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların kusur ve sorumluluğunun mutat bankacılık uyğulamaları ile ilgili mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine,  maddi olaya uygun düşecek şekilde maksul şekilde manevi tazminatın takdirine, davalının zamanaşımı definin yerinde olmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı mirasçıları ve asli müdahiller vekili ile davalı ... ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı mirasçıları ve asli müdahiller yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL + 3.640,16-TL'den peşin alınan 1.080,81-TL'nin mahsubu ile bakiye 4.255,56-TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL + 586,34 TL'den peşin alınan 615,40-TL + 462,91 TL'nin mahsubu ile bakiye  123,43-TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t5-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 12.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"988e0326522c233d","SID":"41f36378397bae1d"}}