{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/592 <br>KARAR NO\t\t: 2025/621<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/05/2016 (Dava) - 10/06/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2016/661 Esas - 2021/523 Karar <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 17/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/04/2025<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  10/06/2021 tarihli 2016/661 Esas ve 2021/523 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... Tic. ve San. A.Ş.’nin ... Bankası ... Şubesi’nin 31.01.2015 tarihli, ... numaralı,12.500,00.-TL bedelli ve 28.02.2015 tarihli ... numaralı, 12.500,00.-TL bedelli çeklerine dayanarak, İzmir 19.İcra Müdürlüğü’nün 2015/7065 sayılı icra takip dosyası üzerinden davacı şirkete karşı icra takibine girişmiş olduğunu, icra takibine konu edilen her iki çekin lehtarının ...-... olduğunu, davacı şirketin ... -...’a herhangi bir borcu bulunmamış olduğunu, takibe konu edilen çeklerin, teslim edilmesi gereken mallara karşılık avans olarak verilmiş olduğunu, fakat davacı şirkete mal tesliminin yapılmamış olduğunu, toplam 25.000,00.-TL bedelli toplam iki adet çekin talep edilmesine rağmen davacı şirkete teslim edilmemiş olduğunu, aksine ciro edilerek kullanılmış olduğunu, icra takibini ikame eden ... Tic. ve San. A.Ş. olup, icra takibine dayanak çeklerdeki ciro silsilesi incelendiğinde, mezkur çeklerin ... Tic. ve San. A.Ş.’ye, ...-... tarafından ciro edilerek verilmiş olduğunu, ...-... ile davacı şirket arasında borcun tasfiyesi amacıyla 21.03.2014 tarihli bir protokol akdedilmiş olduğunu,iş bu protokolün 2 numaralı maddesinde protokolün konusunun davacı şirketin ...-...’e olan çek, senet, fatura, iş bu protokolün imza tarihinden önceki tüm ticari ilişkiler ve her türlü cari hesap ile protokolün 1 numaralı ekinde yer alan iki adet çekten doğan borcun 175.000,00.-TL olarak sabitlendiği, davacı şirketin borcunun bu protokolde belirlenen şekilde ödeneceği, ...-...’in elinde bulunan davacı şirkete ait çeklerin davacı şirkete iade edileceğinin kararlaştırılmış olduğunu, 21.03.2014 tarihli borç tasfiye protokolü 3.maddesinin; “ Taraflar , borçlu’nun alacaklıya olan çek, senet, fatura, iş bu protokolün imza tarihinden önceki tüm ticari ilişkiler ve her türlü cari hesap ile ek-1’de yer alan iki adet çekten doğan borcun protokol tarihi itibariyle 329.870,00.-TL olduğu, ancak alacaklı tarafından bu alacağından 154.870,00.-TL tutarında indirim yapılarak borcun protokol tarihi itibariyle 175.000,00.-TL olarak sabitlendiği ve iş bu sabitlenen borcun aşağıdaki ödeme planı doğrultusunda ödeneceği hususunda mutabık kalmışlardır. 30.09.2014 tarihinde 43.750,00.-TL, 31.10.2014 tarihinde 43.750,00.-TL, 30.11.2014 tarihinde, 43.750,00.-TL 31.12.2014 tarihinde 43.750,00.-TL” şeklinde olduğunu, ancak tarafların talep ve rızaları doğrultusunda yukarıda anılı borç tasfiye protokolünün 3.maddesinin tadil edilmiş olduğunu, davacı şirket tarafından verilen mobilya ürünleri suretiyle borcun sıfırlanmasına karar verilmiş olduğunu, iş bu ek protokol ile ...-..., 10.04.2014 tarihi itibariyle davacı şirketten hiçbir hak ve alacağının olmadığını beyan ve davacı şirketi açıkca ibra etmiş olduğunu, çeklerde ve davacı şirket ile akdedilen protokolde ...-... olarak gözükenin ... Tic. ve San. A.Ş. İzmir Şubesi olduğunu, bu şubenin idaresinin ...’e bırakılmış olduğunu, Kayseri’de bulunan ... Tic. ve San. A.Ş.’nin talimatı ile hareket etmekte olduğunu belirterek;  fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ve davalarının kabulü ile; davacı şirketin İzmir 19.İcra Müdürlüğü’nün 2015/7065 E.sayılı dosyası üzerinden davalı ... Tic. ve San. A.Ş. tarafından takibe konu edilen ... A.Ş. ... Şubesi’ne ait TR ... iban nolu hesaptan keşideli 28.02.2015 keşide tarihli 6969335 numaralı 12.500,00.-TL bedelli ve 31.12.2015 tarihli ... numaralı 12.500,00.-TL bedelli çekler dolayısı ile davalılara borçlu bulunmadıklarının tespitine ve takibin iptaline,kötü niyetli haksız takibin sebebi ile davalılar aleyhine takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı ... Mobilya-... cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'ın davacı ... Tur.San. Tic.Paz.Ltd.Şti.’ni ve diğer cirantaları tanımadığını, hiçbiri ile alışverişi olmadığını,dava konusu çeklerdeki imzalarında kendisine ait olmadığını, İzmir 19.İcra Müdürlüğü’nün 2015/7065 sayılı dosyasındaki takibe konu çeklerde imzasının bulunmamasına rağmen hakkında icra takibi yapılmasına karşılık olarak ciddi bir rahatsızlık geçirdiği ve ekonomik gücünün olmaması sebebi ile menfi tespit davası açamadığını,iş bu dava hakkını saklı tuttuğunu belirterek; davacının cirantalara karşı dava açmasında hukuki yararı bulunmadığından hukuki yarar yokluğu sebebiyle işbu aleyhinde ikame edilen menfi tespit davasının husumet yöneltilemeyeceğinden reddine, dava konusu çeklerde imzasının bulunmaması ve iş bu dava ile arasında illiyet bağı bulunmaması nedeniyle tarafına yine husumet yöneltilemeyeceğinden reddine, davacının kötü niyetli olmasından ötürü lehine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davalı ... geçmiş yıllarda adına kayıtlı ... adlı işyeri olduğunu, bu işyerinde mobilya alım-satımı işini ifa etmekte olduğunu, davacı yanın kendisinden yüklü miktarda mobilya malzemesi satın almış olup karşılığını çekler ile ödemiş olduğunu ve daha sonra davacı şirketin ödemelerini yapmamaya başlamış olduğunu, yapılan görüşmede, davacı yanın borcun yarısından vazgeçmesi halinde geri kalan yarısını aylık vadelerle ödemeyi teklif etmiş olduğunu, bunun mümkün olmadığını, bu durumda iflas edeceğini söylemiş olduğunu, fakat davacı şirketin mahkemeden iflasın ertelenmesi kararı aldığını, bu karara göre hiçbir ödeme yapmak zorunda olmadıklarını, davalı ...’in bir kuruş dahi tahsil edemiyeceğini söylediklerini ve bir nevi ödeme yapmamakla tehdit etmiş olduğunu, davalı ... yaptığı araştırmada davacı şirketin iflas erteleme davası açığını ve tedbir kararı aldığını öğrendiğini bu nedenle davacı şirketin yapmış olduğu teklifi kabul etmek zorunda kaldığını, davacı şirket ile arasında 21.03.2014 tarihli protokol imzalanmış olduğunu,davacı tarafın protokolün hiçbir şartını yerine getirmemiş olduğunu, ödeme planına riayet edilmemesi ve üst üste iki taksitin ödenmemesi halinde protokolün koşulsuz şartsız geçersiz olacağının derc edilmiş olduğunu, davacı şirketin ödeme planında belirtilen hiçbir ödeme şartını yerine getirmemiş olduğunu, davalı ...’e bu güne kadar hiçbir ödeme yapmamış olduğunu, dolayısıyla taraflar arasında akdedilen protokolün tüm hükümlerinin geçersiz hale gelmiş olduğunu, davacı tarafın protokol hükümlerinin yerine getirilmemesinden sonra ödemeyi mobilya malzemesi vererek yapmak istemiş olduğunu, bu sebeple aralarında ek protokol düzenlenmiş olduğunu, bu protokole göre borç tutarı kadar mobilya malzemesi verilerek ödeme yapılacağını, işbu protokolün gereğinin de yerine getirilmemiş olduğunu, dava konusu çeklerin anlaşma anında elinde bulunmadığını, alışveriş yaptığı müşterisine vermiş olduğunu, dolayısı ile elinde olmayan çekleri iade edeceği yönündeki taahhüdün geçerliliği olmadığını, ekonomik geleceğini kurtarmak için müzayaka halinde protokolü imzalamak zorunda kaldığını, davalı ..., uzun yıllar ... A.Ş.’nin ... şehrinde bulunan işyerinde işçi olarak çalışmış olduğunu, daha sonra kendi adına işyeri açmış olduğunu, bahsi geçen şirketin merkezinin Kayseri olduğunu, onun şubesi olmadığını belirterek; nazara alınacak nedenlerle açılan davanın reddine, davacının açılan davada kötüniyetli olması nedeni ilehakkında alacağın %20’si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Tic. San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin davacı şirketi tanımamış olduğunu, davaya konu çeklerin davalı şirkete ciro ile yapılan mal alış verişine karşılık olarak verilmiş olduğunu, davalı şirketinde yaptığı alış veriş nedeniyle çekleri 3. bir kişiye devir etmiş olduğunu, bahsi geçen çeklerin vadeleri geldiğinde tahsil için ... adlı ciranta tarafından bankaya ibraz edilmiş olduğunu, ödeme tarihi itibariyle karşılıksız olduğunun öğrenilmiş olduğunu, davalı şirketin davacı ile davalı ... ile arasındaki anlaşmadan herhangi bir malumatının olmadığını, anlaşma tarihinde çek aslının davalı şirket elinde olmadığını, davalı ...’in davalı şirkette bir dönem çalışmış olduğunu, daha sonra işyerinden istifa ederek ayrılmış ve kendi işyerini kurmuş olduğunu, davalı ...’in davalı şirketin şubesi olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu belirterek; açılan davanın reddine, davacının açılan davada kötüniyetli olması nedeniyle hakkında alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''......'a karşı açılan davanın davalının kabulü nedeniyle, davanın kabulü ile davacının ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait 28/02/2015 keşide tarihli ... nolu 12.500,00-TL bedelli ve 31/01/2015 keşide tarihli ... nolu 12.500,00-TL bedelli çeklerden dolayı davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, davacının davalılar ... ve ... Tic. Ve San. A.Ş. 'ne karşı açtığı davanın reddine...''  şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu edilen çeklerin, davacı müvekkili tarafından keşide edildiğini ve ...'a verildiğini, dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporları ile davalı ...'ın beyanlarının doğru olmadığı, davacı şirketi tanımadığı ve davacı şirketle ticari faaliyette bulunmadığı iddialarının yersiz olduğu; aksine 2013 yılından itibaren davacı şirket ile ticari ilişkide olduğu,  dava konusu yapılan 31.05.2015 vadeli ... nolu 12.500,00-TL ve 28.02.2015 vadeli ... nolu 12.500,00-TL tutarlı iki adet çek 29.01.2014 tarihli muhasebe fişinde davalı ...'a yapılan ödeme olarak kaydedildiği tespit edilmiş olup işbu çeklerin teslim edilmesi gereken mallara karşılık avans olarak verildiği fakat mal teslimi yapılmadığı için iade edilmesi gerektiği halde iade edilmeyen çekler olduğunun açık olduğunu, müvekkilinin davalı ...'a borçlu olmadığının mahkeme kararıyla tespit edildiğini, işbu dava konusu edilen çeklerin diğer davalılara ciro edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ...'ın cirosundaki imzanın her ne kadar ...'ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiş ise de işbu hususun çeklerin protokol kapsamında olup olmadığına etki etmediğini, müvekkili ile davalı ... tarafından imzalanan, 21.03.2014 tarihli borç tasfiye protokolünün 3. maddesi uyarınca \"işbu protokolüm imza tarihinden önceki tüm ticari ilişkiler ve her türlü cari hesap ilişkisi ile ek-1 de yer alan iki adet çekten doğan borcunun\" protokol kapsamına alındığı ve 175.000,00-TL'ye sabitlendiği, müvekkili şirketin borcunun bu protokolde belirlenen şekilde ödeneceği, ...- ...'in elinde bulunan müvekkili şirkete ait çeklerin müvekkili şirkete iade edileceğinin kararlaştırıldığını, Mahkeme kararında her ne kadar davacı kendi defterleri üzerine kendi lehine kayıt oluşturmuş şeklinde yorumda bulunulmuş ise de  o dönem müvekkili iflas erteleme sürecinde olduğundan tüm iş ve işlemleri kayyım denetiminde olduğundan bu durumun kabulünün de mümkün olmadığını, protokolün imzası sırasında çeklerin uhdesinde olmadığını açıkça ikrar eden davalının gerek protokolün imzası sırasında gerekse huzurdaki davadaki beyanlarında iyiniyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, üstelik bir tacir olarak basiret sahibi olması gereken davalının çekleri kime ciro ettiğini hatırlamadığını beyanının hukuken kabul edilebilir bir yanı bulunmadığını, nitekim işbu hususun ticari defter ve kayıtlarda küçük bir inceleme ile ortaya çıkabilecek bir husus olduğunu, kaldı ki dava konusu çeklerin, davalı ... tarafından merkez-şube ilişkisi içinde olduğu, yıllarca sigortalı olarak çalıştığı, yönetim kurulu başkan ve üyeleri, adresleri dahi aynı olan ve hatta yönetim kurulu başkanlığını yaptığı (Ek- Mersis kayıtları ve TSG ilanı) ve münferiden yetkili olduğu ... A.Ş.'ye cirolandığını, bu hususun hatırlanmadığı, bilinmediği iddiaları hayatın olağan akışına, usul ve yasaya aykırı olmakla birlikte kötü niyetli olarak yapılan işlemin gizlenmesinden ibaret olduğunu, kaldı ki ... A.Ş.'nin iddia ve beyanlarının da herhangi bir dayanağı, ispatı olmayan soyut beyanlardan ibaret olduğunu, ek protokol ekinde, müvekkili ... şirketinden ... ...'e kesilen 175.000,00-TL tutarlı faturalar bulunduğunu, imzalanan ve imzaları inkar edilmeyen ve hatta ikrar edilen protokol ve ibranameye rağmen davalı ...-...'in tüm bu yazılı delillere, ticari defter kayıtlarına ve faturalara rağmen sadece \"gereği yerine getirilmemiştir\" iddiasını öne sürerek verdiği cevaba itibar edilerek hüküm kurulmasının hukuken kabul edilemez olduğunu, davalı ...-... ile müvekkili arasında ibra metni düzenlenmeden önce müvekkili tarafından davalıya fatura kesildiği, 10.04.2014  tarihli ibra uyarınca müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun kalmadığı, davalı ... ile davacı arasında 10.04.2014 tarihinden sonra herhangi bir ticari işlemin olmadığı ve hesabın kapatıldığını, aynı zamanda dava konusu çekler; 29.01.2014 tarihinde ...'a verilen çekler olup, keşide tarihi ve defter kayıtları göz önüne alındığında 10.04.2014 tarihli ek protokol ve ibradan sonra herhangi bir alacak-borç ilişkisi olmadığından dava konusu çeklerin protokol kapsamında olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davacı müvekkili tarafından davalı ...'e 10.04.2014 tarihinde ve sonrasında mal satışı olmadığı  belirtilmişse de; ibra metni düzenlenmeden önce müvekkili tarafından davalıya fatura kesildiği, 10.04.2014  tarihli ibra uyarınca müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun kalmadığını, aynı zamanda dava konusu çekler 29.01.2014 tarihinde ...'a verilen çekler olup, keşide tarihi ve defter kayıtları göz önüne alındığında 10.04.2014 tarihli ek protokol ve ibradan sonra herhangi bir alacak-borç ilişkisi olmadığından dava konusu çeklerin protokol kapsamında olduğunu, protokolde borcun ödenmesi halinde ibra edeceğini beyan eden basiretli tacir olan ...'in, ek protokolde alacağı karşılığında mobilya ürünleri verilmesi kararlaştırılmasına ve -kabul etmemek kaydıyla- bu mobilyaların teslim edilmemesine rağmen 10.04.2014 tarihi itibariyle hiçbir hak ve alacağının olmadığı beyan ve ibra etmesinin hayatın olağan akışına, yasaya ve basiretli tacir olmanın gereklerine uygun düşmediğini, bu ihtimalin kabulü mümkün olmadığı gibi, ek protokol ekinde olan ve dilekçe ekinde de sunulan faturalardan da görüleceği üzere, müvekkili şirket tarafından davalı ...'e protokol kapsamında kararlaştırılan mobilya ürünlerinin teslim edildiğini, kaldı ki ek protokol ile 10.04.2014 tarihi itibariyle müvekkilinin kayıtsız şartsız ibra edildiğini, Mahkemece davalının ticari defterleri ile davacının ticari defterleri karşılaştırılmak suretiyle dava konusu edilen çeklerin protokol kapsamında olup olmadığının incelenmesi ile çeklerin ...'e cirolandığı tarihin belirlenmesi ve ... A.Ş'nin iyiniyetli hamil olup olmadığının incelenmesi gerekmekte olup; çeklerin protokol kapsamında olduğunun tespiti halinde 10.04.2014 tarihi itibariyle herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığı ve müvekkili şirketi ibra ettiği beyanına uygun olarak borçlu olunmadığının tespit edilmesi gerekirken işbu davada ibraname uyarınca davalının tüm hak ve alacağını aldığı ve 10.04.2014 tarihi itibariyle alacağının bulunmadığı, çeklerin protokol kapsamında olduğu göz ardı edilerek, eksik inceleme ile hatalı hüküm kurulduğunu, Yargıtayın yerleşik içtihatlarından da anlaşılacağı üzere; ibranın alacaklının alacağını alması ile ya da alacağını tam ve kısmen almamasına rağmen alacağını sona erdiren bir irade açıklaması olduğunu, davalı tarafından da inkar edilmeyen protokol ve ek protokol uyarınca, 10.04.2021 tarihinde davalının müvekkili davacıyı kayıtsız şartsız ibra ettiğini, işbu ibra beyanı mevcutken, protokol şartlarının yerine getirilip getirilmediğinin araştırılmasının ibranamenin hukuki niteliğine de aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, takibe konu yapılan 31.05.2015 vadeli ... nolu 12.500,00-TL ve 28.02.2015 vadeli 6969335 nolu 12.500,00-TL tutarlı iki adet çekçeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti talepli menfi tespit istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece davanın ... yönünden kabulüne diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; hükme esas alınan heyet raporunun ve İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi raporunun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu;  davaya konu çeklerin lehtarı davalı ... kendisinin kimseden senet almadığını, kendisinin çeki ciro etmediğini, davacıdan alacaklı olmadığı yönünde savunma yaptığı, Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda ”arka yüzünde bulunan 1. ve 2.ciro yazılarının ve imzalarının karşılaştırma belgelerine atfen müşteki ...’ın eli ürünü olmadığı\" şeklinde tespit yapıldığı, raporun dosya kapsamında alınan ATK raporu ile uyumlu olduğu; diğer taraftan davacı ile davalılardan ... arasında yapılmış 21/03/2014 tarihli protokolün ve eki 10/04/2014 tarihli protokolün ifa edildiğine dair yeterli kanaat oluşturacak  bilgi ve belge sunulmadığı; davacı vekiline 2 adet çeki davalılara teslim ettiğine dair çek teslim bodrosunu sunması için kesin süre verilmiş ise de belirtilen kesin süre içerisinde davacının istenilen belgeleri sunamadığı,  dosya kapsamında davacının senet bedelini ödediği yönünde bilgi ve belge bulunmadığı; ciro silsilesinin bozukluğuna dair davacı tarafın bir iddiası bulunmadığı gibi senet metninden ciro silsilesinin düzgün olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/06/2021 tarihli 2016/661 Esas ve 2021/523 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 556,10-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>\t3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/04/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c47d4fb3da8af825","SID":"083902ef15e48aa0"}}