{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/724 Esas  - 2025/599 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/724 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/599<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TARİHİ\t\t: 19/02/2025<br>NUMARASI\t\t: 2023/460 Esas 2025/126 Karar <br><br>DAVA\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 23/06/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 03/06/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 03/06/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...  Mahallesinde kayıtlı bazı taşınmazların,  Çayırhan-II linyit <br>sahasında yer alan 213 milyon ton linyit rezervinin bölgede kurulacak termik santralde değerlendirilmesini temin etmek için  EÜAŞ tarafından 14/04/2016 tarih ve 17-109 sayılı kararı ile kamu yararı kararı alındığını, bu kararın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın 01/06/2016 tarih ve 1434 sayılı kararı ile onaylandığını, kamulaştırma işlemlerinin başlatıldığını, EÜAŞ tarafından 2942 sayılı yasa uyarınca  Nallıhan Asliye Hukuk <br>Mahkemesinde açılan acele elkoyma, bedel tespiti ve tescil davaları ile  kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını, müvekkiline ait ... parselde kayıtlı  20.780 m²'lik  taşınmazın da kamulaştırma kararı kapsamında kaldığını, Nallıhan Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan  E.2017/848 sayılı kamulaştırma  bedelinin  tespiti  ve taşınmazın davacı idare adına tapuya  tescili davası  07/12/2018 tarihli, K. 2018/599 sayılı davanın kabulü kararı ile sonuçlandığını, EÜAŞ tarafından Bankaya kamulaştırma bedelinin depo edildiği tarih taraflarınca bilinmemekte birlikte, kamulaştırma davasının görüldüğü dosyada Mahkemece verilen ara kararda, ara karar tarihinden itibaren 15 gün içinde kamulaştırma fark bedelinin yatırılması için EÜAŞ a süre verildiğini, bu nedenle davalı bankadan hesap bilgilerinin ve bu hesaba uygulanan faiz oranlarının celbini talep ettiklerini,  banka işlemleri sırasında uygulanan faizin  az olduğunun sözle banka yetkililerine iletildiğini ve 3 aylık vadeli mevduata uyguladıkları faiz oranının sorulduğunu ancak \"hesabı açtıranın EÜAŞ olduğu, faiz bilgisinin bizimle <br>paylaşılamayacağı \" belirtildiğinden, faiz oranları öğrenilemediğini, verilen rakamlar incelendiğinde bankanın  %5 faiz oranının altında faiz uyguladığını, ayrıca <br>müvekkilinin 3 aylık vadeli hesapta değerlendirilmesi gereken kamulaştırma bedeline , her 3 aylık vade <br>süresi sonunda tahakkuk eden  faizin ana paraya eklenmediğini, 3 aylık vadeli faiz oranının hep anaparaya <br>uygulandığını, bileşik faiz uygulanmadığının görüldüğünü, müvekkili ile davalı banka arasında huzurdaki davaya konu kamulaştırma bedelinin depo edildiği hesaba <br>ilişkin bir müşteri sözleşmesi mevcut olmadığını, mahkemece depo edilen kamulaştırma bedelinin müvekkilinin mülkiyetine ait olmakla birlikte yine mahkemece  müvekkilinin adına davalı bankaya depo <br>ettirildiğini, bu kapsamda her ne kadar, davalı banka ile müvekkilinin arasında müşteri sözleşmesi mevcut değil ise de, <br>yasaya göre mahkemece verilen karar gereği  müvekkili adına  kamulaştırma bedelinin davalı bankaya depo <br>edildiği andan itibaren müvekkilinin  davalı banka nezdinde mülkiyet hakkı doğduğunu,  <br>kaldı ki bankacılık uygulamasında bireysel müşterilerine mevduat miktarı ve vade tarihlerine göre özel oranlar uygulanabildiğin, bu konuda davalı banka ve  Merkez Bankası internet sitelerinde uygulanan faiz <br>oranlarının incelenmesinde müvekkilinin hesabına uygulanan oranın çok düşük olduğunun görüldüğünü,  <br>müvekkili adına yatırılan para yaklaşık 800 gün bankanın tasarrufunda kalmış olup  sadece 5.914,67 TL faiz işletildiğini,  uygulanan faiz  oranının aynı zamanda  enflasyon oranı düşünüldüğünde de müvekkilinin zararının <br>karşılanmasına yetmeyen bir orana göre tahakkuk ettirildiğini, kamulaştırma fark bedelinin bloke edildiği  3 <br>aylık vadeli mevduata uygulanması gereken faizin  mülkiyet hakkının ihlaline sebep olmayacak, enflasyon <br>karşısında paranın değerini koruyacak şekilde olması, bu tür hesaplarda uygulanan en yüksek oran olması <br>gerektiğini iddia  ederek fazlaya ve faize  ilişkin her türlü hakları saklı kalmak üzere şimdilik; müvekkili adına Nallıhan Asliye Hukuk Mahkemesi  E.2017/848,   K. 2018/599 sayılı dosyasında hükmedilen ve davalı bankada bloke edilen <br>kamulaştırma bedeline, davalı  banka tarafından hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak düşük faiz <br>uygulanmasından doğan şimdilik 50,00 TL'lik fark faiz alacağının  davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  görev yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin işbu davada taraf sıfatı olmayacağından husumet yönünden reddinin gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, belirsiz alacak davası açılabileceği düşünülse dahi, davacının eksik ödendiğini iddia ettiği alacak tutarının belirli olup bu tutar üzerinden harcın ikmal ettirilmesi, ikmal yapılmaması halinde davanın usulden reddinin gerektiğini, esasa ilişkin aleyhlerine yöneltilen hususları hiçbir koşulda kabul etmediklerini, davacı vekilinin iddia ettiği hususların tamamen müvekkili bankanın sorumluluğu dışında olduğunu, müvekkili bankaca tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını, Nallıhan /Ankara Şube nezdinde ... adına Nallıhan Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/848 E. sayılı <br>dosyasından davacının hesabına kamulaştırma bedeli yatırıldığını, yatırılan tutarın vadeli mevduat olarak <br>değerlendirilmesi ile ilgili herhangi bir talimat/müzekkere gönderilmemiş olup mahkeme kararı veya hesaba <br>para transfer edildiği bilgisi dahi verilmediğini, müvekkili bankaca vadesiz hesaba %0,00 faiz uygulanmakta <br>olup vadesiz hesapta bekleyen tutar için geçmiş tarihli faiz talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, vadeli hesap açılışlarına ilişkin başkaca bir talimat da bulunmadığını, müvekkili bankanın talimatlar doğrultusunda hareket ettiğini, banka tarafından gerçekleştirilen hukuk aykırı bir fiil ya da hatalı bir işlem bulunmadığını,  bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacı tarafından, munzam zararın tazmini talep edildiği, davacının kamulaştırma bedelini faiziyle birlikte tahsil ettiği, munzam zararına dair talebinin Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 2015/5164 E. Ve 2015/18416 K. Sayılı kararı uyarınca somut verilerle (hacze uğradığı, kredi çektiği, kredi kullanmak durumunda kaldığı) ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 21/02/2024 tarihli duruşma için 19/02/2024 tarihinde mazeret beyanını içeren dilekçe gönderilmesine rağmen dosyanın işlemden kaldırılmasının hem usule aykırı hem de adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi ön raporlarında talep edilen belgelerin dosyaya kazandırılmadan ve usulüne uygun hesaplama yapılmadan karar verildiğini, mahkemece dava dilekçesinde yer alan hukuki dilekçeler ve talepler dikkate alınmadan dava konusu ile örtüşmeyen gerekçe ile karar verildiğini, davanın, banka tarafından hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak düşük faiz uygulanmasından doğan fark faiz alacağının ödenmesine ilişkin bir alacak davası olduğunu, talepleri ile ilgili olarak munzam zarar oluşturan bir durum söz konusu olmadığını, buna ilişkin mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, banka tarafından haksız ve kötü niyetli olarak düşük faiz uygulandığını, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine rağmen bu yetki kullanılmadan raporlarda sürekli eksiklik belirtilmesine engel olunmayarak hüküm kurmaya elverişli rapor alınmadan karar verildiğini bildirilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; bankaya depo edilen kamulaştırma bedeline düşük oranda faiz işletilmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" halinde duruşma yapılmadan karar verileceği, düzenlemeleri yer almaktadır.\t<br>\tNallıhan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/848 Esas 2018/599 Karar sayılı dosyası, bilirkişi raporu, ödeme dekontları ve sair deliller dosya arasında mevcuttur. <br>\tNallıhan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/848 Esas 2018/599 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; ... A.Ş. tarafından dosyamız davacısı ...'a karşı kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili istemiyle açılan davada mahkemece 07/12/2018 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesine gönderildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarih ve 2016/626 esas, 2020/1434 karar sayılı ilamı ile davacı idare vekili yönünden istinaf itirazlarının reddine, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırıldığı ve yeniden esas hakkında  karar verildiği, Bölge Adliye Mahkkemesi kararının Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 22/09/2021 tarih ve 2021/960 esas, 2021/10161 karar sayılı ilamı ile onanması ile hükmün 22/09/2021 tarihinde kesinleştiği,<br>\tAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarih ve 2016/626 esas, 2020/1434 karar sayılı kesinleşen kararının; \"A)Davacı idare vekilinin istinaf itirazlarının reddine, Davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile Nallıhan Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/12/2018 gün ve 2017/848 - 2018/599 sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>\tB-1-Davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin 250.606,80 TL olduğunun tespitine, bu bedelden acele el koyma nedeniyle yatırılan 164.577,60 TL nin mahsubu ile kalan 86.029,20 TL sine 11/03/2018 tarihinden kararın kesinleştiği tarihe kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesine, <br>\t86.029,20 TL fark kamulaştırma bedelinin 7139 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10/8 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya ödenmek üzere 3 er aylık vadeli hesapta tutulmasına,<br>\t2-Dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın davalıya ait tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tapuya kayıt ve tesciline,<br>\t3-Karar kesinleştiğinde kamulaştırma fark bedelinin davalı tarafa ödenmesi için ilgili banka şubesine müzekkere yazılmasına,\" şeklinde olduğu görülmüştür. <br>\tDavacı yan, kesinleşen mahkeme kararında belirtilen ve bankaya bloke ettirilen kamulaştırma fark bedeli olan toplam 86.029,20 TL'yi mahkemenin 06/02/2021 tarihli müzekkeresi gereği 12/02/2021 tarihinde çektiğini, bedel için davacıya 5.914,67 TL faiz ödenmiş ise de, bankaca mahkeme kararında belirtildiği şekilde 3'er aylık vadeli mevduata uygulanan faiz oranı uygulanması gerekirken mahkeme kararının aksine ve daha düşük oranda faiz uygulanması nedeniyle kendisine ödenen faiz miktarının olması gerekenden az olduğunu iddia ederek faiz fark alacağının tahsili amacıyla eldeki davayı açmış, mahkemece davacının talebinin munzam zarara ilişkin olduğunun kabulü ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tMahkemece alınan 12/02/2023 tarihli, 26/12/2024 tarihli bilirkişi raporlarında hesaplama yapılabilmesi için gerekli eksik belgelerin bulunduğu belirtilmesine karşın mahkemece söz konusu belgeler temin edilmeden ve banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmaksızın davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>\tAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce ilk derece mahkemesine hitaplı 30/12/2020 tarihli müzekkere ile; \"19.04.2018 tarihli ve 7139 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun  26. Maddesiyle 2942 Sayılı Kanun’un 10. Maddesinin Değiştirilen Sekizinci Fıkrasının Dördüncü Cümlesinin “...idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere...” Bölümü getirilen sınırlama Anayasa’nın 46. maddesinde yazılı olan kamulaştırma bedelinin peşin ödenmesi ve kamu alacakları için uygulanan en yüksek faizin işletilmesi düzenlemelerini dikkate almadığından Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen kanunla yapılan sınırlamanın Anayasa’nın sözüne aykırı olamayacağı hükmüne aykırılık teşkil ettiğinden 22.11.2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 16.07.2020 gün ve 2018/104-2020/39 sayılı kararı ile iptal edildiğinden 3’er aylık vadeli hesaba yatırılan ve kararın kesinleşmesi halinde ödenmesine karar verilen kamulaştırma bedelinin mülkiyet hakkı kaybına sebebiyet vermemesi için bugüne kadar işlemiş nemalarıyla birlikte ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Mahkemenizin 2017/848 Esas sayılı dava dosyası adına açılmış olan hesaba yatırılan   86.029,20 TL fark kamulaştırma bedelinin kararın kesinleşmesi beklenmeksizin bugüne kadar işlemiş nemalarıyla birlikte vekaletnamede ahzu kabza yetkisi bulunan Davalı vekili  Av. ... 'a ödenmesi için  ... Şubesine müzekkere yazılması\"nın bildirildiği anlaşılmıştır. <br>\tTaraflar arasında davacının hissedarı olduğu taşınmazın kamulaştırılması davalarında hüküm altına alınan kamulaştırma bedelinin peşin ödenen kısmı dışında bakiyesinin davalı bankada açılan vadeli hesaba yatırıldığı, davacının hesaptan parayı çektiği 12/02/2021 tarihine kadar davalının bu hesaba %5 oranının altında faiz uyguladığı hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, davacı lehine hüküm altına alınan kamulaştırma bedelinin yatırıldığı vadeli hesaba davalının uygulaması gereken faiz oranı, davalının bu hesaba düşük faiz oranı uygulayıp uygulamadığı, uygulamış ise davacının faiz alacak miktarı, davalının bu miktardan sorumlu bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\t2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun \"kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili\" başlıklı 10. maddesinin 10. ve 11. fıkralarında; hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda mahkemece, kamulaştırma bedelinin üçer aylık vadeli hesaba dönüştürülerek nemalandırılması amacıyla gerekli tedbirler alınacağı, kamulaştırılması yapılan taşınmaz malın, tahsis edildiği kamu hizmeti itibariyle sicile kaydı gerekmeyen bir niteliğe dönüşmüş ise, istek halinde mahkemece sicil kaydının terkinine karar verileceği, \"aynın ihtilaflı bulunması\" başlıklı  18. maddesinde, idarenin, kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz malın mülkiyeti üzerinde ihtilaf olup olmadığını, taşınmaz malın bulunduğu yerdeki tapu idaresi, kadastro müdürlüğü ve hukuk mahkemelerinden sorarak ve mahallinde araştırma yaparak tespit edeceği,\tyapılan araştırmalar sonucunda, taşınmaz malın tapuda kayıtlı olmakla birlikte mahkemede mülkiyeti üzerinde ihtilaf olduğu veya kadastrosu yapılmasına rağmen kadastro mahkemesinde davalı olduğunun tespit edilmesi halinde idarece, 10. madde uyarınca hazırlanan belgelerin tamamının, taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine verilerek, taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin mülkiyet ihtilafıyla ilgili uyuşmazlığın sonucunda belli olacak hak sahibine peşin veya kamulaştırma 3. maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında idare adına tesciline karar verilmesinin isteneceği, mahkemece, taşınmaz mal hakkındaki mülkiyet ihtilafı ile ilgili davanın tüm taraflarına, 10. madde uyarınca tebligatların ve ilanların yapılmasının, taşınmazın kamulaştırma bedelinin yine bu maddedeki usule göre tespit edilmesinin ve bu bedelin mülkiyet ihtilafıyla ilgili davanın sonucunda belli olacak hak sahibine ödenmek üzere idarece mahkemenin belirttiği bankaya 10. madde uyarınca ve üçer aylık vadeli hesaba yatırılmasından sonra, bu bedelin ileride belli olacak hak sahibine ödenmesine ve taşınmaz malın idare adına tesciline karar verileceği ve bu kararın tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirileceği, 3/2. maddesine göre yapılan kamulaştırmalarda mahkemece belirlenecek kamulaştırma bedelinin ilk ve takibeden taksitlerinin de mahkemenin belirlediği bankadaki üçer aylık vadeli hesaplara yatırılacağı, mülkiyet ihtilafı ile ilgili davanın sonucunda, hak sahibi olduğuna mahkemece karar verilen kişinin müracaatı üzerine kamulaştırma bedelini tespit eden mahkemenin, paranın bu hak sahibine ödenmesi için bankaya yazacağı talimat üzerine paranın hak sahibine ödeneceği düzenlenmiştir. <br>\tDavalı banka tarafından Nallıhan Asliye Hukuk Mahkemesi ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi kararları ve yazılan müzekkerelere rağmen bankada 3'er aylık vadeli hesap açtıran kişilere mevduat faiz oranı değil, kamu kurumu mevduatlarına uygulanan %5  oranının az faiz uygulanmak suretiyle davacı adına davalı bankada depo edilen 3 aylık vadeli hesaptaki kamulaştırma bedeli nemalandırılmak suretiyle bu faiz oranı üzerinden toplam miktar davacıya ödenmiştir. <br>\tMahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporlarında hesap yapılabilmesi için eksik belge bulunduğu belirtilmesine rağmen söz konusu belgeler getirtilmeksizin ve banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmaksızın ve davacının dava dilekçesindeki talepleri hatalı değerlendirilmek ve davanın munzam zarara ilişkin olduğunun kabulünden hareketle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. <br>\tHal böyle olunca mahkemece yapılması gereken iş, davacının dava dilekçesindeki talebinin bankaya depo edilen kamulaştırma bedeline düşük oranda faiz işletilmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, munzam zarara yönelik bir talebinin bulunmadığı da gözetilerek banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle kamulaştırma kararı veren mahkemelerin davalı bankaya yazdığı müzekkereye uygun nitelikteki bankada 3'er aylık vadeli hesap açtıran kişilere uygulanan mevduat faizinin uygulanması halinde davacının uğradığı faiz zararının olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir. <br>\tTüm bu nedenlerle  ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikteki delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \t<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,  <br>\t2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/02/2025 tarih ve 2023/460 Esas 2025/126 Karar  sayılı kararının  KALDIRILMASINA, <br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>\t5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/06/2025<br><br><br><br>Başkan-             Üye -                            Üye -                 Zabıt Katibi <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a1d3c1e6f4fdc532","SID":"ad778e238d0af8d0"}}