{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/17 <br>KARAR NO\t: 2025/654<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile ; Müvekkilinin iş yapmış olduğu çevresinde ve  İstanbul Kapalı Çarşı ve çevresinde  ... olarak tanındığını, 35 yıllık deneyim ve tanınmışlığın ardından Şubat 2004 yılında ... Mücevherat ... ismi ile kendi şirketini kurduğunu, 2004 yılından bu yana da mücevherat, mıhlayıcılık, meyancılık ve faaliyet gösterdiği tüm konularda ... Mücevherat ... ismini kullanmaya devam ettiğini, ticari faaliyet alanının kuyumculuk, mücevherat vs. gibi alanlar olduğunu, 2004 yılından beri ticari olarak kullandığı bu markasını \"...  Mücevherat Since 1969\" olarak marka (NICE) sınıflandırması 14 ve 35. emtiaların ilgili sınıflarında tescil ettirmek üzere TPE Markalar Dairesi BAşkanlığına müracaat yaptığını ancak kurumun söz konusu markanın davalı adına 2015/20667 sayı ile tescilli \"meyan\" markası ile 6769 sayılı SMK'nun 6.maddesi kapsamında \"benzerlik/karıştırılma ihtimali\" gerekçesi ile talebini reddettiğini, davalının dava konusu \"meyan\" markasını müvekkilinin yıllardır kullandığını bildiği halde haksız ve kötü niyetli olarak kendi adına tescil ettirdiğinden bahisle  davalı adına kayıtlı olan 2015/20667 sayı ile tescilli \"meyan\" markasının dava sonuçlanıncaya kadar 3.kişilere devrinin ihtiyati tedbiren önlenmesine, markanın faaliyet alanı olan 14.sınıfın tamamından, 35.sınıfın ise dilekçesinde belirttiği emtia sınıfları bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davaya bakmakla yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, müvekkilinin yerleşim yeri adresinin Kadıköy olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle yetki itirazında bulunduğunu, davacının davasını ticaret unvanına dayandırdığını, ticaret unvanının kullanım amacının işletmenin diğer işletmelerden ayrılması iken, markanın ticari işletmenin ürettiği pazarladığı mal ve hizmetlerin diğer mal ve hizmetlerden ayırt edilmesine yaradığını,  davacı kendisinin ... olarak tanındığını bildirmiş ise de bunun genel bir tabir olduğunu, \"...\" ibaresinin tamamiyle müvekkilinin çabaları sayesinde marka haline geldiğini, davacının müvekkiline ait markanın bilinirliğinden faydalanmak istediğini, davacının yasa kapsamında korunan bir öncelik hakının da bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Dava davalıya ait 2015/20667 numaralı markanın gerçek hak sahipliği ve kötü niyetli tescil sebebiyle 14. Sınıfın tamamı ve 35. Sınıftaki bir takım hizmet ve emtialar bakımından hükümsüzlüğüne ilişkin olup, davacı vekili davacının mücevherat işi ile uğraştığını, ayrıca uzun yıllar meyancılık yaptığını bu  sebeple Kapalıçarşı ve çevresinde ... ismi ile bilindiğini, ayrıca 2004 yılında ... Mücevherat ... ticari unvanını kullanarak iş yeri açtığını, 2017 yılında ...  Mücevherat SINCE 1969 markasının tescili için başvurduğunu fakat davalının davaya konu markası sebebiyle başvurunun reddedildiğini, davalının babası ile davacı arısında ticari ilişki mevcut olduğunu, davalının meyan markasını davacı tarafından kullanıldığının bildiğini buna rağmen tescil ettiğini, markanın hükümsüzlüğünü talep ettiği, davalı vekili cevap dilekçesi ile, davalı tarafından belirtilen ticaret unvanının markasal olarak kullanılmadığını, davalı markasının usule uygun olarak tescil edildiğini belirterek davanın reddini talep ettiği, mahkememizce dava gerçek hak sahipliğine dayalı hükümsüzlük talebini de içerdiğinden tanıkların dinlenmesine karar verilmiş, davacı tanığı ...' ın alınan beyanında davacının 35 -40 yıldır ... ismiyle tanındığını, dükkanının isminin ...Mücevherat olduğunu, davalının babası ve dedesinin de tanıdıklarını onların ...Kuyumcu diye bilindiklerini, diğer davacı tanığı ... ' ın alınan beyanında 2007 yılından beri davacının yanında çalıştıklarını, ilk işe başvurduğunda iş yerinin üstünde .... yazdığını ayrıca kartvizitlerde ... mücevherat isminin yazdığını belirttiği, alınan 30/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda ... ibaresinin ilk olarak davacı tarafından 2004 yılından itibaren markasal olarak kullanıldığının belirtildiği, itiraz üzerine aldırılan ek raporda da kök rapordaki görüşün muhafaza edildiği buna göre  dosya içerisindeki ticaret sicil kayıtları, marka tescil belgeleri ve davacı ve davalı tarafından sunulan deliller bir arada değerlendirildiğinde, davalının ve davacının ortak olarak mücevher - kuyumculuk sektöründe faaliyette bulundukları, davalının davaya konu ...ibareli markasının 14,35 ve 36. Sınıflarda tescilli sahibi olduğu, dava konusunu oluşturan ... ibaresinin mücevherat sektörü bakımından ilk olarak kim tarafından markasal olarak kullanıldığı yönünde yapılan değerlendirmede, alınan tanık beyanlarına göre davacının 35 -40 yıldır ...ı Agop diye tanındığı ayrıca en az 20 yıldır açtığı dükkan isminin ...Mücevherat olduğu gerek tabela gerekse kartvizit faturalarda ... Mücevherat ibaresinin kullanıldığı, dosya içerisine aldırılan davacının iş yerine ilişkin belgeler de incelendiğinde,  davacının ticari unvanının ... Mücevherat ... olduğu tescil tarihinin 25/03/2004 olduğu ayrıca davacı tarafından sunulan 2004 ve 2015 tarihli fatura örnekleri incelendiğinde ... Mücevherat ibaresinin büyük harflerle yazıldığı ve bu kullanımın ticari unvanın kullanımından ziyade aynı zamanda markasal bir kullanım da teşkil ettiği, nitekim bilirkişi raporunda da davacı kullanımlarının markasal kullanımlar olduğunun anlaşıldığı, buna göre mücevherat sektörü yönünden davacı markası üzerinde davalıya göre ilk ve üstün hak sahibi olduğu bu sebeple gerçek hak sahipliği nedeniyle davalının davacının faaliyet alanı ile ilgili 14. Sınıfın tamamı ve 14. Sınıf ile bağlantılı 35. Sınıftaki hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, kötü niyetli tescil iddiası yönünden ise, davalının babası ile davacının 2009 yılına ait fatura ile ticari ilişki içerisinde olduğunu bu sebeple birbirlerini tanıdıkları kanaatine ulaşıldığı yine mahkememizce dinlenen tanık ...' ın alınan beyanında davalının babası ve dedesinin de davacı ile aynı yerde kuyumculuk yaptıklarını belirttiği, buna göre davalının babasının ve dedesinin davacıyı tanıdığı ve davacının da özellikle Kapalıçarşıda ve bu sektörde ... ismiyle tanınmış olması ve iş yerinin de ... Mücevherat olarak bilinmesi ve yine dinlenen tanıklardan ...' ın beyanına göre davacı iş yerine gelmiş olduğunun anlaşılması karşısında davacıyı tanıdığı ve davacının ...markasını kullandığından haberdar olduğu, buna rağmen ... ibaresini kendi adına tescil ettirmesinin kötü niyetli tescil olduğu, kötü niyetli tescil halinde markasının tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar vermek gerekse de davacı tarafından kısmi hükümsüzlük talep edildiğinden, taleple bağlı kalınarak talep edilen sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, davacı tarafça HMK 329/1 kapsamında vekalet ücreti talep edilmiş ise de her ne kadar davalının marka tescilinin kötü niyetli olduğu yönünde mahkememizce kanaat oluşmuş ise de iş bu kötü niyet HMK 329/1 anlamında bir kötü niyet olmayıp, markanın tescili aşamasında varolduğuna inanılan ve mahkemelerce takdir edilen bir kötü niyet olup, davalının marka tescilinin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığı, yine marka tescilinin ilan edildiği ve dava tarihine kadar da çekişmesiz olarak kullanıldığı, bu bakımdan davacının kötü niyetli tescil sebebiyle HMK 329/1 kapsamıda talep edilen vekalet ücretinin dosya kapsamına uygun olmadığı anlaşıldığından, bu yöndeki talebin reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" şeklindeki gerekçeleri ile, <br>Davanın KISMEN KABULÜ  ile davalı adına tescilli 2015/20667  sayılı markanın 14. Sınıfın tamamından 35. Sınıfın \"iş yönetimi idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık. Muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri\".<br>Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için.Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kıravat iğneleri ve heykeller, biblolar, saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil). Malların bir araya getirilmesi hizmetleri, (belirtilen hizmetlerde perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, <br>HMK. 329/1 uyarınca talep edilen vekalet ücreti yönünden talebin REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:<br>Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davacının ... Mücevherat ... ismiyle marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin markasının ... ismiyle tescil edildiğini, her iki markanın ayırt edici özelliklerinin birbirinden farklı olduğunu, davacının kendi ismini öne çıkaracak bir marka ismiyle başvuruda bulunduğunu ve bu başvurusunun ...markasıyla karıştırılacak nitelikte olmadığını, davacının markasının başka unsur ve ilavelreler ayırt edicilik kazanmış durumda olduğunu, bu sebeple yerel mahkeme kararının 6769 sayılı SMK'ye aykırı olduğunu, kural olarak bir markanın tek başına işletmenin iş evrakında veya kataloglarında kullanılmasının markasal kullanım olmadığını, bu bağlamda faturanın markasal kullanımı kanıtlamadığını, markayı bilinir hale getiren kişinin müvekkili olduğunu, online pazarlarda müvekkilinin 10 üzerinden 9.5 gibi gayet olumlu bir orana sahip olduğunu, müvekkilinin \"antikamücevher\" isimli instagram sosyal medya hesabında da 5.000'e yakın takipçisi olduğunu, müvekkilinin markaya yatırım yaptığını, bilinirlik seviyesini yükselttiğini, Yargıtay yerleşik uygulamasına göre gerçek hak sahipliği kuralını benimsemiş ve markayı ilk defa kullanıp ona ayırt edicilik kazandıranın gerçek hak sahibi olduğunu, mahkemenin hatalı bilirkişi raporlarına dayanarak hatalı karar verdiğini, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf başvurusunun usul ve yasaya uygun mahkeme kararının kesinleşmesini uzatmaya yönelik olduğunu, dosyada toplanan tüm delillerin dava konusu markanın müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin markasal kullanımının davalı yanca bilinmesine rağmen haksız ve kötü niyetle dava konusu markayı davalının kendi adına tescil ettirdiğinin açık olduğunu, kök ve ek raporun ... Mücevherat-... ibaresinin müvekkili tarafından uzun süredir kullanıldığını ortaya koyduğunu, .... ibareli markanın müvekkilinin kullanımı ile ayırt edici nitelik kazanmış olduğunu, bilirkişi kurulunun kök raporda bildirilen davalının marka başvurusunu kötü niyetli olarak yapmış olduğuna dair kanaatlerinin devam ettiğini belirttiklerini, davalının istinaf başvurusunun reddi ile ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>Davanın konusu, davalı adına 2015/20667 tescil nolu \"...\" (14,35,36 sınıflarda tescilli)  markasının   kısmen hükümsüzlüğü davasıdır.<br>Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.<br> 30/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"davalının 2015/20667 no ile tescilli ...  markasının 14, 35 ve 36. Sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için Türk Patent nezdinde tescil edilmiş olduğu,  davacının ...- ... (...)'ın 519104-0 - sicil no ile 25/03/2004 tarihinde tescil ve ilan olunduğu, faturalarda; davacının 2004 yılından itibaren ... ibaresini ticaret ünvanı olarak sunduğu hizmetlerde MARKASAL olarak kullandığı sonuç olarak “...” ibaresinin davacı tarafça ilk olarak 14. Sınıfta yer alan emtialar ve bu emtiaların satış ve pazarlamasında kullandığı ve sektöründe tanıttığı, 3- Davacının kullanımlarının ... MÜCEVHERAT- ... şeklinde olduğu, davacının sözkonusu ibareyi hem ticaret ünvanının klavuz unsuru hem de markasal olarak kullandığı, davalının 2015/20667 no ile tescilli ...markası ile avramsal, fonetik ve görselolarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, Davacının sözkonusu ibareyi 14. Sınıfta yer alan “Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil).” ile bu emtiaların satışında 35. Sınıftaki hizmetlerde öncelikli hak sahibi olarak kullandığı, bu kullanımların davalı markasının tescil kapsamında da aynı şekilde mevcut olduğu, Tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiği, sundukları mal ve hizmetlerin aynı tüketici kitlesine hitap ettiği, sözkonusu tüketici kitlesi nezdinde .... ibaresi ile sunulan mal ve hizmetlerin karışıklığa neden olabileceği ve iltibasa düşecekleri, 4- Nihai değerlendirme ve takdir hakkı Sayın mahkemenize ait olmak üzere davalının sözkonusu marka başvurusunu kötüniyetle yaptığı, 5-Buna göre taleple bağlı kalınarak davalı adına 2015/20667 no ile tescilli ... markasının tescil kapsamında yer alan; Bu durumda nihai takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere SMK 6/1 ve SMK 6/6 maddeleri ile SMK 25/1 maddesi uyarınca taleple bağlı olarak; 14. Sınıfta yer alan emtiaların tamamı ile 35, Sınıfta yer alan ;  İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil). mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri ortamlar, katalog ve benzeri diğer, (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri açısından hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu\" belirtilmiştir.<br> 12/05/2022 tarihli bilirkişi heyet  ek raporda özetle:\" 1-Davalının davalının 2015/20667 no ile tescilli ... markasının 14, 35 ve 36. Sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için Türk Patent nezdinde tescil edilmiş olduğu, 2- Davacının ...MÜCEVHERAT- ... (...)'ın 519104-0 - sicil no ile 25/03/2004 tarihinde tescil ve ilan olunduğu, faturalarda; davacının 2004 yılından itibaren ...ibaresini ticaret ünvanı olarak sunduğu hizmetlerde MARKASAL olarak kullandığı sonuç olarak ...” ibaresinin davacı tarafça ilk olarak 14. Sınıfta yer alan emtialar ve bu emtiaların satış ve pazarlamasında kullandığı ve sektöründe tanıttığı , 3- Davacının kullanımlarının ...- ...  şeklinde olduğu, davacının sözkonusu ibareyi hem ticaret ünvanının klavuz unsuru hem de markasal olarak kullandığı, davalının 2015/20667 no ile tescilli ... markası ile avramsal, fonetik ve görsel olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, Davacının sözkonusu ibareyi 14. Sınıfta yer alan “Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil).” ile bu emtiaların satışında 35. Sınıftaki hizmetlerde öncelikli hak sahibi olarak kullandığı, bu kullanımların davalı markasının tescil kapsamında da aynı şekilde mevcut olduğu, Tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiği, sundukları mal ve hizmetlerin aynı tüketici kitlesine hitap ettiği, sözkonusu tüketici kitlesi nezdinde ... ibaresi ile sunulan mal ve hizmetlerin karışıklığa neden olabileceği ve iltibasa düşecekleri, 4- Nihai değerlendirme ve takdir hakkı Sayın mahkemenize ait olmak üzere davalının sözkonusu marka başvurusunu kötüniyetle yaptığı, 5-Buna göre taleple bağlı kalınarak  davalı adına 2015/20667 no ile tescilli ... markasının tescil kapsamında yer alan; Bu durumda nihai takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere SMK 6/1 ve SMK 6/6 maddeleri ile SMK 25/1 Maddesi uyarınca taleple bağlı olarak; 14, Sınıfta yer alan emtiaların tamamı ile 35. Sınıfta yer alan ; İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil). mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri açısından hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu\" belirtilmiştir.<br> Markayı tescil ettirmeden ilk defa kullanan ve maruf hale getiren kişinin “gerçek hak sahipliğine” <br>dayalı olarak 6769 Sayılı SMK.nun 6/3 maddesi uyarınca  ve aynı markanın aynı tür mal ve hizmet için bir başka <br>kişi adına tesciline itiraz edebilmesi veya hükümsüzlük davası açabilmesi için; <br>davacıya ait markanın ayırt edicilik kazandırmış olması,  markanın, itiraz eden veya dava açan tarafından diğer haksız başvuru/tescil yaptığı iddia edilen kişinin <br>başvurusundan önceki bir tarihten beri kullanılmakta olması, itiraz sahibinin veya hükümsüzlük davası açanın üzerinde önceden kullanmaya dayalı hak sahibi olduğunu <br>iddia ettiği ibare ile tescil başvurusu yapılan veya hükümsüzlüğü talep edilen markanın aynı veya benzer olması <br>gerekmektedir. <br>Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının ..<br>(...)’ın  519104-0   sicil no ile 25/03/2004 tarihinde tescil ve ilan olunduğu, faturalarda; <br>davacının 2004 yılından itibaren ... ibaresini ticaret ünvanı olarak sunduğu hizmetlerde <br>markasal olarak kullandığı, “...”  ibaresinin davacı tarafça ilk olarak 14. Sınıfta yer alan <br>emtialar ve bu emtiaların satış ve pazarlamasında kullandığı ve sektöründe tanıttığı, davacının kullanımlarının ... MÜCEVHERAT- ...  şeklinde olduğu, davacının sözkonusu ibareyi <br>hem ticaret ünvanının klavuz unsuru hem de markasal olarak kullandığı, davalının  ... şeklindeki kullanımlarının 2017 yılında başladığı, www. ...com alan adının 12/01/2017 tarihinde alındığı fakat bu alan adı altında web sitesi içeriğinin bulunmadığı,  “antikamücevher”   isimli sosyal medya hesabında ANTİKA <br>...ibaresini ilk olarak 23 Ekim 2021  tarihinde kullandığı, davalının 2015/20667 no ile tescilli <br>markasının ... şeklinde kelime markası olduğu, davacı kullanımları ve davalı markasının esas <br>unsurunun ... kelime unsuru olup, kavramsal, fonetik ve görsel olarak  ayırt edilemeyecek kadar benzer <br>olduğu ve iltibasa yarattığı anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.<br>Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/09/2022 tarih ve 2019/329 E., 2022/148 K. sayılı kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, <br>3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9ce591a3aee27e6c","SID":"5c4513f30ce1f2b2"}}