{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/861 <br>KARAR NO: 2025/884<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 02.04.2025<br>NUMARASI: 2025/121 D. İş - 2025/121 Karar <br>DAVA: İhtiyati Haciz<br>Taraflar arasındaki ihtiyati talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz isteyen vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin çeşitli tarihlerde borçluya yedek parça sattığını, satışlara ilişkin düzenlenen faturaların borçluya teslim edildiğini, teslim belgelerinde imza bulunduğunu, faturalardan kaynaklı 137.058,57 TL alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, borçlunun mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, 137.058,57 TL asıl alacak ve işleyecek faizi için borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Talebe konu olan faturalardan kaynaklanan alacağın varlığı ve miktarı taraf delilleri toplanarak yapılacak yargılama neticesinde belirlenebileceği,  bu durumda İİK'nın 257/1.maddesinde öngörülen muaccel bir alacağın varlığına ilişkin ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmediği gibi İİK'nın 257/2 maddesindeki koşulların varlığı da kanıtlanamadığı, ayrıca yaklaşık ispat koşulunun da sağlanamadığı anlaşılmakla, yargılamaya muhtaç iddialara dayalı olduğu...\" gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilnce düzenlenen faturalar, teslim tesellüm fişleri ile emtianın teslim edildiğinin sabit olduğunu, ürün tesliminin yalnızca fiili olarak değil, e-fatura sistemi üzerinden dijital olarak da onaylandığını, e-fatura sisteminde alıcı tarafın, malı teslim aldığında faturayı kabul et seçeneğini kullandığını, aksi durumda reddet seçeneğiyle itiraz ettiğini, müvekkilince gönderilen tüm e-faturaların sistem üzerinden onaylandığını, itirazda mutbu ifadeler kullanıldığını, borcun doğmadığına ilişkin somut bir itiraz ileri sürülmediğini, borçlunun mallarını kaçırmaya çalıştığını, piyasadaki birçok toptancıya elindeki parçaları yok pahasına devretmek istediğini, alıcının dürüstlük ilkesine aykırı eylemleri nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, sunulan teslim fişleri, faturalar, e-fatura onayları ve icra dosyasına rağmen mahkemece koruma tedbirinin uygulanmamasının, kötü niyetli borçluyu cesaretlendirdiğini, alacağın tahsilinin imkansız hale getirilerek adil yargılama hakkına zarar verildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 258/3 maddesi uyarınca, ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararın istinafına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili 1137.058.57 TL alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itiraz üzerine, ihtiyati haciz talebinde bulunmuş, itirazın iptali davası açılıp açılmadığından söz etmemiştir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin ekindeki ve UYAP ortamında bulunan elektronik faturalar ile cari hesap ekstresi incelenmiş ve talep dilekçesinin ekinde sunulan bu delillere göre karar verilmiştir. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin  edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya  hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken  alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre  alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Somut olayda, dosyaya ibraz edilen elektronik faturalar ile cari hesap ekstresine göre taraflar arasındaki ticari ilişkide davacının alacağının varlığı ve miktarının bu aşamada yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanmadığı anlaşılmaktadır. Dosya ekindeki belgeler arasında mal teslimine ilişkin yazılı bir belge bulunmamaktadır. Açılacak esasa ilişkin davada sunulacak delillere göre ve talep edilmesi hâlinde mahkemece her zaman geçici hukuki koruma talebi ile ilgili bir karar verilmesi mümkün olup bu dosya kapsamı itibariyle ihtiyati haciz şartlarının mevcut olmadığı kanaatine varılmış ve alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3  maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden  vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 22.05.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ea53168b1cdf964c","SID":"dd7efa1910859260"}}