{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/455 <br>KARAR NO\t: 2025/765<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                     K A R A R <br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/50 E.  -  2022/382 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada, Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/12/2022 tarih ve 2022/50 Esas - 2022/382 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2020/42633 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı Şirketin \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, bu karara yönelik davalı itirazının ise YİDK tarafından kısmen kabul edildiğini ve bir kısım mal ve hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığını, oysa müvekkili markasının, toplum nezdinde bilinirliği yüksek, tanınmış bir marka olarak ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu, karşılaştırılan markalar her ne kadar \"...\" ibaresi  ile başlasa da \"...\" ibaresinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, buna göre \"...\" ibaresi ile \"... ...\" markaları arasında karıştırılmaya yol açacak bir benzerliğin bulunmadığını, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler incelendiğinde, müvekkilinin önceki hak sahibi olduğunun anlaşıldığını, davalı Şirketin itirazına dayanak olarak sunduğu faturaların en eski tarihlisinin 2013 yılının Aralık ayına ait bulunduğunu ve bu tarih öncesinde davaya konu mal ve hizmetler için herhangi bir kullanımının olmadığını, dava konusu başvurunun, müvekkilinin önceki markalarının devamı niteliğinde olduğunu, davalı Şirketin 35. sınıfta yaptırdığı tescillerin, müvekkilinin kullanımlarını ve marka tescillerini engelleyemeyeceğini ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-10877 sayılı kararının iptaline ve müvekkili marka tescil başvurusunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı Şirket vekili, müvekkili markaları ile davacı markası arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvuruda yer verilen \"...\" ibaresinin, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığını, emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiğini, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetlerin tamamının, redde mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerle benzer olduğu, marka işaretleri arasında da işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, markalar arasında başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden  karıştırılma ihtimali olduğu, davacının müktesep hak iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.          <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile sunulan uzman görüşünün taban tabana zıt olduğunu, bu çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi alınması taleplerinin mahkemece reddedildiğini, ret gerekçesi ihtilafın hukuki olduğu hususuna dayanıldığını, ancak uyuşmazlığın hukuki olduğu belirtilmesine karşın dosya bilirkişiye tevdi edilerek çelişkiye düşüldüğünü, hem mahkeme kararında hem de hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dosya kapsamında sundukları dilekçeler ile delillerin incelenip, irdelenmediğini, dosyada bulunan uzman görüşünün, davanın haklılığını ispatladığını, mahkemece, müvekkili başvurusunun esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğunun belirtilmesi ile davaya konu YİDK kararının hukuka aykırı olduğunun ikrar edildiğini, dava konusu başvuru ile davalı markaları arasında işitsel, kavramsal ve görsel benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu ve bu durumun dosyadaki delillerle ispatlandığını, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden önceki hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalı Şirketin 35. sınıfta yaptırdığı tescillerin, müvekkili kullanımlarını ve marka tescillerini engelleyemeyeceğini, davalı Şirketin markasal kullanımınının ispatlanamadığını, yapılan yargılamada müvekkilinin ticari faaliyetini yürttüğü \"www...com\" internet sitesi ve ürün gamının dahi incelenmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun 12. ve gerekçeli kararın 5. sayfasındaki değerlendirmenin de maddi gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin öncelik hakkının usul ve yasaya aykırı şekilde reddedildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.      <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden; davacının 18.04.2020 tarihinde, 2020/42633 sayılı \"...+şekil\" ibareli marka başvurusunu yaptığı, başvuru kapsamında 03,05,14,18,24, 25,26. sınıf mallarla 35,42. ve 45. sınıf  hizmetlerin yer aldığı, davalı Şirketin 2013/49880, 2016/71701 ve 91/001032 sayılı \"...\" unsurlu markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın reddine karar verildiği, bu karara yönelik davalı Şirket itirazının ise YİDK'in 14.12.2021 tarih, 2021-M-10877 sayılı kararıyla, söz konusu markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle kısmen kabul edildiği ve başvuru kapsamından 24,26 ve 35. sınıflarda yer alan bir kısım mal ve hizmetlerin çıkarıldığı, söz konusu kararının davacıya 15.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. <br>\t6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa (karıştırılmaya) yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır. Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir. <br>\tYapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; <br>dava konusu başvuru, beyaz zemin üzerine, lila renginde, küçük harflerle yazılan \"...\" ibaresi ile bu ibarenin üzerinde konumlandırılmış bir rüzgar gülü figüründen oluşmaktadır. Başvuruda yer verilen figüratif unsurunun ayırt ediciliğe katkısı sınırlı olduğundan, başvurunun asli unsuru bir bütün olarak \"...\" ibaresidir. Redde mesnet davalı markaları ise \"...\" ibaresinin yanında \"...\" ibaresi ve bu ibarelerin altında \"Sanayi ve Ticaret A.Ş.\" ibaresi ile kelime unsurlarının sol tarafında yer verilen figüratif unsurlardan meydana gelmektedir. Söz konusu markalardaki kelime unsurları tanımlayıcı olup, ayırt ediliğe katkıları yoktur. Yine bu markalardaki şekil unsuru da tali konumda bulunduğundan, redde mesnet markaların asli unsuru \"...\" ibaresidir. O halde, \"...\" asıl unsurlu başvuru ile \"...\" esas unsurlu redde mesnet markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. <br>\tDava konusu başvuruda, \"...\" ibaresi öne çıkarılmamış, bir bütün olarak \"...\" ibaresine yer verilmiştir. Dava konusu başvurudan çıkarılan mal ve hizmetlerin ortalama tüketicilerinin de başvuruyu, bir bütün olarak \"...\" olarak algılayacakları açıktır. Öte yandan, dosya kapsamındaki delillerden de davacının özellikle giyim malları üzerinde söz konusu ibareyi yaygın biçimde kullandığı görülmüş olup, bu husus da, tüketicilerin başvuruyu, \"...\" şeklinde bir bütün olarak algılayacakları yönündeki kanaati güçlendirmektedir. O halde, markaların bir bütün olarak karşılaştırılmaları, diğer bir deyişle markaları oluşturan ibarelerin hecelerine bölünerek karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinin mümkün olmadığı  hususları da gözetildiğinde, her ne kadar taraf markalarında \"...\" ibaresi ortak olarak yer almakta ise de, bu ibarenin dava konusu başvuruda öne çıkarılmaması, bir bütün olarak \"...\" ibaresinin asli unsur olarak kullanılması, bunun dışında yazım şekli ya da tertip tarzı itibariyle dava konusu başvurunun, davalı markalarına yanaştırılmaması, aksine yer verilen şekil unsuru ile de markaların farklılaştırılmaya çalışıldığı, davacı markalarının kullanım yoluyla ayırt ediciliğinin artırıldığı birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu başvuru ile davalı Şirket markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Diğer bir deyişle Dairemizce, taraf marka işaretleri arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerliğin olmadığı, taraf markalarının, ortalama tüketicilerce ilişkilendirilmeyeceği ya da dava konusu başvurunun, davalı Şirket markalarının serisi olarak algılanmayacağı sonucuna ulaşılmış, aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmemiştir. <br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle, her ne kadar taraf markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik mevcut ise de taraf marka işaretlerinin benzer olmadığı, \"...\" ibareli başvuru ile davalı Şirketin \"...\" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı kabul edilmiş ve davacı tarafın bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmüştür.  <br>\t Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.<br>\tDavacı tarafça, dava konusu başvuru üzerinde kazanılmış hakkının olduğu ileri sürülmüş ise de, davacının başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetleri de kapsayan önceki tarihli markalarının, giyim sektöründe yaygın biçimde kullanıldığının ispat edildiği, buna karşılık başvuru kapsamından çıkarılan 24,26 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetler üzerinde ise söz konusu markanın kullanıldığının ispat edilemediği görüldüğünden, davacının müktesep hak iddiası yerinde görülmemiş, ancak taraf marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, bu durum sonuca etkili bulunmamıştır. <br>\tHer ne kadar davacı tarafça, dava konusu başvurunun uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler bakımından tescil edilmesi talep edilmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nın 22.03.2017 tarih ve 2017/11-78 E.-2017/521 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere mahkemelere tescil isteminin kabulü ya da reddi yönünde tanınmış bir yetki bulunmadığından ve tescil işleminin idari nitelikte bir işlem olup Kurul kararına bağlı doğal bir sonuç olduğundan, davacının bu talebi yerinde görülmemiş, anılan talep ayrı bir dava olarak nitelendirilemeyeceğinden, bu talebin reddi nedeniyle davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 01/12/2022 gün ve 2022/50 Esas - 2022/382 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KABULÜ ile YİDK'in 14.12.2021 tarih ve 2021-M-10877 sayılı  kararının İPTALİNE, <br>\t3-Davacı vekilinin marka başvurusunun tescili talebinin REDDİNE,<br>\t4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL'nin davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.600,00-TL bilirkişi ücreti, 276,50-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 270,00-TL tebligat ve posta ücreti, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 3.638,50-TL yargılama giderine, 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 3.799,90-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Davalı kurum tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t8-Davalı şirket tarafından yapılan yargılama giderinin uhdesinde bırakılmasına<br>\t9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t10-Davacıdan peşin olarak alınan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,\t<br>\t11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2025 <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5af13801c6fd8ec3","SID":"db768d9c0f5a4034"}}