{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2023/112 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/210<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t: 03/02/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 03/03/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH  \t: 12/03/2025<br>Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 13.07.2016 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .... sicil numarası ile kurulduğunu, kuruluşun 19.07.2016 tarihli .... sayılı TTSG'nin ..... nolu sayfasında ilan edildiği, şirketin aile şirketi olduğunu, davalı ... 07.11.2022 tarih ve 2022/02 sayılı Ortaklar Kurulu Kararı ile ortaklıktan çıkartılmasına karar verildiğini, çıkarılma kararının iptali için Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E sayılı dosyası ile dava açıldığı, 15.03.2018 tarihli ara kararda, “davacının davalı şirketten çıkartılmasına ilişkin davalı şirketin 13.10.2017 tarih ve 2017/03 sayılı kararın icrasının durdurulmasına” karar verildiğini, iş bu kararın TTSG'nin 04.09.2018 tarihinde ... sayılı gazetenin ..... Sayfasında ilan edildiğini, ana sözleşmenin ilgili maddesi gereği kar payı dağıtılmasının zorunlu olduğunu, kar payı talep etmesine rağmen kendisine kar payı ödemesinin yapılmadığını, Bakırköy Noterliği'nin 20.12.2022 tarihli .... yevmiye nolu ihtarnamesi ile belge ve bilgi talep edilmesine rağmen cevap alınamadığını belirterek, şirket menkul ve gayrimenkulleri üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın kabulüne, 2017-2021 tarih aralığına ait kar paylarının ödenmesine, yargılama, harç ve giderlerinin davaya tahminini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, davanın açıldığı tarihte müvekkili şirketin ortağı sıfatı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının ortaklının çıkarılmasına ilişkin kararının iptali talebi ile Bakırköy ... Ticaret Mahkemesi'nin .... E saylı dosyası ile dava açıldığı ve davanın bekletici sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve derdestlik sebebi ile reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin tüzel kişilik olduğunu, şirkete ilişkin taleplerin muhatabının da tüzel kişilik olduğunu ve ortaklardan talep edilemeyeceğini, davacının taleplerinin 5 yıllık zamanaşımına uğramış olduğunu, davacının kendisi hakkında verilen ortaklıktan çıkarılma kararı ile kanunen öngörülen usule uygun olarak belirlenen ayrılık akçesi içinde yer aldığından ayrılma payı haricinde herhangi bir alacağı olmadığı, kar dağıtımının ortaklar kurulunun yetkisinde olduğunu belirterek, davanın reddine, Bakırköy .... Ticaret Mahkemesi'nin ... E saylı dosyası sonuçlanana kadar bekletilmesine, şirket ortaklarına herhangi bir talep yöneltilemeyeceğinden davanın reddine, yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER : Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası, Bakırköy .... Noterliği'nin 20/12/2022 tarihli, ... yevmiye no'lu ihtarname sureti, Vergi Daireleri yazıları,  Ticaret Sicil Müdürlüğü yazıları, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE  :<br>Dava,  Şirket Kar Payı Alacağı iddiasına ilişkindir.<br>Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.<br>Bilirkişi 01/03/2024 tarihli raporunda; Dava dosyası içerisindeki belgeleri incelendiğinde;<br>Davacı ...'ün davalı şirkette kardeşleri ..,... ile ortaklığı olduğu,Ortaklık paylarının;<br>... %16,67,... %66,66,.... %16,67<br>Şeklinde olduğu, davacı hakkında şirket ortakları tarafından alınan 07.11.2022 tarihli 2022/2 nolu Ortaklar Kurulu Kararı ile ortaklıktan çıkartılmasına karar verildiği, kararın 17.11.2022 tarih ve .... sayılı TTSG'nin ... ve ... sayfasında ilan edildiği, söz konusu kararın İstanbul .... Noterliği'nin 10.11.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.<br>Gelir Vergisi Beyannamelerine göre;<br>... ile ....'ün şirkette 9016,67 ile ...'ün ise %66,66 ile şirkette pay sahibi oldukları görülmektedir.<br>a. ...'e ait 2017 yılı Gelir Vergisi Beyannamesinde şirketin 2017 yılı karının 182.473.10.-TL olduğu. %16,67 paya sahip olan 916,67 paya sahip ortak adına 68.516,30.-TL kar payı tahakkuk ettiği,<br>b. ...'e ait 2018 yılı gelir vergisi beyannamesinde şirketin 2018 yılı karının 411.015,60 TL olduğunu,<br>c. ...'e ait 2019 yılı Gelir Vergisi Beyannamesinde şirketin 2019 yılı karının 161.229,17.-TL olduğu, %16,67 paya sahip olan 916,67 paya sahip ortak adına 26.876,90.-TL kar payı tahakkuk ettiği,<br>d. ...'e ait 2020 yılı Gelir Vergisi Beyannamesinde şirketin 2020 yılı karının 632.174,38.-TL olduğu, %16,67 paya sahip olan davalının adına 105.383,47.-TL kar payı tahakkuk ettiği,<br>e. ...'e ait 2021 yılı Gelir Vergisi Beyannamesinde şirketin 2021 yılı karının 1.540.401,02.-TL olduğu, %16,67 paya sahip olan 016,67 paya sahip ortak adına 256.784,87.-TL kar payı tahakkuk ettiği, anlaşılmaktadır.<br>Davacıya ait beyannamelere ulaşılamazken şirkette aynı pay oranına sahip şirket ortaklarından ...'e ait beyannamelerde (%16,67 pay oranı sahipliği ile); 2017-2021 yılları arasında toplam 487.979,81-TL kar payı almayı hak kazandığı hesaplanmaktadır. Bu durumda davacı ...'de aynı paya sahip olduğundan %16,67 pay oranı ile toplamda 487.979,81-TL kar payı saklı durumdadır.<br>Davalı şirket hesaplarında Geçmiş Yıl Karları; 1.483.335,58.-TL olup; beyannameler üzerinde kar dağıtımı yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi yer almamakta olup; davalı şirketin de ilgili yıllarda ortaklarına kar pavı ödemesi vapıldığına iliskin bir iddiası olmadığı görülmektedir.<br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri şu şekildedir:<br>“1- Finansal tablolarının çıkarılması<br>MADDE 227- (1) Yönetici ortaklar, şirketin faaliyet dönemi sonunda, bu Kanunun ticari defterlere ilişkin 64 ilâ 88 inci maddeleri hükümlerine uygun finansal tablolarını hazırlayıp imzalar ve ortaklar kurulunun onayına sunarlar. Finansal tablolar ortakların çoğunluğunun onayı ile kesinleşir. İkinci fikra hükmü saklı kalmak şartıyla, aynı toplantıda kârın dağıtımı da karara bağlanır. Ortaklar, bu kararın kanuna, şirket sözleşmesine, şirket kararlarına veya dürüstlük kuralına aykırı olması hâlinde, kârın kullanılması hakkındaki karar tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilirler.<br>(2) Ortaklar, kâr ve zarardan kendilerine düşen payın belirlenmesini, şirket sözleşmesiyle veya sonradan alacakları bir kararla, içlerinden birine veya bir üçüncü kişiye bırakabilirler. Bu ortağın veya üçüncü kişinin vereceği kararın hakkaniyete aykırı olmaması şarttır. Söz konusu kararın öğrenilmesinden itibaren üç ayın geçmesi, belirlenen kâr payının ortak tarafından tamamen veya kısmen alınması veya başka bir kimseye devredilmesi, zararın ödenmesine başlanması gibi açık veya zımni kabulü gösteren durumlarda dava hakkı düşer.<br>(3) Kâr ve zararın paylaşılmasına ilişkin karar hakkaniyet kurallarına aykırı olduğu takdirde mahkemece iptal olunur. Bu hâlde kâr ve zarar adi şirket hükümlerine göre paylaştırılır.<br>(4) Sirket sözleşmesinde öngörüldüğü takdirde, faiz ve ücretler faaliyet dönemi içinde ödenir.<br>Il - Ortağın istemleri<br>MADDE 228- (1) Her ortak, şirketten faaliyet dönemi sonunda gerçekleşen kârdan kendisine düşen payı, şirkete ödünç olarak verdiği paranın ve kararlaştırılmışsa koyduğu sermayenin faizlerini, şirket sözleşmesi gereğince hak ettiği ücreti; kanuna veya şirket sözleşmesine göre yıl sonu bilançosu çıkarılmamışsa çıkarılmasını, bilançoda kâr payı saptanmamışsa saptanmasını ve alacaklarını istemek hakkına sahiptir.<br>(2) Bu madde ile ortağa tanınmış olan hakları kaldırma veya daraltma sonucunu doğuran sözleşme şartları geçersizdir.”<br>Davalı şirketin ana sözleşmesinde de kar payı dağıtımına ilişkin özel bir hüküm düzenlenmediği, gerek 6762 sayılı TTK ve gerekse de 6102 sayılı TTK gereğince kar dağıtımına ilişkin kararların genel kurul tarafından alınması gerektiği, bu kararın ise genel kurulun devredilemez yetkiler arasında somut davada 2017,2018,2019,2020 ve 2021 yıllarına yıllarına ait karın dağıtımına karar verildiği yönünde bir kararın ortaklar tarafından imzalanmadığı ... da ibraz edilmediği, bu nedenle de kar dağıtımı konusunda ortaklar kurulu tarafından alınmış bir karar bulunmadığı kabul edildiği, genel kurulda kâr payı dağıtımına ilişkin karar alınmadığı müddetçe kâr payı dağıtımının yapılamayacağı mütalaa edilmekte olup; sonuç ve kanaat olarak yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucu; Davalı şirketin uhdesinde toplam dağıtılmamış karın 1.483.335,58.-TL olduğu, davacının %16,67 davalı şirkette pay sahibi olduğu ve adına tahakkuk eden karın 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarında 487.979,81-TL olduğunu bildirmiştir.<br>Davalı Tanığı ... beyanında;“Ben davacı ve davalı gerçek kişiler ile akrabayız kendileri benim halamın çocukları olmaktadırlar. Ben davalı firmayı bilmiyorum hiç duymadım. Bu firma ile aynı adreste olan çatalca'daki Trakya serbest bölge adresinde metal yapı kolektif şirketi bulunmaktadır. Ben de bu şirkette fabrika müdürü olarak çalışmaktayım. Ben davacıyı ne davalı şirkette ne de çalıştığım metal yapı kolektif şirketinde hiç görmedim. Kendisi bu şirketlere hiç gelmemiştir. Ortaklığı olup olmadığını bilmiyorum. Ortaklıktan çıkarılma durumunu da başka bir mahkemede tanıklık yaptığım için biliyorum. Davalı şirketin faaliyet göstermemesi nedeniyle kar payına ilişkin bir bilgim yoktur. Şirketin faaliyetinin olmamasının belki bu davalar yüzünden olabilir diye düşünüyorum. Çatalca Trakya serbest bölgesi yetkililerinden benim de çalıştığım fabrikaya davalı şirketin ruhsat iptali için geldiğini, başka yöneticilerden duydum” şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>Davalı Tanığı .... beyanında;\" Ben .... Holding de 31 yıldır dış ticaret ve lojistik müdürü olarak görev yapmaktayım. Davalı şirket bizim bulunduğumuz binadır davacı .... ortaklarındandır. Davalı şirket 2.010 yılında kurulmuştur. Davalar başladığı için faaliyete geçememiştir. Şirketin üretim ruhsatı iptal edilmiştir. Alım satım ruhsatı için ise İptal edilmesi yönünde yazı gelmiştir. Henüz İptal edilmemiştir. Dava devam ettiği için kapanış yapılamamaktadır. Hiçbir faaliyeti yoktur ve kar olduğunu sanmıyorum. Davacı şu an metal yapı, dış ticaret ve hafif metalin bulunduğu şirkete hiç gelmedi. Ayrılma akçesi olarak hesaplanan rakamın ... da ne şekilde hesaplandığını ve bu paranın nereden geldiğini bilmiyorum” şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>İddia veya savunmanın haklılığı, bu olay ve hukuki işlemlerin varlığının ispatlanmasına bağlıdır. <br> İspat hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde bir temel hak olarak garanti altına alınmıştır. Anayasal dayanağı olan ispat hakkını, usûl hukukunda taraflar, kanunda belirtilen süre ve usûle uygun olarak kullanırlar. Bu hak yalnızca kanunla sınırlanabilir. <br>İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususuna ise ispat yükü denir.<br>İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır.  TMK 6. Maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”<br>İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları içeriğine göre; Davalı şirketin ana sözleşmesinde de kar payı dağıtımına ilişkin özel bir hüküm düzenlenmediği, şirketlerde kâr payı dağıtımı genel kurulun (ortaklar kurulunun) münhasır yetkisi içerisinde olup kâr payı dağıtımına ilişkin bir genel kurul kararı bulunmadığı, buna ilişkin bir karar alınmadan mahkemeden kar payı dağıtılmasının da talep edilemeyeceği, hükme esas alınabilecek teknik içeriği barındıran bilirkişi raporu ile tespit olunduğu bu haliyle, davacının taleplerini ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM:Yukarıda  açıklanan  nedenlerle;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.707,75 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.092,35‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalıların yaptığı 2.438,36 TL masrafın davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>5-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara  verilmesine,<br>6-Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>7-Davalılar tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalılara iadesine,<br>8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle  tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili  İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf  yolu açık olmak üzere  verilen karar  davacı asilin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/03/2025<br><br>Katip ...<br>¸ <br> <br> <br>Hakim ....<br> ¸<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d1054038345c429","SID":"b183eb0def1857b9"}}