{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t: <br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser  Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21/04/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı  ....... Şirketi vekili Mahkememize sunduğu ....... tarihli dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili şirket ve davalı şirket arasında 18.04.2017 tarihinde 10 yıl süreli Hizmet Sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme konusu ....... İli ....... İlçesi ....... tesislerinde kullanılmak üzere 5686 Sayılı Jeotermal Kanunu ve Kaplıcalar Yönetmeliğinde belirtilen kriterlere haiz suyun sondajlama yapılarak temini projesinin iş sahibine teslimi olduğunu, davalı şirket 18/04/2017 tarihli ve 10 Yıl süreli hizmet sözleşmesine  istinaden 2023 Haziran dönemine kadar olan tüm “Mühendislik Hizmet ve Teknik Sorumluluk” ücreTLerini eksiksiz ödediğni ancak 21.06.2023 Haziran ayı “Mühendislik Hizmet ve Teknik Sorumluluk” fatura bedeli olan 24.000,00 TL yerine, keyfi olarak sadece 4.000,00 TL'sını havale ettiğini  böylece 20.000,00 TL eksik ödeme yaptığını, sonraki gelen Temmuz, Ağustos faturalarını ise, sözleşmeyi ihlal ederek iade faturası düzenleyerek ödemediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10 yıllık ve uzun süreli bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin imza altına alındığı 2017 yılından bu yana 7 seneye varan bir süre boyunca .......  Otel İşletmesi olarak termal turizm faaliyetleri yürüttüğü halde davalı şirket 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu ile Kaplıcalar Mevzuatı uyarınca “Teknik Sorumluluk” kavramının “Yasal bir gereklilik” olduğunun görmezden geldiğini ve kötü niyetle müvekkili şirketini zarara uğrattığını, müvekkili şirketin, Jeolojik Jeofizik Jeotermal dallarında Mühendislik çalışmalar yapıp bu konularda hizmet veren bir yerbilimleri firması olduğunu ve teknik sorumluluk hizmetini ....... Ltd Şti bünyesinde çalışıp maaş alan mühendisi vasıtasıyla yerine getirdiğini beyan ederek sözleşmeden doğan ve doğacak alacak ve hakları saklı tutularak 84.800. TL'nin KDV ve 12.09.2023 tarihli ihtarname tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak müvekkili firmaya ödenmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ....... İşletmeleri A.Ş. vekili ....... cevap dilekçesinde özetle ; Davacının, sözleşme konusu itibariyle hukuken talep edebileceği bir hizmet bedeli bulunmadığı gibi muaccel bir ticari alacağının da söz konusu olmadığını, sözleşmesel edim yükleri sarih olup, zorlama bir yorum ile fazladan alacak talebinde bulunulması düşünülemeyeceğini, davacının dava konusu talepleri iyi niyet ve dürüstlük kuralına aykırı olarak ileri sürüldüğünü, davaya konu ve taraflarca birlikte imzalanan 18/04/2017 tarihli sözleşme hizmet sözleşmesi başlığı altında adı altında imzalanmış olsa da sözleşmenin hukuki niteliği eser sözleşmesi olduğunu, davacı tarafın da kabul ve beyan ettiği üzere sözleşmenin konusunun ....... İli, ....... İlçesi, ....... Tesislerinde kullanılmak üzere 5686 Sayılı Jeotermal Kanunu ve Kaplıcalar Yönetmeliklerinde belirtilen kriterlere haiz suyun sondajlama yapılarak temini \"Proje\"sinin \"İş Sahibi\"ne teslimidir şeklinde yer aldığını, bu işe karşılık gelen müteahhitlik bedeli olan 207.000 TL + KDV nin ödenmesi, davacı şirkete aylık su kullanım bedelinin ödenmesi, yıllık kimyasal analiz bedeli ile ....... Valiliği'ne kullanım bedeli ödenmesinden ibaret olduğunu, davacı tarafça da ikrar edildiği üzere sözleşmeye istinaden 2023 haziran dönemine kadar olan tüm mühendislik hizmet bedeli ücretlerinin ödemesinin davacıya sehven eksiksiz yapıldığını fakat 4 yıllık kısmı temadi bir düzen içerisinde aylık olarak fatura karşılığı yapılmadığını, davacının, müvekkili şirkete göndermiş olduğu 26/01/2023 tarihli talep yazısı üzerine defaten ve yanılgı neticesinde yıllık rapor bedelleri ile birlikte ödendiğini, 131.900,00 TL + KDV olarak 07/02/2023 tarihinde defaten davacıya ödendiğini,  toplu ödeme, müvekkili şirket tarafından ilk defa yapıldığı için zorunlu olduğu düşünülerek yapıldığını, davacı şirketin, serbest şekilde ve tek taraflı olarak ücret belirleme yetkisinin kendisine tanındığına inanmakta olsa gerek,  tabi olduğunu iddia ettiği tmmob  jeoloji mühendisleri odasının 2023 yılı ücret tarifesine göre dahi yıl içerisinde farklı iş tanımlarına yönelik farklı ücretler talep edebildiğini, 2023/1. dönem ücret tarifesinde yer alan \"sıra no : 3/b\" deki 4.000 TL/ay ücreti aynı dönemde \"sıra no:3/a\" daki iş tanımı olarak değerlendirdiğini ve haziran ayı için 24.000 TL/ay ( brüt ) olarak revize ederek talep ettiğini, 2023/2. dönem için ise aynı şekilde oda tarafından \"uyarıldığını\" beyan ederek \"sıra no:3/a\" da yer alan 32.400 TL/ay ( brüt ) tutar üzerinden fatura kesmeye ısrarla devam ettiğini, davacının iddiasının aksine 18/04/2017 tarihli sözleşmede ilk 2 ( iki ) yıldan sonra teknik hizmet bedeli ödeneceğine dair bir ifade yer almadığı gibi 2. yıldan sonraki dönemin ücretli olacağı da vurgulanmadığını, sözleşmede yalnızca 4/b maddesinde 2 ( iki ) yıl ücretsiz teknik ve mühendislik hizmeti verileceği kararlaştırıldığını bu hüküm, müteahhit sıfatındaki davacının garanti kapsamındaki sorumluluğuna ilişkin düzenlendiğini, davacının talep ve iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte; odanın tarifesindeki 3/a'da yer alan ücret brüt ( maaş ) niteliğinde olup bu rakama kdv ve gelir vergisi dahil olduğunu,  buna rağmen davacının \"+ kdv\" olarak kestiği faturalara da bu sebeple külliyen itiraz edildiğini, davacı şirketin faiz talebi de hukuken dayanaksız ve talep edilebilir bulunmadığını,  T.T.K. hükümlerine aykırı faiz  talebinin de ayrıca reddi gerektiğini, davacı şirket, delil olarak dayandığı bir kısım belgelerle müvekkili şirket lehine haklı menfaat yarattığını, ticari anlamda gururlandırıcı iş ve eylemlerde bulunduğunu ispat etmeye gayret etmişse de,  gerçek durum bunun aksi olduğunu, davacı şirkette teknik danışman olarak görev yapan \"dr. hakan beyaz\" faturaların iade edilmesi üzerine asılsız iddialarla müvekkil şirkete bir yazı gönderildiğini, üstü kapalı olarak müvekkilinin resmen tehdit ettiğini, davacı, jeotermal işlerin takibi, neticelendirilmesi ve termal suyun  yer yüzeyine çıkarılması hususunda müteahhitlik yapan bir firma olduğunu, davacı, teknik sorumlu çalıştırıp ücretini ödemiş ise teknik sorumlular salt olarak tek bir kuyuya ya da jeotermal tesise bağlı olmayıp davacının ruhsat sahibi sıfatıyla istihdam ettirmesi gereken kendi sigortalı, bağlı personel olduğu, bu hizmet ve taahhüdünü sağlayabilmesi amacıyla çalıştırmış olduğu teknik personeli tek başına her bir iş muhatabına ayrı ayrı ve bağlı çalıştırmadığını beyan ederek  karşı cevap, açıklama ve itirazların kabulüne, davacının 84.800 TL + KDV'nin 12/09/2023 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsili talebinin ve haksız, ispaTLanamayan davasının tümüyle reddine, yargılama giderleri ile nispi karşı taraf vekalet ücretinin davacı yana tahmiline dair karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"Tüm dosya kapsamı ve açıklanan gerekçeler doğrultusunda davacı tarafça verilen teknik hizmet karşılığında 2023 yılı haziran temmuz ve ağustos aylarına ait toplam 84.800,00 TL'nin ödenmediğinden bahisle  iş bu dava açılmış ise de yapılan inceleme neticesinde davalı tarafından ilgili aylara ait ödemelerin yapıldığı, fatura bedellerinin bir kısmı kabul edilmediğinden iade faturalarının düzenlendiği, ....... Odasının tarifesine göre bu dönemlere ait ücretin 4.000,00 ve 5.500,00 TL olduğu, davalı tarafça zaten bu miktarlardan da fazla ödeme yapıldığı hususları nazara alınarak sübut bulmayan davanın reddine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından karşı yana verilen hizmetler kapsamında ilgili faturalarda gösterilen ücret kalemleri, kaplıca suyu kullanım bedeli, teknik ve mühendislik hizmet bedeli ve KDV bedelleri olduğunu, işbu davanın konusunun yalnızca teknik ve mühendislik hizmet ücretlerini kapsamakta olduğunu, Mahkeme her ne kadar ilgili aylara ait ödemelerin yapıldığını gerekçe olarak belirtse de, işbu gerekçelendirme davanın konusu ve alacak kalemleri mahkeme tarafından anlaşılamadığını açıkça göstermekte olduğunu, dosya kapsamına sunulan raporda yer alan aleyhe hususları kabul etmediklerini tekrar ettiklerini, daha önceden teknik ve mühendislik hizmeti kapsamı adı altında yapılan ödemelerin sehven yapıldığını, davacı şirketin teknik ve mühendislik hizmeti ücretine hak kazanmadığını, ödemelerin bu sebeple yapılmadığını ve sonraki dönemlerde de yapılmayacağını açıkça ve defalarca belirttiğini, bu halde, karşı taraf davaya ödemelerin hak edilmediğini düşündüklerini ve bu sebeple ödemeleri yapmadıklarını, minvalinde cevap verirken mahkeme tarafından hangi gerekçeyle ''...davalı tarafça da zaten bu miktarlardan da fazla ödeme yapıldığı hususları nazara alınarak...'' şeklinde bir gerekçe kurulduğunun anlaşılamadığını, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda da doğru bir şekilde tespit edildiği üzere, davacı şirket tarafından teknik ve mühendislik hizmetleri yerine getirildiğini ve ücrete hak kazanıldığını, işbu ödemelerin yapılmadığı dönemler için davalarının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını beyan ederek  kararın incelenerek kaldırılması ve davalarının kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; Davacının dosya kapsamındaki delil ve açıklamalara göre alacaklı olmadığı net bir şekilde ortada olduğunu, davacının sözleşmesel ilişki gereği yıllar sonra hakkı olmayarak dönemsel ücrete karşı toplu bir ücret faturası keşide ettiğini, cevap dilekçesinde ayrıntılı izah edildiği üzere de bu fatura bedeli yanılgı suretiyle davacıya ödendiğini, geçmiş yıllara ait toplam ücret faturasının defaten ödenmiş olması davacının bu ödemeden sonraki süreçte alacaklı olduğuna dair tek başına karine teşkil etmeyeceğini, zira, davacı da bu bedeli JMO'nun hatırlatması üzerine talep ettiklerini ayrıca ve açıkça ifade ettiğini, davacının taleplerini kabul anlamına gelmemesi kaydıyla ve tüm bunlarla beraber, davacının davalıya iletmiş olduğu 26/01/2023 tarihli antetli yazısında (dosyada mübrezdir) \"2023 yılı Ocak ayına ait teknik hizmet bedeli 4.000 TL olup, ...\" şeklindeki ifadesi de açıkça JMO'nun asgari tarifesinde yer alan \"Sıra No:3/b\" deki SJM tarafından dışarıdan hizmet sunumu başlıklı ücretin talep ve kabul edildiği, buna rağmen dava konusu olarak ise aynı tarifenin \"Sıra No:3/a\" da yer alan \"Ruhsat sahibi şirketlerde istihdam\" başlıklı fahiş ücretin talep edildiğinin sabit olduğunu, Davacının, davalı şirketin defterlerine dahi delil olarak dayanmadığı halde müvekkil şirketin defterlerinin incelenmesine yerel mahkemece re'sen karar verildiğini, buna rağmen davacı kesin süre içerisinde delil avansı masrafını yatırmadığı için davalıya ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılamadığını, ticari defter ve kayıtları davacının aleyhine delil teşkil ettiğini, tüm dosya kapsamı dahilinde davacının iddiasını ispatlayamadığının sabit olduğunu, dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının davasını ispatlayamadığı son derece açık olduğunu, bilirkişi raporundaki görüş ile davacının hizmet verdiği ve ücrete hak kazandığı yönünde sabit bir kanaate varılması imkansız olduğunu, üstelik, davacı da 4 yıl kadar bir süre sonra toplu olarak (tarifenin sıra no:3/b deki) bu ücreti talep ettiğini, sehven ödenmesi üzerine de haklı olduğu inancıyla bir kademe daha fazlası olan ücreti talep etmeye başladığını tüm samimiyetliyle ifade ve ikrar etmiş bulunmakta olduğunu, davacıya ödenmesi gerekli bir teknik ve mühendislik hizmeti ücretinin bulunmadığının Muğla Valiliği'nin kayıtları ile de sabit olup, bu ad altındaki ücretin haksız yere talep edildiğinin ilgili İdareden öğrenilmesi üzerine de dava konusu faturalar kabul edilmeyerek süresinde iade edildiğini beyan ederek  istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup; davacı yüklenici davalı iş sahibi konumundadır.<br>Davacı,  taraflar arasında akdedilmiş olan eser sözleşmesi kapsamında ödenmeyen mühendislik ve teknik sorumluluk ücretinin tahsilini talep etmiş, davalı tarafından böyle bir ücretin sözleşmede kararlaştırılmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hükme karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>Davalı tarafça taraflar arasında akdi bir ilişki bulunduğu kabul edilmiş ancak eldeki davaya konu teknik ve mühendislik hizmet bedelinin eldeki sözleşmeye göre ücretsiz olarak  2 yıl ile sınırlı olarak kararlaştırıldığı beyan edilerek davaya konu hizmet bedelinin ödeneceğine dair sözleşmede bir ifadenin bulunmadığı, bu hususta bir anlaşma da yapılmadığı  ileri sürülmüştür. <br>Dosyanın incelemesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin yüklenicinin vereceği hizmet başlıklı 4.b maddesinde yüklenicinin ” Proje ile ilgili teknik ve mühendislik hizmetlerini , bakım onarım hizmetlerini iki yıl ücretsiz verecektir.” Düzenlemesinin bulunduğu, sözleşmenin 7. Maddesine göre sözleşmenin başlangıç tarihinin sözleşmenin imzalanması ile başlayacağı, sözleşmenin 18/04/2017 tarihinde imzalandığı anlaşılmıştır. <br>Yapılan bilirkişi incelemesinde; \"14/02/2024 tarihli ....... Valiliği İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği Teknik Sorumlu Atama Belgesi konulu yazıda ....... ili ....... İlçesi ....... Mevki ....... ruhsat numaralı  ....... nolu işletme belgeli konulu yazıda ruhsat için teknik sorumlu olarak ....... atandığı, teknik sorumlu tarafından hazırlanan rapora göre  2017-2023 yıllarını kapsayan süre için bilgi, belge ve raporlar incelenerek ,teknik ve mühendislik hizmetleri bakım –onarım hizmetlerinin davacı tarafından yapıldığı rapor edilmiştir. <br>Eser sözleşmesinin geçerli olması için yazılı olması zorunlu değildir. İspat edilmesi halinde sözleşmenin sözlü olarak da kurulması mümkündür. Sözlü eser sözleşmesinin yapıldığının sabit olduğu takdirde kapsamı ve varsa sözleşme dışı işlerin miktarı her türlü delil ve tanık beyanı ile kanıtlanabilir.<br>Sözleşme dışı iş, sözleşme kapsamındaki işin yapımı kapsamında veya bitiminden sonra işin gereği olarak yüklenici tarafından kendiliğinden ya da iş sahibinin talebi ile yapılan iş olarak tanımlanmakta olduğundan, eldeki davada davacının iddialarının, sözleşme dışı iş yapıldığı şeklinde anlaşılması gerekir. Sözleşme dışı iş, yapıldığı ve bunun iş sahibinin yararına olduğunun kanıtlanması halinde işin yapıldığı ileri sürülen tarihte yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 526 vd. maddelerindeki vekaletsiz iş görme hükümleri gereğince yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre bedelinin talep edilmesi mümkündür. <br>Bu durumda mahkemece yapılacak iş, dava konusu talebe konu dönemlere ilişkin işin yapılıp yapılmadığı hususu tarafların tüm delilleri kapsamında değerlendirilerek, işin yapılmış olduğu kanaatine ulaşılması halinde teknik bilirkişilerden davacının sözleşme dışı gerçekleştirdiği işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre  bedelinin tespiti ile, mahalli piyasa rayiçleri içerisinde KDV ve yüklenici kârı bulunacağından belirlenen bu bedele KDV ve yüklenici kârı eklenmeksizin  gerekçeli ve denetime elverişli  ek rapor alınarak, bulunacak miktardan varsa davalı tarafından kanıtlanan ödemelerin de mahsubu ile kalan miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması dairemizce doğru görülmemiştir.<br>Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup davacının istinaf kanun yolu başvurusu açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-)Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ....... Mahkemesi tarafından verilen ....... Esas, ....... Karar sayılı ....... tarihli kararının HMK'nın 353/1-a-6.maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>2-)Dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-)İstinaf yoluna başvuran davalı taraf tüketici olduğundan harç hususunda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>4-)İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda DİKKATE ALINMASINA, <br>5-)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>6-)HMK’nın 359/4.maddesi uyarınca iş bu kararın mahal mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.27.03.2025\t\t\t\t<br>.....<br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d7185cdfbcd2e28","SID":"64bc3874650fa014"}}