{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/686 <br>KARAR NO: 2025/895<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 25.03.2025 (Tarihli Ara Karar)<br>NUMARASI: 2023/539 E. -<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Alım Satım)|Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/06/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde; müvekkilinin mal tedariki ve satışlarını fatura karşılığı yaptığını, kestiği çeklerin tacir çeki olarak işleme alındığını, müvekkiline ait banka hesapları ve nakit alışverişi incelendiğinde, davalı ile aralarında herhangi bir emtia alışverişi ve faturalaşma olmamasına karşılık taraflar arasındaki alacak borç farkının fahiş olduğunun görüleceğini, davalının 4.504.403 TL gönderdiğini, 10.822.326 TL ödeme aldığını, davalının nakit akışında 6.317.923 TL borçlu olduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu,  beyanla davaya konu 31/07/2023 vadeli 504.000 TL bedelli ... nolu ... Bankası Ümraniye Sanayi şubesi çeki, 31.08.2023 vadeli 504.000 tl bedelli ... nolu ... Bankası Ümraniye Sanayi şubesi çeki, 31.09.2023 vadeli 504.000 tl bedelli ... nolu ... Bankası Ümraniye Sanayi şubesi çeki,  31.10.2023 vadeli 720.000 tl bedelli ... nolu ... Bankası Ümraniye Sanayi şubesi çeki, nedeniyle davalı ...'a borçlu olmadığının tespiti, dava konusu çeklerin ödenmemesine karar verilmesi, dava sonuna kadar çeklerin ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davacının müvekkilinden borç istediğini, müvekkilinin banka kanalıyla açıklamasına da \"borç\" olduğu yazılarak borç gönderdiğini, bu sebeple de kendisine kambiyo senedi verildiğini, ispat yükünün davacıda olduğunu beyanla davanın reddine, %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/539 esas 25/03/2025 tarihli kararı ile: \"  dosyanın delil durumu itibariyle mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı, gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğabileceğine ilişkin kanaat ve koşullarının oluşmadığı\" gerekçesiyle;  tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  dava dosyasının asıl dava yönünden icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası; birleşen dava yönünden ise alacak davası olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin müvekkil ...'in ablası ile davalı ...'un evli olması sebebiyle Türk örf ve adetlerinde sıkça karşılaşılan ve akrabalık ilişkisine dayalı olarak vuku bulmuş bir borç alma verme ilişkisine dayandığını, müvekkilinin aldığı borç tutarından kat be kat fazlasını halihazırda geri ödediğini, hiçbir şekilde borçlu olmadığını, aksine alacaklı olduğunu.-Dosyaya sunulan 13.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda da; müvekkilinin davalı yana borçlu olmak bir yana 6.049.968,15-TL alacaklı olduğunun  tespit edildiğini, bilirkişiler tarafından tespit edilen söz konusu alacak miktarının da gerçek alacak miktarından çok çok uzak olup,  bilirkişi raporuna  itiraz edildiğini,  delilleri içerisinde müvekkilinin davalı yandan iki farklı hesaplama tekniği ile yapılan hesaplama neticesinde 12.066.144,65 TL veyahut 14.298.144,65-TL alacaklı olduğunu tespit eden uzman görüşünün de hiçbir şekilde dikkate alınmayarak, ihtiyati tedbir talebinin hatalı bir şekilde reddine karar verildiğini. -Mahkemenin gerekçesi ve kararının yerinde olmadığını, dosya kapsamının incelenmediğini gösterdiğini,  Mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi tarafından hazırlanan raporda dahi müvekkilin alacaklı olduğu tespit edilmiş iken; ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığından bahisle kurulan işbu Yerel Mahkeme kararının hiçbir şekilde yerinde olmadığını. -Delillerin yaklaşık ispat için yeterli olduğunu beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin kararını verirken İİK 72. maddesi ile birlikte HMK'nın 389 vd. maddelerinde düzenlenen hükümleri gözettiğini, davacının istinaf başvuru dilekçesinde iddiasının yaklaşık olarak ispat edildiğine delil olarak bilirkişi raporunu göstermişse de ilgili raporun yalnızca tarafların banka kayıtları incelenerek oluşturulduğunu, taraflar arasındaki WhatsApp yazışmaları, fotoğraf ve ses kayıtları, tanık beyanları, soruşturma dosyasının da mevcut olduğunu, yalnızca banka kayıtlarının incelenerek uyuşmazlığın nihayete erdirilemeyeceğini, mahkemece itirazları doğrultusunda taraflar arasındaki WhatsApp yazışmaları ve diğer delillerin de değerlendirilmek üzere dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edildiğini, dosyanın geldiği aşamada davacının davasını yaklaşık olarak ispat ettiğinin söylenemeyeceğini,  davacı tarafından dosyanın delil durumu itibariyle mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı, gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğabileceğine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığını beyanla istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava davacının davaya konu 4 adet toplamda 2.232.000 TL tutarlı çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ve yargılama sonuna kadar dava konusu çeklerin ödenmemesi yönünde tedbir talebiyle açıldığı, mahkemenin 25/03/2025 tarihli ara kararıyla ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacı defterlerinin incelenmesinde 2022 yılı davacı defterlerinin lehine delil teşkil etmediği, 2023 yılı defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, taraflar arasında mal alışverişi bulunmadığı, davaya konu çeklerin  davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, taraflar arasında para alışverişinin bulunduğu ancak gönderilen ve alınan paralara ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, banka kayıtları incelendiğinde, davacının davalıdan 6.049.968,15 TL alacağının bulunduğu, bankaca davaya konu 4 adet çekin yasal karşılığının ödenerek, karşılıksız işlemi yapılarak, çeklerin davalıya verildiği beyan edilmiştir. Davalı vekilinin rapora itirazında; ...'in müvekkili ...'a sanki fazla para göndermiş gibi gözükmesinin sebebinin, elden aldığı paraların ve ... dışındaki kişilerin gönderdiği paraların hesap hareketlerine yansımamış olması olduğunu, davacının saadet zinciri kurarak kendilerini dolandırdığını, savcılık soruşturmasında alınan  ifadeler, whattsapp yazışmalarının da incelenmesi gerektiğini beyan ettiği görülmüştür. Mahkemenin  12/03/2025 tarihli duruşma ara kararıyla, asıl dava yönünden rapora itirazların değerlendirilmesi ve birleşen alacak davası yönünden sunulan deliller incelenerek rapor alınmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça dava dilekçesinde, davalıdan borç para aldığını, ödediğini, banka hesaplarına göre 6.317.923 TL davacının alacaklı olduğunu ileri sürdüğü, davacı ticari defterlerinde ticari ilişki bulunmadığının anlaşıldığı, mahkemece davacının banka hesapları üzerinde yapılan incelemede, davacının davalıdan 6.049.968,15 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği anlaşılıyorsa da, davalı tarafın rapora itiraz ettiği, mahkemece yeniden rapor alınmasına karar verildiği, dosya kapsamına celp edilen, banka kayıtları ve ödeme açıklamaları dikkate alındığında, bu aşamada yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın yerinde olduğu kanaatiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  25.03.2025  tarih ve 2023/539 E. Sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  19/06/2025  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"66a386e5852b3353","SID":"7289d6c42b678e08"}}