{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2021/1965 <br>KARAR NO:2025/559<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:16/02/2021<br>NUMARASI:2018/394 Esas, 2021/93 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat <br>KARAR TARİHİ:27/05/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olup; mahkemece davanın  reddine  dair verilen karara davacı vekilince  istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili , taraflar arasında ihale yoluyla imzalanan hizmet sözleşmesi gereğince davalı tarafından müvekkilinden, ... Sancaktepe binası için üç alternatifli mimarı projenin hazırlanmasının istenildiğini, müvekkilinin 3 adet ön mimari projeyi davalıya teslim ettiğini, anacak davalının projelerin sözleşme eklerine uygun olmadığı için iade edilip, eksik hususların da müvekkile ihtar edildiğini, sonrasında davalının İski Yönetim Kurul kararı ile ihaleyi belli olmayan sebeplerle fesih kararı aldıklarını, fesih sonrası müvekkilinin 1 yıl süreyle kamu ihalelerine katılmasının yasaklandığını, müvekkilinin 3 adet ön projeyi  davalı kuruma teslim edildiğinde davalı kurum görevlisi ...Tarafından sondaja başlanabileceğinin belirtildiği, ancak sondaj aşamasında davalı kurum Üst Yapı Şu. Müd. ... tarafından sondaj işlemlerinin engellendiğini belirterek , ihale feshinin haklı bir nedene dayanmadığının tespitini ve 5.000,00 TL teminat, 2.832,00 TL ceza olmak üzere neticeten 7.832 TL ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile  müvekkiline ödenmesini talep  etmiştir.Davalı vekili ; öncelikle görev, yetki ve husumet itirazlarının bulunduğu, müvekkiline karşı açılan davalarda adli yargının değil idari yargının görevli olduğunu, görevli mahkemenin idari yargı mahkemeleri olduğunu, İçişleri Bakanlığı tarafından verilen karar sebebiyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, soyut maddi tazminat talebinin belirsiz ve kısmi dava olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, 06/07/2012 tarihli ihtarname ile sözleşme gereği işe ait gerekli çalışmaların 10 gün içinde tamamlanarak idarelerine teslim edilmesi, aksi takdirde yüklenici firma ile idareleri arasında imzalanan sözleşmenin feshinin yapılacağı hükmünün belirtildiğini, ilgili firmanın bu hususta ihtar edildiğini, müvekkilinin dava konusu olayda kusur, zarar, illiyet bağı şartlarının bir arada bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme , tüm dosya kapsamı ve toplanılan delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi sonucunda, davacı tarafça 05.01.2012 tarihli sözleşme kapsamında yüklenilen işin TBK'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, sözleşme gereğince 10.01.2012 tarihi itibarıyla işe başlanacağı ve işin 07.07.2012 tarihinde teslim edileceği, davalı tarafça yüklenilen işin süresinde yapılmaması ve istenilen özellikleri taşımadığından bahisle sözleşmenin feshedildiği, mahkememizce görevlendirilen bilirkişi tarafından tespit edildiği üzere davacı tarafça hazırlanan ön projenin teknik şartnameye uygun ve ön proje olarak değerlendirildiğinde teknik olarak yeterli olduğu tespit edildiğinden davalı yanın fesih nedeni olarak sözleşmeye aykırılık sebebini göstermesinin yerinde olmadığı, işin süresinde bitirilmemesine ilişkin neden hakkında yapılan incelemede; davacı tarafça davalı yanca projede bir kısım değişiklikler yapılması talebinde bulunulması ve davalı kurum tarafından sondaj işlemlerinin engellenmesi sebebiyle işin tamamlanamadığı iddiasında bulunulmuş ise de, sözleşme kapsamında 180 günlük süre sonunda 07.07.2012 tarihinde tamamlanması gereken iş için davacı yanın ilk olarak 11.06.2012 tarihinde ön proje teslim ettiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlığın bulunmadığı, iş için sözleşme ile belirlenen sürenin tamamı ve ön projenin teslim edildiği tarih nazara alındığında ibraz edilen ön projenin süresinde olduğunun kabul edilemeyeceği,  teknik şartnamenin 2.1.2 maddesinin ön proje onaylanmadan kesin projeye başlanılamayacağına ilişkin hükmü karşısında kesin kabulün yapılmamış olması nedeniyle sondaj işlemine başlanılması da mümkün olmadığından davalı tarafça işin zamanında bitirilmesinin engellendiğine dair iddianın mahkememizce yerinde görülmediği, davacı tarafça ihaleden yasaklama kararının kaldırılmasına yönelik olarak Ankara 13. İdare Mahkemesinde açılan davada, mahkemenin davalı idarenin projenin sözleşmeye uygun olmadığını ispatlayamadığı ve komisyon kurulmaksızın sözlü uyarıda bulunulmasının ihaleden yasaklama yaptırımını uygulamak için yeterli olmadığı gerekçesiyle davacı lehine ihaleden yasaklama kararının iptaline karar verdiği görülmüş ise de, iş bu karar gerekçesine konu tüm bu tespitlerin eldeki davanın konusunu oluşturmayan ihaleden yasaklama kararının yerindeliğine ilişkin olduğu nazara alındığında ön proje taslağının 180 günlük iş süresinin 153. gününde teslim edildiği ve süresi içinde iş tamamlanmadığından davacının işi teslim süresinde davalıya teslim ettiğinden bahsedilemeyeceğinden sözleşmenin 26. maddesi ve genel hüküm niteliğindeki TBK'nun 473. maddesi uyarınca davalı İski'nin sözleşmeyi feshinin haklı olduğu anlaşıldığından davacı yanın bu nedenle talep edebileceği bir tazminat ve alacağının bulunmaması gerekçesiyle  yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında ,... Sancaktepe binası için üç alternatifli mimari proje hazırlanması işi olduğunu , yüklenicinin belirlenen hususlara göre etüt raporu ve ve ön proje hazırlayacağını , ön proje idare tarafından tasdik edilmeden kesin projeye başlanmayacağını , ihale konusu yapılan işin iki aşaması bulunduğunu , 1. Aşamanın 3 adet ön projenin davalıya sunumu olduğunu , 2. Aşamanın sunumu yapılan projelerden kabul olunan ön projeye yönelik uygulama projelerinin yapımı olarak düzenlendiğini , teknik şartnamede ön proje seçim ve tasdiki yapılmadan kesin projeye başlanmayacağının düzenlendiğini , 3 adet ön mimari projenin 11.06.20212 tarihinde davalı kuruma sözleşmedeki mevcut sürelere uygun teslim edildiğini , idarenin 3 proje içerisinde tercih yapmaksızın projelerde eksiklik olduğundan bahisle kabul edilmediğini , ihalenin iptaline karar verilmiş olmasının sözleşmeye uygun bulunmadığını , davalının sözleşme ve teknik şartnameye uygun davranmadığını , ihale iptal edilerek teminatın irat kaydedildiğini , bilirkişi raporunda kalan süre içerisinde uygulama projelerinin hazırlanması için yeterli olduğu yönünde görüş bildirdiğini , yerel mahkemenin davalının beyanlarına dayanarak teknik şartnameye aykırı olarak ret kararı verdiğini , hatalı ve eksik değerlendirme yapıldığını  belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin haksız feshinden kaynaklanan tazminat davası olup , davacı yüklenici , davalı iş sahibidir.Davacı vekili dava dilekçesinde , taraflar arasında üç alternatifli mimari projenin hazırlanması işi olduğunu , teknik şartnamenin 2.1.2 maddesi gereği etüt raporu ve ön proje hazırlanmadan ve idare tarafından tasdik edilmeden kesin projeye başlanamayacağının düzenlendiğini , 3 adet ön mimari projenin 11.06.2012 tarihinde davalı kuruma teslim edildiğini , 25.06.2012 tarihli yazıyla davalının ön projenin sunulmuş olduğunu ve sözleşme ve eklerine uygun olmadığı için iade olunduğunu , davalı tarafından 6.7.2012 tarihli gönderilen ihtarla sözleşme süresi içerisinde statik , mekanik ,elektrik yönünden eksikliklerin sözleşme süresinde giderilmesinin istendiğini , 09.08.2012 tarihli ...  Yönetim Kurulu kararı ile ihale fesih olunmuş ,23.08.2012 tarihli ihtarla feshin tebliğ olunduğunu , 1 yıl süre ile kamu ihalelerine katılmasının yasaklandığını , Ankara 13. İdare Mahkemesinin 2013/270 Esas ,2013/1559 Kara sayılı ilamı ile ihalelere katılmama yönündeki kararın kaldırılmasına karar verildiğini , müvekkilinin hiç bir iş ve avans alamadığını belirterek , ihalenin feshinin haklı nedene dayanmadığının tespitini ,  haksız fesihten doğmuş maddi kaybın  ve irat kaydedilen toplam 7.832,00 TL.  teminat ve cezanın tahsilini talep etmiştir.Davalı iş sahibi vekili yüklenici firmanın ön proje teslimini en geç 29 Şubat 2012 tarihine kadar yapması gerektiğini , 11.6.2012 tarihinde 180 günlük işin 153 günüde teslim ettiğini , ön projenin sözleşmeye aykırılık sebebiyle iade edildiğini , 6.7.2012 tarihli ihtarla eksikliklerin giderilmesinin istendiğini , davacının cevap verdiğini , davalı idarenin 16.7.2012 tarihli yazı ile eksiklikleri bildirdiğini ,180 gün içinde proje hizmetlerini tamamlamadığını , sözleşmenin 26. maddesine müvekkili tarafından fesih yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Yerel mahkeme ,  ön proje taslağının 180 günlük iş süresinin 153. gününde teslim edildiği ve süresi içinde iş tamamlanmadığından davacının işi teslim süresinde davalıya teslim ettiğinden bahsedilemeyeceğinden sözleşmenin 26. maddesi ve genel hüküm niteliğindeki TBK'nun 473. maddesi uyarınca davalı İski'nin sözleşmeyi feshinin haklı olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında 05.01.2012 tarihli sözleşme olduğu , sözleşmede ... Hizmet Alanı Sınırları dahilinde Hizmet Yapısı Proje Hazırlaması işi olduğu , işin süresinin 180 gün olarak düzenlendiği , sözleşme bedelinin 80.000,00 TL. olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. 14.01.2012 tarihinde işe başlandığı işe başlama tutanağı ile anlaşılmıştır. Sözleşmenin 11.1.1 maddesine göre yüklenicin 5.000,00 TL. Kesin teminat vereceği , ilişiksiz belgesiyle iade edileceği belirtilmiştir. 16.1.1. Maddesine göre iş teslim edilmediği takdirde geciken her takvim günü için sözleşme bedelinin 0,003 oranında gecikme cezasına tabi olunacağı belirtilmiştir.Teknik şartnamenin 2.1.2 maddesinde , yüklenici etüt raporunu ve ön projeleri hazırlayacak ve ön proje idare tarafından tasdik edilmeden kesin projeye başlanılmayacağının düzenlendiği anlaşılmıştır. Davalı ...'nin 10.04.2012 tarihli davalıya gönderdiği yazısında ön projenin tesliminin henüz yapılmadığı , yapılan ön sunum çalışmalarının ise defaten şifahi olarak belirtilen eksikliklerin dikkate alınmadığı , 03.04.2012 tarihinde yapılan sunum içeriklerinden anlaşıldığı belirtilmiştir.Taraflar arsında ön projelerin yüklenici tarafından 11.06.2012 tarihinde teslim edildiğinde ihtilaf yoktur. Davalı...İstanbul .... Noterliğinin 06.07.2012 tarih ve ... yevmiyeli ihtarı ile 180 günlük proje süresinin iş programına riayet edilmeden işin 153. Günü sözleşme ve eklerini kapsayan teslim standartları ve yeterliliğinde olmadığından ön projelerin iade edildiğini , sürenin 07.07.2012 tarihinde bittiğini belirtmiştir. Davalı ...Yönetim Kurulu 23,08.2012 tarihli kararı ile eksikliklerin giderilmediği , projelerin yasal sürede tamamlanmadığı belirtilerek sözleşmeyi feshederek kesin teminatı gelir kaydetmiştir.Dosya kapsamında alınan 30.01.2020tarihli bilirkişi raporunda yüklenicinin teslim süresinde işi teslim edemediğini , bu surette 26. Maddeye aykırı davranarak davalı yönünden haklı feshe sebebiyet verdiği belirtilmiştir. Dosyaya onaylı iş programı getirtilmiştir.10 Ocak 20212 işe başlama tarihi olduğu ,10 Ocak 2012 -25.05.2012 proje çalışmalarının 136 günde teslim edileceği düzenlenmiştir. Davacı tarafça iş programına uygun davranılmadığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından davacı yüklenicinin 180 gün içerisin de proje işini bitiremediği ,sunulan ön projelerin , davacı tarafa bildirilen  10.04.2012 tarihli Davalı ... yazısı ve Davalı ...'nin 07.07.2012 tarihli yazılarına göre sözleşme ve eklerine uygun projelerin  tamamlanamadığı , bunun üzerine davalı iş sahibi tarafından haklı sebeple fesih yapıldığı anlaşıldığından yerel mahkemece davacının davasının reddine karar verilmesi hukuka ve usule uygun olup , bu sebeple davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1 - İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/02/2021 tarih ve 2018/394 Esas, 2021/93 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2 - Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 27/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"67acdd3d2d775f8c","SID":"7d97d7563053462e"}}