{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/747 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1086<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/01/2025<br>NUMARASI\t: 2024/771 Esas -  2025/44 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVALI\t: ... -  ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... <br>\t  Av. ...<br><br>DAVALI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br><br>DAVACI\t: ... -  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Sözleşmenin İptali<br>BAŞVURU TARİHİ\t: 28.02.2025 <br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ    : 02.05.2025<br>KARAR TARİHİ\t              : 28.05.2025   <br>YAZIM TARİHİ\t              : 28.05.2025   <br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının boşanma davalarının derdest olduğunu, davacı ve reşit olmayan iki müşterek çocuk lehine tedbir nafakasına hükmedildiğini, tarafların evlilik içerisinde edindikleri taşınmazların, şirket hisselerinin ve tüm mal varlığının davalı ... adına olduğunu, boşanma davası devam ederken kusurlarının tespit edileceğini fark eden davalı ...'in evlilik birliği içerisinde edinilmiş katılma, katkı payı alacağı ve sair alacaklarının bulunduğu mal varlığı değerlerini elden çıkarmaya başladığını, davalı ...'in Sarılar Fındık Dış Tic. Ltd. Şti'de bulunan hisselerinin bir kısmını 29.11.2022, diğer hisselerinin tamamını ise 01.09.2023 tarihinde ağabeyi ...'ya, Hendek Sarılar Dayanıklı Tüketim Maddeleri San. Ve Tic. Ltd. Şti'de bulunan hisselerini de 01.09.2023 tarihinde ağabeyi ...'ya boşanmanın mali sonuçlarından kaçınmak, davacıya aile şirketlerinden pay vermemek, davacının alacaklarını tahsil etmesinin önüne geçmek için muvazaalı olarak devrettiğini belirterek 01.09.2023 tarihli Hendek Sarılar Dayanıklı Tüketim Maddeleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti hisse devir işlemlerinin iptali ile hisselerin davalı ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aynı olan Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/770 Esas sayılı dosyada usul ekonomisi açısından birleştirilmesini talep ettiklerini, hukuksuz ve hakkaniyetten uzak davayı kabul etmediklerini, reddini talep ettiklerini, taraflar arasında İstanbul Anadolu 24. Aile Mahkemesinin 2024/51 Esas sayılı boşanma davasının devam ettiğini, davacının açmış olduğu mal tasfiyesine ilişkin İstanbul Anadolu 22. Aile Mahkemesinin 2020/444 Esas sayılı davasının derdest olduğunu,  boşanma davasının sonucunun beklendiğini, davacının türlü nedenler üreterek, boşanma davasını sekteye uğratma çabası içerinde olduğunu, boşanmayı geciktirdiğini, davacının alabilirse tedbir kararlarıyla davalıya zarar verip sıkıştırarak, haksız, hukuksuz ve fahiş taleplerini davalıya kabul ettirmeye çalıştığını, tarafların 2000 yılında evlendiklerini, mal paylaşımına konu olabilmesi için öncelikle evlilik içerisinde edinilen bir maldan söz edilmesi ve bu malın edinilmesine tarafların birlikte katkı sağlaması gerektiğini,  davacının evlilik öncesinde edinilmiş mallardan pay isteyerek, mahkemeden sözleşme iptalini istemesinin tamamen hukuksuz olduğunu, davacının, henüz doğmamış (katkı payı-katılım alacağı) bir hak için bu davayı açmasının usul hukukuna uygun olmadığını, davacının bu şirketlerde hak sahibi olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.  <br>İlk derece mahkemesi tarafından mahkemenin görevsizliğine, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği  görev dava şartı yokluğundan usulden reddine, Asliye hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair karar verilmiştir.<br>Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; verilen görevsizlik kararına itiraz ettiklerini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın esasına girilerek yargılamaya devam edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava, iddianın ileri sürülüş biçimine göre TBK'nin 19. maddesi uyarınca açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. <br>\tDavacı tarafça, davacının katılma alacağının önüne geçmek kastıyla  muvazaalı bir devir işlemi yapıldığını ileri sürerek hisse devrinin iptali ile davalı eş adına  tesciline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.<br>6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)’nun 4/1-a. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK'nın 5/1. Maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı şirketin davalı eşe ait hisselerinin mal kaçırmak amacıyla bedelsiz ve muvazaalı bir şekilde diğer davalıya devredilip devredilmediğine ilişkindir. Uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı ihtilafsızdır. Ayrıca hisse devrinin geçersizliği ile ilgili olarak muvazaa iddiasına dayanılmış olup, hisse devrinin geçersizliği iddiası Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir sebebe dayandırılmamıştır. Bu kapsamda davacının eldeki davayı açmasına imkan veren hakkı Türk Ticaret Kanununda düzenlenen bir husustan kaynaklanmamaktadır<br>Açıklanan nedenlerle dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre dava TBK'nın 19. maddesi gereği muvazaaya dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davası olduğu bu hali ile genel mahkemelerde görülmesi gerektiğinden Asliye Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi doğru bulunmuş ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.\t<br>H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.01.2025 tarih ve 2024/771 Esas, 2025/44 Karar sayılı görevsizlik kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı ...'dan yeterince harç alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davalının istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,<br>4-Karar tebliği ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28.05.2025 <br><br>Başkan ...<br>   e-imzalıdır  <br><br>*Üye ...<br>   e-imzalıdır  <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır   <br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır  <br><br><br>             *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ab379b4e86605c72","SID":"d1b9a461890b2720"}}