{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/625 <br>KARAR NO\t: 2025/600<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 02/04/2025 (gerekçeli karar yazım tarihi 10/04/2025)<br>NUMARASI\t: .... Esas <br><br>İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>KARŞI TARAF DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t: 12/02/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 18/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/06/2025<br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen ihtiyati haciz kararına itirazın reddine dair ara karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A) DAVACININ İDDİASI VE TALEBİ:<br>Davacı vekili 12/02/2025 tarihinde sunduğu dava dilekçesinde; davacı ile davalı şirket arasında taşıma işleri nedeniyle faturalar düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağının davalı tarafından ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibi durdurduğu, arabuluculuk görüşmeleri sırasında da davalı tarafın süreci uzatmak için arabuluculuk bürosuna yetki itirazında bulunduğunu, .... 2 SHM tarafından yetki itirazının reddine karar verildiğini,  sonuçta arabuluculuk görümelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının icra takibine itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu, taşıma işlerinin davacı şirket tarafından yerine getirildiğini, fatura düzenlenerek tebliğ edildiğini,  davalının faturalara itiraz<br> etmediği halde zaman kazanmak için icra dosyasına itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiş, geçici hukuki  koruma tedbiri olarak da borçlunun 538.112,51 TL alacağa yeter menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına teminatsız olarak, aksi hâlde uygun bir teminat mukablinde ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. <br>B) DAVALININ SAVUNMASI:<br>Davalı vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde; davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra dosyasında başlatılan icra takibine yapılan borca ve yetkiye ilişkin itirazlarının davacı tarafça kabul edilmediğini, yetkili icra müdürlüğüne gönderilmeden dava açılmasının usûl ve yasaya aykırı olduğunu, yetki itirazlarının olduğunu, yetkili ve görevli mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı şirketin faaliyet merkezinin .../ .... olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin .... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını,<br>icra takibine itiraz edilip durdurulduğunu, borcun muhatabın davalı şirket olmadığıı, kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davanın yasal sürede açılmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını,  davalı tarafa tebliğ edilmiş bir fatura bulunmadığımı, kabul anlamına gelmemekle davacının faturuların düzenleme sebebi olduğu ileri sürülen taşıma işleri ve ticari ilişkinin muhatabının davalı şirket olmadığını, davanın aktif husumet yönünden reddi gerektiğini, davacı şirketle hukuki ilişkisi bulunmadığını, borcun söz konusu olmadığı, davacı tarafından sunulan faturaların bu durumu değiştirmediğinı, kabul anlamına gelmemekle faturaların içeriğinin yetersiz olduğunu, ticari ilişkiye  yönelik ibare bulunmadığını, geçerli fatura bulunmadığını, faturaların tebliğ edildiğine dair belge olmadığını,  yargıtay içtihatlarında faturanın tek başına hukuki ilişkinin varlığını ispatlamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>C) İHTİYATİ HACİZ KARARI:<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/02/2025 tarih ve .... Esas sayılı ara kararı ile; \"Dava konusu icra takip dosyası ile dosyadaki belgeler incelendiğinde; davacı şirket tarafından davalı şirket hakkında 538.112,51 TL asıl alacak tutarlı alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, borç sebebinin cari hesap alacağı olarak gösterildiği, mahkememizce ...'ye yazılan müzekkereye gelen 18/02/2024 tarihli cevabi yazıda davalı şirkete ait BA/BS formları ile davacı şirketten mal alımına ilişkin bildirimde bulunduğu, davalı tarafça itiraza ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, bu hâliyle ihtiyati haciz talep eden alacaklının, İİK'nın 258.maddesinde öngörülen alacağın miktarı ve varlığı hakkında mahkemeye kanaat getirecek belgeleri sunduğu, talep edenin bu miktar yönünden alacaklı olduğu hususunda yaklaşık kanaatin oluşması nedeniyle talebin kabulüne, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması nedeniyle alacak miktarının takdiren %15'i oranında teminat yatırılması halinde; taleple bağlı kalınarak 538.112,51-TL alacak miktarı uyarınca, karşı tarafın  taşınır ve taşınmaz malları, borçlunun yedindeki ve 3 kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz  konulmasına  karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\" gerekçesi ile; 'İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü ile 538.112,51-TL'lik borçlarına ve masraflarına yeter miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına' karar verilmiştir. <br>D) İHTYATİ HACZE İTİRAZ:<br>İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı vekili; İhtiyati haciz kararının yetkisiz Mahkeme tarafından verildiğini, bu nedenle öncelikle mahkemenin yetkisine itirzlarının bulunduğunu, davacı takp talebinde ve ikame ettiği davada taraflar arasındaki ticari ilşkiden kaynaklanan taşıma işleriyle düzenlenen faturalar ve cari hesap alacağına dayandığını iddia etse de, müvekkili kurum ile davacı arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmamakla birlikte müvekkili kurumun davacıya borcu da bulunmadığını, davacının ticari işlerini yürüttüğü yer mahkemesinin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin müvekkili şirketin ticari faaliyetlerini sürdürdüğü ...... Mahkemeleri olduğunu, icra takiplerinde yetkili Mahkemenin de ..... İcra Müdürlüklükleri olduğunu, müvekkili şirketin aleyhine başlatılan takibe konu sözde alacak ve dayanak belgesi yönünden hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davacı ile  davalı arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki buunmadığını, teminatın miktarına da itiraz ettiklerini teminat miktarının azaltılmasına karar verilmesi gerektiğini, ihtiyati haciz kararının sözde alacak yönünden borçlu sıfatı ile tarafları dinlenilmeden cevap dilekçesi verme süresi içerisinde henüz savunmalarını yapmamışken alındığını ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>E) İHTİYATİ HACZE İTİRAZIN REDDİNE DAİR İNCELEME KONUSU İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Davalının ihtiyati hacze itirazını 02/04/2025 tarihli duruşmada inceleyerek, reddeden mahkeme, bu ara kararına ilişkin olarak 10/04/2025 tarihinde hazırladığı gerekçeli ara kararında ret kararının gerekçesini;<br> \"...\t<br>Dava konusu icra takip dosyası ile dosyadaki belgeler incelendiğinde; davacı şirket tarafından davalı şirket hakkında 538.112,51 TL asıl alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, borç sebebinin 5 sayfa cari hesap alacağı olarak gösterildiği, mahkememizce vergi dairesi'ne yazılan müzekkereye .... Kurumlar Vergi Dairesi'nden gelen 18/02/2025 tarihli cevabi yazıda davalı şirkete ait BA/BS formlarının da bulunduğu, belge içerisinde yer alan 28.sayfada davalı şirketin davacı şirketten 169 belge sayısı ile toplam  1.641,947,37 TL mal hizmet alımı yaptığın  ilişkin bildirimde bulunduğu anlaşılmıştır. <br>\tDosya kapsamı, az yukarıda anılan ilke ve açıklamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde; ihtiyati haciz talep eden alacaklının yukarıda belirtilen cari hesap dökümü, BA/BS formlarına göre  cari hesap alacağı nedeniyle ihtiyati haciz isteminde bulunduğu, bu hâliyle ihtiyati haciz talep eden alacaklının, İİK'nın 258.maddesinde öngörülen alacağın miktarı ve varlığı hakkında mahkemeye kanaat getirecek belgeleri sunduğunun kabulü gerektiği, açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin reddine dair karar verilmiştir.\" şeklinde açıklamıştır. <br>D) İSTİNAF NEDENLERİ: <br>İhtiyati hacze itirazı reddedilen davalı vekili, söz konusu ara karara yönelik istinafında; ihtiyati haciz kararının yetkisiz mahkemede verildiği yetki itirazlarının bulunduğunu, davalı şirketin adresi itibarıyla yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, icra takibi açısından da ... icra dairesinin yetkili olduğunu, davaya konu alacak yönünden davalının sorumluluğunun bulunmadığınu, taraflar arsında ticari ilişkiden kaynaklanan sözleşme olmadığını, bu sebepten davalının borcu olmadığını, ihtiyati haciz kararının mevcut ve muaccel olmayan bir alacak yönünden tesis edildiğinden kaldırılması gerektiğibi, ilk derece mahkemesi tarafından belirlenen teminata ve miktarına<br>itiraz ettiklerini, davacının delil niteliğinde somut belge sunmadığını,  ihtiyati haczin koşullarının oluşmadığını, davalı şirketin borçlarını zamanında ödediğin, yüksek sermayesi yüksek likit  dengesi olduğu, davalı şirketin davacı yönünden alacağı imkansız kılmaya yönelik faaliyeti olamayacağı, belirlenen teminat miktarının azaltılması gerektiğini, kararın cevap dilekçesi verme süresi içerisinde savunma yapılmadan alındığını, hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından süre uzatım talebinin kabul edildiğibı, savunma dinlenilmeden eksik inceleme ile davacının talepleri doğrultusunda ihtiyatı haciz kararı alındığı, haciz baskısı altında teminat ödemesi yapmak durumunda kaldığını, hukuken hatalı olduğu açıklanan  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>E) DELİLLER:<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  ... Esas sayılı dosyası kapsamı.<br>F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, uyuşmazlık, somut olayda sözü edilen geçici hukuki koruma tedbirinin verilmesinin koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>Mahkemenin 27/02/2025 tarih ve .... Esas sayılı ara kararı ile; davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, davalının anılan karara yönelik itirazını 02/04/2025 günlü duruşmada değerlendiren Mahkeme, davalının ihtiyat haciz kararına itirazının reddine karar vermiş; karara karşı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.  <br>İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.<br>Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu ara karar başlığında; davacı  ve davalı şirketlerin vergi numarası ile adreslerinin, her iki taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması, istinaf incelemesine konu ara karar tarihi 02/04/2025 olmasına rağmen, gerekçenin yazım tarihi olan 10/04/2025 tarihinin \"ara karar tarihi\" olarak yazılmış<br>olması HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, bu eksikliğin mahallinde her zaman düzeltilebileceğini değerlendiren Dairemiz anılan hususu eleştirilmekle yetinmiştir. <br>İhtiyati haciz, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İİK'nin 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır. <br>2004 Sayılı İİK 265/1 fıkrasınca; borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebilir. İİK 265'inci maddesi uyarınca itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır.<br>İİK'nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı yasanın 50. maddesiyle \"Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.\" şeklindeki düzenleme uyarınca ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur.<br>HMK'nin 406/2. maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilen  ihtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nin 257. Maddesinde; <br>\"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.<br>Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;<br>Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” hükmüne yer verilmiştir. Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir.<br>Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.<br>Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur.<br>Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı tahmin ediliyorsa, karşılanamayacağı (açık kalacağı) tahmin edilen bölümü için, ihtiyati haciz istenebilir. Yine alacağın rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen, istisna olarak, ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunluluğu olmayan hallerde, alacaklı (rehinle temin edilmiş olan alacağı için) ihtiyat haciz isteyebilir (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El kitabı)<br>Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı, ihtiyati haciz için gerekli \"yaklaşık ispat\" şartının da gerçekleşmesi durumunda başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.<br>Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; İİK’nin 257. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir.<br>İİK'nin \"ihtiyati haciz kararı\" kenar başlıklı 258. maddenin birinci fıkrasının 2. cümlesinde “Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.” denilmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hâkime kanaat verecek dellilerin sunulmasıdır. Hâkim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde  İİK'daki diğer şartlar mevcutsa, ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır.<br>Eldeki itirazın iptali davasının konusu .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, Davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine, 538.112,51 TL alacağın tahsili istemi ile  13/12/2024 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, ödeme emrinin davalı şirkete 16/12/2024 tarinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 17/12/2024 tarihinde sunduğu itiraz dilekçesinde; müvekkili şirketin adresinin \"..../....\" olduğunu, yetkili icra mdürlüğünn \".... İcra Müdürlükleri\" olduğunu,<br> oysa  icra takibinin yetkisiz ... icra müdürlüğünde başlatıldığını, müvekkili şirketin  takipte alacaklı görünen tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, İşbu nedenle borca ve takibe itiraz ettiklerini, taraflarına tebliğ edilmeyen takip dayanağı belgeleri de kabul etmediklerini itiraz haklarını şimdilik saklı tuttuklarını ifade etmiş ve yetkiye, takibe, borca, dayanak belgelere, faiz ve fer'ilere itirazlarını dile getirdiği, takipte borç sebebinin \" cari hesap alacağı\" olarak gösterildiği ve takip dayanağı belge olarak cari hesap özetine dayanıldığı anlaşılmıştır. <br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin davacının ihtiyati haciz talebini karara bağlamada yetkili olduğu, İhtiyati haciz talep eden vekilinin talep dilekçesine eklediği deliller ile Gelir İdaresi Başkanlığından getirtilen davalı şirkete ait karşılaştırmalı alış satış analizi formu birlikte dikkate alındığında yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, mahkemece alacağın %15 oranında belirlenen teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesinde ve ihtiyati hacze itiraz isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.<br>          Açıklanan tüm bu sebeplerle, davalı hakkında verilen ihtiyati haciz kararında usûl ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-) Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen davalı vekilinin inceleme konusu ilk derece mahkemesi ara kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-) Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-) İstinaf talebinde bulunan tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-) İstinaf incelenmesi dosya üzerinden yapıldığından, vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-) Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f maddesi uyarınca  KESİN olmak  üzere  18/06/2025 tarihinde oybirliği ile  karar verildi.\t <br><br><br><br><br><br><br><br>Başkan<br>e-imzalı <br><br>Üye<br>e-imzalı <br><br>Üye<br>e-imzalı <br><br>Katip<br>e-imzalı <br>\t<br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a4d41dcdcb3e166c","SID":"070cd93fb621c119"}}