{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1024 - 2025/1120<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/1024 <br>KARAR NO\t: 2025/1120<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                       \t   K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/02/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/183 E.  -  2023/22 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararı İptali, Hükümsüzlük <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/02/2023 tarih ve 2022/183 E. - 2023/22 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2016/19934 nolu “...” esas unsurlu markanın sahibi olduğunu, 2016 yılından bu yana “...” markasıyla ve ambalajıyla çikolata üretimi ve satışı yaptığını, davalı firmaya ait tasarımın aynı olduğunu, davaya konu tasarım başvurusunun kötüniyetle yapıldığını, davalının müvekkilin ambalajından habersiz olmasının mümkün olmadığı, müvekkilinin tanınmış olması karşısında tüketicilerin, davalıların taklit kullanımları ile müvekkiline ait markalar arasında ilişki kurma riskini arttıracağını, davalının müvekkilinin marka ve ambalajlarından haksız çıkar elde etmesini sağlayacağını ileri sürerek 2022/T-323 sayılı kararının iptaline, diğer davalı şirketin 2021 006423/17 sıra numaralı tasarımının hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı şirket vekili, davacı ambalaj kullanımıyla müvekkilinin ambalaj tasarımı arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, davacının ... ibareli herhangi bir markasının tanınmış marka olarak tescilli olmadığını, tasarımlar arasında bilgilenmiş kullanıcı gözünde rahatlıkla ayırt edilebilecek farklılıklar bulunduğunu, önceki tasarımın varlığı hakkında mevcut ya da muhtemel bilginin başvurunun kötüniyetli olduğunu göstermeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın 2021/006423 nolu 17 sıra sayılı tasarımının davacı tarafın ileri sürdüğü mesnet tasarımlar karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik vasfının bulunmadığının, taraf tasarımları arasında benzerlik oluştuğunun, aksi yöndeki 2022/T- 323  sayılı  YİDK kararının iptali gerektiğinin davacı tarafca ileri sürüldüğü, teknik boyutu karşısında içeriği ve sonucu aynen benimsenen bilirkişi heyet raporunda, davalı firmanın 2021/006423 nolu 17 sıra sayılı tasarımı ile davacı tarafın itiraz mesnedi marka tescili ve tasarım kullanımları arasında, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde, başvuru tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunmadığı, dava konusu tasarım ile davacı firmaya ait marka ve tasarım kullanımlarının benzer olduğu ve bunun teknik bir zorunluluktan kaynaklanmadığının belirlendiği gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 2022/T-323 Sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2021  006423 nolu 17 sıra sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, denetime elverişliliği bulunmayan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak karar verildiğini, itirazların karşılanmadığını, ürün görsellerinin tasarımın aynı olduğunu göstermeyeceğini, tasarımda zorunlu olarak bulunması gereken ürün görsellerinin benzerlik incelemesinde dikkate alınmaması gerektiğini, konumlandırmaların birbirlerinden farklı olduğunu, müvekkili şirket tasarımının yeni ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olduğunun ilk bakışta dahi görüldüğünü, müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, YİDK tarafından başvuruya konu 2021 006423/17 sıra numaralı tasarım ile itiraza gerekçe olarak gösterilen ... adlı ürüne ait önceki tarihli Youtube görsellerinde ve gazete ve dergi haberlerinde yer alan ambalaj tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel görünüm itibari ile farklı olduğunu ve kullanıcıların farklı tasarımlar karşısında bulunduklarını anlayabileceğini, davaya konu 2021 006423/17 sıra numaralı tasarım ile itiraza gerekçe olarak gösterilen ... ürün ambalajının genel izlenim itibarıyla farklı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararı iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, davalı şirketin dava konusu 2021/006423 nolu 17 sıra sayılı tasarımının, davacı tarafın itiraz mesnedi marka tescili ve tasarım kullanımları karşısında, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde, yenilik ve ayırt edicilik vasfının bulunmadığının, davacıya ait marka ve tasarım kullanımlarının benzer olduğu ve bunun teknik bir zorunluluktan kaynaklanmadığının belirlendiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı şirket ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı şirketten ve davalı ... alınması gereken 615,40'ar TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'ar TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50'ar TL'nin davalı şirketten ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2025\t\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"12c5187670bbb55f","SID":"af06a1dac5beb1bc"}}