{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1944 <br>KARAR NO\t\t: 2025/899<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/793 Esas - 2022/325 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ \t: 12/06/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 12/06/2025 <br>                   <br>İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/04/2022 tarih 2021/793 Esas 2022/325 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA : Davacı vekili, davacı banka ile davalıların asıl borçlu ve müşterek müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan ticari kredilerinin ödemesine dair ihtarname gönderildiğini, muaccel hale gelen borcu ödemeyen borçlular hakkında takip başlatıldığını, takibe davalılar tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, belirterek; itirazının iptaline ve takibin devamına, % 20 icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP : Davalılar vekili, davacı alacaklı banka tarafından açılan itirazın iptali davasının, usule ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu hususları kabul etmediklerini, davalıların davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, dava konusu borç ve ferilerine itirazlarını yinelediklerini, belirterek davanın reddine % 20 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,  davacı ile davalı ... A.Ş. arasında 19.06.2018 tarihli Genel Nakdi ve Gayınakdi Kredi sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşme kapsamında krediler kullandırıldığı, Business kredi kartı tahsis edildiği, çek hesabı açıldığı, diğer davalının  kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla ve 1.000.000,00-TL kefalet limiti ile imzaladığı, sözleşmenin 10.13. maddesi ve 11.11. maddesinde davalı kefilin ayrıca ve açıkça gayri nakdi çek garanti tutarından sorumlu olmayı taahhüt ettiği, borçlu-kefil davalının, kefalet limiti ile ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile borçtan sorumlu olacağı, alacak miktarının kefalet limiti içerisinde kaldığı, bilirkişi raporu ile belirlendiği şekilde davalıların 397.539.97-TL taksitli ticari kredilerden kaynaklanan asıl alacak, 6.324.47-TL KMH ve kredi kartından kaynaklanan asıl alacak, 16.253.51-TL taksitli ticari kredilere asıl alacağına % 46.80 oranı üzerinden temerrüt faizi, 126.15-TL KMH ve kredi kartı asıl alacağına % 21.12 oranı üzerinden temerrüt faizi, 818.96-TL faizin % 5 gider vergisi ile 777.08-TL masraf olmak üzere toplam 421.840.14-TL  nakdi alacak, 66.750.00-TL 25 adet çek yaprağından kaynaklanan depo tutarı için davacıya borçlu oldukları, belirtilerek; davacının davasının kısmen kabulüne, açıklanan miktarlar üzerinden davalıların itirazlarının kısmen iptaline, davacı alacağı likit olup davalılar itirazlarında haksız olduğundan İİK.nun 67/2.maddesi uyarınca itiraza uğrayan ve hüküm altına toplam nakdi alacak  üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline  karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili,  banka ile davalı kredi borçlusu şirket ve kefil  arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmesi için ihtarname keşide edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine, borçlular hakkında  icra takibine başlandığını, davalı borçlular tarafından borca, ödeme emrine, işlemiş faize, faiz oranına ve borcun fer’ilerine itirazda bulunulduğunu, davalının itirazları mesnetsiz olup icra takibini geciktirmeye yönelik olduğunu, asıl alacak tutarı 397.570,441-TL iken mahkmece söz konusu tutar 397.539,97-TL olarak belirtildiğini, kabul edilen tutarın asıl talep edilen tutardan daha düşük olması sebebiyle  ödenmesi gereken faiz tutarında da bir isabetsizlik oluştuğunu, takip açılırken hesaplamanın da bu doğrultuda yapıldığını,  davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi nedeniyle davalı aleyhine hem arabuluculuk ücretine hem de vekalet ücretine hükmedildiğini, icra takibi banka kayıtlarıyla birebir örtüştüğünü, davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili istemi ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>2.\tToplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, borçlu davalılar ile alacaklı davacı banka arasındaki temel ilişkinin varlığının ispatlanmasına, davalı kefilin genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatı ile inkar edilmeyen imzasının bulunmasına, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmasına, kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi ve müteselsil kefil olduğunun kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesine, davalı müteselsil kefilin aynı zamanda asıl borçlu şirketin ortağı olması nedeni ile ayrıca eş rızasının aranmamasına, kefaletin geçerli olması için aranan şartların bulunmasına, davalıların asıl borçlu ve müteselsil kefil sıfatına haiz olmasına, davacı bankanın genel kredi sözleşmesine dayalı takibe konu alacağının sözleşme, ticari kredi kartı ile KMH alacağının ise 5464 sayılı Kanun'un hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, tespit edilen borcunun ödendiğini gösteren her hangi bir delil sunulmamasına, çek karnesinden kaynaklı gayri nakdi alacak yönünden kefil sorumluluğuna ilişkin sözleşmede ayrıca hüküm bulunmasına, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemiş olmasına, taksitler halinde ödenmesi kararlaştırılan borca ilişkin taksitlerin ödenmemesi halinde taraflar arasındaki sözleşmeye göre geriye kalan tüm borcun muacceliyet kazanması mümkün olduğundan bakiye kredi borcunun tamamı için hesabın kat edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamasına, sözleşme ile banka nezdindeki kayıtlı adresine çıkartılan kat ihtarnameleri iade edilmiş olsa da adres değişikliğinin bankaya bildirilmemesi halinde sözleşmede belirtilen adrese yapılan bildirimlerin geçerli sayılacağın sözleşmenin tüm tarafları tarafından kararlaştırtmış olmasına, ihtarnamede belirtilen sürenin sonunda borcunun tamamın asıl borçlu, müşterek borçlu ve müteselsil kefil yönünden muacceliyet kesbetmesine, ihtarnamede belirtilen atıfet süresi gözetierek faiz hesabı yapılmasına, alacağın davalı kefilin sorumlu olduğu miktar, takip talebi ve kefalet limiti ile sınırlı olarak hüküm altına alınmasına, kabul ve red edilen dava değeri, haklılık oranı ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 12/06/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"22cbfdc2cb725cf7","SID":"82f9202fe58488ed"}}