{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1493 Esas<br>KARAR NO:2025/859 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2021/456 Esas- 2022/379 Karar<br>TARİH:12/04/2022<br>DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)   <br>KARAR TARİHİ:22/05/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ile borçlu ... Şti arasında Ticari Kredi Sözleşmesi düzenlenerek sözleşmeye davalı ...'un kefil olduğunu, yine aynı sözleşmede ... plaka nolu araca da müvekkili firma lehine rehin şerhinin konulduğu, borçlu firmanın sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı borçlu ve kefiller aleyhine ... rehnin paraya çevrilmesi usulüyle icra takibinin başlatıldığını ve ihale edilen araç değerinin borca mahsup edildiğini fakat rehin açığının oluştuğunu, ilgili icra dairesinden alınan rehin açığı belgesine istinaden, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını ancak davalı borçlu ...'un bu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini beyan ederek  fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile davalı tarafından ... sayılı dosyası ile açılmış takibe ve ferilerine yönelik itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki oranlar üzerinden faiz işletilmesine, davalı aleyhine alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle;  Davacı tarafça İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile müvekkilinin borcu olduğundan hareketle takip başlatıldığını ve bu takibe süresi içinde haklı bir şekilde itiraz edildiğini, ayrıca müvekkilinin mernis sisteminde kayıtlı adresinin Mersin ilinde olmasından dolayı mahkemenin yetkisiz olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, aynı kredi sözleşmesine dayanılarak yapılan, mükerrer başlatılan takibe itiraz ettiklerini  beyanla davacı tarafından haksız yere açılan davanın reddine, davacının haksız ve kötüniyetli takibi nedeniyle aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 12/04/2022 tarih 2021/456 Esas- 2022/379 Karar sayılı kararında;\"Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. Maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ... takip sayılı dosyası, dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişki mevcut olduğu, davacı tarafça alacağına ilişkin  ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Dosyada, davalı vekili tarafından süresinden sonra sunulan cevap dilekçesi ile birlikte yetki ve zaman aşımı itirazında bulunulmuş, itiraz ön inceleme aşamasında değerlendirilmiş,  yetki ve zaman aşımı itirazlarının cevap dilekçesinin süresinde sunulmamış olması sebebi ile  reddine  karar verilerek yargılamaya devam olunmuş, dosya, bankacılık hukuku alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, 10/02/2022 havale tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge ve ticari kredi sözleşmesi ışığında, davacı banka ile dava dışı ... Şti. arasında ticari kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'un müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı (dava dışı ... Şti.'nin ticaret sicil kaydına göre davalının, dava dışı şirketin müdürü olduğu anlaşılmıştır.), kredi borcunun doğmasından kaynaklı davalının müteselsil olarak borçtan sorumlu olduğu,sözleşme kapsamında dava dışı şirkete 27/07/2015 tarihinde 48 ay vadeli, 3 ayda bir ödemeli 85.000,00 Euro anapara tutarlı dövize endeksli  ticari kredinin kullandırıldığı, müşterek borçlu müteselsil kefil olarak davalı ...'un da aralarında bulunduğu kefillerin kefaleti ile taraflar arasında ... nolu sözleşmenin kurulduğu, davacı tarafça, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinde ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığı ve rehinli olan ... plakalı aracın satışının gerçekleştiği, aracın 123.100,00 TL satış tutarı ile icra ve diğer masraflar mahsup edildikten sonra, kredi hesabına kredi taksitleri ve gecikme faizlerinin tahsilatı için 96.228,38 TL olarak tahsilat yapılarak kalan borç için rehin açığı belgesi alındığı, kalan taksitlerin dava dışı firmaca ödenmemesi üzerine, davacı tarafça İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nde ...sayılı dosya ile davalı aleyhine 13.993,34 Euro cari hesap ve 3.682,10 Euro işlemiş faizi ile toplam 17.675,44 Euro borç üzerinden yeni bir takip başlatıldığı, davalı ...'un takipteki borca itirazı nedeniyle, takibin durduğu, her ne kadar davacı tarafça 13.993,34 Euro asıl alacak 3.682,10 Euro faiz alacağı olmak üzere toplam 17.675,44 Euro üzerinden dava açılmış ise de, bilirkişice yapılan hasaplamaya ve mahkememizce de denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas alınmaya uygun bulunan bilirkişi raporuna göre davacının, usulüne uygun düzenlenmiş kefalet sözleşmesine bağlı olarak 14.281,35 Euro asıl alacak, 2.176,24 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.457,59 Euro davalıdan alacağı olduğu, davacının, asıl alacağa aylık %10,80 oranında temerrüt faizi talep edilebileceği tespitiyle beraber, raporun hükme esas alınmaya uygun bulunması sebebiyle, dava dışı şirketin defter ve kayıtlarının incelenmesinin dosyaya bir yenilik katmayacağı anlaşıldığından yeni rapor/ek rapor alınması cihetine gidilmeyerek, davanın kısmen kabulü ile ... sayılı takip dosyasında toplam toplam 16.457,59 Euro (14.281,35 Euro asıl alacak, 2.176,24 Euro işlemiş faiz olmak üzere) üzerinden takibin, fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının ödenmesi suretiyle devamına karar vermek gerekmiştir.Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup 14.281,35 Euro asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğundan (takip tarihi olan 25.12.2020 tarihinde efektif satış kuru 1 EURO=9,2342 TL nazara alınarak) talebin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Dava tarihi olan 29.07.2021 tarihi itibariyle efektif satış kuru 1 EURO=10,1195 TL olup harç ve vekalet ücreti hesabında bu kur esas alınmıştır)...\"gerekçesi ile,''Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalının ... sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile toplam 16.457,59 EURO (14.281,35 EURO asıl alacak, 2.176,24 EURO işlemiş faiz olmak üzere) üzerinden takibin, fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının ödenmesi suretiyle devamına, asıl alacak 14.281,35 EURO'ya takip tarihinden itibaren yıllık %10,80 oranında temerrüt faizi uygulanmasına,\" karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olması sebebiyle, yapılacak istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması gerektiğini, davacı ile dava dışı ... Nakliyat arasında yapılan kredi sözleşmesi neticesinde ... plakalı araca, davacı lehine rehin şerhi işlendiğini, daha sonra davacı tarafından, dava dışı ... Nakliyat'ın sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle ... Sayılı dosyası ile rehnin paraya çevrilmesi usulüyle takip başlatıldığını, işbu takip sonucunda rehinli aracın ihale edildiğini ve davacı tarafından kesin rehin açığı belgesi alındığını, davacının daha sonra, kesin rehin açığı belgesi ile ... Sayılı dosyası ile takibe geçtiğini ve takibe müvekkili tarafından itiraz edildiğini, bunun üzerine davacı tarafından işbu haksız davanın ikame edildiğini;Geçerli bir icra takibi bulunmadığı sürece itirazın iptali davası açılamayacağını, yani, geçerli bir takibin bulunmasının itirazın iptali davasında dava şartı olduğunu, somut olayda, davacının mükerrer takiplerinin söz konusu olduğunu, davacının hem kesin rehin açığı belgesi aldığı takibi (... (eski) - ... (yeni)) devam ettirdiğini, hem de  itirazın iptaline konu takibe (...) devam ettiğini, bu sebeple itirazın iptaline konu takip mükerrer olduğundan, davacının mükerrer takibi için itirazın iptali davası açmasının kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu;Öte yandan, TBK madde 586'da; \"Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.\" şeklinde yer alan hükmün emredici nitelikte olduğunu, bu nedenle, müteselsil borçluya başvurmak için esas borçluya yapılan sonuçsuz kalacak bir ihtarın bulunması gerekliliğinin de emredici olduğunu, ihtarın yapılmaması kararlaştırılamayacağı gibi yapılmaması halinde müteselsil kefile de başvurulamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sözleşmenin tarafı olan dava dışı... Nakliyat'ın borcunu ödemediği varsayımında dahi ortada bir hesap kat ihtarı bulunmadığından müşterek borçlu müteselsil kefile başvuru şartlarının oluştuğunun söylenemeyeceğini;Dosya kapsamında yer alan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, \"yukarıda yapılan hesaplamalarda, davacı ... A.Ş. Firmasının dosyaya sunduğu belge, hesap ekstreleri ve kredi ödeme planı üzerinden yapılmıştır.\" şeklindeki ifadeden de açıkça anlaşılabileceği gibi davaya konu uyuşmazlık ile alakalı yalnızca davacının sunduğu delillerin değerlendirildiğini ve tek taraflı bir inceleme yapıldığını, kendileri tarafından, kredi sözleşmesinin tarafı olan dava dışı ... Nakliyat'ın ticari defter ve kayıtlarının incelemesi talep edilmişse de söz konusu ticari defter ve kayıtların incelenmediğini, bu yönüyle, bilirkişinin öncelikle kredi borçlusu dava dışı  firmanın yaptığı geri ödemelerinin ve  bakiye borcu olup olmadığının tespitini tam anlamıyla ve doğru bir hesaplama neticesinde yapabilmesi için... Nakliyat'ın kayıtlarının da incelenmesi gerektiğini, bilirkişinin bu yönde bir inceleme yapmamış olmasının, kredi geri ödemeleri bakımından hatalı ve eksik bir rapor hazırlanmasına sebep olduğunu, bilirkişinin, davacı şirket tarafından ... Sayılı  dosyasından elde edilen tahsilat dışında, dava dışı ... Nakliyat tarafından kredi geri ödemelerine ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığını incelemediğini, bu durumun raporun muteber olmadığını ve eksik inceleme içerdiğini gösterdiğini, bu bakımdan, hükme esas alınan bilirkişi raporu eksik inceleme sebebiyle hatalı olduğundan Yerel mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin kararın da hukuka aykırı olduğunu;Son olarak, İİK'nın 67/f.2 madde metninden de anlaşılacağı üzere, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takibe ilişkin yaptığı itirazın haksız olması gerektiğini, itirazın haksızlığından anlaşılması gereken hususun ise gerek doktrin gerekse Yargıtay kararlarında; \"İcra inkar tazminatının kanuna konulmasından maksat borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bu miktarı tayin edebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri üzerine icra borcunu inkar etmesini önlemektir. Alacaklı lehine icra inkar tazminatına hüküm olunmasında kanun koyucunun amacı, borçlunun itirazını cezalandırmak değil, borçlunun borçlu olduğunu ve miktarını bildiği halde borcunu inkar etmesini, yani takibe itiraz etmesini önlemeye çalışmaktır.\"şeklinde ifade edildiğini, somut olayda müvekkili borcun ödenip ödenmediğini ya da ne kadarının ödendiğini bilmediğinden, takibe itirazının da haksız olduğunun söylenemeyeceğini, bu sebeple, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu beyanla İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.04.2022 tarih ve 2021/456 E. - 2022/379 K. sayılı ilamının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dairemizce istinaf incelemesinin yapılması sırasında davacı vekili sunduğu 26/03/2025 tarihli beyan dilekçesi ile; istinaf incelemesine konu dosyada icra takip borcunun 07/04/2023 tarihinde haricen tahsil edildiğini ve takip dosyasının kapatıldığını, taraflarınca icra dairesine dosyanın işlemden kaldırılması ve haricen tahsil beyanında bulunulduğunu, bunun üzerine icra dairesince yazılan tensip ile 25/04/2023 tarihinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini beyanla gereğinin yapılmasını talep etmiştir.Davacı vekilinin dilekçesine ekli evraktan, dava konusu ... sayılı dosyasına borcun haricen tahsil edildiğinden bahisle kapatılması talepli dilekçe sunduğu ve Dairece talebin kabulüne karar verildiği görülmüş, bu şekilde icra dosyası infazen kapatılmış olduğundan istinaf incelemesine konu itirazın iptali davasının konusuz kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ İLE,İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/04/2022 Tarih, 2021/456 Esas ve 2022/379 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL harcın peşin olarak yatırılan 2.232,71 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.617,31 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından sarf edilen harç ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı vekilinin yazılı beyanları doğrultusunda davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Bakiye gider avansı bulunması halinde yatıran ilgili tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN:7-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 8-Davalı tarafından sarf edilen harç ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 9-Bakiye gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,10-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/05/2025 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5543591c48928fb4","SID":"2b1784bc7cc6095b"}}