{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1236 Esas  - 2025/595 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1236 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/595<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t    ...<br>KATİP\t\t: ...\t    ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 18/04/2022<br><br>NUMARASI\t: 2020/192 Esas  2022/256 Karar<br><br><br>DAVA\t:  İtirazın iptali <br>DAVA TARİHİ\t: 16/04/2020<br>KARAR TARİHİ\t : 29/05/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t : 29/05/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali  istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... ve ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı borçlu tarafından bu kredi sözleşmesi ile müteselsil kefalet ve hesap rehin sözleşmesi imzalayarak 600.000,00 TL 'lik kısmına müşterek borçlu sıfatı ile müteselsil kefil olduğunu, dava dışı ... ve ...'a krediler kullandırıldığını, kullandırılan kredilerin vadesinde ödenmemesi üzerine hesap kat ihtarnameleri keşide edildiğini, ihtarlara rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine kullanılacak kredilere teminat olması için ... ve ... adına kayıtlı gayrimenkuller üzerinde müvekkili banka lehine tesis edilen ipoteklerin paraya çevrilmesi için dava dışı borçlulardan ... ile ipotek verenler ... ve ... aleyhine 08.08.2019 tarihinde Ankara 23. İcra Müdürlüğü’nün 2017/15303 esas sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin icra takibi; dava dışı borçlular ... ve ... ile kefillerden ... aleyhine ise Ankara 23. İcra Müdürlüğü’nün 2017/15374 esas sayılı dosyası üzerinden 132.513,06 TL nakdi alacağın tahsili ve 319.810,64 TL gayri nakdi alacağın bloke edilmesi talebi ile 02.08.2017 tarihinde takibe geçildiğini, takibin başlatılmasını müteakip blokesi talep edilen gayri nakdi alacaklardan 107.355,72 TL’lik kısmının nakde dönüştüğü, ... ile kefil ... tarafından borca itiraz edilmesi nedeni ile de ... ve kefil ...’ın itirazlarının iptali için aleyhlerine Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin E:2018/574 sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, dava dışı borçlular ... ve ... ile kefillerden ... aleyhine Ankara 23. İcra Müdürlüğü’nün 2017/15374 sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde, sehven kefil ... aleyhine icra takibine geçilmesi unutulmuş olduğundan, 17.04.2019 tarihinde, Ankara 23. İcra Müdürlüğü’nün 2017/15374 sayılı dosyasından tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalı/borçlu kefil ... aleyhine, 262.713,16 TL asıl alacak, 54.857,09 TL mahrum kalınan kar payı ve 2.742,87 TL mahrum kalman kar payı vergisi olmak üzere toplam 320.313,12 TL nakdi alacağın tahsili ve195.260.00 TL gayri nakdi alacağın depo edilmesi istemi ile Ankara 16 İcra Müdürlüğü’nün E:2019/5925 sayılı dosyasından takibe geçilmiş ise de, davalı borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğinı, yapılan itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu, borçlulardan ... ve ipotek verenler ... ve ... aleyhine Ankara 23 İcra Müdürlüğü’nün 2017/15303 sayılı dosyasından başlatılan ipoteğin Paraya Çevrilmesine ilişkin icra takibinin kesinleşmesi üzerine, ... adına kayıtlı taşınmazın ihale yolu ile 3. kişiye satılmış olması ve bu satış dolayısıyla müvekkili bankaya 10.09.2019 tarihinde 202.051,74 TL ödeme yapılması nedeniyle müvekkili bankanın iş bu dava tarihi itibarı ile dava dışı borçlular ve kefiller ile davalı borçludan164.500.00 TL nakdi ve 196.040,00 TL’de gayri nakdi alacağı kaldığını iddia ederek her ne kadar davalı-borçlu aleyhine 320.313,12 TL nakdi alacağın tahsili ve 195.260,00 TL gayri nakdi alacağın depo edilmesi istemi ile icra takibi başlatılmış ise de belirtilen tahsilatlar nedeniyle müvekkili bankanın gayri nakdi alacaklara ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı şimdilik davalı  Ankara 16. İcra Müdürlüğü’nün 2019/5925 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının; 145.300,00 TL'lik kısmının iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynı şartlarla devamına, %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili  cevap dilekçesinde özetle;  davacı bankanın keşide ettiği, Ankara 10. Noterliği’nin 20.07.2017 tarih ve 14694 yevmiye nolu ihtarnamesine, müvekilinin eşi ... tarafından Ankara 18. Noterliği’nin 26.07.2017 tarihli ve 28694 yevmiye nolu ihtarnamesi ile verilen cevapta, asıl borçlu ... (... Mühendislik) ile akdedilmiş olan 28.01.2016 tarihli ortaklık sözleşmesinin 04.04.2016 tarihinde protokol ile fesih edildiğini, aynı gün davacı bankaya başvurulduğunu,  davacı bankaca sizin ve firmanızın herhangi bir riski bulunmadığını, sözleşmenin bir yıl  olduğu için (kefil sıfatına binaen) sizden herhangi bir talepte bulunulamayacağına ilişkin bilgi verildiğini, aynı şekilde davacı bankanın keşide ettiği Ankara 15. Noterliği’nin 09.03.2017 tarih ve 03367 yevmiye nolu ihtarnamesine müvekilinin eşi ... tarafından Ankara 18. Noterliği’nin 14.03.2017 tarihli ve 10158 nolu ihtarnamesi ile verilen cevapta da borçlardan sorumluluğun ...’e bildirildiği, kredi kullanan asıl borçlunun borçlandığı tarihin, 1 yıllık kefalet süresi geçtikten sonra olduğu, bu nedenle de müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, aynı sözleşmeler nedeniyle müvekkilinin eşi ... hakkında Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/574 Esas sayılı dosyası ile davacı banka tarafından yine itirazın iptali davası açıldığını, dosyada 2 kez bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, alınan raporlarda davalının hiçbir borcunun bulunmadığı görüşüne yer verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; sözleşmede; kefalet tarihi 11.01.2016, türü bağımsız toplu müteselsil kefalet ve limiti 600.000,00 TL olarak belirtildiği ve eş muvafakati alındığı, davalı banka tarafından, davalı vekilinin cevap dilekçesine karşı sunulan 12.08.2020 tarihli beyan dilekçesinde; 11.01.2016 tarihli ve 020712 nolu 600.000,00 TL'lik genel kredi sözleşmesinin dava dışı ... ve ... adi ortaklığının davacı bankadan kullanacağı krediler için düzenlendiğinin savunulduğu, bu hale göre, davalı kefil ...'ın sadece 11.01.2016 tarihli ve 600.000,00 TL limitli 0020712 nolu genel kredi sözleşmesi kapsamında ve iş ortaklığına kullandırılan kredilerden sorumlu olacağı, dosya kapsamında nakde dönüşen teminat mektuplarının ve yine yasal bedelleri ödenen çeklerin, dava dışı adi ortaklık yada ortaklar adına değil, sadece dava dışı borçlu ... adına düzenlendiği, borçlulardan sadece ...'e kullandırılan kredilerin, davalının kefaleti kapsamında bulunmadığını,  takibe konu nakit ve gayrinakit alacakların davalı kefilin kefaleti kapsamında kullandırılan krediler kaynaklanmadığı ve davalının takip konusu borçlardan sorumlu tutulamayacağı gerekçeleriyle   davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 15/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda davalının 128.340,78 TL'lik nakdi krediden sorumlu olduğu belirtilmesine rağmen mahkemece taraflar arasında akdedilen GKS ve kefalet sözleşmesi yanlış yorumlanarak davalının sadece iş ortaklığına kullandırılan kredilerden sorumlu olup, ...'e kullandırılan kredilerden sorumlu olamayacağına ilişkin gerekçesinin hatalı olduğunu, ...'e kullandırılan kredilerin de 11/06/2016 tarihli kefalet sözleşmesine istinaden kullandırıldıklarını bildirilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla  başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tTaraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi,  hesap ekstreleri ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.  \t<br>\tAnkara 16. İcra Müdürlüğünün 2019/5925 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalıya karşı  262.713,16 TL asıl alacak, 54.857,09 TL mahrum kalınan pay, 2.742,87 TL mahrum kalınan kar payı vergisi olmak üzere toplam 320.313,12 TL'nin tahsili ve  195.260,00 TL gayri nakdi alacaklarının depo edilmesinin istemi  amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalı borçlu vekilinin yasal süresi içerisinde borca ve fer'ilerinin itiraz etmesi üzerine durdurulduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. <br>\tAnkara 23. İcra Müdürlüğünün 2017/15374 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından  dava dışı ... (... Mühendislik), ..., ... ve ...'na karşı   131.107,98 TL asıl alacak, 1.405,08 TL mahrum kalınan kay payı olmak üzere toplam 132.513,06 TL'nin tahsili   amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalı borçlu vekilinin yasal süresi içerisinde borca ve fer'ilerinin itiraz etmesi üzerine durdurulduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. <br>\t15/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasındaki sözleşme ve kefaletin imza tarihindeki mevzuat hükümlerine uygun olarak tesis edildiği ve davacı Bankaca keşide edilen ve dava dışı asıl borçlu şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilen ihtarnameye rağmen borç ödenmediğinden, davalı kefil hakkında TBK. madde 586/1 uyarınca icra takibi yapılmasının şartlarının oluştuğu, buna karşın, yukarıda yer verilen açıklamalarımız uyarınca, dava ve icra takibine konu nakit ve gayrinakit alacakların davalı ...’ın kefaleti kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklanmaması nedeniyle (gayrinakit alacaklar için ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede kefilin depo talebinden sorumlu olduğuna dair açık hüküm bulunmaması nedeniyle) adı geçen davalıdan talep edilebilecek bir tutar bulunmadığı, buna karşın Mahkemece bu görüşe katılınmaması durumunda davalı kefil ...’ın raporun önceki bölümünde yer verilen hesaplamalar uyarınca, icra takip tarihi itibariyle; nakit alacaklar için; asıl alacak 239.772,72 TL olarak belirlendiğinden, davacının bu kaleme ilişkin talebinin (talep: 262.713,16 TL) 22.940,44 TL'lik, işlemiş faiz 31.392,34 TL olarak belirlendiğinden, davacının bu kaleme ilişkin  talebinin (talep: 54.857,09 TL) 23.464,75 TL'lik, BSMV 1.569,61 TL olarak belirlendiğinden, davacının bu kaleme ilişkin  talebinin (talep: 2.742,87 TL) 1.173,26 TL'lik kısmının yerinde olmadığı, icra takip tarihi itibariyle aşağıdaki tutarların dikkate alınması gerektiği, asıl alacak 239.779,72 TL, işlemiş faiz 31.392,34TL BSMV 1.569.61 TL olmak üzere 272.741,67 TL, gayrinakit alacaklar için; depo talep edilebilecek tutarın; mer’i teminat mektupları için 164.580,00 TL ve çekler için 30.680,00 TL olmak üzere toplam 195.260,00 TL olduğu, dava tarihi itibariyle; davacı bankaca nakdi alacak tutarı 164.500,00 TL olarak belirtilmiş ise de toplam nakdi alacağın 82.100,78 TL olduğu, gayrinakdi alacakları toplamının ise 195.260,00 TL olarak dikkate alınması gerektiği, yıllık % 9,75 faiz talep edilebileceği bildirilmiştir. <br>\t19/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı vekili 09.07.2020 tarihli cevap dilekçesinde davalı-borçlu ...'ın eşi ...'ın banka tarafından Ankara 10. Noteri kanalıyla gönderilen 20.07.2017 tarihli ihtarnameye cevaben 26.07.2017 tarihinden Ankara 18. Noteri kanalıyla gönderilen cevapta asıl borçlunun ... olduğu aralarında akdedilmiş 28.01.2016 tarihli ortaklık sözleşmesinin 04.04.2016 tarihinde protokol ile fesh edildiği aynı gün davacı bankaya verildiğinin belirtildiği, 28.03.2017 tarihinde hesaba yapıldığı tespit edildiği,  hesaplamalar tablosu nakdi alacaklar bölümündeki tabloda yer alan 39.000,00 TL'nin ...'a ait hesaptan yapıldığının tespit edildiği, dosyadaki delil durumu itibariyle davalı ...'ın kefalet sorumluğunun bulunmadığının kabulü halinde ise dava tarihi itibariyle davacı bankanın davalı müteselsil kefil ...'dan 54.727,98 TL, 52.276,75 TL işlemiş faiz, 2.613,83 BSMV, 17.000,00 TL taşınmaz satış farkı, 1.678,22 TL  Ankara 16. İcra 2019/5925 dosya harcı olmak üzere toplam 128.296,78 TL alacağı olabileceği, ancak eksik belgeler çerçevesinde bu konuda kesin bir kanaate varılamadığı bildirilmiştir. <br>\t08/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı vekili tarafından dosyaya kazandırılan belgeler incelendiğinde davalı veya eşinin fesih edilen \"iş ortaklığı\" sözleşmesini yazılı olarak veya noter kanalıyla davacı bankaya iletmediği sözlü olarak bildirdiğinin tespit edildiği,  kredi ve kefalet sözleşme tarihinin 11.01.2016, adi ortaklık sözleşmesinin 28.01.2016, ortaklık fesih protokolünün 04.04.2016 tarihinde olduğu,  banka tarafından verilen teminat mektuplarından toplam tutarı 416.89,16 TL olan 3 adetinin (01.02.2016 tarih 38.000,00 TL, 02.03.2016 tarih 164.580,00 TL ve 28.03.2016 tarih 214.313,16 TL) tarihlerinin adi ortaklık başlangıç ve fesih tarihleri dönemine denk geldiği görüldüğü, hesaplama kalemlerinde kök raporda ulaşılan sonucu değiştirecek (Ankara 16. İcra Müdürlüğü 2019/5925 sayılı  dosya kapsamındaki arabuluculuk ücreti dışında) tespit yapılmamış olup dava tarihi itibariyle davacı bankanın davalı-müteselsil kefil ...'dan 54.727,98 TL asıl alacak, 52.276,75 TL işlemiş faiz, 2.613,83 TL BSMV, 17.000,00 taşınmaz satış farkı, 1.722,22 TL Ankara 16. İcra Müdürlüğü 2019/5925 dosya harcı olmak üzere toplam 128.340,78 TL alacağının olabileceği, Ankara 23. İcra Müdürlüğü 2017/15374 Esas sayılı dosyası için yapıldığı tespit edilen 3.353,43 TL masrafın ve mükerrer olmaması amacıyla yukarıdaki hesaplamaya dahil edilmeyen 1.296,07 TL tutarlı teminat mektubu komisyonu (takibe alma) masrafının takdiri ve değerlendirmesi hususunun  mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.<br>\tDosya kapsamından, davacı banka ile dava dışı ... ve ... arasında takip dayanağı 11.01.2016 tarihli ve 600.000,00 TL limitli 0020712 nolu genel kredi sözleşmesinin, davalı ...'ın ile de 11.01.2016 tarihli ve 0011911 nolu müteselsil kefalet ve hesap rehni sözleşmesinin imzalandığı, kefaletin geçerli olduğu, bilirkişi raporunda tespit edildiği ve davalı banka tarafından, davalı vekilinin cevap dilekçesine karşı sunulan 12.08.2020 tarihli beyan dilekçesinde belirtildiği üzere 11.01.2016 tarihli ve 020712 nolu 600.000,00 TL'lik genel kredi sözleşmesinin dava dışı ... ve ... adi ortaklığının davacı bankadan kullanacağı krediler için düzenlendiği, bu hale göre, davalı kefil ..., sadece 11.01.2016 tarihli ve 600.000,00 TL limitli 0020712 nolu Genel Kredi Sözleşme kapsamında ve iş ortaklığına kullandırılan kredilerden sorumlu olacağı, takip konusu nakde dönüşen teminat mektuplarının ve yine yasal bedelleri ödenen çeklerin, dava dışı adi ortaklık adına değil, sadece dava dışı borçlu ... adına düzenlendiği, borçlulardan sadece ...'e kullandırılan kredilerin, davalının kefaleti kapsamında bulunmadığı,  takibe konu nakit ve gayrinakit alacakların davalı kefilin kefaleti kapsamında kullandırılan krediler kaynaklanmadığı ve davalının takip konusu borçlardan sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/05/2025<br><br><br><br>Başkan- ...             Üye - ...                 Üye - ...                      Zabıt Katibi -...<br>...              ...                ...       ...<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b65f937dc056c6ca","SID":"b12a8b2496d1de24"}}