{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/292 - 2025/887<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/292<br>KARAR NO\t: 2025/887<br>KARAR TARİHİ\t: 30/05/2025<br>KARARIN  YAZILDIĞI TARİH : 30/05/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA TARİHİ       : 28/11/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 26/11/2024<br>NUMARASI\t: 2023/926 Esas - 2024/882 Karar<br><br><br>DAVACI\t: MİRNA MODA İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0621053290900001 - [25949-87309-07636] UETS<br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVALI\t: BUĞLEM TEKSTİL İNŞAAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0188108996800001- [25898-11813-00116] UETS<br>VEKİLİ\t: Av...<br><br>DAVA\t: Konusu fason dikim işi olan eser sözleşmesine dayalı olarak reklamasyon faturasının tahsili için yapılan takibe itiraz nedeniyle İİK'nın 67. maddesine göre açılmış itirazın iptâli<br>HÜKÜM\t:İstinaf başvurusunun esastan reddi<br>İSTİNAF  EDEN\t: Davalı vekili<br><br>Taraflar arasındaki konusu fason dikim işi olan eser sözleşmesine dayalı olarak reklamasyon faturasının tahsili için yapılan takibe itiraz nedeniyle İİK'nın 67. maddesine göre açılmış itirazın iptâli davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; <br>Davacı şirketin, tekstil konusunda ticari faaliyette bulunan bir firma olup benzer ticari faaliyette bulunan davalı/borçlu şirket ile akdi ve ticari ilişkilerinin mevcut olduğu, taraflar arasındaki akdi ilişki çerçevesinde yapılan ticari işten ötürü davacıya reklamasyon faturalarının kesildiği, davacının sözleşme ve faturalar doğrultusunda 10.06.2023 tarihinde davalıya 136.421,38 TL tutarında fatura düzenlediği, davalının işbu fatura bedelini ödememesi üzerine davalı aleyhine Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2023/19457 E. Sayılı dosyası ile icra takibine başlandığı, davalının, borcu olmadığı iddiasıyla haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğu belirterek davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; <br>Davalının giyim sektöründe fason üretici konumunda bir şirket olduğu, davacının ise tedarikçi olduğu, LC Waikiki Mağazacılık Hizmetleri Ticaret A.Ş.'nin ise müşteri olduğu, davalı şirket ve davacı şirketin sipariş üzerine üretim yapılması konusunda birçok ticari iş birliği yaptığı, bu işlerden bir kısmının da LC Waikiki Mağazacılık Hizmetleri Ticaret A.Ş. tarafından talep edilen siparişler üzerine olduğu, davacı tarafından LC Waikiki'ye teslim edilmek üzere kadın elbiseleri sipariş edildiği, bunun üzerine 2589 adet elbise dikildiği, bu elbiselerin LC Waikiki şirketinin ürün kontrolcüsü tarafından kontrol edildiği ve 27.03.2023 tarihli geçti inspection raporu hazırlandığı, geçti raporuna istinaden davacı şirket tarafından 27.03.2023 tarihli sevk irsaliyesi ile elbiselerin sevk edildiği, davalı şirket tarafından da bu 2589 adet elbise için davacıya 27.03.2023 tarihinde fatura kesildiği, 28.03.2023 tarihinde yine LC Waikiki tarafından yapılan kontrollerde 158 adet elbise için geçti qc ölçü Raporu verilirken 2184 adet elbise için kaldı raporunun verildiği, bunun üzerine elbiselerin davalı şirkete ait atölyeye geldiği ve tadilatlarının yapıldığı, 10.04.2023 tarihinde yine LC Waikiki şirketinin ürün kontrolcüsü tarafından 10.04.2023 tarihli geçti inspection raporu düzenlendiği, bunun üzerine elbiselerin tekrar sevk irsaliyesi kesilmesinin akabinde gönderildiği, davalı şirketin söz konusu elbiselerin tadilatlarını, ütülerini yaptığı ve satışa hazır şekilde paketleyerek teslim ettiği, LC Waikiki kontrolcüsü tarafından inspection raporlarının geçti olarak düzenlendiği, nihai olarak LC Waikiki tarafından aql raporunun da geçti olarak düzenlendiği, davacı tarafından davalı şirkete yansıtılan nakliyeye ilişkin faturaların bedelinin davalı şirket tarafından ödendiği, davacının, LC Waikiki Mağazacılık Hizmetleri Ticaret A.Ş.'nin kendilerine fatura edilen reklamasyon alacaklarına ilişkin davalı şirkete davaya konu icra takibine dayanak oluşturan \"Lasy Optic Beyaz Geç Gelen Reklamasyon Fatura Yansıtması\" açıklamalı 136.421,38 TL tutarında alacağı fatura ettiği, bu reklamasyon kesintisinin hangi kriterlere göre yapıldığı hususunun bilinmediği, buna ilişkin bir açıklamanın da yapılmadığı, ayrıca davacının bu bedeli LC Waikiki'ye ödeyip ödemediği hususunun da bilinmediği, LC Waikiki Mağazacılık Hizmetleri Ticaret A.Ş.'nin ve davacı şirketin kesmiş oldukları reklamasyon faturalarının temelini oluşturan reklamasyona ilişkin yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, bu reklamasyon kesintisinin keyfiyete dayanan bir uygulama olduğu ve bir kriter gözetilmediği, davalı şirketin bu iş için kestiği fatura bedelinin vergiler dahil 195.728,40TL olduğu, bu iş için davacı tarafından davalıya kesilen reklamasyon fatura bedelinin 136.421,388 TL olduğu, reklamasyon kesintisinin yasal dayanağı olmaması yönünden bu fatura alacağının hukuka aykırı olduğu, bunun yanında 195.728,40TL bedelindeki bir iş için keyfi olarak 136.421,38TL reklamasyon bedelinin fatura edilmesinin TMK md. 2'ye göre dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği, reklamasyona ilişkin mevzuatta yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, dolayısıyla reklamasyona ilişkin yasal bir düzenleme olmaması nedeniyle ticari örf ve adetlere göre bu konunun çözüme kavuşmasının gerektiği, reklamasyon kesintisini ve tutarını kesinlikle kabul etmemekle birlikte tekstil sektöründe reklamasyon kesintisi ticari örf ve adetlere göre müşteri tarafından reklamasyon kesintisi yapılması halinde bu bedel tedarikçi ve fason üretimci arasında yarı yarıya karşılandığı, davacının bu talebinin ticari örf ve adetlere de aykırı olduğu, davacının söz konusu başlattığı icra takibinin ve açtığı iş bu davanın hukuka aykırı olduğu, bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz açılan işbu davanın reddine, talep miktarının %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesinin talep etmiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; \"Davanın kabulü ile takibin 136.421,38 TL üzerinden devamına, asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesap edilen 27.284,27 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. <br><br>B. İstinaf  Sebepleri<br>Davalı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; <br>Reklamasyon'a ilişkin mevzuatta yasal bir düzenleme bulunmadığını, reklamasyona ilişkin yasal bir düzenleme olmaması nedeniyle ticari örf ve adetlere göre bu konunun çözüme kavuşması gerektiğini, Yerel Mahkemece teknik bilgi gerektiren bilirkişi raporuna aykırı karar verildiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; <br>Davalının istinaf başvurusunun reddi ile usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen ve konusu fason dikim işi olan eser sözleşmesine dayalı olarak reklamasyon  fatura bedelinin ödenmediği iddiasıyla yapılan takibe itiraz nedeniyle İİK'nın 67. maddesine göre açılmış itirazın iptâli istemine ilişkindir. <br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 HMK, 6098 Sayılı TBK, 6102 sayılı TTK<br><br>3. Değerlendirme ve karar <br>Dava, TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen ve konusu fason dikim işi olan eser sözleşmesine dayalı olarak reklamasyon faturasının ödenmediği iddiasıyla yapılan takibe itiraz nedeniyle İİK'nın 67. maddesine göre açılmış itirazın iptâli davasıdır.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.<br>Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, fason dikim işine ilişkin olmasına göre eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup davanın çözümlenmesinde uygulanması gereken hükümler,  6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddeleridir. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir.<br>Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami \"yedi gün\" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'nın 21/1. maddesindeki ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir düzenlemesi de faturanın mal ve hizmet teslimi üzerine düzenleneceğini ortaya koymaktadır.<br>Ayrıca, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).  Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi ve yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur  (HMK 222/4).<br>Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).<br>İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).<br>Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde, ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü  tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.  Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile  kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.<br>Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; ayıp nedeniyle indirim gereken miktar için kesilen reklamasyon faturası 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesi anlamında fatura olmadığından, aynı maddenin 2. bendi gereğince 8 gün içinde itiraz edilmemiş olması, içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. (Yargıtay 15.H.D. 2016/402 E, 2016/2522 K sayılı kararı) Fakat, mahkemece bilirkişi incelemesine esas olmak üzere taraflara ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirmek ve iletişime geçilecek yetkilinin iletişim bilgilerini sunmak üzere hazır etmesi veya bulunduğu yeri bildirmesi için 2 haftalık kesin süre verilmiş, aksi takdirde ticari defterlere delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılarak dosyadaki mevcut delil durumuna göre karar verileceği ihtar edilmiş, davalı taraf verilen kesin süre içerisinde defterlerini sunmamış, davacı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacının ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporunda; kayıtların davacı şirketin sunduğu cari hesap muavini ile uyumlu olduğu, Lc Waikiki’nin davacı şirkete düzenlediği söz konusu iki faturanın, davacının yıl içinde Lc Waikiki’ye düzenlediği faturalardan kaynaklı alacaklarından mahsup edilmiş olduğu, davacının davalıdan icra takip tarihi (07.07.2023), dava tarihi (28.11.2023) ve 2023 yıl sonu (31.12.2023) itibariyle 119.910,32 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222/3 fıkrasına göre davacı tarafın defterinin  kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, usule uygun ihtara rağmen davalının ticari defterlerini ibraz etmediği ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmadığı anlaşılmakla davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Ayrıca, taraflar arasındaki 24.02.2023 tarihli fason üretim sözleşmesinin 4.8.maddesinde fasoncu firmanın davacıdan veya onun müşterisinden gelecek herhangi bir reklamasyon ve/veya sözleşmeye aykırılık nedeniyle hizmet bedelinde yapılacak kesinti, takas ve mahsubundan sorumlu olacağı düzenlendiği, davacının taraflar arasında yapılan sözleşmenin bu maddesine dayanarak reklamasyon faturalarını takibe koyduğu, davacının mal hizmetini sunduğu LC Waikiki Mağazası'nın davacıya reklamasyon adı altında dava tutarındaki miktarı davacıya fatura ettiği, yapılan bilirkişi incelemesinde adı geçen mağazanın davacı şirkete düzenlediği iki adet reklamasyon faturasının davacının mağazadan olan alacaklarından mahsup edildiği anlaşılmakla mahkemece sözleşme hükümlerine göre reklamasyon fatura bedelini davalıdan talep edebileceği değerlendirmesiyle davanın kabulü dair verilen hükümde dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.<br>V. KARAR<br>Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br> 1-Gebze Asliye Ticaret Mahekemesi'nin 26/11/2024 tarih, 2023/926 E - 2024/882 K sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br> 2-Davalıdan alınması gereken 9.318,94 TL harçtan peşin yatırılan 2.329,74 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.989,2‬0 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi  dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)<br>3-İstinafa başvuran tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>6-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere 30/05/2025 oy birliği ile karar verildi. <br><br><br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2fc0845d14112eb7","SID":"bded947f6a9d6351"}}