{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/822 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1169<br>KARAR TARİHİ\t: 03/06/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/11/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/438 Esas 2024/828 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 03/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 04/06/2025<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davacı ile davalı arasında ... plaka sayılı otobüsün satışı konusunda tarihsiz sözleşme yapıldığını, sözleşme doğrultusunda alıcı konumundaki davacının 10/11/2008 tarihinde davalıya 43.000,00.-TL ödeme yaptığını, kalan kısmın taksite bağlandığını ve otobüsün davacıya teslim edildiğini, tarafların otobüsün üzerindeki hacizlerin davalı tarafından kaldırılması ve sonrasında aracın davacı adına tescili konusunda da anlaşmaya vardıklarını, ancak davalı tarafın araç üzerindeki hacizleri kaldıramadığını, devri sağlayamadığını, davacının davalıya ulaşamayınca  davalıyla anlaşabileceğini düşündüğü İzmir’e gelip otobüsü burada bir otoparka bıraktığını, ancak davalıya İzmir’de de ulaşamadığını, bunun üzerine otobüsü bıraktığı otoparktan alarak İstanbul’a götürdüğünü, otobüs İstanbul’da iken davacının bilgisi haricinde ... isimli bir şahsın otobüsü aldığını ve İskenderun’a götürmek üzere yola çıktığını, ancak yolda trafik ekiplerince durdurularak otoparka çekildiğini, bilahare üzerindeki hacizler nedeniyle satışının yapıldığını, aracın trafik ekiplerince bağlanması üzerine davalının davacı aleyhinde yağma, sahtecilik gibi suçlardan suç duyurusunda bulunduğunu, davacı aleyhine İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2009/332 Esas sayılı davanın açıldığını, ancak davacının beraat ettiğini, davacının otobüs bedeli olarak davalıya ödediği parayı tahsil edebilmek için Ümraniye 3. İcra Müdürlüğü’nde takibe geçtiğini, yetki itirazı üzerine takibin İzmir 5. İcra Müdürlüğü’nün 2017/11593 sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, davalının borca da itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, itirazın kaldırılması istemiyle İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2018/316 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan davanın reddedildiğini, buna göre davacının davalıdan alacaklı olduğunun tespitine, itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının daha önce Ümraniye 3. İcra Müdürlüğü’nün 2012/15218 sayılı dosyası üzerinden takibe geçtiğini, bu kez İzmir 5. İcra Müdürlüğü’nün 2017/11593 sayılı dosyası üzerinden ikinci bir takibe geçtiğini, derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının Gaziosmanpaşa C.Başsavcılığı’na davalı aleyhine şikayette bulunduğunu, Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davada beraat kararı verildiğini, davacının davalıya 43.000,00.-TL verdiği ancak bu parayı geri alamadığına yönelik iddialarının gerçeği yansıtmadığını, parayı davalıya ödeyen ve ondan geri alanın ... olduğunu, bu nedenle davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, 12/03/2009 tarihli belgenin durumu doğruladığını, bu nedenle davanın reddine ve davacının kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır. <br>Davacı tarafından davalı aleyhine Ümraniye 3. İcra Müdürlüğü’nün 2012/15218 Esas sayılı dosyası ile 43.000,00 TL asıl alacak ve 13.995,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 56.995,62 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının icra müdürlüğünün yetkisine itirazı üzerine takibe İzmir 5. İcra Müdürlüğü’nün 2017/11593 Esas sayılı dosyası ile devam edildiği, davalının yasal sürede borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, takibin ... plakalı aracın satışına ilişkin taraflar arasında akdedilen adi yazılı araç satış sözleşmesi gereği davacı tarafından davalıya ödenen 43.000,00 TL peşinatın aracın davacıya teslimi sonrası elinden alınması ve daha sonra  aracın davalının borcu nedeniyle haciz işlemleri sonucu satışı nedeniyle iadesi istemine ilişkin olduğu, davalı derdestlik itirazında bulunmuş ise de Ümraniye 3. İcra Müdürlüğü’nün 2012/15218 sayılı dosyasında davalının  icra müdürlüğünün yetkisine itirazı üzerine takibe dava konusu İzmir 5. İcra Müdürlüğü’nün 2017/11593 Esas sayılı dosyası ile devam edildiği, dava konusu takip dosyasının Ümraniye 3. İcra Müdürlüğü’nün 2012/15218 sayılı dosyasının devamı niteliğinde olduğu, dolayısıyla aynı alacak için iki ayrı takip bulunmadığı, taraflar arasındaki adi yazılı araç satış sözleşmesine göre davalının, adına kayıtlı ... plakalı aracı 43.000,00 TL’si peşin olmak üzere 66.000,00 TL karşılığında davacıya sattığı, tarafların bakiye 23.000,00 TL’nin aracın tescil kaydının davacıya devrinden sonra ödenmesi hususunda anlaştığı, davalının aracın satış bedeli olarak 43.000,00 TL peşinat aldığını kabul ettiği; ancak bu peşinatın davacı tarafından değil ... isimli kişi tarafından kendisine ödendiği ve 12/09/2009 tarihinde peşinatı ...’a iade ettiğini beyan ettiği, davalı tarafça bu hususta 12/03/2009 tarihli bir belgeye dayanılmakta ise de davacının bu belgede imzasının bulunmadığı, davacının imzasının bulunmadığı bir belgeye dayanarak taraflar arasında akdedilen ve imzaları taraflarca inkar edilmeyen sözleşmenin aksinin kabulüne imkan bulunmadığı, adi yazılı araç satış sözleşmesinin alıcı sıfatıyla davacı ve satıcı sıfatıyla davalı tarafından imzalandığı, sözleşmede ... isimli kişinin isminin dahi geçmediği, davalının müşteki, davacının sanık sıfatıyla tarafı olduğu İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/332 Esas 2010/151 Karar sayılı dosyasında nitelikli yağma, cürüm malını bilerek kabul etmek ve sahtecilik suçlarından davacı ve diğer sanıkların beraatine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/332 Esas 2010/151 Karar sayılı dosyasında da davacının ve davalının ifade ve savunmalarında ... isimli kişinin isminin dahi geçmediği, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre  davalının da kabulünde olduğu üzere davalıya aracın satış bedeli olarak 43.000,00 TL peşin ödeme yapıldığı, yemin hakkı hatırlatılan davalının yemin deliline dayanmadığı, tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde davacının taraflar arasında akdedilen adi yazılı araç satış sözleşmesi gereği davalıya araç satış bedeline ilişkin 43.000,00 TL peşin ödeme yaptığı, aracın tescil kaydının davacıya devredilmediği, aracın resmi şekilde satışının sağlanmadığı, aracın hacizler nedeniyle satışının gerçekleştiği, davacının ödediği peşinatın iadesini talep hakkı bulunduğu, davanın asıl alacak yönünden kabulünün gerektiği, davalı takip tarihinden önce temerrüde düşürülmediğinden takip tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak likit ve muayyen nitelikte olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\" şeklindeki gerekçe ile;\"Davanın KISMEN KABULÜ ile; İzmir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2017/11593 Esas sayılı takip dosyasında davalı itirazının  43.000,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 8.600,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br> \" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Davacı yanın, müvekkili ... aleyhine Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu,  Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca 2012/962 iddianame numarası ile idiianame düzenlendiğini ve Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesince müvekkilinin beraatine karar verildiğini, yerel mahkemenin  ceza dosyasındaki ifadeleri dikkate almadan gerekli incelemeyi yapmadan hüküm tesis ettiğini,  müvekkili ...'un dava konusu alacak ile ilgili karşı tarafla aralarında görülen tüm ceza davalarında gerek şikayetçi, gerek sanık sıfatı ile  aynı ifadeleri verdiğini, davacının her ne kadar müvekkiline 43 000,00 TL verdiği ve geri almadığını iddia etmişse de bu iddianın gerçek dışı olduğunu, parayı ödeyenin de geri alanın da ... olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını,  12.09.2009 tarihli belgede alıcı sıfatı ile ..., şahit sıfatı ile ... ve ...' a ait imzalar bulunduğunu, ilgili evrakların  ve  delillerinin yerel mahkemece değerlendirmeye alınmadığını, mahkemece iki tarafın da birbirinden şikayetçi olduğu ceza dava dosyalarında bulunan tüm yeminli ifadeleri inceleyerek karar vermesini ve talepleri gibi davayı ...' a ihbar etmesi gerekirken eksik inceleme hüküm kurmasının  hukuka aykırı olduğunu, kararın istinaf incelemesi neticesinde müvekkili lehine kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; İİK 67.maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davası olup davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek  ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve  yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.<br> <br>Dosyanın incelenmesinden davanın açıldığı İzmir 8 Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 2018/553 Esas, 2019/436 Karar sayılı karar ile, Davanın kısmen kabulüne, davalının İzmir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2017/11593 Esas sayılı takip dosyasında itirazının  43.000,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa  takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, işlemiş faize yönelik talebin reddine,  asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 8.600,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine şeklinde karar verildiği, iş bu kararın Dairemizin 2020/1816 Esas,2024/553 karar sayılı kararı ile görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesi ile kaldırıldığı ve dosyanın geldiği İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince de davanın esastan kabulüne dair istinaf incelemesine konu kararın verildiği görülmüştür. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; \"Davanın kısmen Kabulü ile, İzmir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2017/11593 Esas sayılı takip dosyasında davalı itirazının  43.000,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 8.600,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Dava dosyasına konu İzmir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2014/5021 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden, davacı tarafça davalı aleyhinde 22.06.2012 tarihinde 43.000,00 TL asıl alacak, 13.995,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 56,995,62 TL üzerinden ilk olarak Ümraniye 3. İcra Müdürülüğü'nün2012/15217  esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinin başlatıldığı, yetkisizlikle dosyanın İzmir İcra Müdürlüğü'ne geldiği, İzmir İcra Müdürlüğünce aynı yönde düzenlenen ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine,  davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır.<br>Davacı tarafça dava konusu otobüsün aralarında düzenlenen harici satış sözleşmesi ile davalıdan satın alındığı, ancak üzerindeki hacizler nedeni ile devrinin sağlanamaması ile otobüsün davalıya geri verildiği, ancak satış bedeline mahsuben peşin olarak ödenen 43.000,00TL'nin iade edilmediği iddia edilmiş olmasına rağmen davalı tarafça cevap dilekçesinde davaya konu otobüsün esasında dava dışı ...'a satıldığı, taraflar arasındaki harici sözleşmede davacının adının gösterildiği, peşin olarak ödenen 43.000,00 TL'nin ... tarafından ödendiği ve araç devri gerçekleştirilemeyince dosyaya sunulan \"Anlaşmadır\" başlıklı yazılı belge kapsamında paranın ...a iade edildiği, bu kapsamda davacı iddialarının yerinde olmadığı savunma olarak ileri sürülmüştür.<br>  Taraflar arasındaki ihtilaf dava konusu 43.000,00 TL'nin davacıya iade edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.<br>Dosyada bir sureti bulunan ve davalı tarafça delil olarak dayanılan 12.03.2009 tarihli \"Anlaşmadır\" başlıklı belgede \" ...'tan 1996 model ... marka beyaz renkli  mercedes marka otobüs aldım. Arabayı alınkan 43.00,00 TL ödedim. Arabanın satış işlemleri  yapılmadığından arabayı İzmir'e ...'a teslim ettim. Karşılığında vermiş olduğum 43.000,00 TL'yi geri aldım, ...'tan herhangi bir alacağım kalmadı\" şeklinde olduğu ve belgeyi satıcı olarak ..., alıcı olarak  ... ve şahitler olarak ta  ... ve ...'un imzaladığı görülmüştür.<br>Yine İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/332 Esas sayılı dosyası içerisinde bir sureti bulunan \"Satış Sözleşmesi \" başlıklı belgeye göre davaya konu ... plakalı otobüsün davalı tarafından davacıya satışının yapılması konusunda tarafların anlaştığı, satış bedeli olarak 43.000,00 TL'nin 10.11.2008 tarihinde,  bakiyesi olan 23.000,00 TL'nin de satış yapıldıktan sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve sözleşmenin altında alıcı olarak  ..., satıcı olarak ta ... isim ve imzalarının bulunduğu görülmüştür. Yine  İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/332 esas sayı dosyasında davalının 04.03.2010 tarihli duruşmada alınan beyanında \".. ... vasıtası ile  ...'la şu an tarafıma gösterilen  benim kendi el yazımla yazmış olduğum  satış sözleşmesi başlığı altındaki sözleşmeyi yaparak 73.000,00 TL'ye  ... Plakalı otobüsü ...'a sattım, 43.000,00TL'sini ...ten nakit olarak aldım....\" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.<br> Ayrıca  İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/332 esas sayı dosyasında davalının 04.03.2010 tarihli duruşmada alınan beyanında kendi el yazısı ile yazmış olduğu  \"Satış Sözleşmesi\" başlığı altındaki sözleşmeyi yaparak 73.000,00 TL karşılığında   ... Plakalı otobüsü ...'a sattığını ve satış bedelinin 43.000,00TL'sini davacıdan nakit olarak aldığını beyan etmiş olmakla mahkeme huzurunda alınan bu beyan davalı açısından bağlayıcı niteliktedir. Paranın davacıya iade edildiği yönündeki iddia ve savunmanın dava değeri itibarıyla HMK 200 ve devamı maddeleri gereğince   davalı tarafça ıspatlanması gerekmektedir.  Her nekadar davalı tarafça   12.03.2009 tarihli \"Anlaşmadır\" başlıklı belgeye delil olarak dayanılmakta ise de bu belgede davacının imzası bulunmadığından davacıyı bağlaması mümkün değildir. Bunun dışında davalının aksi yöndeki savunmasını kanıtlayacak yazılı bir delil dosya kapsamı arasında bulunmadığı gibi görevsiz mahkemece davalı vekiline    yemin delili hatırlatılmış olmasına rağmen bu konuda verilen kesin süre içerisinde yemin delilinin kullanılacağına dair beyanda bulunulmadığından ilk derece mahkemesince yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde usül ve yasaya  aykırı bir yön bulunmamaktadır.<br>Yukarıda anlatılan gerekçelerle, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına   göre davalı  vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br> İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/11/2024 tarih, 2024/438 Esas ve 2024/828 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 2.937,33 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 734,33 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 2.203,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 03/06/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18e73e339ace2ec7","SID":"412b4c019a51730a"}}