{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2130 <br>KARAR NO:2025/836<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:01/07/2021<br>ESAS NO:2019/118 Esas - 2021/538<br>DAVA:Satım sözleşmenin feshine dayalı alacak - ödenen senetlerin istirdadı- vadesi gelmeyen bonolar nedeniyle menfi tespit<br>Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile aralarında ilk peşinat ödemesi 10/11/2014 tarihinde 2.000 TL olarak yapılan ve sözleşmesi 29/01/2015 tarihinde yapılan taksitle konut satışı içerikli alelade satış vaadi sözleşmesi gereği satış vaadi ile satışı yapılan işbu ön Ödemeli konut satışı sözleşmesi gereği, ... projesi (...) olarak adlandırılan, Sarıyer ilçesi ... Mah. ... mevkii ... Ada , ... pafta , ... parselde bulunan inşaatta, ... Blok ... Kat ..., Bağımsız bölüm No: 108 (sonradan değiştirilerek No; 77} olan brüt ; 209,76 m2 ve net ; 134,43 m2 lik dairenin konut olarak 1.102,391,00 TL. olarak taksitli ve ara ödemeli senetler düzenlenmek suretiyle satışı hususunda tarafların anlaşarak sözleşmeyi imza altına aldıklarını, işbu sözleşme gereği müvekkilinin bugüne değin üzerine düşen tüm ödemeleri dava tarihi itibariyle 976.070,00 TL. olarak gerçekleştirdiğini, sözleşmenin 7. Maddesinin 7.1. bendi gereği dairenin teslim tarihinin  31/03/2017  olduğunu, bugüne değin müvekkiline dairesinin kullanıma hazır vaziyette teslimine ilişkin bir davet yazısı gönderilmediğini, sözleşmenin 7.9. bendi gereği inşaat yapım işlerini engelleyecek mahiyette olağanüstü bir durum ve mücbir sebep meydana gelmediği halde inşaat yapımı kötü yönetim ve ihmaller neticesi geciktirildiğini, mücbir sebeplerin varlığını kesinlikle kabul etmediklerini, sözleşmenin 7. Maddesinin 9. bendinde yazdığı üzere en son teslim tarihinin 180 günlük gecikme süresi ilave edildiğinde dahi 01/10/2017 tarihi olup işbu tarihte ve sonrasında bugüne dek taşınmazın teslim edilmediğini,  6502 sayılı yasanın 44. Maddesi gereği ön ödemeli konut satışında devir veya teslim süresi sözleşme tarihinden itibaren 36 ayı geçemez amir hükmü dikkate alındığında satışa konu dairenin süresinde teslim edilmemiş olması ve halen dahi 40 ay geçmiş olmasına rağmen teslim edilmemiş olması nedeniyle de davalının temerrüde düştüğünü, müvekkilinin imza edip tarafınıza teslim ettiği ve sözleşmeyle de sabit senet bedellerinin bir kısmı ödenmesine rağmen halen teslim edilmediğini, teslim edilmeyen senetlerin 15/08/2017 vadeli 12.632 TL. - 15/10/2017 vadeli 12.632 TL. - 15/11/2017 vadeli 12.632 TL. - 15/12/2017 vadeli 12.632 TL. - 15/01/201S vadeli 12.632 TL. - 15/02/2018 vadeli 12.632 TL. - 15/04/2018 vadeli 12.632 TL. lik 7 adet senet olduğunu, işbu teslim edilmeyen ve akıbeti taraflarınca bilinmeyen senetlerin iptalini talep etmek ve ayrıca davalı satıcı elinde bulunan 15/05/2018 vadeli 12.632 TL. - 15/06/2018 vadeli 12.632 TL - 15/07/2018 vadeli 12.632 TL. - 15/08/2018 vadeli 12.632 TL. - 15/09/2018 vadeli 12.632 TL. - 15/10/201 8 vadeli 12.632 TL -15/11/2018 vadeli 12.632 TL. - 15/12/2018 vadeli 12.632 TL. - 15/01/2019 vadeli 12.632 TL. ve 15/02/2019 vadeli 12.632 TL. toplam 10 adet senedinde iadesine şayet mümkün mümkün olmaz  ise iptali ile bu senetler yönünden borçlu olmadıklarına karar verilmesini de talep etmek zaruretlerinin bulunduğunu, müvekkili şirket müdürünün sözleşmede belirtilen dairenin son durumunu görmek için 25/03/2017 tarihinde daireyi gezdiğini ve dairenin kendisine satış vaadi sözleşmesi esnasında ifade edildiği gibi kullanışlı olmadığını ve dairenin salonunun ortasından yaklaşık 4 m2 lik kolon geçtiği ve yine yatak odalarında ise sıra dışı 2,5 m2 lik kolonlar bulunması ve dairenin sözleşmede yazan özelliklerde olmaması ve tüketici olarak satın alınan daireden beklenilen faydayı sağlayamayacak derecede dairenin kullanıma elverişsiz alması nedenleriyle ayıplı olduğunu gördüğünü ve delil tespiti yaptırıldığını,  yaptırılan bilirkişi incelemesiyle de dairenin salon ve yatak odasında bulunan kolonların satın alınan daireden beklenen faydayı sağlayamayacak ve kullanıma olumsuz etki yaratabilecek nitelikte olduğu ve dairenin 3,55 m2 küçük olduğu - ebeveyn banyosu ve diğer banyo kapılarının sürgülü kapı olması gerekirken açlır kapanır kapı olduğunun- yangın sistemine ait purjör ve dedektörlerin eksik olduğu - tezgah üstü prizlerin olmadığının - tv,telefon,uydu ve internet sisteminin tüm odalarda kullanım amacına uygun olarak yapılmadığının, tavandan kablolar sarktığını ve sözleşmede fancoil ile klima ve ısıtma yapılacağı, ısıtmaya takviye olarak cam önlerinde yerde konvektörler olacağı yazmasına rağmen konvektörler yerine radyatörler kullanıldığının, halen dairenin bitirilemediği tesbiti ile ayıplı olduğunun tespit edildiğini, işbu bilirkişi raporundan da görüleceği üzere satışa konu dairedeki işbu kusurların müvekkili  açısından makul olarak beklediği faydaları azaltmakta ve ortadan kaldırır mahiyette olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin imzalandığı 29/01/2015 tarihinden ihtarnamenin tebliğ edildiği 10/05/2018 tarihinde ve yine ikinci ihtarnamenin tebliğ edildiği 24/05/2018 tarihinde sözleşmenin feshedilip dönüldüğünün davalı tarafa bildirildiği tarihe dek ödenmiş olan 976.070,00 TL. şayet tacir olan müvekkili tarafından ticari işlerinde kullanılmış olsa idi piyasa koşullarına göre kendisine en az %15' lik (146.410,00 TL ) bir getirisinin olacağı aşikar olmakla davalıdan % 15 ten az olmamak üzere kusurlu davranışı sebebiyle daire tesliminin yapılamamış olması ve satışa konu konutun ayıplı olması nedenleriyle sözleşmeden dönmelerine sebep olduğu için tazminat talep etmek zarureti doğduğunu, davalı şirkete Kartal ... Noterliğin' den 04/05/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi (10 Mayıs 2018 de tebliği) ile gerekli yasal ihtarat yapılarak satış vaadine konu dairenin ayıplı olması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğinin ve haklı olarak sözleşmeden dönüldüğünün ihlaratı yapılmış olmakla davalının temerrüde düşürüldüğünü ve davalı taraf nezdinde bulunan tüm senetlerin de iadesinin talep edildiğini, yine davalı şirkete Kartal ... Noterliği' nden 2. kez 21/05/2018 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bu kez 3 günlük süre verilerek taksitle konut satışı sözleşmesinden 6502 sayılı yasanın 45. Maddesi gereği dönüldüğünün ve 2. Fıkrası gereği de satıcı olarak yükümlülüklerini hiç ya da gereği gibi yerine getirmediği için tüketici olarak taraflarınca herhangi bir bedel talep edemeyeceklerinin ihtarıyla ödenmiş olan ana para ve işlemiş faizi olan 201.930,00 TL. ile birlikte 1.178.000.00 TL' nin ödenmesi hususu ihtar edildiğini ifade ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalı şirkete ödenmiş olan banka dekontları ile sabit 976.070,00 TL. ana paranın ödeme tarihleri dikkate alınarak bu tarihlere güre hesap edilecek işlemiş olan faiziyle birlikte taraflarına iadesini, davalı yedinde bulunan ve Ödemesi yapıldığı halde teslim edilmeyen 15/08/2017 vadeli 12.632 TL. - 15/10/2017 vadeli 12.632 TL. - 15/11/2017 vadeli 12.632 TL. - 15/12/2017 vadeli 12.632 TL - 15/01/2018 vadeli 12.632 TL, - 15/02/2018 vadeli 12.632 TL. - 15/04/2018 vadeli 12.632 TL' lik 7 adet senetler ile ihtarıyla sözleşmeyi feshedip döndüklerini bildirdikleri 10 Mayıs 2018 sonrasına ait davalı şirket elinde bulunan 15/05/2018 vadeli 12.632 TL. - 15/06/2018 vadeli 12.632 TL. -15/07/2018 vadeli 12.632 TL. - 15/08/2018 vadeli 12.632 TL, - 15/09/2018 vadeli 12.632 TL. - 15/10/2018 vadeli 12.632TL.- 15/11/2018 vadeli 12.632 TL. - 15/12/2018 vadeli 12.632 TL. - 15/01/2019 vadeli 12.632 TL. ve 15/02/2019 vadeli 12.632 TL. toplam 10 adet senedinde iadesine, şayet senetlerin iadesi mümkün olmaz ise senetlerin iptali ile bu senetler yönünden borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini, dava harç ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilen 29.01.2015 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... mahallesi, ... ada ... parselde bulunan ... Projesi ... Blok ...(yeni ...7) nolu bağımsız bölüm ekte sunulu satış vaadi sözleşmesi ile davacıya satıldığını, sözleşmeye konu bağımsız bölüm ve bağımsız bölümün bulunduğu ... Projesinin bittiğini ve  teslime hazır olduğunu,    projede yaşam başladığını, ancak davacı tarafın sözleşmeye konu bağımsız bölümü teslim almaktan imtina ettiğini, davacı tarafça yokluklarında İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi'nin 2018/9D.iş sayılı dosyası ile sözleşmeye konu bağımsız bölümle ilgili delil tespiti yapıldığını ancak iş bu delil tespitinin aciliyet gerektiren bir durumu olmadığı halde yokluklarında yapıldığını ve taraflarına herhangi bir savunma hakkı verilmediğini,   yokluğuklarında yapılan delil tespitini hiçbir şekilde kabul etmediklerini, davacı tarafın satın almış olduğu bağımsız bölümün odalarının ortasından 4m2lik kolon geçtiğini bundan haberi olmadığını iddia ettiğini, ancak  davacı tarafla akdedilen sözleşmeye ek Bağımsız bölümün ayrıntılı vaziyet planında bağımsız bölümün salonunda ve yatak odasında kolon olduğunun açıkça görüldüğünü, davacı tarafın iş bu vaziyet planında imzası bulunduğunu, davacı tarafa sözleşmeye konu bağımsız bölümün içerisindeki kolonlar gösterildiğini ve sözleşme bedelinin de buna göre tespit edildiğini,  bahse konu kolonların ayıp mahiyetinde olmadığını, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine taraflar arasında akdedilen sözleşmeye konu bağımsız bölümde herhangi bir ayıp bulunmadığını,  müvekkili şirket tarafından sözleşmeye konu bağımsız bölümün sözleşmeye uygun olarak bitirildiğini ve teslime hazır hale getirildiğini, davacı tarafça Kartal ... Noterliği'nin 04.05.2018 tarihli ... yevmiye numaralı  ihtarnamesinin keşide edildiğini ve tarafılarınca cevap verilmesi beklenmeden Kartal ... Noterliği' nin 21.05.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek sözleşmeden dönüldüğünün ihtar edildiğini, tarafılarınca da her iki ihtarnameye süresi içerisinde Beyoğlu ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 28.05.2018 tarihli ihtarnamesi ile cevap verildiğini, davacı tarafın ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi haklı nedenle sözleşmeden döndüğünü iddia etmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bu nedenle davacı tarafça yapılan feshin haksız nedenle fesih olup haksız nedenle fesih nedeniyle davacı tarafça cezai şart bedeli ödenmesi gerektiğini ifade ederek davanın reddi ile mahkemece bu talepleri kabul edilmemesi halinde sözleşmenin haksız nedenle feshi nedeniyle davacı tarafça sözleşme bedelinin %2'si kadar cezai şart bedelinin ödenmesine hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Davacı tarafın  ayıp iddiaları bakımından yapılan değerlendirmede, tüketici mahkemesince yapılan delil tespiti neticesinde sunulan teknik bilirkişi raporu içeriğine göre, ebeveyn banyosu ile diğer banyo kapısının projesinde öngörüldüğü üzere sürgülü olması gerekirken açılır kapanır tarzda olduğu, salon ve yatak odalarındaki kolonların sözleşme eki protokolde yer aldığı ancak bu kolonların satın alınan daireden beklenen faydayı sağlamayacağı ve kullanımı olumsuz etkileyeceği, koridorun karşısındaki birinci odada yangın sistemine ait purjör ve dedektör ile bir adet anahtarın bulunmadığı, teras aydınlatmasına ait kablolar ve armatürlerin sarkık vaziyette olduğu, mutfak kısmında purjör ve iki adet dedektör ve tezgah üstü prizlerin bulunmadığı, ikinci odada purjör ve dedektör ile bir adet anahtarın olmadığı, üçüncü odada  dedektörlerin ve bir adet anahtarın bulunmadığı, giriş koridorunda ve diğer bölümlerinde tavanından bir kısım kablolar sarkık vaziyette olduğu, yan duvarlarda bulunan mevcut anahtar ve prizlerin yerlerine montajlarının yapılmadığı, kablo uçları ile birlikte dışarıda durduğu, bir kısım anahtar ve prizlerinde eksiklik  olduğu, mevcut durum itibariyle TV- Tlf- Uydu ve internet sisteminin dairede tüm odalarda kullanım amacına uygun olarak yapılmadığının görüldüğü, mekanik Tesisatı işleri ile ilgili olarak sözleşmede ... ile klima ve ısıtma yapılacağı, ısıtmaya takviye olarak cam önlerinde yerde konvektörler olacağı yazmasına rağmen, konvektörler yerine radyatörler kullanıldığı, fancoil sistemi yerine VRV sistemi kullanıldığı hususlarının bildirildiği,  yerinde yapılan teknik incelemeyle de tespit edildiği üzere mahkememizde oluşan kanaate göre,  davacının satın alınan daireden beklenen faydayı sağlamayacağı ve kullanımı olumsuz etkileyen faktörlerle daireyi teslim alma zorunluluğu da bulunmadığı göz önüne alınarak bu sebeple de davacı tarafça yapılan feshin haklı nedene dayandığı...\" gerekçesiyle davanın kabulü ile toplam 976.070 TL’nin ödeme tarihlerinden (163.717 TL' ye ödeme tarihi olan 28.01.2015 tarihinden itibaren,  12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 16.03.2015 tarihinden,  12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 15.04.2015 tarihinden,  12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 14.05.2015 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 15.06.2015 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 14.07.2015 tarihinden,  12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 13.08.2015 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 09.09.2015 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 13.10.2015 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 16.11.2015 tarihinden,  12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 15.12.2015 tarihinden,  177.696 TL'ye ödeme tarihi olan 15.01.2016 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 15.02.2016 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 15.03.2016 tarihinden, 12.632 TL' ye ödeme tarihi olan 15.04.2016 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 17.05.2016 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 17.06.2016 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 14.07.2016 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 15.08.2016 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 19.09.2016 tarihinden, 12.632 TL' ye ödeme tarihi olan 17.10.2016 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 16.11.2016 tarihinden,  12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 15.12.2016 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 20.01.2017 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 24.02.2017 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 07.04.2017 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 23.05.2017 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 23.05.2017 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 13.06.2017 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 03.08.2017 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 18.08.2017 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 18.09.2017 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 26.10.2017 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 22.11.2017 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 15.12.2017 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 15.01.2018 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 27.02.2018 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 21.03.2018 tarihinden, 12.632 TL'ye ödeme tarihi olan 17.04.2018 tarihinden, 165.000 TL' ye ödeme tarihi olan 28.01.2015 tarihinden ) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı yedinde bulunan ve ödemesi yapıldığı hâlde teslim edilmeyen 15/08/2017 vadeli 12.632 TL bedelli - 15/10/2017 vadeli 12.632 TL bedelli - 15/11/2017 vadeli 12.632 TL bedelli - 15/12/2017 vadeli 12.632 TL bedelli - 15/01/2018 vadeli 12.632 TL bedelli - 15/02/2018 vadeli 12.632 TL bedelli - 15/04/2018 vadeli 12.632 TL' lik 7 adet senet ile davalı şirket elinde bulunan 15/05/2018 vadeli 12.632 TL bedelli - 15/06/2018 vadeli 12.632 TL bedelli -15/07/2018 vadeli 12.632 TL bedelli - 15/08/2018 vadeli 12.632 TL bedelli - 15/09/2018 vadeli 12.632 TL bedelli - 15/10/2018 vadeli 12.632TL bedelli- 15/11/2018 vadeli 12.632 TL bedelli - 15/12/2018 vadeli 12.632 TL bedelli - 15/01/2019 vadeli 12.632 TL bedelli ve 15/02/2019 vadeli 12.632 TL bedelli toplam 10 adet senedinde  iptaline, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Raporda geç teslim söz konusu olduğu ve bu sebeple alıcının feshi dolayısıyla %2 cezai şart tatbik edilemeyeceği belirtilmiş ise de feshin haksız fesih olduğu göz önüne alındığında bu görüşün kabulünün mümkün olmadığını, zira daha evvel kök rapora ilişkin itirazlarda da yer vermiş oldukları üzere, alıcı sözleşmeyi herhangi bir haklı sebep yahut ayıplı ifa söz konusu olmaksızın satış vaadi sözleşmesi fesih edilmiş olup; haksız feshe rağmen hukukçu bilirkişinin feshin geçerli sebebe dayanan fesih olarak kabul edilmeme halinde dahi geç teslim dolayısıyla cezai şart tahakkuk ettirilemeyeceği yönündeki görüşüne katılmadıklarını, Yine hatalı ve eksik şekilde hazırlanan ek raporda geç teslimin tarafımızdan kabul edildiği yönünde afaki ve dayanağı belli olmayan bir tespite de yer verilmiş olup; sanki davacının sözde haklı sebeple fesih iddiasının haklı olduğuna dem vurulduğunu, ancak bu husus sayın heyet tarafından yanlış anlaşıldığını, zira daha evvel de dava dilekçesinde  belirtmiş oldukları üzere sözleşmeye konu bağımsız bölümün bittiğini, teslime hazır olup; davacı taraf sözleşmeye konu bağımsız bölümü teslim almaktan imtina ettiğini, Davacı tarafça yokluklarında İstanbul 2. Tüketici Mahkemesinin 2018/9D.iş sayılı dosyası ile sözleşmeye konu bağımsız bölümle ilgili delil tespiti yapıldığını ancak iş bu delil tespitinin aciliyet gerektiren bir durumu olmadığı halde yokluklarında yapıldığını ve taraflarınca herhangi bir savunma hakkı verilmediğini, kanuna göre daha sonra mahkemece yokluğunda delil tespiti yapılan kişiye dilekçe tebliğ edilip savunma hakkı ve/veya itiraz hakkı verilmesi gerekirken bu hak müvekkili şirkete verilmediğini, bu nedenle yokluklarında yapılan delil tespitini hiçbir şekilde kabul etmediklerini, Davacı taraf satın almış olduğu bağımsız bölümün odalarının ortasından 4m2lik kolon geçtiğini bundan haberi olmadığını iddia ettiğini, ancak önemle beyan ederiz ki davacı tarafla akdedilen sözleşmeye ek bağımsız bölümün ayrıntılı vaziyet planında bağımsız bölümün salonunda ve yatak odasında kolon olduğu açıkça görüldüğünü, bu hususu açıkça teyit eden vaziyet planı da dosyaya sunulduğunu, davacı tarafın iş bu vaziyet planında imzası bulunduğunu, davacı tarafa sözleşmeye konu bağımsız bölümün içerisindeki kolonlar gösterilmiş ve sözleşme bedeli de buna göre tespit edildiğini, yani davacı taraf iş bu kolonları bilerek ve isteyerek sözleşmeyi imzaladığını ve sözleşme bedeli de bu kolonlar göz önüne alınarak tespit edildiğini, bu nedenle bahse konu kolonların ayıp mahiyetinde olmadığını önemle beyan ettiklerini, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine taraflar arasında akdedilen sözleşmeye konu bağımsız bölümde herhangi bir ayıp bulunmadığını, bağımsız bölümün davacı tarafça daha henüz teslim dahi alınmamışken bağımsız bölümde ayıp olduğunun iddia edilmesinin gerçeğe aykırı olduğunu, Müvekkili şirket tarafından sözleşmeye konu bağımsız bölümün sözleşmeye uygun olarak bitirildiğini ve teslime hazır hale getirildiğini, davacı tarafça Kartal ... Noterliğinin 04.05.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini ve taraflarınca  cevap verilmesi beklenmeden Kartal ... Noterliğinin 21.05.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek sözleşmeden dönüldüğünün ihtar edildiğini, taraflarınca da her iki ihtarnameye süresi içerisinde Beyoğlu ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 28.05.2018 tarihli ihtarnamesi ile cevap verildiğini, ancak buna rağmen davacı taraf ısrarla ihtarnamelerine cevap verilmediğini beyan etmesinin hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunu, Davacı tarafın ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı taraf sözleşme gereği ödemesi gereken senet ödemeleri müvekkili şirkete ödemediğini, ekli tablodan da görüleceği üzere davacı tarafın bugün itibariyle yaklaşan vadeli senedi ile birlikte 45.000TL'ye yakın 3 adet ödemediğini, Müvekkili şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmiş olup davacı tarafça yapılan fesih haksız fesih olduğunu, gerekçeli kararda tıpkı hatalı bilirkişi raporlarındaki gibi faiz yönünden de hukuka aykırı hüküm tesis edildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin feshine dayalı alacak - ödenen senetlerin istirdadı- vadesi gelmeyen bonolar nedeniyle menfi tespit istemlerine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne  karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.\tDavacı, taraflar arasındaki taşınmaz  satış vaadi sözleşmesi uyarınca davalıdan taşınmaz satın alındığını ancak taşınmazın sözleşmede belirlenen sürede teslim edilmediği gibi ayıplı olduğunun anlaşılması üzerine  haklı nedenle  feshedildiğini, bu nedenle davalıya yapılan ödemelerin iadesi gerektiğini, ödenen ancak teslim edilmeyen bonoların da davalıdan istirdadı gerektiğini, yine vadesi gelmeyen bonolar nedeniyle de davalıya borçlu bulunmadıklarının tespiti gerektiğini ileri sürmüş; davalı ise davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı vekilince, alınan bilirkişi raporlarının satış vadi sözleşme hükümlerini yeterince değerlendirmeyen hatalı raporlar olduğu, davacının sözleşmeyi haklı nedenle fesh ettiğinin kabul edilemeyeceği ileri sürülerek istinaf nedeni yapılmıştır. HMK'nın 282. maddesi uyarınca bilirkişi raporları takdiri delil niteliğindedir. İlk derece mahkemesince sunulu deliller sözleşme hükümleri tespit dosyası içeriği ile tüm deliller değerlendirilerek ve gerekçesi yazılarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin keşif yapılmaksızın düzenlenen,  hatalı ve hükme esas teşkil etmeyecek nitelikteki bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulduğu  yönündeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.İlk derece mahkemesi gerekçesinde de işaret edildiği üzere; taraflar arasında   29.01.2015  tarihinde ...  Projesi olarak  adlandırılan İstanbul ili Sarıyer İlçesi, ...  Mah. ... mevkii ... Ada, ... Pafta, ... parselde bulunan ... Blok. ... Kat. ... Bağısız Bölüm  No.... sonradan değiştirilen  N... bağımsız  bölümün 36 aylık teslim süresi içinde 1.102.390 TL  bedelle  satışı  konusunda gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, imzalanan  gayrimenkul satış sözleşmesine bağlı  olarak  2.000 TL peşinat yatırıldığı  satış  bedeli olan 1.102.390.00TL’nın taksitli ve ara ödemeli senetlerle ödenmek üzere  anlaşıldığı, davacı tarafından toplamda 976.070 TL  ödeme yapıldığı, sözleşmenin 7. Maddesinde  bağımsız bölümün teslim tarihinin 31.03.2017  tarihi olarak belirlendiği, ancak sözleşme konusu taşınmazın kararlaştırılan bu tarihte davalı yanca teslim edildiğinin kanıtlanmadığı,  taşınmazın tesliminin  ve teslimin gecikmesine  sebep olan sözleşmenin 7.9 maddesi gereği inşaat  yapımını  engelleyecek mahiyette mücbir sebeplerin varlığının da kanıtlanmadığı, yine taraflar arasında ihtilafsız sözleşmenin 7.maddesinin 9. bendinde  en son teslim tarihine  180 günlük gecikme süresi ilave  edilmesi halinde   son teslim  tarihi olarak belirlenen tarihin  01.10.2017  tarihi olmasına rağmen  taşınmazın bu tarih itibariyle teslim edildiğinin de kanıtlanmadığı, davalı tarafça savunma delili olarak sunulan  28.05.2018 tarihli olarak Beyoğlu 39. Noterliğinden keşide edilen   ihtarname içeriği ne göre de,  taşınmazın ihtarname keşide tarihi itibariyle teslime hazır olduğunun bildirildiği, ancak delil tespiti tarihi itibariyle inşaat halinde olduğunun,  halihazırda inşaat çalışmalarının bittiğinin ve müşteri temsilcisi tarafından teslime davet edileceğinin bildirildiği, bu ihtar içeriğine göre de sözleşmede öngörülen sürede inşaatın tamamlanıp davacı tarafa tesliminin yapılmadığının sabit olduğu ve davacı tarafça yapılan feshin haklı nedene dayandığı anlaşılmakla, davalı vekilinin davacı yanca sözleşmenin haklı fesh edildiğinin kabulünün doğru olmadığı yönündeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davalı yanca bilirkişi raporlarında davacı ayıp iddialarının yerinde olduğu yönündeki tespitlerin de hatalı olduğu ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir. Yukarıdaki paragrafta işaret edildiği üzere davalı yanca taşınmazın süresinde teslim edilmediği sabit olmakla, davacının sözleşmeyi feshinin haklı olduğu soncuna varılmıştır.Taşınmazın ayrıca ayıplı olup olmamasının sözleşmenin feshinin haklılığı soncunu değiştirmeyeceği gibi, ilk derece mahkemesince uzmanlık alanına göre tayin edilen bilirkişilerce düzenlenen raporlar ile davacı talebi ile yapılan tespit dosyasında alınan bilirkişi rapor içeriklerine göre taşınmazın ayıplı olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu konuda aksi yöndeki istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir.Taraflar tacir olup, davalının iade edeceği tutarlara avans faizi yürütülmesi doğru olduğu gibi, sözleşmenin feshi ile iade edilecek taksit ödemeleri  yönünden taksitlerin davalıya ödenme tarihinden itibaren faiz işletilmesi de yerinde olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 49.946,05 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı  tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 15.05.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3ffffff1b82579c0","SID":"f3eba2a2036223c7"}}