{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2014 Esas<br>KARAR NO: 2025/792<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 09/02/2021<br>NUMARASI: 2021/94 Esas, 2021/95 Karar<br>DAVA: TAZMİNAT (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili nezdinde sağlık sigorta poliçesi ile sigortalı ...'un 18.06.2018 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında yaralandığını, müvekkil şirketin sigortalının tedavi giderini ödediğini, tedavi giderinin SUT kapsamında kalan kısmı 10.417,37 TL'nin davalı SGK'dan, SUT'u aşan kısmı 83.484,00 TL'nin sigortalının yaralanmasına neden olan karşı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı davalı ... Sigorta'dan ödenmesi talep edilmişse de ödeme yapılmadığını ileri sürerek kazada kusur oranı ve  davalı sigorta şirketinin teminat limiti bilinmediğinden, şimdilik 5.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı SGK vekili cevabında; davada görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu, davadan önce kuruma başvurulmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını,  yetkili mahkemenin haksız fiilin meydana geldiği Mudanya Mahkemeleri olduğunu, müvekkili kurumun 6111 Sayılı Yasa'nın 59. maddesi kapsamında yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı SGK yönünden dosya tefrik edilerek; davacı sigorta şirketince trafik kazası sebebiyle sigortalısına yapılan ödemelerin, 5510 Sayılı Yasa hükümlerine göre davalı SGK'dan rücuen tazmininin talep edildiği, 5510 Sayılı Yasanın 101. maddesine göre bu Kanun kapsamındaki uygulamalardan kaynaklı uyuşmazlıklar yönünden, İş Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, süresinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İstanbul İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; dava açtıkları ... Sigorta ile SGK'nın zorunlu dava arkadaşları olmaları ve  davacı ve ... Sigorta tacir olduğundan, davanın her iki davalı hakkında Asliye Ticaret Mahkemesinde  birlikte görülmesi gerektiğini, davanın SGK yönünden tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğunu, tefrik kararı kaldırılarak davaların birleştirilerek Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep  ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava; davacı sigorta şirketinin sigortalısı için yaptığı tedavi giderinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre,  davacı sigorta şirketine sağlık sigorta poliçesi ile sigortalısı ...'un 18.06.2018 tarihinde yaşanan trafik kazasında yaralandığı, davacının sigortalının tedavisine ilişkin olarak yaptığı tüm ödemelerin tahsili için iş bu davanın açıldığı görülmüştür.Mahkemece davada İş Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. 1-Davacı vekili, ödedikleri tedavi giderinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ile SGK'dan rücuen tahsilini talep ettiklerini, her iki davalının zorunlu dava arkadaşı olmasına rağmen SGK yönünden dosyanın tefrik edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüşse de; davacının tedavi giderinin rücuen tahsilini anılan davalılardan birlikte talep etme zorunluluğu bulunmadığı, kaldı ki dava dilekçesinde tedavi giderinin SUT kapsamındaki kısmının davalı SGK'dan, aşan kısmının sigorta şirketinden rücuen tahsili talep edilmekle, davalıların tedavi giderinin farklı kısımlarından sorumlu tutuldukları, buna göre somut davada bir hakkın birden fazla kişiye karşı kullanılmasının zorunlu olduğu hal bulunmadığından, davalıların mecburi dava arkadaşı olmadığı anlaşılmakla, davacının bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekir.  2-HMK'nın 1. maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca, dava şartı olan bu husus, HMK nun 115/1 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır.  Yine HMK 355. madde de Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf dilekçesinde başvuru konusu yapılmasa bile kamu düzeni söz konusu olduğunda, bu durumun resen gözetileceği hükme bağlanmıştır. Öncelikle sigorta rücu davasının niteliğini açıklamak gerekecektir. Sigorta rücu davalarının TTK'nın 1472. maddesi hükmünden kaynaklanması nedeniyle TTK'nın uygulanmasından bahisle, aynı yasanın 4. maddesi uyarınca bu tür davaların Ticaret Mahkemesinin görev alanında olduğu düşünülebilir ise de, davanın TTK 1472. maddeden kaynaklanmış olması, halefiyet ilkesi dikkate alındığında, davanın sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre, davada hangi mahkemenin görevli olduğunun değerlendirilmesi gerektiği gerek doktrinde gerekse de uygulamada çekişmesiz bir şekilde kabul edilmektedir. Somut davada, dava dışı sigortalı gerçek kişi olduğu gibi, sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişki haksız fiil olan trafik kazasıdır. Yasal düzenleme ile SGK'nın sorumlu kılınması, tarafların sıfatını ve mahkemenin görevini değiştirmez. Taraflar arasında, İş Mahkemeleri Kanununda belirtilen şekilde herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 2. maddesinde, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler  uyarınca, dava  dışı sigortalı gerçek kişi ile davalı arasındaki ilişki, İş Mahkemeleri Kanununda belirtilen nitelikte bulunmadığından, halefiyet ilişkisine dayanarak açılan davalarda, mahkemenin görevi dava dışı sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre belirleneceğinden, uyuşmazlıkta görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Benzer olaya ilişkin Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/887 Esas 2016/887 Karar sayılı emsal kararı da bu doğrultudadır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece, davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle davanın görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlıkta İş Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.3 bendi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/94 Esas, 2021/95 Karar ve 09/02/2021 tarihli kararının HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,a)6100 sayılı HMK.20 maddesi uyarınca taraflardan birinin kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde talep etmesi halinde dosyanın görevli NÖBETÇİ İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,b)İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,c)6100 sayılı HMK 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin davanın açıldığı mahkemenin dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, d)Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA, e)Sair işlemlerin yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-3 maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/05/2025\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d29c8709f3ea51e8","SID":"d6b4ee7b3c6db366"}}