{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ...<br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 26/06/2024<br>NUMARASI\t\t:  <br>DAVACILAR\t: <br>DAVALI\t:  <br>DAVANIN KONUSU\t: Ortaklıktan Çıkma/Fesih İstemli<br>TALEP\t\t: İhtiyati Tedbir<br>DAVA TARİHİ\t: 12/03/2024<br>KARAR TARİHİ\t: <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: <br>Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/06/2024 tarih, ...Esas sayılı ara kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesi ile; toptan karkas et üretimi sektöründe faaliyet yürüten davalı şirket ortaklarından ...i'nin vefatı sonrası müvekkillerinin toplamda %33,34 oranında şirket ortağı olduklarını, şirketin münferit temsile yetkili diğer iki ortaklarının müvekkillerine karşı dışlayıcı, ortaklık anlayışını ortadan kaldıran tutum ve davranışlar içerisine girdiklerini, 10/10/2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında müvekkillerinin olumsuz oy ve muhalefet şerhlerine rağmen oy çokluğu ile şirkete ait iki adet taşınmaz ve ihtiyaç fazlası taşıtların satılmasına yönelik artırılmış nisaba aykırı karar alındığını, şirketin nakit ihtiyacının bulunmadığını, 2023 yılı Ekim ayında yeni bir araç satın alındığını, genel kurul kararlarına yönelik dava açıldığını, genel kurul kararına konu edilen taşıt satımına yönelik alınan müdürler kurulu kararında müvekkillerine tahsis edilen taşıtların satımının konu edildiğini, müdür ortaklar ve eş ve çocuklarına tahsis edilmiş araçların da bulunduğunu,  davalı şirketin geçmiş yıl karlarından biriken miktarın çok fazla olmasına rağmen kısıtlı kar dağıtım kararı aldığını, şirket müdürlerinin yakınlarının şirket bünyesinde fiilen çalışmamalarına rağmen hatır sigortalısı gösterildiklerini, müvekkillerinin haricen yaptığı araştırma ile şirketin gayri resmi kayıtlarının olduğu defter ve belgelere ulaştığını, şirket müdürlerinin talimatı ile çalışanlar tarafından tutulan gayri resmi defterlerle kayıt dışılığın takibinin hedeflendiğini, 01/08/2021-08/02/2023 dönemindeki resmi kayıtlardaki satışlar ile gayri resmi kayıtların karşılaştırmasına yönelik alınan uzman raporuna göre 50.675.093,93 TL fark bulunduğunu, şirketin bu miktarda zarara uğratıldığını, Tarım ve Orman Bakanlığının aşı uygulamasına yönelik işlemi sırasında tespit edilen hayvan sayısı ile şirket adına kayıtlı hayvan sayısının tutmadığını, küpesiz hayvanlara şirket imkanları ile bakılıp ticaretinin müdürler tarafından yapılarak hasız kazanç elde edildiğini belirterek  davalı şirketin tüm taşınmazları üzerine 3. kişilere devri ve her türlü takyidatın oluşumunu engeller mahiyette tedbir kararı verilmesini, şirkete ait tüm banka hesaplarına yeni kredi açılmaması yönünde ve şirketin borçlanmasını da engelleyici mahiyette tedbir konulmasını, tedbiren ve işbu dava süresince devam etmek üzere şirkete yönetim kayyımı atanmasını, TTK m. 636 ve sair hükümler uyarınca davalı şirketin mevcut durumu ve haklı sebeplerin varlığı nedeniyle duruma uygun düşen ve kabul edilebilir bir çözüm olan öncelikle müvekkillerinin paylarının gerçek değerinin ödenmesine ve şirketten çıkarılmalarına, aksi kanaatte olunması halinde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi istemli davada talep etmiştir. <br>Mahkemece, taraf vekillerinin hazır olduğu 15/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının (5) numaralı ara kararı ile; dosyaya sunulan bilgi ve belgelerle aralarında uyuşmazlık bulunduğu yaklaşık ispat şartları çerçevesinde  anlaşılan davacı şirket ortakları ile diğer ortakların ve şirketin  hak ve sorumluluk dengesinin korunması yönünden onay kayyımı atanma şartların oluştuğu,  atanan kayyımın her iki tarafın, şirketin hak ve menfaatlerini gözeteceğinden tedbir nedeniyle muhtemel bir zarar öngörülmediğinden, HMK.'nun 392. maddesi uyarınca, takdiren teminat alınmasına yer olmadığına gerekçesi ile; Şirket müdürlerinin  şirketle ilgili her türlü karar ve tasarruf işleminin (şirket malvarlığı üzerinde tasarruf etme, şirkete ait banka hesaplarından para çekme, kambiyo evrakı düzenleme ve şirket adına harcama yapma dahil her türlü işlemin) geçerliliğinin (Vergi Dairesi ve SGK'da  yapılacak işlemler ve ödemeler hariç olmak üzere), atanan kayyımın onayına bağlanmasına itiraz yasa yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. <br>Davalı vekili 15/05/2024 tarihli dilekçesi ile; mahkemece alınan kayyım kararının şirketin ticari itibarını zedeleyeceğini, olağan faaliyetlerini dahi engelleyerek ekonomik yönden dar boğaza sokabileceğini, yapılan işin mahiyeti gereği ülkenin dört bir yanında yapılan ticaret için kayyım onayının aranmasının  haylı güç olacağını ve şirket kaynaklarını heba edeceğini, nakit para akışı ile yürütülen ticari işleyişe büyük zarar vereceğinden ara karardan dönülmesi aksi kanaate şirket taşınmazlarının bir kısmına konulacak tedbirle yetinilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece, tedbire yönelik itiraz olarak nitelendirilen dilekçe üzerine duruşmalı yapılan incelemeyle verilen tedbir kararının yerinde olduğu ancak onay kayyımının şirketin yalnızca  mal varlığı ile ilgili her türlü karar ve tasarruf işlemlerine yönelik olması sebebiyle  kayyımın görev ve yetki kapsamına yönelik ara karardaki \"...şirketi ile ilgili her türlü karar ve tasarruf işleminin\" yerine \"...şirketinin mal varlığı ile ilgili her türlü karar ve tasarruf işleminin\" olarak değiştirilmek suretiyle itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>Karara karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davacılar tarafından genel kurul kararının iptaline yönelik açılan davada temsil yetkisinin sınırlandırılması ve genel kurul kararlarının icrasının geri bırakılmasına yönelik tedbir taleplerinin reddedilerek istinaf incelemesinden esastan ret kararları ile geçtiğini, buna rağmen atanan kayyım kararı ve bu karara yönelik itirazın reddedilmesinin hatalı olduğunu, onay kayyımının dava konusunu oluşturmadığını, tedbir istemine yönelik mali kayıtların usul ve esaslara aykırı tutulduğunun ileri sürüldüğünü dayanak olarak sunulan ve uzman raporuna konu edilen gayri resmi defterlerin delil veya delil başlangıcı niteliğinde olmadığını, gayri resmi defter içeriklerinin şirket yetkilileri veya çalışanlarına ait olmadığını, dolayısıyla tedbir için gereken yaklaşık ispatın sağlanmadığı, yapılan ticaretin niteliği itibariyle onay kayyımının şirket yapısına uymadığını, mali yapısını olumsuz etkilediğini, bu durumun kayyım sonrası alış satış belgelerinde görüldüğünü, şirketin mali durumunun davacılar murisinin vefatı sonrası çok daha iyi bir düzeye ulaştığını, davacıların şirkette ortaklık dışından herhangi bir görevlerinin bulunmadığını araç tahsislerinin şirket zararına olduğunu,  kayyım kararı ile şirket hakkında yayılan algının şirket işleyişini etkilediğini, tedbir sebebiyle teminat alınmamasının yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkemenin kayyım atanma kararının kaldırılması aksi kanaatte şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerine tedbir konulmak suretiyle kaldırılması, bunun da kabul görmemesi halinde davacılardan teminat alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacılar vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; kayyım atanmasına yönelik tedbir kararının yüze karşı verilmesi sebebiyle istinaf kanun yoluna tabi olduğunu, davalı tarafından itiraz sonrası verilen karara karşı istinaf başvurusunun süresinde olmadığından reddi gerektiğini, sunulan gayri resmi şirket kayıtları ve uzman raporunun yaklaşık ispatı sağladığını belirterek usul ve yasaya aykırı istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.    <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava, haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkma olmadığı takdirde fesih ve tasfiye istemine yöneliktir.<br>Talep, davalı şirkete atanan denetim (onay) kayyımı kararının kaldırılmasına ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle verilen karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>1-6100 sayılı HMK'nun 341/1-b maddesi uyarınca;  ilk derece mahkemelerinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilecektir. <br>Somut olayda; mahkemece taraf vekillerinin hazır olduğu 15/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının (5) numaralı ara kararı ile; tedbir istemi yönünden yüze karşı onay kayyımı atanmasına karar verildiği, bu karar sonrası yapılan başvurunun istinaf yasa yoluna tabi bulunmasına rağmen tarafın kanun yolunda yanıltılması suretiyle itiraz yolu işletilerek karar verilmiş ise de; yüze karşı verilen tedbir kararı sonrası yapılan başvurunun itiraz yasa yolu incelemesine tabi tutulmasına yasal olanak yoktur. O halde yerel mahkemenin 26/06/2024 tarihli tedbire yönelik kararı yok hükmünde olduğundan kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>2-Bu durumda, mahkemece verilen 15/05/2024 tarihli onay kayyımı atanmasına yönelik tedbir kararına yönelik itiraz dilekçesinin kanun yolunda yanıltma sebebiyle istinaf dilekçesi olduğu kabul edilerek yapılan inceleme de;<br>6102 sayılı TTK.  636/3 maddesi \"Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.\" 636/4 maddesi ise \"Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.\" şeklinde olup  alınacak önlemler konusunda ayrıntılı düzenleme bulunmadığından, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin 389 ve 390/3 maddeleri kıyasen uygulanacaktır.<br>6100 sayılı HMK'nın 389/2 maddesi; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\".<br>6100 sayılı HMK'nın 390. maddesi; \"Tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" hükmünü içermektedir.<br>İşbu davada, ortaklık paylarının gerçek değerinin ödenmesi suretiyle davacıların şirket ortaklığından çıkartılması olmadığı takdirde davalı şirketin fesih ve tasfiyesi, talep edilmiş olup, uyuşmazlığın konusu, davalı şirketin kötü yönetilmesi, temsil ve ilzam yetkisinin kötüye kullanıp kullanılmadığı, fesih ve tasfiye için haklı sebeplerin oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.<br>TTK'nın 625. ve 626. maddelerine göre; müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. Müdürler, kanunların ve şirket sözleşmesinin genel kurula görev ve yetki vermediği bütün konularda görevli ve yetkilidirler.<br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/01/2013 tarih 2012/17605 Esas 2013/49 sayılı kararında belirtildiği üzere, şirketin fesih ve tasfiyesi ile şirket müdürünün azli davalarında verilecek tedbirlerin şirketin hayatını devam ettirebilmesinde sakınca doğuracak mahiyette olmaması gerekir. <br>Bu kapsamda, davacılar tarafından şirketin kötü yönetim iddiasına yönelik sunulan delillerin mahiyeti itibariyle bu aşamada yaklaşık ispatı sağlar nitelikte olmaması, bunun yanında şirketin ticari faaliyet alanı ve faaliyetin hacminin oluşu itibariyle ticari işlemlerin kayyım onayına tabi tutulmasının şirket işleyişinde yavaşlama ve daralmaya sebebiyet verecek olması ve bu durumun süreçte tüm ortakların menfaatine aykırılık oluşturacak olması karşısında mahkemece taleple bağlı kalınarak ihtiyati tedbir ve yöetim kayyımı atanma taleplerinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde denetim kayyımı atanmasına yönelik tedbir kararı verilmesi doğru görülmediğinden, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>Öte yandan, davacıların ihtiyati tedbir kararlarının reddine yönelik ayrı bir istinaf başvurusunun Dairenin ... Esası üzerinden var olması ve davacıların tedbir taleplerinin bu dosya üzerinden değerlendirmeye tabi tutulacak olması sebebiyle iş bu dosya üzerinden ihtiyati tedbir talepleri hakkında bir karar oluşturulmadan belirtilen gerekçelerle denetim kayyımı atanmasına dair kararın kaldırılması ile yetinilmiş, davalı istinaf başvurusu hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE;<br>2-Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden verilen 26/06/2024 tarihli ara kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ile davalı şirkete onay kayyımı atanmasına yönelik 15/05/2024 tarihli kararın kaldırılmasına, <br>Karar gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>3-İstinaf harç ve yargılama yönünden;<br>a-Davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, peşin alınan 427,60 TL istinaf karar harcının istek halinde istinaf edene iadesine,<br>b-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin esas hükümle değerlendirilmesine, <br>c-Harç ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK. 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t<br>Başkan ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>.....<br>Üye ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>.....<br>Üye ...<br>¸(e-imzalıdır) <br>.....<br>Katip ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dfea07b62cce89d6","SID":"4d6ac081f3233fd7"}}