{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 05/03/2024<br><br>DAVACILAR\t: <br>FERİ MÜDAHİL\t:<br><br>DAVA\t\t: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>KARAR TARİHİ\t: 23/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:23/09/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Talep eden vekili dava dilekçesi ile; Ömer Döngel’in Yönetim Kurulu Başkanı olduğu ... Metal A.Ş ye ve müdürü olduğu... San ve Tic ltd.Şt nin mal tedarik etmek için ...Metal Ltd.Şt ye... Firmasından,..Turizm Ltd.den ve ...A.Ş’den kesilen toplam 6.000.000.-TL lik çek karşılığı malın tedarikçi BİMER tarafından şirketlere teslim edilmemesinden dolayı şirketlerin üretim zincirinde aksama yaşandığından siparişlerin yerine getirilmesi mümkün olmadığını, tahsilat yapılamadığı için çeklerin ödenememe riski oluştuğunu, bu durumda gerçek kişi ... Döngel’in ve sahibi (yöneticisi) olduğu  tüzel kişi ....Metal A.Ş ile ...Turizm Ltd.Şt nin  keşide ettiği çekler olmak üzere borçlarını  zamanında ödeyemeyebileceği, bu durumda   vaki icra ve hacizler ile karşı karşıya kalınması ve mal bütünlüğü’nün tehlikeye girmesi olasılığı hasıl olduğunu,  konkordato talebinin kabulü ile, öncelikle öncelikle geçici ve kesin mühlet verilmesini, neticeten İİK 305 ve devamı maddeleri gereğince konkordatonun tasdikini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:<br> Mahkemece yapılan yargılama neticesinde,  davacı borçluya üç aylık geçici bir mühlet verildiği, geçici mühletin iki ay süreyle uzatılmasına karar verildiği,  geçici mühlet içerisinde yapılan incelemeler ve konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının denetlendiği, davaya konu borçlu şirketler ve konkordato projelerinin bu çerçevede değerlendirilmesi bakımından ise sunulan projeye göre davacı borçluların borçlarını 30 aylık vadede faizsiz ve kur farkı uygulanmaksızın ödemeyi teklif etttikleri, ülke genelinde uygulanan şuan ki faiz oranları ve enflasyon rakamları dikkate alındığında alacaklılara faizsiz ödeme teklifi ve 30 ay vadeye yaymanın tamamen alacaklıların aleyhine durum yarattığı, örneğin 2024 yılında ödenecek 100.000,00 TL'nin karşılığı şuan ki faiz ortamı ve enflasyon rakamları dikkate alındığında bir kaç yıl sonra aynı değerde olmayacağı, bu sebeple uzun vadeler ve faizsiz ödemek teklifleri alacaklıları önemli ölçüde zarara  uğratacağı, geçici mühlet içerisinde şirketin işletmesel faaliyetinin gelirleri de takip edildiği, 2021-2022-2023 yılları itibariyle karşılaştırmalı dönemlerle rakamlar ortaya konulduğu, davacıların vadeyi kısaltıp faiz de uygulamak bir kenara mevcut projelerindeki faiz ve kur farkı uygulanmaksızın 30 aylık vadede dahi söz konusu  borcu işletme gelirleriyle ödeyemeyeceği görüldüğü, projenin bu yönüyle kabul edilebilir bir tarafı bulunmadığı anlaşılmakla  davacının konkordato talebinin reddine, şartları oluşmadığından davacılar hakkında  iflas kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Talep eden vekili istinaf dilekçesi ile; müvekkili gerçek kişi ... ’in13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre hazırlanan son bilançoya göre kaydi değerlere göreöz varlığının 31.12.2022 tarihi itibarıyla (+) 587.668,98 TL olduğu, varlıklarının borçlarını karşıladığı (borca batıklığı olmadığı) anlaşıldığını,  müvekkil gerçek kişi işletmenin devamlılığı esasına göre hazırlanan 30.09.2022 tarihli bilançosuna göre öz varlığının +4.691.551,42 TL olduğu varlıklarının borçlarını karşıladığı şirketin borca batık olmadığı görüldüğünü, gerçek kişi ...Döngel’in keşide ettiği çekler olmak üzere borçlarını zamanında ödeyemeyebileceği, bu durumda vaki icra ve hacizler ile karşı karşıya kalınması ve mal bütünlüğü’nün tehlikeye girmesi olasılığının olduğunu, konkordato komiseri tarafından düzenlenen geçici mühlet durum raporlarında \" Konkordato ilan eden şirketlerin borçtan kurtulması ve alacaklıların alacaklarına eksiksiz olarak kavuşabilmeleri için öncelikle bankalarda ipotekli olan taşıtların Yukarıda ayrıntıları ve gerekçeleri izah edildiği üzere, talep eden tüzel kişi ve özel kişilerin amir yasa hükümleri kapsamında gerekli olan belgeleri tam olarak dosyaya sundukları, talep edilen vade konkordatosunun kabulü ve projenin tam uygulanması halinde borcunu ödeyerek borçtan kurtulabileceği, bu nedenle de sunulu projenin uygulanabilir olduğu ve gerçek durumla örtüştüğü, 12 aylık kesin mühletin  verilmesinde komiserliğince bir sakınca olmadığı ve gerekli olduğunun\" tespit edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava, 2004 sayılı İİK'nın 285 vd. maddelerinde düzenlenen konkordato istemine yöneliktir.<br>İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle konkordato talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı konkordato talep eden borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Borçlu şirketin alınan komiser raporuna göre;Konkordato ilan eden her üç firmanın da süre gelen ticareti ile borçlarını ödemesinin konkordato projesinde belirtilen süreler içerisinde ödenmesi mümkün gözükmediği, esas borçlu olan şirketin ... Metal A.Ş. olduğu ve diğer firmaların bu firmanın ticaretinden kaynaklanan borçlarının ödenmesi amacıyla çek/senet düzenleyerek bu firma alacaklılarına vermek suretiyle borçlandırılmış olduğu, şirketlerin bankalara olan borçlarının ise çek bedellerinden kaynaklandığı, banka borçlarının tamamının ipotekli olduğu ve belirtilen borç rakamları düşünüldüğünde ipotek bedellerinin banka borçlarını fazlasıyla karşılar nitelikte olduğu, şirketlerin borçtan kurtulabilmesi için öncelikle bankalarda ipotekli bulunan taşıtların ihtiyaç fazlasının satılarak buradan elde edilecek gelir ile hem banka borçlarından kurtulmak hem de arta kalacak kısmın borçların tasfiyesinde kullanılması mümkün olabileceği, talep edilen vade konkordatosunun kabulü ve projenin tam uygulanması halinde borcunu ödeyerek borçtan kurtulabileceği, bu nedenle de sunulu projenin uygulanabilir olduğu ve gerçek durumla örtüştüğü, 12 aylık kesin mühletin verilmesinde komiserliğimce bir sakınca olmadığı ve gerekli olduğu tespit edilmiştir.<br>Şirket tarafından Mahkemeye sunulan Konkordato Projesinde borçların 01.06.2025 tarihinden başlamak üzere 30 ay vadede aylık taksitlerle mühlet içerisinde her hangibir faiz ve kur farkı tahakkuk etmeksizin ana paraları asıl olmak üzere mühlet kararına kadar makul ve ekonomik duruma uygun faiz tutarları dahil olmak üzere bakiyeyi (yıllık %15 basit faiz uygulanmak suretiyle hesaplanacak tutarın aylık hesaplanan 1/12 lik kısmı bu bakiyeye ilave olunarak) ödenmek suretiyle alacakların tamamının ödenmesi teklif olunduğu görülmektedir. Uzun vadeler ve faizsiz ödemek teklifleri alacaklıları önemli ölçüde zarara  uğratacağı, geçici mühlet içerisinde şirketin işletmesel faaliyetinin gelirleri de takip edildiği, 2021-2022-2023 yılları itibariyle karşılaştırmalı dönemlerle rakamlar ortaya konulduğu, davacıların vadeyi kısaltıp faiz de uygulamak bir kenara mevcut projelerindeki faiz ve kur farkı uygulanmaksızın 30 aylık vadede dahi söz konusu  borcu işletme gelirleriyle ödeyemeyeceği görüldüğü, projenin bu yönüyle kabul edilebilir bir tarafı bulunmadığı değerlendirmesi ile konkordato talebinin reddine karar verilmiştir.<br> Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Bu amaç doğrultusunda hareket eden borçlunun konkordato projesine esas olan mali verileri şeffaf ve denetime elverişli olmalı, konkordato projesi ise somut ve uygulanabilir bir öngörüye dayanmalıdır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19/09/2022 tarih, 2022/1675 Esas, 2022/4225 Karar sayılı ilamı). <br>Öte yandan,  borçlunun vade konkordatosu talep ederken de büyük bir hareket alanına sahip olduğundan söz edilemez. Borçluya vade konkordatosu yoluyla da olsa uzun yıllar faizden kurtulmasını sağlayacak biçimde konkordato imkânının tanınmayacağı açıktır. <br>2004 sayılı İİK'nın 289/3 maddesine göre, kesin mühletin verilmesi için konkonrdatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmekte olup, mahkemece kesin mühlet talebinin değerlendirilmesi neticesinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağının belirlenmesi halinde konkordato talebinin reddine, iflasa tabi borçlu yönünden rayiç değer bilançosu itibariyle borca batıklık halinde iflas kararı vermesi gerekir. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının borca batık olmadığı, konkordato kararı verilmesi halinde alacaklılar aleyhine olacak şekilde davacıya faizsiz kredi kullandırılmış olacağı gözönüne alındığında projenin gerçekleşmesi ihtimalinin bir önemi olmayıp konkordato talebinin haksız olması nedeniyle red kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)\tDavacılar vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-)\t492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-)\tİstinaf eden davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-)\tİstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,  <br>5-)\t6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 10 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  <br> 23/09/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>.....<br>Üye ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br>.....<br>Üye ...<br>¸(e-imzalıdır) <br>.....<br>Katip ...<br> ¸(e-imzalıdır) <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0236b6d1843e0cad","SID":"0fe54714aeaff3ac"}}