{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL BAM  <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/2217 <br>KARAR NO:2025/859<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:06/04/2022<br>NUMARASI:2020/925 Esas -  2022/359 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Nedeniyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:23/05/2025<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki aracın 23.09.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde, araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin eşi ... ile çocukları ..., ... ve ...'nin vefat ettiklerini, vefat eden ...'un mirasçıları olarak müvekkillerinin kaldığını, müvekkili ...'un eşi ve çocuklarının ölümü nedeniyle, müvekkilleri ... ve ...'un ise evlatları ...'un ölümü nedeniyle desteklerinden yoksun kaldıklarını, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde hem zorunlu trafik sigorta poliçesi hem de ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunduğunu, zorunlu trafik sigorta poliçesinin teminat limitinin aşılması halinde müvekkillerinin zararının ihtiyari mali mesuliyet poliçesi kapsamında karşılanması gerektiğini, dava tarihinden evvel yaptıkları başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) ...'un vefatı nedeniyle her bir müvekkili için 100,00'er-TL, ayrıca davacı ... için ...'un vefatı nedeniyle 100,00-TL, ...'in vefatı nedeniyle 100,00-TL ve ...'nin vefatı için 100,00-TL olmak üzere toplam 600,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta nezdinde düzenlenen ZMMS poliçesi kapsamında kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, yine ...'un vefatı nedeniyle her bir müvekkili için 100,00'er-TL, ayrıca davacı ... için ...'un vefatı nedeniyle 100,00-TL, ...'in vefatı nedeniyle 100,00-TL ve ...'nin vefatı için 100,00-TL olmak üzere toplam 600,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta nezdinde düzenlenen İMMS poliçesi kapsamında kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sundukları 20.10.2021 havale tarihli dilekçe ile; davacı ... için tazminat taleplerini destek ...'un vefatı nedeniyle 295.802,28-TL'ye, destek ... ...'un vefatı nedeniyle 248.700,30-TL'ye, destek ...'un vefatı nedeniyle 204.168,07-TL'ye, destek ... ...'un vefatı nedeniyle 241.561,56-TL'ye, davacı ... için 114.243,83-TL'ye, davacı  ... için 29.953,89-TL'ye artırdıklarını bildirmiş, 20.02.2022 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesi ile de; aktüer bilirkişi ek raporu ile tazminat miktarlarının daha fazla olduğunun belirlendiğinden bahisle davacı ... için tazminat taleplerini destek ...'un vefatı nedeniyle 297.141,13-TL'ye, destek ... ...'un vefatı nedeniyle 406.006,42-TL'ye, destek ...'un vefatı nedeniyle 301.046,20-TL'ye, destek ... ...'un vefatı nedeniyle 355.574,66-TL'ye, davacı ... için 114.412,13-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davaya konu kazada aynı zamanda yaralanan davacı ... tarafından müvekkili aleyhine yaralanmadan kaynaklanan zararın tazmini için açılan ve Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/13 Esas sayılı dosyasında görülen dava ile eldeki davanın birleştirilmesi gerektiğini, müvekkili nezdinde düzenlenen trafik sigortası nedeniyle teminat limitinin 360.000,00-TL, İMMS poliçesi kapsamında ise teminat limitinin zorunlu trafik poliçesi teminat limitini aşan kısım için 50.000,00-TL olduğunu, ...'un sigortalı aracın işleteni olması nedeniyle vefatından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı talep edilemeyeceğini, Trafik Sigortası Genel Şartlarının A.5.ç bendi gereğince ancak üçüncü kişinin vefatı halinde destekten yoksun kalma tazminatı ödenebileceğini, ölen ...'un ise üçüncü kişi olmadığını, sigortalı olduğunu ve ölümü nedeniyle istenilen tazminatın teminat kapsamında bulunmadığını, kaza anında istiap haddinin aşıldığını, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, yine vefat edenlerin emniyet kemeri takmaması nedeniyle de müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ... tarafından varsa yapılan ödemenin peşin sermaye değerinin yarısının indirilmesi gerektiğini, ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; davacıların uğradığı zarara bağlı olarak talep ettiği hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hak olduğu, davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtıkları, davacıların davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecekleri, kaza tarihi itibariyle kazaya karışan aracın davalı şirket nezdinde ZMMS poliçesi ve İMMS poliçesi bulunduğu, kazaya karışan aracın müteveffa ... adına kayıtlı olduğu, kazanın tek taraflı olması nedeniyle sürücü ...'un tamamen kusurlu olduğu, kusur durum ve oranına ilişkin bir tartışmaya ve araştırmaya girilmediği, bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda Yargıtay uygulaması gereğince bakiye yaşam sürelerinin tespitinde TRH-2010 yaşam tablosu kullanılarak progresif rant yöntemi esas alınarak her yıl için %10 arttırılıp %10 indirilmesi, tartışılan yetiştirme giderleri, evlenme, akit ve pasif dönem, zorunlu ve ihtiyari sigorta kapsamı ve garame hesabı gibi olaya etki eden nesnel tüm hususlara değinmek suretiyle asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamalar sonucunda  her bir davacının her bir ölüm nedeniyle uğradıkları  destek zararı  hesaplanmak suretiyle rapor verildiği, davalı tarafın itiraz ve beyanları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alındığı ve bilirkişi ek raporu üzerine, davacı vekili tarafından dava, değere ilişkin olarak kısmen ıslah talebinde bulunulduğu, davanın belirsiz alacak olarak açılmış olması nedeniyle, davacı vekili tarafından öncesinde davada talep attırım işlemi yapılmış olsa da davada bir kez ıslah işlemi de yapılabileceği, zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması hâlinde söz konusu olan müterafik kusur hususunun 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlendiği, mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkmasının söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasının da gerekebileceği, kazaya karışan aracın tescil kayıtları, marka ve modeline göre beş kişi kapasitesi bulunmasına rağmen araçta altı yetişkin üç çocuk olmak üzere toplam dokuz kişi olarak seyahat edilmesi, anılan sayıda kişinin bulunduğu bir aracın seyir ve trafik güvenliğinin  yeterince sağlanamayacağı, donanım gereği araçta mevcut kişi sayısına yetecek kadar emniyet kemeri bulunmayacağı  ve böylece aracın istiap haddinin aşıldığı belirgin olup istenmeyen neticenin ve zararın meydana gelmesinde özellikle kaza tarihinde araç maliki ve aile başkanı olduğu anlaşılan müteveffa ...'un müterafik kusurunun bulunduğu tespit ve tayin edilerek takdiren Yargıtay uygulaması da gözetilerek tazminatlardan % 20 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasının uygun görüldüğü gerekçesi ile;\"1-Talebi arttırılan ve ıslah edilen davanın kısmen kabulüne ve %20 takdiri indirime bağlı olarak sonuçta: a)Davacı ... yönünden:a-1) ...’un vefatından dolayı 237.712,90 TL'nin 14/11/2019 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,a-2) ... ...’un vefatından dolayı 312.471,19 TL'nin 14/11/2019 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, a-3) ... ...’un vefatından dolayı 284.459,73 TL'nin 14/11/2019 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, a-4) ...’un vefatından dolayı 240.836,96 TL'nin 14/11/2019 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,b)Davacı ... yönünden: ...’un vefatından dolayı 91.529,70 TL'nin 14/11/2019 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,c)Davacı ... yönünden: ...’un vefatından dolayı 22.285,40 TL'nin 14/11/2019 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine\" karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; ...'un sigortalı aracın işleteni olması sebebiyle ölümü nedeniyle istenilen destekten yoksun kalma tazminatının teminat kapsamı dışında olduğu, mahkemece hükme esas alınan içtihadın 01.06.2015 tarihinden evvel akdedilen sigorta poliçelerine ilişkin olduğu, istiap haddi aşımı sigortalıya rücu sebepleri arasında olup, davacılara tazminat ödemesi yapılması halinde sigortalının mirasçıları olmaları sebebiyle rücu talebinde bulunulabileceği, alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiği, tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmış ise de prograsif rant yönteminin uygulanmasının hatalı olduğu, peşin değer formülünün uygulanması gerektiği, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmemiş olması sebebiyle faizin dava tarihinden başlatılması gerektiği hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.(1)Davalı sigorta şirketi vekilinin, davacılar lehine, ...'un vefatı nedeniyle hükmolunan tazminatlar yönünden istinaf nedenlerinin incelenmesinde;Davacılar desteği ...'un, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı araçta yolcu iken gerçekleşen kazada öldüğü dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Türk Ticaret Kanunu'nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Yeni Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartların C.10. maddesi ile 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni genel şartların C.11. maddesine göre; yeni genel şartlar, genel şartların yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Sigortacılık Kanunu 11. madde hükmüne göre ise, sigorta sözleşmesinin ana muhtevası müsteşarlıkca onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir.  KTK.93.md.iptali için Anaya Mahkemesine açılan dava ret edilmiştir.01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın amacı A.1 maddesinde \"Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir\" şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde \"sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür.Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır\" şeklinde düzenlenmiştir. Kapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı \"Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır\" şeklinde ifade edilmiştir. Genel Şartlar A.6. maddesinin (c) bendinde \"İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri\" ve (d) bendinde  \"Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri\" zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır.Talep edilen destek tazminatı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk ve sorumluluk riski çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin olmalıdır. Sigortalının hukuki sorumluluğu olmayan veya sigortalının sorumluluk riski içinde bulunmayan tazminat taleplerinden sigortacının sorumluluğu bulunmayacaktır.Somut olayda; davacılar desteği ...'un işleteni olduğu araçta yolcu olarak bulunduğu, aracın sürücü ... idaresindeyken 23.09.2019 tarihinde karıştığı tek taraflı kaza sonucu davacıların eş ve oğlu olan ...'un vefat  ettiği; davalı sigorta şirketi nezdindeki zorunlu trafik sigortasına ait poliçenin düzenlenme tarihinin 12.02.2019 olduğu görülmektedir. Davacı eş, anne ve baba, kazada hayatını kaybeden araç işleteni/yolcu desteğin kendi zorunlu mali mesuliyet sigortasından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuşlardır.Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçenin teminat başlangıç ve bitiş tarihleri 12.02.2019-12.02.2019 olup, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamı ise 01.06.2015 tarihinde, yani poliçenin teminat başlangıç tarihi olan 12.09.2019 tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'na göre belirlenecektir.Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik)  Sigortası  Genel  Şartları A.3. maddesine  ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre, ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır.Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir. Bu sebeplerle, somut olayda araç işleteni konumunda olan destek ...'ın üçüncü kişi olarak kabulü mümkün değildir. Poliçenin teminat başlangıcı tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu'nda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme de yoktur. Açıklanan maddi ve hukuksal vakıalar karşısında; davalı sigortacının, yeni ZMSSGŞ'na göre tazmin sorumluluğunun değerlendirilmesi gerektiğini ve davanın reddini savunduğu; desteğin davaya konu trafik kazasını yapan aracın işleteni olduğu ve yeni ZMSSGŞ'nın A.3 ve A.5-ç maddeleri gereği, davacıların desteğin işleteni olduğu aracın sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden destek tazminatı talep etme hakları bulunmadığının göz ardı edilerek ve hukukun yanlış uygulanması suretiyle davacıların, ...'un vefatı nedeniyle talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatının da kabulüne karar verilmesi hatalı olup, davalı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf istemi yerindedir. (Bknz. Yargıtay 4. HD'nin 15.03.2023 günlü 2021/25956 E. - 2023/3808 K., Yargıtay 17. HD'nin 07.12.2020 günlü 2019/3464 E. - 2020/8123 K. sayılı ilamları) (2) Davalı sigorta şirketi vekilinin, davacı ... lehine, ... ..., ... ve ... ...'un vefatı nedeniyle takdir edilen maddi tazminata yönelik istinaf talebinin incelenmesinde;Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, istiap haddinin aşılması rücu sebebi ise de, davalı sigorta şirketinin ancak kendi sigortalısına rücu hakkı bulunduğu, davacıların, davalının rücu hakkı yönünden sıfatları (işletenin mirasçısı) ile eldeki davaya konu edilen tazminat alacağına ilişkin sıfatlarının (destekten yoksun kalan 3. kişi) birbirlerinden farklı olması nedeniyle alacaklı-borçlu sıfatının birleştiğinin söylenemeyecek olmasına, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı karşısında tazminat hesabında prograsif rant yönteminin uygulanmasında usule aykırılık bulunmamasına, dava tarihinden evvel yapılan yazılı başvuru ile temerrüde düşen davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bu hususlara isabet eden istinaf talebi yerinde değildir. Ancak ilk derece mahkemesince alınan 09.08.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemi uygulanmak suretiyle tazminat hesaplaması yapılmış ve davacı ...'un zararının, destek ... ... yönünden 248.700,30-TL, destek ... ... yönünden 241.561,56-TL ve destek ... yönünden 204.168,07-TL olduğu belirlenmiş, bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davacı ... vekili tarafından aktüer bilirkişi raporuna herhangi bir itirazda bulunulmamış aksine 14.10.2021 tarihli duruşmada alınan beyanında aktüer rapora itirazları bulunmadığını bildirmiş ve hatta 20.10.2021 havale tarihli dilekçe ile; davacı ... için tazminat taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda artırmıştır. İlk derece mahkemesince davalı vekilinin aktüer bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanması için ek rapor alınmasına karar verilmiş, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 09.02.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda, rapor tarihi itibariyle asgari ücrette meydana gelen artışlar ve 7349 sayılı Kanun ile getirilen, gelirin, asgari ücrete denk gelen kısım yönünden vergi istisnasına ilişkin düzenleme uygulanmak suretiyle hesaplama yapıldığı ve bu kez davacı ...'un zararının, destek ... ... yönünden 406.006,42-TL, destek ... ... yönünden 355.574,66-TL ve destek ... yönünden 301.046,20-TL olduğu belirlenmiş, davacı vekili 20.02.2022 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesi ile de; aktüer bilirkişi ek raporuna binaen davacı ... için tazminat taleplerini, destek ... ...'un vefatı nedeniyle 406.006,42-TL'ye, destek ...'un vefatı nedeniyle 301.046,20-TL'ye, destek ... ...'un vefatı nedeniyle 355.574,66-TL'ye artırdıklarını bildirmiş, ilk derece mahkemesince, 09.02.2022 aktüer bilirkişi ek raporu ile belirlenen tazminat miktarları üzerinden istiap  haddinin aşılmış olması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.Her ne kadar asgari ücret değişiklikleri kamu düzeninden olmakla birlikte re'sen uygulanması gerekmekte ise de, ilk derece mahkemesince alınan 09.08.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporuna karşı davacı tarafça itirazda bulunulmadığı, bilirkişi raporu doğrultusunda tazminat miktarlarının artırıldığı ve davanın belirli hale getirildiği 20.10.2021 havale tarihli dilekçede fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığı, bu hali ile, davacı tarafça 20.02.2022 tarihinde sunulan ıslah dilekçesi ile tazminat miktarının artırılmasının mümkün olmadığı göz önüne alındığında davalı taraf yararına oluşan usuli kazanılmış haklara riayet edilmek suretiyle 09.08.2021 tarihli bilirkişi asıl raporunda belirlenen tazminat miktarları üzerinden, mahkemenin kabulünde olduğu üzere istiap haddinin aşılması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak ve davacılar vekilinin 20.10.2021 tarihli dilekçesi göz önünde bulundurulmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, 20.10.2021 tarihli dilekçede fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmamasına rağmen ıslah dilekçesi olarak 20.02.2022 tarihinde sunulan dilekçe dikkate alınarak hüküm kurulması hatalı olup, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ne var ki Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince davacıların, destek/işleten ...'un vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine, davacı ...'un, ... ..., ... ve ... ...'un vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin kısmen kabulüne, kısmen kabul kararı verilen tazminatlar yönünden reddedilen kısmın müterafik kusur indirimine ilişkin olması nedeniyle davalı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına yönelik yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2022 tarih ve 2020/925 Esas 2022/359  Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun  KABULÜNE,a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,d/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına,2/İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2022 tarih ve 2020/925 Esas- 2022/359 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA a/Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat talebinin REDDİNE,b/Davacı  ... tarafından açılan maddi tazminat talebinin REDDİNE, c/Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile, -... ...’un vefatından dolayı 198.960,24-TL'nin 14/11/2019 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, -...’un vefatından dolayı 193.249,25-TL'nin 14/11/2019 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin istemin reddine,-...’un vefatından dolayı 163.334,46-TL'nin 14/11/2019 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin istemin reddine,-...’un vefatından dolayı tazminat talebinin REDDİNE,ç/Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 37.949,21-TL karar ve ilam harcından 44,40-TL peşin harç, 3.831,00-TL tamamlama harcı ve 1.263,00 TL ıslah harcının mahsubuyla eksik kalan 32.810,81-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, d/Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT  uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,e/Davacı ... tarafından iş bu dava için yapılan 44,40-TL peşin harç, 3.831,00-TL tamamlama harcı ile 1.263,00-TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,f/Davacılar tarafından iş bu dava için yapılan 44,40-TL başvurma harcı, 6,40-TL vekalet harcı, 120,50-TL posta masrafı ve 1.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.171,30-TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre 717,00-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, arta kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,g/Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 87.331,59-TL nispi vekalet ücretinın davalıdan alınarak işbu davacıya verilmesine,h/Davacı ... tarafından ...'un vefatı nedeniyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin iş bu davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,ı/Davacı ... tarafından açılan davanın reddedilmesi nedeniyle davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin iş bu davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,i/Davacı  ... tarafından açılan davanın reddedilmesi nedeniyle davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden AAÜT'nin 13/2. madde hükmü gereğince 29.953,89-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine, g/Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.23/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4852312858bdbf2b","SID":"735f3bb451e0f510"}}