{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1709 Esas<br>KARAR NO:2025/791<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:14/07/2021<br>NUMARASI:2018/827 Esas, 2021/600 Karar<br>DAVA:İTİRAZIN İPTALİ <br>KARAR TARİHİ:29/05/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile;  taraflar arasında 16/06/2015 tarihlerinde davalıya ait iki ayrı otel için ... Sözleşmesi ve ... Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi düzenlendiğini, bu sözleşmelerde müvekkili şirketin ''servis sağlayıcısı'', davalının ise '' otel'' olarak adlandırıldığını, sözleşmeye göre müvekkil şirketin çevrimiçi otel rezervasyon dağıtım sistemine erişim için gerekli kurulumları yaptığını, bu sistem üzerinden davalı otel işleteninin, otele ait bilgileri (otel özellikleri, kontenjan, fiyat vb.) sisteme yükleyerek rezervasyonlarını takip ettiğini, ancak davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareket etmesi ve hizmet bedellerinin ödenmemesi nedeniyle sözleşmeyi feshettiklerini, bu durumda ... Sistemleri Kullanım Sözleşmesinin 10. maddesi gereği 2.000,00 Euro cezai şart ödenmesi gerektiğini, yine ...Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi gereği erken fesih nedeniyle 2.000,00 Euro ödenmesi gerektiğini, hizmet bedelleri ve her iki sözleşmeden kaynaklanan cezai şartın ödenmesi için ... yönünden İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında, ... yönünden ise İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takiplere haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takiplere itirazların iptali ile takiplerin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevabında özetle; müvekkili şirketin fatura bedellerini ödemediği iddiasının doğru olmadığını, davacı şirketin alacağı bulunmayıp tam aksine müvekkili şirkete borcu bulunduğunu, davacı şirketin kusuru ile oda fiyatlarının olması gerekenden düşük bedelle satıldığını, bu nedenle düzenledikleri iade faturalarından kaynaklı alacakları bulunduğunu, haklı neden olmadan sözleşmeyi fesheden davacının cezai şart talep etme hakkı bulunmadığını, davacının sözleşmeye aykırı faturalama işlemi yaptığını savunarak davanın reddine ve % 20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davalı şirketin ticari defterler ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve hesaplamalarda takip tarihi itibariyle davalının faturalardan kaynaklı 229,41 Euro asıl alacak 179,88 Euro gecikme faizi borcu olduğu, davalının sözleşmeye aykırı davranarak ödemede bulunmadığı, bu nedenle davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği ve cezai şarta hak kazandığı, ancak taahhütname başlığında taahhütnamenin sözleşmenin eki olduğunun belirtilmesi nedeniyle hem sözleşme hem de taahhütname için cezai şart talep edilmesinin mükerrer olacağı, bu nedenle taahhütname için belirtilen cezai şartın talep edilemeyeceği gerekçesiyle İstanbul ... İcra Dairesi'nin... sayılı icra dosyasında davanın kısmen kabulü ile takibin 2.000,00 Euro cezai şart, 229,41 Euro cari hesap alacağı ve 179,88 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.409,29 Euro üzerinden devamına, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile takibin 2.000,00 Euro alacak üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine, 2.000,00 Euro alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca yabancı para cinsinden açılacak mevduata uygulanan faizin uygulanmasına, fatura alacağı likit olduğundan 229,41 Euro cari hesap alacağının TL karşılığının % 20'si  oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Karar yasal süresinde davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin sözleşme konusu servis ve destek hizmetlerini yerine getirdiğini, ancak davalının fatura bedellerini süresinde ödememesi ve sistemi kapatması nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, ...Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi ve ... Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesinde tarafların yükümlülüklerinin farklı olduğunu, her iki sözleşmeye konu hizmet ayrı ayrı verilmiş olup, birinin verilmesi halinde diğerinin verilmesi zorunluluğu bulunmadığını, ... Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi'nin 12. maddesinde sözleşmenin erken feshi durumunda otelin 2.000,00 Euro  ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, mahkemenin bu sözleşme yönünden cezai şarta hükmetmemesinin sözleşmeye aykırı olduğunu, ayrıca sözleşmede % 5 faiz kararlaştırılmasına rağmen 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmasının yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; taraflar arasındaki sözleşme gereği hizmet bedelinin her ay faturalandırılacağını ve fatura bedelinin takip eden ayın on beşinde ödeneceğini, 08.03.2021 tarihli ek rapora göre cari hesap farklılığına konu faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, fatura tebliğ edilmediğinden müvekkili temerrüdünün gerçekleşmediğini, bu nedenle işlemiş faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, mahkemenin 11.01.2021 tarihli rapora istinaden, müvekkilinin fatura bedelini gecikmeli ödediği ve sistemi kullanıma kapattığı gerekçesiyle davacının haklı nedenle sözleşmeyi feshettiğini kabul ederek cezai şart alacağına hükmettiğini, ancak faturalar müvekkiline tebliğ edilmediğinden ödemede gecikmeden söz edilemeyeceğini, ayrıca dosyaya sunulan 13.07.2020 tarihli raporda sistemin aktif olduğu belirtildiğinden sistemin de kapatılmadığını bu nedenle sözleşmenin feshi haklı nedene dayanmadığından cezai şart talep edilemeyeceğini savunarak kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili davacının istinaf talebine cevabı ile katılma yoluyla istinaf talebinde; sözleşmede sadece hizmet bedeli için gecikme faizi öngörüldüğünü,  cezai şart için gecikme faizi kararlaştırılmadığını, buna rağmen  İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında 2.000,00 Euro alacak yönünden 3095 Sayılı Yasa gereği faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca mükerrer istenen ve mahkemece reddedilen cezai şart için kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmeleri kapsamında cezai şart bedeli ile işlemiş faizinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacının ... sayılı dosyasında 2.000,00 Euro alacağın, ...sayılı dosyasında ise 4.409,88 Euro alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının itirazı üzerine takiplerin durduğu, itirazların süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, itiraz dilekçelerinin davacıya tebliğ edilmediği,  itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesinde talimat yolu ile alınan 18.11.2019 tarihli raporda; davalının davaya konu ticari defterlerinde açılış ve kapanış onaylarına ilişkin vecibeleri yerine getirdiği, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle alacağı bulunmadığı belirtilmiştir.İlk derece mahkemesinde bilirkişi heyetinden alınan 13.07.2020 tarihli raporda; her iki otel için rezervasyon sayfasının ve rezervasyon motorunun aktif olduğu, otele ait bilgilerin sistemde yer aldığı ve rezervasyonların takip edildiği, davacının servis ve destek hizmetlerini yerine getirdiği,  cezai şarta ilişkin istemin TBK'nın 182/3 ve TTK'nın 22 maddesine göre değerlendirilmesi gerekeceği belirtilmiştir. Ayrı bilirkişilerden alınan 11.01.2021 tarihli raporda; davalının fatura bedellerini ödemeyerek ve sistemi kullanıma kapatarak davacıyı çalışamaz hale getirmesi nedeniyle davacının sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayandığı, ancak taahhütnamenin diğer sözleşmenin eki olması nedeniyle iki ayrı cezai şarta hükmedilmesinin mükerrer olacağı  belirtilmiştir. Bilirkişiler ek raporlarında cezai şart tutarının davalının ekonomik mahvına neden olmayacağı, cari hesap farklılığına konu e-faturaların tebliğine dair herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece; davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği ve cezai şarta hak kazandığı, ancak taahhütnamenin sözleşmenin eki olduğunun belirtilmesi nedeniyle taahhütname için belirtilen cezai şartın talep edilemeyeceği gerekçesiyle İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyasında davanın kısmen kabulü ile takibin 2.000,00 Euro cezai şart, 229,41 Euro cari hesap alacağı ve 179,88 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.409,29 Euro üzerinden takibin devamına, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile takibin 2.000,00 Euro alacak üzerinden devamına karar verilmiş, taraflar hükmü istinaf etmiştir.Uyuşmazlık; taraflar arasında düzenlenen ... Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi ve ... Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği, iki sözleşme kapsamında davacının davalıdan hizmet bedeli ve cezai şart talep etmesinin mümkün olup olmadığı, davacının hizmet bedeli için temerrüt faizi talep edip edemeyeceği, itirazın iptali talebinin reddi halinde davalı borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır.1-Davacı, davalıya ait iki otel için sundukları hizmet bedelinden 229,41 Euro ile 180,47 Euro işlemiş faizin tahsili için davalı aleyhine takip başlatmıştır. Davalı, tüm fatura bedellerini ödediğini savunmuştur.İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davacıda olup, davacı alacağının varlığını ispat etmekle yükümlüdür.Tek başına davacının ticari defter ve kayıtları, davacının alacağının varlığı ve miktarını ispata yeterli değildir. Somut olayda, davalının usulüne uygun ticari defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle alacağı bulunmamaktadır.Tek başına davacının ticari defter ve kayıtlarına göre de alacağının varlığının ispatlandığının kabul edilmesi doğru değildir. O halde Mahkemece davacının hizmet bedeli ve işlemiş faiz alacak kalemleri yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hizmet bedeli ve işlemiş faiz yönünden davanın kabul edilmesi doğru görülmemiştir. 2-Davacı hizmet bedellerinin ödenmemesi ve sistemin kapatılması nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek iki otel için her iki sözleşme kapsamında cezai şart ödenmesini talep etmektedir.Taraflar arasında imzalanan ... Rezervasyon Sistemleri Kullanım  Sözleşmesi'nin 10. maddesi;  \"Otel, iş bu sözleşmeyi haklı bir nedene dayanmaksızın feshetmesi durumunda veya sözleşmedeki borçlarına aykırılık halinden dolayı Servis Sağlayıcısı tarafından sözleşmenin feshedilmesine sebep olması durumunda hizmetler karşılığı borçlarına ilave olarak, Servis Sağlayıcısına otel başı 2000 (iki bin) Euro cezai şart ödemekle yükümlüdür.\" hükmünü düzenlemektedir. Anılan düzenleme ile davacının cezai şart talep edilebilmesi için sözleşmenin davalı tarafından haksız feshi ya da davalının sözleşmedeki borçlarına aykırı davranışı nedeniyle davacının sözleşmeyi feshetmesi gerekmektedir. Ayrıca,  ...l Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi'nde de aynı hüküm yer almaktadır.Anılan düzenlemeler uyarınca davacının cezai şart talep edilebilmesi için, sözleşmenin davalı tarafından haksız feshi ya da davalının sözleşmedeki borçlarına aykırı davranışı nedeniyle davacının sözleşmeyi feshetmesi gerekmektedir.Oysa somut olayda davalının hizmet bedelini ödemediği ispatlanamamıştır.Diğer taraftan 11.01.2021 tarihli raporda davalının sistemi kullanıma kapatarak davacı şirketin fiilen çalışamaz hale getirdiği belirtilmişse de, anılan raporu düzenleyen bilirkişilerin davacının otele sağladığı sistem ile ilgili uzmanlığı bulunmamaktadır. Oysa  bilgisayar mühendisi bilirkişinin de yer aldığı 13.07.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, her iki otel için rezervasyon sayfasının ve rezervasyon motorunun aktif olduğu belirtildiğine göre davalının sistemi kapattığından da söz edilemeyecektir. Buna göre davacının davalının borcuna aykırı davranması nedeniyle sözleşmeyi feshettiği ispatlanamadığından, Mahkemece davacının her iki otel yönünden de cezai şart isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabul edilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince kabulü ile  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/827 Esas, 2021/600 Karar sayılı ve 14/07/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,3-a)Davanın REDDİNE,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 670,66 TL harçtan mahsubu ile bakiye 55,26 TL harcın talep halinde davacıya İADESİNE,c)Davacı tarafından karşılaan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,d)Davalı tarafından karşılanan yargılama gideri, bilirkişi ücreti toplamı olan 819,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,e)Davalı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden;4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 490,00  TL harcın mahsubu ile bakiye 125,40 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 549,30  TL harcın mahsubu ile bakiye 66,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davalı tarafından yatırılan 873,50 TL istinaf harçları ve yapılan 22,00 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 895,50 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,8-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6f228f49a55d26a4","SID":"06a6b35300e9d240"}}