{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/874 <br>KARAR NO\t: 2025/705<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>TALEP: Konkordato<br>KARAR TARİHİ: 18/06/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP<br>Konkordato talep edenler vekili 07.05.2025 tarihli talep dilekçesinde; ... Ticaret Limited Şirketi tarafından bankalara teminat olarak verilen çeklerin vadelerinin gelmesi nedeniyle tahsil edilen çekler yönünden, çek bedellerin komiser denetiminde bulunan davacı şirket hesaplarına aktarılması, henüz vadesi gelmeyen çekler yönünden ise, geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında yatacak olan bedellerin bankalar tarafından kendi alacaklarına mahsup, takas edilmemesi, hapis hakkına konu edilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ara kararı ile, geçici mühlet tarihinden önce bankalara devredilen ileri tarihli çeklerin ya da çek bedellerinin iadesi konusundaki taleplerin muhatap banka hasım gösterilmek suretiyle açılacak ayrı bir davanın konusunu oluşturacağı, mahkememizce çeklerin ya da çek bedellerinin iadesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, bununla birlikte banka tarafından tahsil edilen çeklerin borç miktarından düşülmeksizin bloke altında tutulmasının mahkeme ara kararlarına aykırılık teşkil ettiği gibi borçlunun ve dolayısıyla diğer alacaklıların da zararına sebebiyet verdiği anlaşılmakla çeklerin tahsil edilmesi halinde bloke altında tutulmaksızın borç miktarından düşülmesine karar verileceği gerekçesiyle Davacılar vekilinin bankalara teminat olarak verilen ve tahsil edilmiş çek bedellerinin iadesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin REDDİNE, Mühlet tarihinden önce bankalara verilen çeklerin ya da çek bedellerinin iadesine yönelik taleplerin açılması gereken ayrı bir davanın konusunu teşkil etmekle davacı şirketin bu hususta MUHTARİYETİNE karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Konkordato talep edenler vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından kullanılan kredilerin teminatı olarak dosyaya listesi sunulmuş çeklerin bankalara teminat olarak verildiğini, bankalar tarafından teminat olarak sunulan çeklerin takas/mahsup yolu ile banka alacağına mahsup edildiğini,... Bankası'nda 12.053.554,54 TL,...'da 13.350.000,00 TL, ...k'da 2.000.620,00 TL, ...Bankası'nda 450.000,00 TL,...Bankası'nda 2.273.761,00 TL tutarlı teminata verilmiş çek olduğunu, bu denli büyük teminatların banka alacağına mahsup edilmesi durumunda konkordato sürecinin başarıya ulaşması zorlaşacağını, projenin kabul edilmesi durumunda, konkordatoya tabi olan/olmayan alacaklılar arasında eşitliğin sağlanabilmesi için ilk derece mahkemesinin teminatta olan çeklerle ilgili tedbirlere hükmetmesi gerektiğini ancak ilk derece mahkemesi hukuka aykırı bir gerekçe ile taleplerini reddettiğini belirterek 15.05.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasını ve bankaya teminat olarak verilen çeklerin vadelerinin gelmesi nedeniyle tahsilat yapılmış ise, tahsil edilen bedellerin komiser denetiminde bulunan davacı hesaplarına aktarılması, henüz vadesi gelmeyen çekler yönünden ise, geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında yatacak olan bedellerin bankalar tarafından kendi alacaklarına mahsup/takas edilmemesi, hapis hakkına konu edilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE<br>Talep, İİK 285 vd. maddelerinde düzenlenen konkordato istemine ilişkindir.<br>Konkordato talep eden şirket tarafından bankalara teminat amacıyla verilen çekler yönünden ihtiyati tedbir talep edilmekle, İlk Derece Mahkemesince istem reddedilmiş ve konkordato talep edenler tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın, \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341/1 maddesinde; \"İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.\" hükmüne yer verilmiştir. Yine İİK'nın 7101 sayılı kanun ile değişik \"Geçici mühlet\" başlıklı 287/1 maddesi; \"Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.\" 287/son maddesinde; \"Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.\" şeklinde düzenlenmiş,İİK'nın 293. maddesinin gerekçesi ise; \"Konkordato hakkındaki kapsamlı kanun yolu denetimi konkordatonun tasdiki aşamasında kabul edilmekte; mühlet aşamasında kanun yolu denetimi sınırlandırılmaktadır. 287 nci maddenin son fıkrası hükmüne göre geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı gibi, 293 üncü maddeye göre de kesin mühlet talebinin kabulü ile kesin mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı da kanun yoluna başvurulamayacaktır. Kesin mühlet talebinin reddi kararlarına karşı ise kural olarak sadece istinaf yolu öngörülmüştür. İstisna olarak mahkemenin veya bölge adliye mahkemesinin konkordato talebinin reddiyle birlikte borçlunun iflasına da karar verdiği hallerde bu kararlara karşı hem istinaf hem de temyiz kanun yollarına başvurulabilmesini öngören 164 üncü madde hükmü uygulanacaktır.\" şeklinde açıklanmıştır. Bu durumda aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi düzenlemenin uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün; önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkelerinden olup 2004 sayılı İİK'nın 287. maddesinin altıncı fıkrasının sonraki bir düzenleme olduğu, ayrıca 6100 sayılı HMK hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir kanun iken, 7101 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 287. maddesinin altıncı fıkrası usule ilişkin özel bir düzenleme olduğu, gerek özel yasa-genel yasa ilişkisi, gerekse önceki yasa-sonraki yasa ilişkisi ve gerekse kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirilerek, konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince verilen, konkordato istemi sırasındaki tedbirlere yönelik kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması yasal olarak mümkün olmadığı anlaşılmaktadır (Aynı yönde Yargıtay 6. HD. 2024/3146 Esas - 2024/4044 Karar, 2024/2558 Esas - 2024/3133 Karar sayılı ilamları). Bu durumda, HMK'nin 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasında tedbire yönelik istemlerle ilgili kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün değildir.<br>Açıklanan nedenlerle; konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341 ve 352/1.b maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,<br>2-Konkordato talep edenler tarafından yatırılan başvurma harcının Hazineye irat kaydına, karar harcının istemi halinde tarafa iadesine,<br>3-İstinaf yargılaması için konkordato talep edenler tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın konkordato talep edenler ilk derece mahkemesince iadesine,<br>5-Kararın ilk derece mahkemesince konkordato talep edenler vekiline tebliğine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/06/2025<br><br>           <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00eb735301e890cf","SID":"26f717b8139d1ece"}}