{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/828 <br>KARAR NO\t: 2025/1118<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/364 E.  -  2022/209 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/06/2022 tarih ve 2021/364 E. - 2022/209 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2020/150337 sayılı \"...\" ibareli markanın tescili için başvuru yaptığını, başvurularının Markalar Dairesi Başkanlığı kararı ile re'sen reddedildiğini, bu ret kararına karşı yaptıkları itirazın bu kez YİDK tarafından 6769 sayılı SMK'nın 5/1-(b), (c) bentleri uyarınca nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin Meksika’da 1945 yılında kurulan farmasötik kalitede ecza grubunda yiyecek ve içecekler başta olmak üzere izotonik ve enerji içecekleri üretimi ve dağıtımı yaptığını, tıbbi kullanım için uyarlanmış diyetetik gıdalar ve benzeri birçok kategoride tüketicilere hizmet sunduğunu, ... ve ... ibaresinin dünyaca ünlü tanınmış marka olduğunu, bu markaların çocuklara ve yetişkinlere sağlıklı yaşam ürünleri sunduğunu, ... ve ... markalarının 60 üzerinde ülkede tescilli olduğunu ve aralıksız uzun yıllardır kullanıldığını, yüksek ayırt edici niteliği haiz olduğunu, piyasada ... markasının genel kullanımının bulunmadığını, müvekkilinin markasının Paris Sözleşmesinin 4. Mükerrer 6. Maddesinin A-1 fıkrasına göre Türkiye’de tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek 2020/150337 sayılı \"...\" ibareli başvurunun reddine dair YİDK'nın  2021-M-7953 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, başvuru konusu markanın asli unsurunun ... ibaresinden oluştuğunu, bu ibarenin,  serbest iyon içeren ve elektriksel iletkenliğe sahip ortam anlamına geldiğini, elektrik yüküne sahip olan ve kanda, dokularda, organlarda ve diğer vücut sıvılarında bulunan ve bu minerallerin sıvılarda çözüldüğü ve piyasada tescilli istenen 05. SINIF: İspençiyari, tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı sıhhi müstahzarlar; tıbbi kullanım için adapte edilmiş diyetetik gıdalar ve maddeleri, bebek mamaları; insanlar ve hayvanlar için diyet takviyeleri. 32. SINIF: Biralar; şişelenmiş su; maden suyu ve havalandırılmış sular; ferahlatıcı alkolsüz içecekler; lezzetlendirilmiş ve diğer alkolsüz içecekler; izotonik içecekler; enerji içecekleri; meyveli içecekler ve meyve suları; şuruplar ve içecek yapmak için diğer alkolsüz müstahzarlar; sodalar; hindistancevizi suyu mallarında sağlıklı içecek vasfıyla kullanıldığının belirlendiğini, ihtiva ettiği bu açık ve belirgin anlam göz önüne alındığında 6769 S. SMK’nın  5/1-b ve 5/1-c bentleri uyarınca reddine yönelik kararın hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu uyuşmazlık kapsamında davacının başvurusunun 05 ve 32. Sınıfta yer alan malları kapsadığı, söz konusu malların günlük hayat içinde, insanların sık hizmet alımına konu olan mallar olduğu, davaya konu olan markanın alıcı durumunda olan ortalama tüketici kitlesi tarafından amacının işlevinin ne olduğunun bilinebilecek bir kelimeden oluştuğu, dolayısıyla tüketicinin “...” ibaresi ile karşılaştığında bu ibarenin bir bunun insan sağlığı ile ilgili bir ürün olduğunu ve bunun da insan vücuduna etki eden gıda takviyesi ya da içeceği olabileceğini anlayabileceği, ortalama tüketicinin ... markası ile karşılaştığında, bunun insan sağlığına yararlı olabilecek bir kimyasal ya da mineral olabileceğini ya da insan sağlığı ile ilişkilendirilmesi olarak düşünülmesinin mümkün olduğu, ... ibaresini temsil eden bir ifadenin markasal ayırt ediciliğinin bulunmadığı, ... markasının markayı gören bir kişinin zihninde oluşacak ilk algının, insan sağlığı için önemli olan bir ilaç, gıda takviyesi ya da mineral şeklinde olacağı, bu nedenle redde konu mallar yönünden, tasviri/tanımlayıcı bir ibare olduğu, hizmetin cinsini, vasfını, spesifik bir özelliğini nitelendirdiği, bu ibarenin söz konusu hizmetlerin bir özelliğini ya da kompozisyonunu doğrudan doğruya ve derhal düşündürdüğü, bu ilişkinin tüketicinin algısında ekstra bir irdeleme veya analize gerek olmadan doğrudan kurulabildiği, somut durumda ise tüketici “...” ibaresini başvuru kapsamında yer alan tıbbi kullanım amaçlı diyetetik gıdalar ve maddeleri, insanlar ve hayvanlar için diyet takviyeleri ile su; maden suyu alkolsüz içecekler; enerji içecekleri; meyveli içecekler ve meyve suları; şuruplar mallarının bir vasfını hatta niteliğini, ifade eder mahiyette olacağı, tanımlayıcı olarak nitelendirilebilecek bir ibare olduğu, aranan asgari ve soyut ayırt edici niteliğe haiz olmadığı, dava konusu markanın bir insan sağlığı için önemli olan bu kimyasalın, mineralin tanımlayıcı olarak nitelendirilebileceği, 05. SINIF: İspençiyari, tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı sıhhi müstahzarlar; tıbbi kullanım için adapte edilmiş diyetetik gıdalar ve maddeleri, bebek mamaları; insanlar ve hayvanlar için diyet takviyeleri. ile 32. SINIF: Biralar; şişelenmiş su; maden suyu ve havalandırılmış sular; ferahlatıcı alkolsüz içecekler; lezzetlendirilmiş ve diğer alkolsüz içecekler; izotonik içecekler; enerji içecekleri; meyveli içecekler ve meyve suları; şuruplar ve içecek yapmak için diğer alkosüz müstahzarlar; sodalar; hindistancevizi suyu. bakımından asgari ve soyut ayırt edici niteliği haiz olmadığı, 6769 sayılı SMK madde 5/1-c anlamında tanımlayıcı olduğu ve bu maddede düzenlenen tescil engelinin somut olayda belirtilen bu mal ve hizmetler yönünden oluşacağı, başvurunun 6769 S. SMK’nın 5/1 (b,c) bentleri kapsamında reddedilmesinin Paris Sözleşmesi hükümlerine herhangi bir biçimde aykırı olmadığı, \"...\" esas unsuruna sahip başvuru konusu markanın bir bütün olarak tescil başvurusuna konu edilen tüm emtia yönünden cins, çeşit, vasıf, nitelik vb özellikleri belirttiği, anılan ibarenin tüketici algısında bu yönde bir anlam oluşturduğu, ibarenin ayırt edici vasfının bulunmadığı koşullarının tümü ile uyuşan başvuru konusu işaretin izah olunan tüm bu nedenlerle 6769 s. SMK 5/1-b ve c bentleri uyarınca reddinin mümkün olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Meksika tabiiyetinde bir şirket olan müvekkilinin, dünyaca ünlü “...” ve “...” ibareli markaların yaratıcısı, bu markaya ilişkin tüm fikrî ve sınai haklarının sahibi olduğunu, müvekkilinin “...” ve “...” gibi dünyaca tanınmış markalar kapsamında piyasaya sürdüğü hem çocuk hem de yetişkinlere yönelik sağlıklı yaşam ürünleri ile tanındığını, müvekkilinin markasının 60’ı aşan ülke ve bölgelerde tescil edildiğini, ilk derece mahkemesinin SMK m.5/1,b hükmü kapsamındaki değerlendirmelerinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili adına yapılan tescil başvurusuna konu işaretin, yeşil renkli asimetrik bir şekil ile çevrelenmiş, stilize yazım biçimi ile yazılmış, “İ” harfi üzerine dört farklı renkte damla şeklinin yerleştirildiği “...” sözcüğü ve yeşil renkli çerçevenin dışına sağ üst tarafa yerleştirilmiş içecek içen bir insan illüstrasyonundan oluşturulduğunu, ayırt edici karakteri haiz, özgün bir kompozisyondan oluşan bu işaretin, müvekkilinin mallarını diğer teşebbüslerin mallarından ve hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlayacak yeterliliğe sahip olduğunu, piyasada “...” ibaresinin genel kullanımının bulunmadığını, “...” ibaresini esas veya münhasır unsur olarak içeren ve düz beyaz zemin üzerine siyah harflerle yazılmış pek çok marka başvurusu hakkında tescil kararı verildiğini, ilk derece mahkemesinin SMK m.5/1,c hükmü kapsamındaki değerlendirmelerinin hukuka aykırı bulunduğunu, ortalama Türk tüketicisi açısından değerlendirildiğinde, dava konusu başvurunun, herhangi bir anlam ifade etmeyeceği ve/veya hangi tür mala ilişkin olup olmadığının algılanamayacağı, hatta ilgili mallara dair bir çağrışım bile yapmayacağını, müvekkilinin markasının bir bütün olarak, orijinal ve özgün olup, ilk bakışta bu ibarenin ortalama tüketici nezdinde herhangi bir anlam ifade etmeyeceğini, müvekkilinin “...” markasının dünyanın pek çok yerinde sorunsuzca tescil edildiğini, Paris Sözleşmesi’nin 4. Mükerrer 6. Maddesinin A-1 Fıkrasına göre Ülkemizde de aynen himaye zorunluluğunun olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 S. SMK’nın 5/1-b bendi gereğince, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği, davaya konu uyuşmazlık kapsamında davacının başvurusunun 05 ve 32. Sınıfta yer alan malları kapsadığı, tüketicinin “...” ibaresi ile karşılaştığında bu ibarenin, insan sağlığı ile ilgili bir ürün olduğu, bunun da insan vücuduna etki eden gıda takviyesi ya da içeceği olabileceğini düşüneceği, ... ibaresinin markasal ayırt ediciliğinin bulunmadığı, 6769 S. SMK’nın 5/1-c maddesi uyarınca da, ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren yani tanımlayıcı markaların tescil edilemeyeceği, dava konusu markanın, markayı oluşturan kelimenin İngilizce kökenli ve ürünün hedef kitlesi olan ortalama tüketici tarafından bilinebilecek kelimelerden oluştuğu, markanın belirlenen anlamı itibariyle, ... markasının markayı gören bir kişinin zihninde oluşacak ilk algının, “insan sağlığı için önemli olan bir ilaç, gıda takviyesi ya da mineral” şeklinde olacağı,  başvuru kapsamında yer alan tıbbi kullanım amaçlı diyetetik gıdalar ve maddeleri, insanlar ve hayvanlar için diyet takviyeleri ile su; maden suyu alkolsüz içecekler; enerji içecekleri; meyveli içecekler ve meyve suları; şuruplar mallarının bir vasfını hatta niteliğini, ifade eder mahiyette olacağı, tanımlayıcı olarak nitelendirilebilecek bir ibare olduğu, 6769 sayılı SMK madde 5/1-c anlamında tanımlayıcı olduğu ve bu maddede düzenlenen tescil engelinin somut olayda belirtilen bu mal ve hizmetler yönünden oluşacağı, Paris Sözleşmesi’nin 4. mükerrer 6. maddesinin B paragrafı hükmünün taraf ülkelere menşe ülkelerinde tescilli olsa dahi marka başvurularını reddetme yetkisini verdiği, SMK'nın 5/1 (b,c) bentlerinin içeriğinin de hükümde belirtilen istisna kapsama girdiği, başvurunun 6769 S. SMK’nın 5/1 (b,c) bentleri kapsamında reddedilmesinin Paris Sözleşmesi hükümlerine herhangi bir biçimde aykırı olmayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2025<br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br>...<br> <br>  <br>Üye<br>...<br> <br> <br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d81ca831286ea22b","SID":"a30e8c6d9f8d8afc"}}