{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/1211 <br>KARAR NO: 2025/1240<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/04/2025  ARA KARAR<br>NUMARASI: 2025/301 Esas<br>DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM <br>TARİHİ: 18/06/2025<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin  2025/301 Esas sayılı 30/04/2025 tarihli ara kararına karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili  dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin davalı şirketin hissedarlarından olduğunu, 25/12/2024 tarihli genel kurul toplantısında sermayenin artırılması gibi şirket hissedarlarını büyük ölçüde etkileyebilecek ve şirket yapısında önemli değişikliklere sebebiyet verebilecek biçimde kararlar alındığını, bu kararların yok hükmünde olduğunun tespiti, olmadığı takdirde butlanı ve iptalinin gerektiğini, ayrıca söz konusu genel kurulda alınan kararlara müvekkili tarafından muhalefet şerhi konulduğunu, davalı şirket hissedarlarının yargılama esnasında hisselerini 3. Kişilere devretme ihtimalinde müvekkili açısından telafisi güç ve hatta imkansız zararlar meydana geleceğini bildirerek yargılamanın sonucunun güvence altına alınması amacıyla kesin hukuki koruma elde edilinceye kadar davalı şirket hisselerinin 3. Kişilere devrini önleyici nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesini, genel kurulda verilen sermaye artırımına yönelik tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi  kararı ile;  Davanın, genel kurul kararının yasalara, afaki iyi niyet kurallarına ve emsal yüksek mahkeme kararlarına aykırılık iddiası ile açıldığı, genel kurul toplantısında sermayenin artırılması gibi şirket hissedarlarını büyük ölçüde etkileyebilecek ve şirket yapısında önemli değişikliklere sebebiyet verebilecek biçimde kararlar alındığı, bu kararların yok hükmünde olduğuna ilişkin iddiaları yönünden, genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulmasını gerektirir yaklaşık ispatı sağlayan yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin TTK 449.madde uyarınca 25/12/2024 tarihli genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması ve şirket hissedarlarının hisselerini üçüncü kişilere devrinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş \"1-Davacı vekilinin 25/12/2024 tarihli genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması ve şirket hissedarlarının hisselerini üçüncü kişilere devrinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin REDDİNE, \" şeklinde ara karar kurulmuştur.<br>Davacı vekili işbu ara kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; Dava dilekçesinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davalı şirket hissedarlarının yargılama esnasında hisselerini 3. kişilere devretme ihtimalinde müvekkil açısından telafisi güç ve hatta imkansız zararlar meydana geleceğinden, davalı şirket hissedarlarının hisselerini üçüncü kişilere devrini önleyici nitelikte ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu ancak Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/301 Esas sayılı dosyasından verdiği 30.04.2025 tarihli ara kararda \"Davanın, genel kurul kararının yasalara, afaki iyi niyet kurallarına ve emsal yüksek mahkeme kararlarına aykırılık iddiası ile açıldığı, genel kurul toplantısında sermayenin artırılması gibi şirket hissedarlarını büyük ölçüde etkileyebilecek ve şirket yapısında önemli değişikliklere sebebiyet verebilecek biçimde kararlar alındığı, bu kararların yok hükmünde olduğuna ilişkin iddiaları yönünden, genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulmasını gerektirir yaklaşık ispatı sağlayan yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin TTK 449.madde uyarınca 25/12/2024 tarihli genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması ve şirket hissedarlarının hisselerini üçüncü kişilere devrinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.\" şeklinde gerekçelendirerek talebin reddine karar verdiğini, ihtiyati tedbir talebin reddine yönelik işbu karar açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkeme, taraflarınca iptali istenen sermaye artırım kararının alındığı ve uygulandığı genel kurul kararından aile üyeleri ile birlikte en çok fayda sağlayan kişi olan...'den görüş alınması hukuka ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kişinin kendi aleyhine olacak biçimde sonuç doğuracak talebe ilişkin objektif bir görüş sunamayacağı aşikar olduğunu, bu nedenle mahkeme hukuka aykırı tutum sergilediğini, bilindiği üzere ihtiyati tedbir dava sonucunun etkisiz hale gelmesini önlemeye yarayan geçici nitelikte bir koruma olduğunu, ihtiyati tedbire karar verilirken her iki tarafın da menfaat dengesi korunması gerektiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi ile, davalı tarafça hakkı zayi edilen müvekkil bir de davalı tarafın hisseleri 3. Kişiye devretmesi ihtimali ile karşı karşıya bırakıldığını, geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakımından olduğunu, kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada yaklaşık ispat değil, tam ispat arandığını, kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı verdiğini, bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görüldüğünü, geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görüldüğünü, delillerin toplanması ile verilecek karar yargılamanın esasına ilişkin olup açıkladığı üzere ihtiyati tedbir kurumunun asıl amacı yargılama devam ederken geçici hukuki koruma sağladığını, bu bağlamda verilen ret kararının gerekçesi ihtiyati tedbir kurumunun amacına tamamen ters olduğunu, yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmesi halinde ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğinden müvekkil bakımından telafisi güç veya imkansız durumlar içerisine girileceğini, müvekkilin korunması gereken hakkının mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veya tamamen imkansız hale gelme ihtimali olduğunu, müvekkil şirketin pay sahiplerinden olan ...'ın Yönetim kurulu üyesi olarak yer almış olduğu ...A.Ş.’nin Yönetim Kurulunun 26.11.2024 tarihinde toplandığı ve yüzde seksen oranında sermaye artırımı gündemi de içerir genel kurul kararı aldığı TTSG’den öğrenildiğini ve hukuka aykırı biçimde toplanmış olan Yönetim Kurulununun, belirlenmiş olan Genel Kurul toplantısının iptali talepli ikame ettiği dava Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1072 Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, Yönetim Kurulu üyesi olarak herhangi bir iletişim ve haberleşme aracı ile yapılmış olan Yönetim Kurulu toplantısı bahsi geçen davada davacı sıfatı ile yer alan Müvekkil ...'a bildirilmediğini, hukuka aykırı biçimde toplanılarak kararlar alınmış olan Yönetim Kurulu toplantısının hukuka aykırı olarak toplandığının tespiti Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yapılmış ve neticeten davanın kabulüne karar verilerek \"...A.Ş.’nin 26.11.2024 Tarihli, 2024/5 Sayılı Yönetim Kurulu Toplantısının ve bu toplantıda şirket sermayesi artırılmasının görüşülmesine ilişkin alınan gündem kararının BATIL OLDUĞUNUN TESPİTİNE\" karar verildiğini, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1072 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama devam ederken, hukuka aykırı biçimde toplanan Yönetim Kurulunun aldığı karar ile 25.12.2024 tarihli Genel Kurulda şirket hissedarlarını büyük ölçüde etkileyebilecek ve şirket yapısında önemli değişikliklere sebebiyet verebilecek biçimde sermaye artırım kararı alındığını, sermaye artırım kararı en son başvurulması gereken yol olup şirketin alternatif kaynaklara yönelmesi gerektiğini, davalı şirket hissedarları Müvekkil şirketin yasal temsilcilerine zarar vermek kastıyla, hukuka aykırı hareket ettiğini, huzurdaki davada ihtiyati tedbir talebin reddine karar verilmesi halinde davalı tarafın aynı yola yeniden başvurma ihtimalinin bulunduğu göz ardı edilemez bir gerçek olduğunu, bu nedenlerle mahkemece yapılacak istinaf incelemesi neticesinde Kayseri  2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/301 Esas sayılı dosyasından verdiği 30.04.2025 tarihli ara kararın kaldırılarak davalı şirket hisselerinin yargılama süreci boyunca üçüncü kişileri devrinin önlenmesi ve genel kurulda alınmış olan sermaye artırım kararının uygulanmasının durdurulması için  ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, Kayseri  2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/301 Esas sayılı dosyasından verdiği 30.04.2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararın kaldırılarak davalı şirket hisselerinin yargılama süreci boyunca üçüncü kişileri devrinin önlenmesi için ve sermaye artırım kararının uygulanmasının durdurulması amacıyla ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde özetle ;  Davacı vekili tarafından usul ve yasaya aykırı bir biçimde istinaf dilekçesi ile müvekkil şirketin 26/11/2024 tarihli ve sermaye artırımı gündem maddesini de içerir yönetim kurulu kararlarının iptali amaçlı olarak dava ikame edilip yerel mahkemece 26/11/2024 tarihli yönetim kurulu toplantısının ve bu toplantıda şirket sermayesinin arttırılmasının görüşülmesine ilişkin alınan gündem kararının batıl olduğunun tespitine karar verildiği bu nedenle ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmesi gerektiği iddia bulunulsa da yerel mahkemece mezkur kararın hangi hususlara dayanılarak verildiği açık olmadığını, ayrıca ilgili karar kesin karar olmayıp kanun yolu açık olduğundan ilgili yerel mahkeme kararına karşı da kanun yoluna başvurulduğunu, bu kapsamda davacı tarafça, haklılığı ispatlanmadığını ve kesinleşmediğini bir yerel mahkeme kararına dayanılarak ihtiyati tedbir talebinde bulunması açıkça hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, ihtiyati tedbir kararı, mevcut durumda değişme meydana gelmesi ihtimaline karşı ileride telafisi imkânsız zararlar doğmasına engel olmak için olduğunu,daha açık ifadeyle, hukuka göre ihtiyati tedbir kararının, ilk inceleme ve davacı tarafından sunulan belgeler dikkate alınarak, davacının talebinin haklı olduğu kanaati uyandığında ve ilerde uğrayacağı telafisi mümkün olmayan zararları önlemek için verilebileceği malum olduğunu, ayrıca kanun hükmü kapsamında tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu, bir başka deyişle; 6100 sayılı HMK’nın 390. maddesinin 3. fıkrasının açık düzenlemesi gereği, kanun koyucu, ihtiyati tedbir talep eden tarafın haklılığının “yaklaşık ispat ölçüsü” ile ispatını aradığını, davacının iddiaları haksız çıkar elde etmek amacıyla olup kötü niyetli olduğu gibi davacı tarafça dosya kapsamına herhangi bir delil de sunulamadığını,bu nedenle verilmiş olan ihtiyati tedbir reddi kararı hukuka ve hakkaniyete uygun olmakla birlikte isabetli olduğunu, bilindiği üzere söz konusu durumda davacı tarafın korunmasını gerektirecek her hangi bir delil veya emarede dosya kapsamında yer almadığını, ilk incelemede dahi davacının elinde hukuken geçerli bir neden ve iddialarını yaklaşık olarak dahi ispat etmeye yarar delil olmadığı anlaşılacak bir husus olup, davacının ihtiyati tedbir taleplerinin reddi isabetli olduğunu, ayrıca sayın mahkemece de takdir edileceği üzere davacı tarafından iddialarını ispatlar nitelikte somut delil dosya kapsamında yer almamakla birlikte davacının terditli olarak talep etmiş olduğu Genel Kurul Kararının yokluğu,butlanı ve iptali talepleri konusunda yargılamanın yapılması gerektiği de aşikar olduğunu,dolayısıyla davacı tarafça talep edilen ihtiyati tedbir hmk hükümlerinin şartlarını sağlamadığını,  davacı tarafça her ne kadar müvekkil şirket ortağı YK Başkanı...'nün görüşünün alınmasını hukuka aykırı bulup en çok faydayı müvekkil...'nün sağladığını belirtmişse de; müvekkilden görüş alınması en temelde TTK Md.449 kapsamında yasal bir zemine dayandığını, bunun yanında davalı müvekkil şirketin tüm yıllara ait faaliyet raporlarında da belirtildiği gibi bir refah durumu söz konusu olmayıp  müvekkil şirketin gerek AVM inşaat döneminden süregelen kredi ödemeleri gerekse cari hesaplardan kaynaklı borçlarından dolayı sermaye arttırımı yapması zaruri hale geldiğini, davacı tarafından yapılan istinaf incelemesi taleplerinin öncelikle USULDEN REDDİNE, aksi kanaatte ESASTAN REDDİNE,Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 30/04/2025  tarihli ara kararının ONANMASINA, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini talep etmiştir.<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :<br>Yapılan inceleme sonunda derdest dava: \"...Müvekkil ... Limited Şirketi, Davalı ...Anonim Şirketi'nin hissedarlarındandır.  25.12.2024 Tarihli Genel Kurul Toplantısında, sermayenin artırılması gibi şirket hissedarlarını büyük ölçüde etkileyebilecek ve şirket yapısında önemli değişikliklere sebebiyet verebilecek biçimde kararlar alınmıştır. Aşağıda ayrıntılı biçimde yer verilmiş olan hukuka aykırılıklar doğrultusunda 25.12.2024 tarihinde gerçekleştirilmiş olan Genel Kurul Toplantısının ve toplantıda alınmış olan sermaye arttırım kararının yok hükmünde olduğunun tespiti, iptali ve butlanı talepli işbu davanın açılması zorunlu hale gelmiştir. Gerçekleşmiş olan genel kurul toplantısında muhalefet şerhi Müvekkil tarafından konulmuş olup davaya konu etmiş olduğumuz hususlar muhalefet şerhinde de belirtilmiştir..Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve resen dikkate alınacak nedenlerle; DAVANIN KABÜLÜNE, Davalı şirket hissedarlarının yargılama süresinde hisselerini üçüncü kişilere devrini önleyici nitelikte İHTİYATİ TEDBİR KARARI verilmesine ve ilanına, Genel kurulda verilen sermaye arttırımına yönelik tedbir kararı verilmesine ve ilanına, 25.12.2024 tarihinde gerçekleştirilmiş olan Genel Kurul Toplantısının ve toplantıda alınmış olan  Sermaye Arttırım Kararının yok hükmünde olduğunun tespitine, olmadığı takdirde butlanına ve iptaline, Verilecek kararın ticaret sicil memurluğuna tescil ve ilanına,Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi....\" talebine ilişkindir.\t\tMahkeme, 30/04/2025 tarihli gerekçeli ara kararıyla ; \"....Davanın, genel kurul kararının yasalara, afaki iyi niyet kurallarına ve emsal yüksek mahkeme kararlarına aykırılık iddiası ile açıldığı, genel kurul toplantısında sermayenin artırılması gibi şirket hissedarlarını büyük ölçüde etkileyebilecek ve şirket yapısında önemli değişikliklere sebebiyet verebilecek biçimde kararlar alındığı, bu kararların yok hükmünde olduğuna ilişkin iddiaları yönünden, genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulmasını gerektirir yaklaşık ispatı sağlayan yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin TTK 449.madde uyarınca 25/12/2024 tarihli genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması ve şirket hissedarlarının hisselerini üçüncü kişilere devrinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin 25/12/2024 tarihli genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması ve şirket hissedarlarının hisselerini üçüncü kişilere devrinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin REDDİNE,....\" karar vermiştir.<br>Davacı vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden esastan inceleme yapılmıştır.<br>İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan 30/04/2025 tarihli gerekçeli ara kararda mahkemesince yazılı ayrıntılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde;Derdest eldeki davada davacı tarafça istenen söz konusu ihtiyati tedbir talebinin kabulü için gerek HMK 389. Vd.  gerekse TTK 449.Vd. maddeleri gereğince aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların, bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre, bulunmadığından reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de , istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı tarafın söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden herhangi bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu bu nedenlerle de davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2025/301 Esas sayılı, 30/04/2025 tarihli ara  kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına, <br>Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine, <br>İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına , <br>5-HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 bendi uyarınca KESİN olarak oy  birliği ile karar verildi. 18/06/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"73cbb2585f571479","SID":"dd9215ea599fca06"}}