{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2019 Esas<br>KARAR NO: 2025/802<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/09/2021<br>NUMARASI: 2020/812 Esas, 2021/857 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde sigortalı dava dışı ...  Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... Ltd. Şti. arasında imzalanan Özel Güvenlik Hizmeti Sözleşmesi  uyarınca; sigortalı şirketin  ... Cad. Bahçelievler/İstanbul adresinde bulunan işyerinde 29.03.2019 tarihinde  lastik hırsızlığı meydana geldiğini, söz konusu olayın müvekkili şirkete bildirildiğini ve sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya 10.075,00TL hasar tazminatı ödendiğini, müvekkili şirket tarafından davalıya karşı İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının işbu takibe yetki itirazları üzerine dosyanın yetkili Büyükçekmece ... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasına gönderildiğini, takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu olayda müvekkilinin de mağdur olduğunu, çalışan personellerle ilgili suç duyurusunda bulunulduğunu, akabinde de dava açıldığını, ayrıca, hırsızlık nedeni ile şikayet eden müvekkilinin çok ciddi zarara uğradığını, çalınan 26 adet lastiğin zararının karşılandığını, zararın meydana geldiği ... firmasının şikayet eden müvekkili şirketine rücu ettiğini, şikayet eden müvekkili şirketin ... Turizm’e ödemek zorunda kaldığı gibi birde güvenlik hizmeti verdiği firmayı kaybetmek ile karşı karşıya kaldığını, ancak hizmet verilen firma ile arada olan akrabalık ilişkileri nedeni ile sözleşmenin ancak şüpheli olan iki çalışanın projeden alınması şartıyla fesih edilmediğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine ve talep edilen bedelin %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece;  Olayın oluş şekli ile ilgili tüm yönleriyle birlikte yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; davalı güvenlik şirketi elemanlarının gözetiminde, denetiminde ve koruması altında bulunan kapısı kepenk sistemiyle kilitlenen lastik deposunda 29/03/2019 tarihi gecesi yapılan hırsızlık olayında personelin ihmali, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu oluşan güvenlik zaafiyeti sebebiyle oluşan maddi zarardan sorumlu olduğu, dava dışı sigortalı şirketin hırsızlık olayınının oluşmasında yukarıda izah edildiği üzere her hangi bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davacı sigortanın dava dışı kendi sigortalısına yaptığı 10.075,00 TL ödemeyi davalıdan icra dosyası kapsamında talep edebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; söz konusu olayda müvekkilinin de mağdur olduğunu, hırsızlık olayında müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, dava konusu olayın, tamamen güvenlik şirketinin koruma alanının dışında gerçekleştiğini, dava dışı sigorta ettiren şirketin, müvekkilinin görev alanında kalmayan bölgeye ilişkin olarak herhangi bir güvenlik önlemi almaması nedeniyle hırsızlık olayının gerçekleştiğini, bu nedenle müvekkili şirkete kusur yüklenemeyeceğini,  yerel mahkeme tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesinde itiraz edilen bu hususların hiç birisinin nazara alınmadığını ve usul ve yasalara aykırı olacak şekilde rapor düzenlendiğini, rapora karşı itiraz edilmişse de itirazlarının dikkate alınmadığını, yerel mahkemece hatalı olan bilirkişi raporu üzerinden davalı müvekkili aleyhine takibin devamına karar vermesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, ... Sigorta Poliçesi gereği sigortalıya ödenen sigorta tazminatının, hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından davalı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı takip dosyası ile başlatılan takibe, davalının itirazı üzerine iş bu itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamından, dava dışı sigortalı ... Tic.Ltd.Şti.' nin faaliyet gösterdiği Bahçelievler adresinde davacı tarafından 13/02/2019- 13/02/2020 tarih aralığında geçerli \" İşyerim Paket poliçesiyle \" sigortalandığı, davalının güvenlik hizmeti verdiği dava dışı sigortalının Bahçelievler adresinde 29/03/2019 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiği ve ekspertiz raporu doğrultusunda 26/07/2019 tarihinde 10.074,60 TL dava dışı sigortalıya ödendiği anlaşılmıştır.Mahkemece; hırsızlık olayında davalı şirketin tamamen kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir. 1-Davalı vekili, olayda kusurları bulunmadığı gerekçesiyle hükmü istinaf etmiştir.İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda; olayın oluş şekli ile ilgili tüm yönleriyle birlikte yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; davalı güvenlik şirketi elemanlarının gözetiminde, denetiminde ve koruması altında bulunan kapısı kepenk sistemiyle kilitlenen lastik deposunda 29/03/2019 tarihi gecesi yapılan hırsızlık olayında personelin ihmali, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu oluşan güvenlik zaafiyeti sebebiyle oluşan maddi zarardan sorumlu olduğu, dava dışı sigortalı şirketin hırsızlık olayınının oluşmasında yukarıda izah edildiği üzere her hangi bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporunun teknik açıdan yeterli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır. Dava dışı sigortalı ile davalı güvenlik şirketi arasındaki sözleşmenin 9. 14.Maddesinde; Üstlenici tarafından istihdam edilen güvenlik personellerinin kusuru yada suistimali sonucu meydana gelen müşterinin uğrayacağı zararların karşılanmasından üslenicinin sorumlu olacağı, üslenicinin zararlara ilişkin bu ödemeyi yapmaması durumunda hukuki yolları müracaat edildiğinde (icra takibi yapılması, dava açılmasıgibi) müşterinin, iş bu sözleşme kapsamında yapması gereken ödemeleri durdurma hakkına sahip olduğu, üslenicinin bu hususa muvafakat ederek her hangi bir itiraz ileri sürmeyeceğini kabul ettiği, istihdam edilecek güvenlik personelinin ihmal ve/veya kusuruyla yol açabileceği zararlardan üslenicinin en geniş anlamda ve mutlak olarak sorumlu olduğu, müşterinin güvenlik personelinin ihmal veya kusuruyla yol açtığı zararları üstlenicinin istihkak ve alacaklarından mahsup etmeye yetkili olduğu, üslenicinin bu hususu şimdiden ve mutlak olarak kabul ettiği şeklinde düzenlemenin yer aldığı anlaşılmıştır. Somut olayda, davalı güvenlik şirketinin sözleşme kapsamında koruma, kollama ve gözetim hizmetini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle sigortalı işyerinde hırsızlık olayı yaşandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının olayda tamamen kusurlu olduğu anlaşıldığından, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. 2-Davalı vekili hırsızlık yapılan deponun müvekkilinin koruma alanında bulunmadığını ileri sürmüş ise de, mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi heyet raporunda, bahse konu deponun ana binanın ayrılmaz bir parçası olduğu, sadece kepenk tipi kapısının ... sokağa paralel konumda bulunduğu, aynı zamanda bahse konu depo kapısının hemen yanıbaşında güvenlik görevlisinin sabit nöbet kulübesi olduğu ve bahse konu alanında koruma kapsamı altında bulunan alan olduğunun gerek keşfen inceleme gerekse taraflar arasında akdedilen güvenlik hizmet sözleşmesinin incelenmesinden anlaşıldığı belirtilmiştir. Bu hali ile hırsızlık yapılan deponun davalının koruma alanında olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/812 Esas, 2021/857 Karar sayılı ve 27/09/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 172,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 443,34 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bfe290b2f0edef59","SID":"5a1c2396dcb3c359"}}