{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1516 <br>KARAR NO\t\t: 2025/921<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>    \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t 279004\t<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13.07.2023<br>NUMARASI\t: 2019/599 Esas 2023/599 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t:  Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 13.06.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ :  13.06.2025<br><br>\tİzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.07.2023 tarih 2019/599 Esas 2023/599 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA \t: Davacı vekili, 20.06.2019 tarihinde müvekkilinin elektrikli bisiklet ile seyir halindeyken, davalının ZMMS sigortacısı olduğu ...  plakalı araç sürücüsünün trafik kurallarına aykırı hareket ederek müvekkiline çarptığını, müvekkilinin kaza nedeniyle ağır yaralandığını, bacağına bir çok platin takıldığını iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tCEVAP\t: Davalı vekili, davacının sigorta şirketine başvuru şartlarını yerine getirmediğini, geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin 6111 sayılı Kanun ve Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu,  davalı sigorta  şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının iyileşip iyileşmediği, kaza sonrası tedavisine devam edip etmediğini, sakatlanmasına uygun tedavi görüp görmediğinin belli olmadığını savunarak davanın  öncelikle usulden aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 22.09.2021 tarihli rapora göre davacının %8 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu, geçici iş göremezlik süresinin 67 gün olduğu, bakıcıya ihtiyaç duyacağı sürenin 1 ay olduğu, kusur bilirkişisi tarafından düzenlenen 23.06.2022 tarihli rapora göre sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'in sola dönüşü sırasında, karşı istikametten gelen elektrikli bisiklet sürücüsüne ilk geçiş hakkını vermemesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde öncelikli etken olduğu, davacının seyir halinde iken görüş mesafesinin açık olduğu ve varlığından haberdar olduğu araç karşısında, yola gereken dikkat ve özeni göstermemesi, kazayı önleme adına aracını güvenli bir mesafede durduramaması nedeniyle kusurlu olduğu; 23.06.2022 aktüerya raporuna göre davacının geçici iş göremezlik zararının 959,93 TL, sürekli iş göremezlik zararının ise 14.461,87 TL olduğu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan 28.11.2022 tarihli rapora göre sigortalı araç sürücüsünün sürücü ....’in %90, davacının %10 oranında kusurlu olduğu; 27.02.2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda davacının geçici iş göremezlik tazminatının 4.062,01 TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 232.721,78 TL, bakıcı giderinin 2.302,56 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 4.062,01 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 232.721,78 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.302,56 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 238.086,35 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitiyle sınırlı olmak kaydı ile 07.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, ilk derece mahkemesince kusur yönünden çelişki giderilmeden ve eksik inceleme ile karar verildiğini, kusur yönünden İTÜ'den rapor alınması gerektiğini, kaza tespit tutanağı ve ilk bilrikişi raporunda kusurun asli ve tali kusur olarak dağıtıldığını, buna rağmen ATK raporunda kusurun %90 ve %10 olarak belirlenmesinin çelişki oluşturduğunu, aktüerya bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda rapor alınmadığını, raporda fahiş hesaplama yapıldığını, TRH-2010 mortalite tablosu ve %1.8 teknik faiz üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davacının Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereğince başvuru şartını yerine getirmediğini, HMK'nın 114/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kanun gerekçesinde öncelikle zarar gören ile sigorta şirketi arasında uyuşmazlığın görülmesi ve çözüm olmaz ise dava yoluna gidilmesinin öngörüldüğünü istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE\t: Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavalı vekilinin Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereğince başvuru şartının yerine getirilmediğine ilişkin istinaf sebebinin incelenmesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi hali dahi HMK'nın 115/2. maddesi gereği tamamlanabilir dava şartıdır. Yargılama aşamasında kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınarak eksiklik tamamlanabileceğinden, anılan maddede düzenlenen başvuru dava şartının gerçekleştiği kabul edilerek, davalı vekilinin dava şartının gerçekleşmediği yönündeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. HD 2021/3042 E.- 2021/1562 K.)<br>\tDavalı vekilinin kusur oranlarına ilişkin istinaf sebebinin incelenmesinde; ilk derece mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 28.11.2022 tarihli raporda dava dışı ....'in sürücüsü olduğu sigortalı araç ile seyir halinde iken kavşağa geldiğinde sola manevra ile dönüşe geçmeden önce karşı yönünde seyir halinde olan araç trafiğini kontrol etmesi ve ilk geçiş hakkını karşı yönde düz devam etmek suretiyle yaklaşan elektrikli bisiklete vermesi gerekirken, manevra yaparak bu aracın seyir istikametini kapatarak kazaya sebebiyet verdiği olayda %90 oranında asli kusurlu olduğu; davacının sürücüsü olduğu elektrikli bisiklet ile kavşağa yaklaşırken seyrini daha kontrollü biçimde sürdürmesi gerekirken, olay mahalline geldiğinde karşı yönünden sola manevra ile dönüşe geçen otomobile karşı zamanında etkin tedbir almaksızın çarptığı olayda %10 oranında tali kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, belirlenen bu kusur oranlarının kaza tespit tutanağı, eldeki dosyada adli trafik uzmanı bilirkişiden alınan 13.06.2022 tarihli kusur raporu vedosya kapsamı ile uyumlu olduğu değerlendirildiğinden, davalı vekilinin kusur oranlarına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>\tDavalı vekili aktüerya bilirkişi raporunda hatalı yaşam tablosunun ve bilinmeyen dönemdeki gelirin hesabında hatalı faiz oranının uygulandığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Sürekli iş göremezlik tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. (Yargıtay 4. HD 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD 23.03.2021 tarih 2020/6173 E. - 2021/3121 K. Sayılı ilamları) Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. HD 22.06.2021 tarih 2021/3089E, 2021/3441K). Hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda, TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılması ve bilinmeyen devredeki gelir hesabı yönünden %10 artırılıp %10 iskonto yönteminin uygulanması yerindedir. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,\t<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 16.263,67-TL'den peşin alınan 4.070,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 12.193,67‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 13.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"13cbd239a2891abb","SID":"938a6b1b60f8efbc"}}