{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1227 - 2025/1503<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t               T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>   3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1227<br>KARAR NO\t: 2025/1503<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: .... Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 10/11/2022<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALILAR\t: 1- . <br>DAVALI\t: 5- ...<br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 19.06.2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 19.06.2025<br><br><br>  .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.11.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/03/2018 tarihinde sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile hız sınırının çok üzerinde seyir halinde iken yaya yolunu kullanarak yolun karşısına geçen müvekkiline çarptığını ve olay yerinde durmayarak son sürat yoluna devam ettiğini, olay yerinden kaçarak müvekkilini adeta ölüme terk ettiğini kaza sonrası kolluk kuvvetlerinin trafik kazası tespit tutanağını kazadan 8 gün sonra 22.03.2018 tarihinde tanzim ettiklerini, bu tutanakta sürücü olduğunu iddia eden ... isimli şahsın sürücü olarak gösterdildiğini ancak sürücünün ... olduğunu, sürücü olduğunu beyan eden kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunarak suçu üstlendiğinin tespit edildiğini, tespit sonucunda Adana CBS ve Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığını, açılan davada ...'un sürücü olarak, ...'in ise suçu üstlenme suçundan yargılandıklarını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı şahıslardan kaza tarihinden, davalı Güvence Hesabından ödeme yapılan tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 100.000,00 TL manevi tazminatın ... dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>ISLAH : Davacı vekili 04.08.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini maddi tazminat yönünden; sürekli iş göremezlik tazminatını 201.383,55 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatını 6.093,36 TL'ye, bakıcı ücretini 1.420,65 TL'ye, tedavi ve yol giderlerini ise 2.177,00 TL'ye olmak üzere toplamda 211.074,56 TL'ye ıslah etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazlarının olduğunu, davacının müvekkili kurumdan tazminat talebi üzerine, ... hasar numaralı dosya oluşturulup ve gerekli incelemeler yapılarak 13.03.2019 tarihinde 31.985,00tl tazminat ödendiğini, tazminat hesaplamasında, davacı tarafın %43 oranında maluliyeti bulunduğu, kazaya ilişkin evrakların incelenmesi neticesinde ise davacı tarafın 6/8 oranında kusurlu olduğu esas alınarak hesaplama yapıldığını, tazminat hesaplaması yapılacak ise, öncelikle davacının, adli tıp kurumu veya mahkemenizce takdir edilecek resmi ve yetkili bir hastane tarafından, ilgili yönetmelik esasları çerçevesinde muayene edilmesi sağlanarak usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmiş, şahsın trafik kazasından kaynaklanan arazlar nedeniyle kesin ve kalıcı maluliyetini gösterir rapor aldırılması gerektiğini, söz konusu araç sürücüsünün ve davacının kusur oranının belirlenmesi için uzman bilirkişiler tarafından rapor düzenlenmesi gerektiğini, dava sonucunda müvekkil ... tarafından davacı tarafa tazminat ödenmesi ihtimalinde, sigortası bulunmayan ... plaka sayılı otomobilin maliki ve kazaya karışan sürücüsüne, ... Yönetmeliği madde 17 fıkra 2 “hesap, ödediği tazminat miktarınca hukuken zarar gören kişi yerine geçer.” hükmü gereğince rücu etme hakkına sahip olunduğunu, ...’nın sorumluluğunun, 14.03.2019 tarihinde geçerli olan teminat limiti (360.000,00 TL) ve  ZMMS poliçesi bulunmayan aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, bu nedenle de davanın, araç sürücüsü olup olmadığı henüz kesinlik kazanmayan ...'e  ihbar edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalılar ..., ...,  ... ve ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın sunmuş olduğu arabuluculuk anlaşamama belgesinde görüleceği üzere karşı tarafın ... olduğunu, ancak bu davanın tarafı ... ve müvekkilleri olduğunu, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvurmanın zorunlu hale gelmesine binaen, müvekkilleri ile davacı taraf arasında zorunlu arabuluculuk süreci işletilmeden dava yoluna gidildiğini, bu nedenle açılmış olan davanın müvekkilleri açısından usulen reddinin gerektiğini, aracın müvekkili ...'un izin verdiği alan dışına çıkarılması nedeni ile iradesi dışında kullanım söz konusu olduğunu, davacı ...'in etrafını kontrol etmeden dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak karşıdan karşıya geçmeye çalışırken kazaya sebebiyet verdiğini, zarar görenin ağır kusuru olduğunu, bu nedenle aracın işleteni ...'un murisleri olan müvekkillerinin herhangi bir hukuki sorumluluğu bulunmadığını, müvekkillerinin ...'un mirasçıları olduğunu, müvekkillerinin miras payları oranında araca malik olduklarını, müvekkillerin müşterek ve müteselsil sorumluluğunun düşünülemeyeceğini, mirasçı olmaları nedeni ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığının mevcut olduğunu, hem maddi hem de manevi tazminatı da kabul etmediklerini, davacının maluliyet oranının doğru tespit edilmesinin önemli olduğunu, tüm alacaklar açısından zamanaşımı itirazlarının olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili 04/10/2021 tarihli beyan dilekçesinde;  müvekkilinin mirası reddettiği için ilgili olayda husumeti bulunmadığını ve davanın husumet yokluğundan reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden maddi tazminat davasının kabulü ile, 201.383,55-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının, 6.093,36-TL geçici iş göremezlik tazminatının, 1.420,65-TL bakıcı ücretinin, 2.177,00-TL tedavi ve yol giderlerinin davalı ... yönünden 25.05.2018 diğer davalılar yönünden 14.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ..., ... ve ...'dan  14.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili davacının dava konusu kaza nedeniyle bir bacağının kesilmiş olduğunu ve bu durum karşısında hükmedilen 50.000,00 TL manevi tazminatın düşük olduğunu, yerel mahkemece dosyaya yapılan harç ve giderlerin hesaplamasında da yanılgıya düşülmüş olduğunu, dava dosyasının yerel mahkeme aşamasında iken iki kez usulden red ve görevsizlik kararları verilmiş ve işbu kararlara  karşı istinaf başvurularının kabul edilmiş olduğunu, istinaf başvurularına ilişkin harçlar ve masrafların yerel mahkemenin son kararında yargılama gideri olarak hesaplanmamış olduğunu ve ayrıca yine dosyadan yapılan keşfe ilişkin harç ve masrafların UYAP'ta görüleceği üzere sair harç ve masrafların yerel mahkemece dikkate alınmamış  ve yargılama giderlerinin eksik hesaplanmış olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>Karara karşı davalılar ..., ..., ... ve ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilleri açısından arabuluculuk sürecine başvurulmadan davanın açılmış olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an olsun müvekkilerinin sorumlu olduğu düşünülse bile, müvekkilerinin ...'un yasal mirasçıları olup, miras payları oranında sorumlu olduklarını, müşterek ve müteselsil sorumlu oldukları yönündeki kararın yerinde olmadığını, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen harçların tamamından müvekkillerinin sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını, delillerinin toplanılmamış, ön inceleme duruşmasında delillerini sunmak üzere taraflarına süre verilmemiş ve tanığının dinlenmemiş olduğunu, aracın sürücüsü davalı müvekkili ... olmadığını, dava dışı ... olduğunu, aracın müvekkili ...'un izin verdiği alan dışına çıkarılması nedeni ile iradesi dışında kullanımın söz konusu olduğunu, müvekkilinin işleten sıfatının kalmamış olduğunu, karara esas alınan kusur raporunun oluşa aykırı olduğunu, malululiyet iyileşme ve bakım süresine ilişkin adli tıp raporunun, davacının güncel durumu ile örtüşmediğini, hesap bilirkişi raporundaki varsayımsal hesaplamaları kabul etmediklerini, davacının masraflarına ilişkin hiçbir belge sunamamış olduğunu, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarı çok yüksek olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>Karara karşı davalı ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ek maluliyet tazminatı ödenmesi talebi bakımından başvuru şartının yerine getirilmemiş olduğunu, maluliyet raporunun usul ve esaslara uygun düzenlenmemiş olduğunu, tazminat hesaplamasının hatalı yapıldığını, müvekkilinin geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri zararını karşılamakla sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, müvekkili kurumun ödemesine esas alınan kusur oranı ile hükme esas alınan kusur oranlarının çelişkili olduğunu, çelişkili durumun giderilmesi gerekirken tazminat ödenmesine hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası Genel Şartları madde a.6.b. gereğince davacı tarafın, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunup bulunmadığı, kusuru var ise yüzde olarak kusurunun açıkça tespit edilmesinin gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Hükmü, davacı vekili, davalılar ..., ..., ... ve ... vekili ile davalı ... vekili istinaf etmiştir.<br>Davalı ... vekilinin dava açılmadan evvel, davalı şirketi 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun bir başvuruda bulunulmadığına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; <br>\tDavacıların dava dilekçesinin dilekçesi ekinde kaza tespit tutanağı, davacılara ait TC kimlik numarası ve kimlik fotokopisi, kaza yapan araca ait ekspertiz raporu, araca ait ruhsat bilgisi, kaza tarihi, nüfus kayıt örnekleri hastane muayene tutunakları ve başvuran davacının vekiline ait vekaletname ile gününde başvuru yapmış olduğu, bu başvuruya rağmen davalı sigorta şirketi tarafından da kısmen bir ödeme yapıldığı görülmüştür. <br>\t Buna göre başvuran davacıların,  dava açmadan evvel önce gerekli evraklar ile zararın karşılanması için 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun şekilde başvuru yaptığı bu başvurunun davalı sigorta şirketi tarafında kabul edildiği hatta davalı sigorta şirketi tarafından başvurulan evraklar üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmakla, davacıların başvuran tarafından usulüne uygun bir şekilde başvuru yapılmadığına ilişkin istinaf başvurusu kabul edilmemiştir. <br>Davalı ... vekilinin geçici işgörmezlik tazminatından sorumlu olmadıklarına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; <br>Davalı vekillinin geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğuna yönelik itirazı değerlendirildiğinde; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortacının ödeyeceği tazminat, 2918 Sayılı Kanun’un 91.maddesinin yollamasıyla aynı Kanunun 85.maddesine göre belirlenir. Buna göre; sigortacı, sigorta ettiren işleten tarafından, motorlu aracın işletilmesi sırasında ortaya çıkan maddi zararlar ile kişinin yaralanması veya ölmesi gibi bedeni zararlardan sorumludur. Kişinin bedenine gelen zararlarda tedavi giderlerinin ödenmesine ilişkin koşullar 98. maddede düzenlenmiştir. <br>Söz konusu bu madde 25.02.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih, 6111 Sayılı Yasanın 59. maddesi ile değiştirilmiştir. Değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesine göre, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md.) Söz konusu düzenlemeye göre, hastanelerce sunulan sağlık hizmet bedelleri yönünden sigorta şirketlerinin ve ...’nın yükümlülükleri sona ermekte, ancak kazazedelerin bunun dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair harcamaları yönünden ise, sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının tedavi teminatları kapsamında sorumlulukları devam etmekte olup, teminat kapsamının yasaya aykırı genel şart hükmü ile daraltılması mümkün değildir. <br>Bu nedenle,  davacının 65 yaşını doldurmuş olsa bile geçici iş göremezlik poliçe teminatı kapsamında olduğu kabul edilmiş ve davalı vekilinin aksi yöndeki savunmasına itibar edilmeyerek, istinaf başvurusu bu yönüyle reddedilmiştir.<br>Davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin arabulucuk dava şartının gerçekleşmediğine ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; <br>Somut olayda, davalı ...'in aracın sürücüsü, diğer gerçek kişi davalıların aracın vefat eden işleteni ...'un mirasçıları ve tefrik edilen dosya davalısı ... aracın ZMM sigortası bulunmaması nedeni zarardan sorumlu olduğu, trafik kazasında, davacının yaralanması nedeniyle, manevi ve kalıcı maluliyete bağlı tazminat talep edilmekte olduğuna göre, davalılar zarar gören davacıya müteselsilen sorumlu olup, müteselsil sorumlu davalılar arasında ise zorunlu dava arkadaşlığı değil, ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. <br>Sigorta hükümleri TTK'da düzenlendiğinden, davalı ... hakkındaki dava mutlak ticari dava iken, haksız fiil sorumluları olan işleten ve sürücü davalılar hakkındaki dava, mutlak ticari dava olmadığı gibi, bu davalıların sıfatlarına ve davanın niteliğine göre nisbi ticari dava da değildir. <br>Davalı ... hakkındaki tazminat istemli davanın mutlak ticari dava olması ve 7155 sayılı yasanın 18/A-2 maddesi uyarınca ticari davalarda zorunlu arabuluculuğa başvuru şartı yerine getirilmiş olması karşısında iş bu davalı yönünden de yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmüştür. <br>Davacılar vekili, ... dışındaki davalıların tacir olmaması ve davalılar arasında zorunlu veya ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaması nedeniyle, davalı gerçek kişiler hakkında tefrik kararı verilerek davaya devam olunması gerektiğini, zorunlu arabuluculuk yasasının bu davalılar yönünden uygulanamayacağını istinaf sebepleri olarak ileri sürmektedir. Müteselsil sorumlu davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması ve HMK'nın 58. maddesinde değinildiği gibi ihtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsız olmasına göre, her bir davalı yönünden açılan davanın zorunlu arabulucu kapsamında olup olmadığının ayrı yarı değerlendirilmesi gerekmektedir.<br>... dışındaki gerçek kişi davalılar hakkındaki dava, mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmamakla, ticari davalarda, davalar açılmadan önce zorunlu arabulucuya başvuru dava şartı olan, zorunlu arabuluculuğa ilişkin yasa hükümleri bu davalılar yönünden uygulanamayacaktır. Bu nedenle davalılar vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin işleten ... miras payı oranında zarardan sorumlu olduklarına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; <br>Somut olayda, kazaya karışan ... plakalı aracın işletenin kaza tarihi itibariyle ..., ..., ... ve ... miras bırakanı ... olduğu anlaşılmıştır. TMK'nun \"Mirasçıların Sorumluluğu\" başlıklı 641 maddesi \"Mirasçılar, tereke borçlarından müteselsilen sorumludurlar.\" hükmü gereği, davacının zararının tamamından müteselsilen sorumludurlar. Bu nedenle davalılar vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. <br>Davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin araç sürücüsünün ... olmadığına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br> Somut olayda, kazaya karışan ... plakalı aracın işletenin kaza tarihi itibariyle, davalılar ..., ..., ... ve ... miras bırakanı ... olduğu anlaşılmıştır. <br>2918 Sayılı KTK'nun 85 /1 maddesinde; \" Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adıaltında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\" hükmü gereği oluşan zarardan işleten sıfatı ile sorumlu olduklarından, bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin hükme esas alınan maluliyet oranına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. <br>Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir. <br>  Mahkemesinde hükme esas alınan 10.12.2020 tarihli ATK ilgili ihtisas dairesinin maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 14.03.2018 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\"  hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %40 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davalılar vekillerinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.   <br>Davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin dinlenmeyen tanıklarına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; <br>Gerek asıl gerekse birleşen dosyada ilk derece mahkemesince davalılara 29.05.2019 tarihli ön inceleme zaptında, delillerini sunmak üzere tarafımıza süre verilmiş, buna rağmen tanık delil listesini davalılarca sunulmamış, yargılama aşamasında bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi içeriğinde tanık ismi bildirilmiş ve fakat yine bir sonraki duruşmada da hazır edilmemiştir. <br>Anayasal haklar kapsamında mahkeme erişim hakkı, makul süre içinde yargılıma yapılması gerekmektedir. Buna rağmen davalı vekilinin dayandığı tanık delillin hangi olaya ilişkin tanıklık yapacağı da bildirilmeksizin, tanık bildirme süresinden sonra sadece isim bildirilmesinden ibaret olduğu ve dikkate alındığında, toplanan deliller üzeriden karar verilmiş olması yerinde görülmekle davalılar  vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin ve davalı ... vekilinin hükme esas alınan kusur oranına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; <br>Somut olayda, 14 mart 2018 günü saat 19:25 sıralarında, olay yerini terk ettiğinden, olay sonrasında yapılan araştırma sonucu, ... plakalı araç olduğu tespit edilen aracın, 815-04 Kontrol Kesim Numaralı Adana-Kozan Devlet Yolunun, 40+570 Kilometresinde, Adana-Kozan yönünde, Mustafalar Mahallesi meskun mahallinde seyir halindeyken, yolun orta refüjünden karşı tarafına geçmekte olan yaya ...’e çarpması sonucu, dava konusu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. <br>Dosya içinde mevcut, bilirkişi ... tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığı için düzenlenen 15.10.2018 tarihli raporda; Yaya ...’in, Karayolları Trafik Kanununun 68/b-3 Maddesini ihlali nedeniyle asli kusurlu olduğu; sürücünün tali kusurlu olduğu kanaatini bildirmişlerdir. <br>Dosya içinde mevcut Adli Tıp Kurumu, Trafik İhtisas Dairesince, 03.02.2020 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı için düzenlenen raporda; yaya ...’in asli kusurlu olduğu, sürücünün tali kusurlu olduğu kanaatini bildirmişlerdir. <br>Dosya içinde mevcut Adli Tıp Kurumu, Trafik İhtisas Dairesince, 03.12.2021 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı için düzenlenen raporda; yaya ...’in asli kusurlu olduğu, sürücünün tali kusurlu olduğu kanaatini bildirmişlerdir.<br>Adana 35. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında gerçekleşen kazada maddi olgu olarak; davalı ... (sanığın) davacı (müşteki) yayayı farkederek zamanında yeterli fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken bunları yapmadığı, karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya yolun sağ şeridi üzerinde aracının sağ yan ayna kısımlarıyla çarptığı, olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışta bulunduğu, davacı yaya ...'in, geçiş yaptığı taşıt yolundaki araçların hız ve seyir durumlarını yeterince kontrol etmesi, taşıt yolunda seyir halinde olan sanık sürücüye ilk geçiş hakkını vererek kontrollü şekilde geçişini tamamlaması gerekirken bunları yapmadığı, karşıdan karşıya dikkatsizce geçiş yaptığı esnada sağ tarafından gelen davalı ...'un yönetimindeki otomobilin sadmesine maruz kaldığı  olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı tespit edilmiştir. Adana 35. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ve ... Sayılı Kararı, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin 2024/1995 Esas sayılı dosyasında istinafen incelenmekte olup, halen istinaf incelemesi tamamlanmamıştır. <br>Dosya içinde mevcut Bilirkişi ... tarafından düzenlenen, 27.04.2020 tarihli raporda; yaya ...’in %70 oranında asli kusurlu olduğu; ... plakalı otomobil sürücüsü %20 oranında tali kusurlu olduğu; Orta refüjde bulunan, yayaların karşıya geçmesi için hazırlanan bölümün varlığına rağmen, o bölgede taşıtların dikkatini çekecek levha ve çizgileri tesis etmediği için; yoldaki taşıt ve yayaların emniyetle yolu kullanmalarını sağlayacak olan trafik işaretlerin tesisinden ve devamından sorumlu otoritenin %10 tali kusurlu olduğu kanaatini bildirmiştir.<br>Dosya içinde mevcut, KGM Trf. Güv. Dai. Bşk. “Eski” Trafik heyeti tarafından düzenlenen 21.09.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre; yaya ...’in %30 kusurlu olduğu, sürücünün %70 kusurlu olduğu kanaatini bildirmişlerdir. <br>Dosya içinde mevcut tüm kaza tespit tutanağı, kamera kayıtları, ceza dosyası içinde alınan bilirkişi raporları ve dosya içinde mevcut bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde hükme esas alınacak bilirkişi raporları arasında kusur oranı yönünden çelişki giderilmeden hüküm kurulduğu görülmüştür. İlk derece mahkemesince yapılması gereken maddi olguyu belirleyen Adana 35. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasının kesinleşmesinin akabinde, kesinleşen maddi olgular üzerinden çelişkili kusur raporları arasındaki kusur oranının giderilmek üzere yeniden farklı bir bilirkişi heyetinden kusur raporu alınmasından ibarettir. <br>Yeni alınacak kusur oranları üzerinden usuli kazanılmış haklara riayet edilerek dosyanın karara çıkartılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı görülmekle davalılar vekillerinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. <br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Tüm bu anlatılanlar ışığında mahkemece öncelikle yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve araştırma yapıldığı,  HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davalılar ..., ..., ... ve ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KABULÜYLE, kararın kaldırılarak, açıklamada bulunmayan sair istinaf nedenleri incelenmeksizin dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince  kısmen KABULÜ İLE, <br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.11.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksik bilgi ve belgeler tamamlandıktan sonra davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Davacı ile davalılar ..., ..., ... ve ... ve davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep  halinde yatırana iadesine,<br>4-Tarafların yatırdığı avanstan yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,<br>5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>6-HMK'nın 359/3. maddesi gereğince harç iade ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,<br><br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 19.06.2025<br>  <br>    <br>     Başkan                       Üye                           Üye                           Katip  <br>    ¸e-imzalıdır             ¸e-imzalıdır                ¸e-imzalıdır                 ¸e-imzalıdır                                                                                                                  <br><br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"866e4b4ee925c26d","SID":"017487e71ca0a365"}}