{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/178 <br>KARAR NO: 2025/828<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 11/10/2022<br>NUMARASI: 2022/38 E. - 2022/203 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin TPMK nezdinde yapmış olduğu tasarım tescil başvurusu neticesinde 24/01/2021 tarihinde 14 adet elbise tasarımını tescil ettirdiğini, ancak müvekkili tarafından tescil edilen ve bültende yayınlanan tescilli tasarımın, davalı tarafından üretilen ürünlerde kullanıldığını, bu husunun Bakırköy 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/77 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, davalı firma ile müvekkili firmasına ait mağazaların aynı sokak üzerinde karşılıklı olarak yer aldığını, davalının söz konusu kullanımları nedeniyle müvekkilinin satış oranlarının yarı yarıya düştüğünü ve hedef kitlenin aynı olması nedeniyle yaratılan bu ikili durumun davalının haksız kazanç elde etmesine neden olduğunu iddia ederek, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalının davaya cevap vermediği görülmüştür.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; \"Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair tazminat talebinin REDDİNE,\" karar verilmiştir.<br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davlaı firmanın tecavüz teşkil eden iş ve işlemlerden haksız kazanç elde ettiğini, bu eylemlerin TTK'de düzenlenen haksız rekabet hallerini de teşkil ettiğinden suç duyurusunda da bulunduklarını, ancak savcılıkça takipsizlik kararı verildiğini, davalının haksız müdahalesinin cezasız bırakıldığını, müvekkili firmanın fikri hakkının korumasız bırakıldığını, davalının bu eylemi nedeniyle uğradığı maddi zararın tespitinin denetlenmeyen \"merter piyasası\" nedeniyle imkansızlaştığını, davalı ve davacı firmanın aynı sokak üzerinde karşılıklı mağazalar olduğunu, hedef kitlenin aynı olması nedeniyle bu durumun müşteri kitlesi açısından kafa karışıklığı yarattığını ve davalının haksız kazanç elde etmesine neden olduğunu, müvekkilinin satış oranlarının yarı yarıya azaldığını,  'Merter piyasası' olarak adlandırılan bu pazar çevresinde fikri hak sahibinin mahrum kaldığı reel kazancın tespitinin mümkün olmadığını, bu durumun maddi zararını tam olarak tazmin edemeyen fikri hak sahibi lehine hükmedilecek manevi tazminat belirlenirken gözetilmesi gerektiğini, en az iki ay süre ile davacı firma yetkililerinin davalının taklit ürünleri vitrinde sergilediği ve müşterilerine tanıttığı anlara birçok defa şahit olduğunu, mahkemece bu hususların göz ardı edildiğini, Bakırköy Fikri Haklar Mahkemelerinin önüne gelen uyuşmazlıklarının nerede ise yarısının Merter piyasasında faaliyet gösteren firmalar arasında gerçekleştiğini, hükmedilen tazminatlar ile davacının manevi tazminatının hiçbir şekilde tazmin edilmediğini, hakkın özünü zedeleyecek şekilde karşı vekalet ücreti belirlenmesi veya manevi tazminatın belirlenmesinde karşı vekalet ücretinin gözetilerek belirlenmemesinin adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf başvuru ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; kararın hukuka uygun olmadığını, müvekkili tarafından davalının tasarım hakkına tecavüz edilmediğini, tespit dosyası raporunda müvekkilinin aleyhine rapor düzenlendiğini ve mahkemece bu rapor üzerinden karar kurulduğunu, ancak müvekkili davanın tasarım hakkına tecavüz etmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tasarım görselleri incelendiğinde tasarımlar arasında farklılık olduğunun görüldüğünü, söz konusu tasarım olduğu iddia edilen hususların elbise üzerinde işleme olup bu tür elbiselerin çok uzun yıllardır kullanıldığını ve piyasada var olduğunu, tasarımlar üzerinde seçenek özgürlüğü konusunda değerlendirme yapılmadığını, bahsi geçen tasarımların elbise üzerindeki tasarımlara ilişkin olduğunu, elbisenin kendisinin zaten anonim bir ürün olduğunu, davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının kendisine verilen sürede gider avansını yatırmadığını, maddi tazminat talebinde bulunmuş iseler de hangi hakka dayalı olarak istediklerini netleştirmediklerini, davacının talep ve iddialarının birbiri ile çeliştiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, tasarım tescilinden doğan haklara tecavüz nedeniyle 1.000,00 TL maddi ve  50.000,00 TL manevi tazminat istemine ilişkindir.  Mahkemece davacı  yanın bilirkişi incelemesi talebi bulunmadığından bilirkişi raporu alınmamıştır. ... tescil numaralı tasarımın, pardesü  tasarımı olduğu görülmektedir.  Bakırköy 14.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/77 Değişik İş sayılı dosyasında, davalı adresinde yapılan delil tespiti sonucu alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak, \"Karşı tarafa ait adreste yer alan serginin \"...\" tabelalı olduğu, vergi levhasında \"...\" olduğu, karşı taraf iş yerinde tespit edilen elbise üzerinde yapılan incelemede, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde bırakacağı genel izlenimde küçük farklar dışında karıştırılmaya sebebiyet verebilecek nitelikte ayniyet derecesinde benzer olarak algılanacağı, bu sebeple davacı adına tescilli ... (9) nolu tasarımın koruma kapsamında olduğu\" belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre, davalı iş yerinde delil tespiti yapılmış olup, davalı iş yerinde  davacı adına tescilli ... (9) nolu tasarımın koruma kapsamında 40 adet ürün tespit edildiği, davalının tescilli tasarımın bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer olarak algılanan  ürünleri üretip, satışa arz ettiği,  davalı eyleminin SMK 81. maddesi anlamında davacının tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davacı taraf yoksun kaldığı kazancın SMK'nın 151/2-c maddesi kapsamında, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeline göre hesaplanmasını istediği, ancak lisans örneği sunulmadığı , davacının talep edebileceği tazminat miktarı  hesaplanamadığından mahkemece ihlalin boyutu, süresi  gözetilerek TBK 50 ve 51 maddeleri kapsamında davacı yararına 1.000,00 TL maddi tazminatın hüküm altına alındığı,  hüküm altına alınan maddi  tazminatın  miktar itibariyle taraflar yönünden HMK 341/2 maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu , somut olayın özelliği,  tespit edilen ihlalin boyutu ve süresine  göre taktir olunan   5.000,00 TL manevi tazminatın hak ve adalet ilkesine uygun olduğu, , taraf vekillerinin istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır. Taraf  vekillerinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine   karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/10/2022 tarih ve 2022/38 E., 2022/203 K. sayılı kararına karşı taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c49d2a9f21ff035","SID":"148f2be6d1397eb8"}}