{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>TC<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/17 <br>KARAR NO\t\t: 2025/928<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/101E.  2022/636 K. <br>BİRLEŞTİRİLEN  BAKIRKÖY 14. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN<br>\t                    2021/403 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI;<br>ASIL VE BİRLEŞEN <br>DAVANIN KONUSU\t :Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t :16.06.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ  :16.06.2025<br><br>\tİzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.10.2022 tarih 2020/101 E. 2022/636 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili, davalı ... vekili, davalı .... A.Ş vekili, davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ...  tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Asıl davada davacı vekili,  davalı malik/sürücü ... idaresinde bulunan ve diğer davalı ... . A.Ş.nezdinde ZMMS trafik poliçesiyle sigortalı ...  plakalı aracın 26.08.2019 günü davalı malik/sürücü ... idaresinde bulunan ve diğer davalı .... A.Ş. nezdinde ZMMS trafik poliçesiyle sigortalı motosiklete çarpmasıyla karşı şeride savrulan motosikletin o sırada trafik ışıklarında duran müvekkilinin makili olduğu ... plakalı araca çarpmasıyla meydana gelen kaza sonucunda araçta KDV dahil toplam 30.575,49 TL tutarında hasar meydana geldiği, 600,00-TL ekspertiz ücreti ödendiğini, davalı ... .A.Ş.'ye yapılan hasar başvurusu üzerine 06.11.2020 tarihinde hasar bedeline mahsuben 7.979,94 TL ödeme yapıldığını, diğer davalı ... .. A.Ş.ise yapılan hasar başvurusu üzerine 22.01.2020 tarihinde 5.162,25-TL ödendiği, müvekkili aracında meydana gelen KDV dahil toplam 30.575,49-TL tutarındaki hasar bedelinden, davalı sigorta şirketleri tarafından ödenen tutarlar düşüldükten sonra kalan 17.433,30-TL tutarındaki hasar bedelinin davalı sigorta şirketleri bakımından hasar başvurusunun yapıldığı tarihe 8 iş günü eklenmesiyle 23.10.2019 tarihinden itibaren, davalı sürücü bakımından ise kaza tarihi olan 26.08.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 600,00-TL ekspertiz ücretinin tahsilini talep etmiştir. <br>\tBirleşen dosyada  davacı vekili, 26/08/2019 tarihinde müvekkilinin aracında meydana gelen hasar dışında, aracın yediemine bırakılması nedeniyle 200,00-TL, yol masrafı 400,00-TL, müvekkilinin doktor ve ilaç masrafları 553,00-TL, yurtdışında çalışıyor olması ve kaza ile ilgili evrakların tercüme edilmesi için 1.050,00-TL, Almanya'ya geri döndüğünde aracı kapattırmak için 7,80 Euro, Türkiye 'ye gelmeden önce TUV bakım ücreti karşılığı 110 Euro ödemek zorunda kaldığını, ayrıca müvekkilinin kaza nedeniyle 41 gün iş göremez durumunda olması ve işine gidememesi nedeniyle işvereni tarafından işten çıkarıldığını belirterek, maddi zararların karşılığı olarak 117,80 Euro ile 2.203 TL'nin haksız eylem tarihi olan 26/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, manevi zarar olarak 3.000 Euro'nun aynen veya ödeme günündeki TL karşılığı olarak 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca haksız eylem tarihi olan 26/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.<br>\tCEVAP : Davalı ... vekili, davanın görevli mahkemede açılmadığını,  iş bu dava sigorta şirketi yönünden arabuluculuğa tabii ise de müvekkili yönünden zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığını, arabuluculuk ücreti yönünden müvekkili aleyhine hüküm tesis edilmemesini, davacının aracında hasar meydana gelmesine sebebiyet veren ... plakalı motosiklet olup davacının müvekkilinden alacak talep etmesinin kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin kusurlu olmadığını, davacının müşterek ve müteselsil tahsili talebi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ...A.Ş.vekili, ... plakalı aracın müvekkili .... A.Ş. nezdinde  ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğunu, yapılan başvuruya istinaden meydana gelen hasarın 10.639,93-TL olduğu ve bu miktarın sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranına isabet eden 7.979,95-TL'sinin  davacıya 27.11.2019 tarihinde ödendiğinden iş bu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek dvanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... . A.Ş. vekili, müvekkili şirkete sigortalı ...  plakalı araç sürücüsünün tali, ... plakalı motosiklet sürücüsünün asli kusurlu bulunduğunu,  sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen %25 kusur oranına göre, Türkiye Gümrüğüne terk edilen ... plakalı araç için Türkiye'deki onarım maliyeti esas alınarak davacıya 5.162,25-TL ödeme yapıldığını, bu ödemeyle müvekkili sigorta şirketi sorumluluğunun sona erdiğini, davacının fahiş ekspertiz ücreti istemlerinin reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin temerrüdü söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. <br>\tBirleşen dosyada, davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde  davanın reddini talep etmiştir. \t<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda davacıya ait aracın rayiç değerinin 7.000,00-Euro Türkiye.'deki onarım bedeli ise KDV dahil 30.574,98-TL olduğu, araç gümrük idaresine terk edilmiş ise de, aracın işçilik dahil onarım ücreti kadar zararı olacağından davacının araç hasarından kaynaklanan maddi zararının 30.575,49-TL olup, karşılanmayan zararın 17.433,30-TL olduğu kabul edilerek asıl davada bu miktarın hüküm altına alındığı, davalıların zarardan müteselsilen sorumlu oldukları, kaza tarihi itibariyle davalı  sigorta şirketlerinin poliçe limitlerinin 36.000,00-TL olup, zararın toplam miktarının her iki sigorta şirketinin poliçe limitlerini aşmadığı, birleşen davada davacının davalı araç maliklerinden 3.000,00-Euro manevi tazminat, 400,00-TL ticari taksi ücreti, 1.050,00-TL tercüme ücreti, 553,00-TL tedavi ve ilaç ücreti, 200,00-TL otopark ücreti, 7,80-Euro araç kapatma ücreti ve 110,00-Euro araç muayene ücreti talebinde bulunduğu, davacının kaza sonrasında yapmak zorunda kaldığı zorunlu masrafların kusurlu araç sürücülerinden talep edebileceği, davacı kaza sonrası ticari taksi kullanımı için 400,00-TL talepte bulunmuş ise de dava dilekçesi ekinde 70,00-TL ve 150,00-TL bedelli 2 adet makbuza göre 250,00-TL taksi ücretine hükmedilmesi gerekirken kısa kararda sehven 400,00-TL üzerinden hüküm kurulduğu, bu hatanın kanun yolu aşamasında düzeltilebileceği, davacı tarafça aracın trafikten çekilmesi ve gümrüğe terk işlemleri için 1.050,00-TL tercüme ücreti talep edebileceği, buna ilişkin olarak dava dilekçesi ekinde makbuz sunulduğu, davacı tarafça kazalı aracın otoparka çekilmesi için 200,00-TL ücret talep edilmiş olup, bu hususta belge ile ispat sağlandığından ödeme tarihinden itibaren faize hükmedildiği, 7,80-Euro araç kapatma ücretini talep edilebileceği, davacı tarafça muayene ve ilaç ücretlerinin SGK.'nın sorumluluğunda olduğundan bu husustaki taleplerinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 500,00-Euro manevi tazminata hükmedildiği, davalı şirketlere başvuru evrakının 17/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, 8 iş günü sürenin sonunda  31/10/2019 tarihinde temerrüt oluştuğu gözetilerek bu tarihten itibaren  yasal faiz işletilmesine karar verildiği, 600,00-TL ekspertiz ücretinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu, 1.360,00TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre tahsili yönünde hüküm kurulmuştur.<br>\tKarara karşı davacı vekili, davalı ... vekili, davalı .... A.Ş vekili, davalı ... vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ:Davalı ... vekili, görev ve husumet itirazlarının dikkate alınmadığını, kusur için ATK veya İTÜ'den rapor alınmadığını, diğer davalının alkol durumunun kontrol edilmediğini, bilirkişi raporlarında tespit edilen miktarların üzerinde tazminata hükmedildiğini, 11.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda ... A.Ş.'nin  ödemesi gereken bakiye hasar bedelinin 1.449,66. Euro olup, ....  A.Ş.'nin ödemesi gereken bakiye hasar bedelinin bulunmadığının belirtildiğini, 13.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu aracın Türkiye’deki gerçek zararının işçilik bedeli dikkate alınmadan, değişmesi gereken yedek parça kalemlerinin KDV dahil 22.398,09 TL olup, ... A.Ş. tarafından ödenmesi gereken bakiye hasar bedelinin 8.818,61 TL olduğu, ....  A.Ş. Tarafından ödenmesi gereken bakiye zarar bedelinin 437,27 TL olarak hesaplandığı, kaza tarihi olan 26.08.2019 tarihinde Euro kurunun 6.4700 TL olup, 3.000 Euro x 6.47 TL=19.410 TL araçta meydana gelen hasar bedeli olduğu, sigorta şirketleri tarafından ödenen bedel düşüldükten sonra 1.449,66.Euro x 6.47 TL=9.379,30 TL zarar bedelinin talep edilebileceğini, araç sahibinin zararının aracın olay gününde çarpışmadan önceki kullanılmış haliyle yabancı ülkedeki değeri ile Türkiye’de tamiri halinde yapılacak tamir giderlerinden hangisinin az ise ona hükmedilmesi gerektiğini, aracın yurt dışındaki rayiç değerinin 19.410,00.TL, yurt içinde tamir bedeli ise 30.575,49.TL olduğuna göre, davacı aracı tamir ettirmediğine ve gümrüğe terk ettiğine göre ancak aracın yurt dışındaki rayiç değerini isteyebileceğini, davanın ancak 9.379,300.TL hasar bedeli üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın 17.433,30.TL üzerinden kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının kaza nedeniyle yurt dışından sigorta bedeli bedeli ya da başka bir bedel alıp almadığının tespit edilmediğini, mahkemece Euro üzerinden manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, birleşen davada, reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden karar tarihindeki Euro kurunun dikkate alınması gerektiğini, birleşen davanın 5 nolu bendinde müvekkil lehine reddedilen maddi tazminat yönünden takdir edilen 486,00.TL vekalet ücretinin hatalı olduğunu, birleşen dava da, reddedilen maddi tazminat miktarının 553,00.TL doktor muayene ve ilaç masrafı ile 110.Euro Tuv bakım ücreti olduğunu,  110 Euro ile ilgili hüküm kurulmadığını, karar tarihi itibarıyla reddedilen maddi tazminat ttutarı 2.568,20.TL üzerinden 2.568,20.TL karşı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 486,00.TL'ye hükmedilmesinin hatalı olduğunu, en azından 553,00 TL reddedilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, müvekkilin sorumluluğunun kusuru ile orantılı olduğunu, arabuluculuk ücreti yönünden ise müştereken ve müteselsilen karar verilmesinin hatalı olup, herkesin kusuru oranında ve reddedilen tutar üzerinden yapılacak kabul-red oranı uyarınca yargılama gideri ve arabuluculuk ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.<br>\tDavacı vekili, manevi tazminat talebinin tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, belgeli şekilde ispat olunan maddi tazminat taleplerinin de kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.<br>\tDavalı ... .vekili, kararın öncelikle kusur yönünden hatalı olduğunu, sigortalısının kusursuz olduğunu, maddi tazminat miktarı yönünden ise bilirkişi raporlarına aykırı karar verildiğini, bilirkişi raporlarında tespit edilen  miktarların üzerinde tazminata hükmedildiğini, 11.12.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre davanın müvekkil sigorta şirketi yönünden reddi gerektiğini, 13.06.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre ise müvekkili sigorta şirketinin sorumlu olduğu bakiye hasar bedeli ise 437,27 TL olduğunu,  aracın yurt dışındaki 2. el fiyatından sovtaj bedeli düşüldükten sonra kalan bakiye Euro'nun TL karşılığına hükmedilmesi gerektiğini,  aracın yurt dışındaki rayiç değeri 19.410,00.TL, yurt içinde tamir bedelinden düşük olduğuna ve ayrıca  davacı aracı da tamir ettirmeden gümrüğe terk ettiğine göre  mahkemece aracın yurt dışındaki rayiç değerine hükmedilmesi gerektiğini,  tarafların sorumlu oldukları meblağların açıkça belirtilmediğini, asıl alacağın fer'ileri niteliğindeki yargılama giderleri ve vekalet ücretinden  de tarafların sorumlu oldukları meblağla orantılı şekilde sorumlu tutulmaları gerekirken bunun yapılmadığını, mahkemece vekalet ücreti, masraf ve yargılama giderlerinin ve faiz başlangıç tarihinin  hatalı hesaplandığını, arabulucuk ücreti, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile ilgili olarak davada kusurlu çıkan tarafın kusuru oranında ve reddedilen tutar üzerinden yapılacak kabul-red oranı uyarınca yargılama gideri ve arabuluculuk ücretine hükmedilmesi gerekirken bunun yapılmadığını belirtmiştir. <br>\tDavalı ...A.Ş vekili, yapılan ödemenin yetersiz olduğuna dair aracın onarımının tamamlanması adına servise ekstra bir ödeme yapıldığına dair bir belge sunulmadığını, davacı tarafından aracının onarımı için ödenen ücretin somut olarak ispat edilmesi gerektiğini, aracın onarımı tamamlanmış olmasına rağmen dosyada yapılan işlemler, onarılan parçalar ve yapılan tedarikler ve tedarik sonucu ödenen bedeli gösteren herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığını, onarımı yapılan parçalar, değiştirilen parçalar, sevisin talep ettiği işçilik ücretini gösterir somut bir belgenin bulunmadığını, zarara ilişkin hiçbir somut veri bulunmamasına rağmen sadece başvuran tarafından alınan ekspertiz raporuyla tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunun dayandığı kazalı araç fotoğraflarının iddia edilen kazaya ait olup olmadığının kesin olarak tespitinin mümkün olmadığı, aracın nerede ve nasıl tamir edildiği hususunda herhangi bir bilgi bulunmadığı, kaza anında aracın üzerinde bulunan parçaların orijinal eşdeğer çıkma parça olup olmadığının tespit edilmediği, değiştiği/tamir edildiği iddia edilen hasarlı parçaların nasıl tespit edildiğinin belirtilmediği, hasar ile kaza arasında illiyet kurulmadığı hasar talebinin neden kaynaklandığına dair bir tespit yapılmadığını, aracın onarımı için müvekkili şirket ile koordineli çalışılmış olması halinde aracın onarımının daha düşük maliyetle yapılabileceğin, müvekkili şirket tarafından anlaşmalı servislerde onarım teklifi reddedilerek daha fazla bir maliyet ile aracın onarımının yaptırıldığını, kdv'den müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, henüz sigorta şirketine başvuru yapmadan ekspertiz raporu alan tarafın iyi niyetli olmadığını belirtmiştir. <br>\tGEREKÇE : Asıl dava, trafik kazasında hasarlanan davacıya ait Alman plakalı araçta meydana gelen hasarın ZMMS poliçeleri kapsamında davalı sigorta şirketlerinden ve davalı araç sürücüsü ve maliki olan gerçek kişilerden tahsili; birleşen dosya ise trafik kazası nedeniyle davalı araç sürücüsü ve maliki olan gerçek kişilerden maddi ve manevi  tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tBilindiği üzere, yabancı plakalı araçların hasar hesabında kayıtlı oldukları ülkedeki kaza tarihi itibariyle rayiç bedeli ile Türkiye.'deki hasar onarım bedelinin kaza tarihi itibariyle tespit edilerek, aracın Türkiye 'deki onarım bedeli ile aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri karşılaştırılması gerektiği, şöyle ki; aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değerinin onarım giderinden fazla olması halinde davacının yalnız onarım giderini; onarım giderinden az ise, aracın olay gününde satın alındığı ülkedeki sürüm değerini davalıdan isteyebileceği,  bu durumda mahkemece, aracın Türkiye.'deki tamir bedeli ile olay tarihinde kayıtlı olduğu ülkedeki ikinci el piyasa rayiç değerinin karşılaştırılarak hangisi az ise o miktara hükmedilmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD 2021/26157 E. 2022/1048 K.; Yargıtay 17. HD 2016/10741 E. 2019/10657 K. sayılı kararları).\t<br>\tSomut olayda, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacıya ait aracın yurt dışındaki ikinci el rayiç değerinin 7000 Euro olarak belirlenmesinde, aracın Türkiye'deki onarım giderine işçilik bedeli dahil edilmesiyle onarım bedelinin 30.575,49 TL olarak hesaplanmasında ve davalı sigorta şirketlerince yapılan ödemelerin mahsubuyla davacının bakiye zararının 17.433,30 TL olarak kabul edilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, dolayısıyla davalı vekillerinin asıl davaya karşı ileri sürdükleri istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, söz konusu istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\t6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun  341. maddesi uyarınca ilk derece mahkemeleri tarafından verilen miktar veya değeri 1.500,00 TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, anılan miktar aynı yasanın Ek. 1. maddesi uyarınca 01.01.2022 tarihi itibariyle 8.000,00 TL'dir. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümünü geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.<br>\tSomut olayda davacı vekili birleşen dosya dava dilekçesinde müvekkilin aracında meydana gelen hasar dışında kalan 117,80 Euro ve 2.203,00 TL maddi zararın yasal faizi ile  birlikte davalı taraftan tahsili istemiş, mahkemece 04/10/2022 tarihinde davanın kısmen kabulü ile 1.65,00 TL masraf ve 7.80 Euro yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kabul ve reddedilen dava değerinin gerek dava tarihi, gerekse hüküm tarihi itibarıyla istinaf sınırının altında kaldığından, birleşen davada maddi tazminat yönünden  mahkemece kabul ve reddolunan dava değerinin istinaf sınırı altında kaldığından taraf vekillerinin birleşen davanın maddi tazminata ilişkin istinaf dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tDiğer taraftan, davacının Almanya'da ikamet etmesi nedeniyle manevi zararını  ikamet ettiği ülke para birimi ile talep edebileceği, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, tarafların kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumları, paranın alım gücü ve dosya kapsamında bulunan sağlık raporlarına göre davacıda meydana gelen yaralanmanın  niteliği dikkate alındığında mahkemece hükmolunan manevi tazminat miktarının yeterli olduğu değerlendirilerek yerinde görülmeyen taraf vekillerinin birleşen dosyadaki manevi tazminata ilişkin istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-HMK'nın 352. maddesi uyarınca taraf vekillerinin birleşen dosyadaki maddi tazminat miktarına ilişkin  istinaf dilekçelerinin reddine, <br>\t2-Taraf vekillerinin asıl dava dosyasına ilişkin istinaf itirazları ile birleşen dosyadaki manevi tazminata ilişkin istinaf itirazlarınınHukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t3-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL + 615,40-TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.150,10-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 1.190,86-TL +293,19-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL + 217,02-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.186,33-TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t5-Davalı ...A.Ş yönünden istinaf karar harcı olan 1.190,86-TL'den peşin alınan 297,72-TL'nin mahsubu ile bakiye 892,94-TL harcın davalı ... A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t6-Davalı ... . A.Ş yönünden istinaf karar harcı olan 1.190,86-TL'den peşin alınan 223,28-TL'nin mahsubu ile bakiye 967,58-TL harcın davalı ... . A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere  oy birliğiyle karar verildi.16.06.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"65cf7e9316a05ab4","SID":"aa3bdd88ec493969"}}