{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/807 <br>KARAR NO: 2025/896<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 21/04/2025 (Tarihli Ara Karar)<br>NUMARASI: 2025/78 E. -<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/06/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ... markası üzerinde tescilsiz hak sahibi olduğunu, davalının kötüniyetli olarak ... başvuru numaralı markayı adına tescil ettirdiğini beyanla, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini, öncelikle markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafın kullanıma dayalı hak iddiası gerçeği yansıtmadığını, \"... \" ve \"...\" markalarının  tescil tarihi ise 20.09.2022' olduğunu, müvekkilinin \"...\" isimli markasından daha sonra tescil edilen bu markaların kullanım ispatı olarak ileri sürülmesinin ise davacının kötü niyetini gösterdiğini, davacının özellikle \"...\" ibaresini asli unsur olarak kullanabilmek için kötü niyetli olarak birden fazla marka tescil ettirmeye çalıştığını, müvekkilin  şirketin 1995 yılında kurulduğunu, uzun bir süredir ticari hayatını devam ettirdiğini, bununla beraber 11. Sınıfta bir çok markası bulunduğunu, müvekkilinin 2022 yılında \"...\" markasını tescil ettirdiğini, aynı zamanda müvekkili işbu markayı fiiliyatta da tescil edildiği tarihten itibaren kullandığını beyan ederek, şartları oluşmayan davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin 21/04/2025 tarihli dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından üçüncü kişiye ait olması sebebi ile incelenemeyeceği yönünde karar verilen bilgisayar ve cep telefonu davanın davacısı ... ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin mülkiyetinde olup şirket yetkilisi tarafından kullanıldığını, hükümsüzlüğü istenen markanın müvekkili şirket tarafından tescil tarihinden evvel kullanılmasına ilişkin olarak önemli bir delil oluşturduğunu, bu sebeple davalı şirkete ait bilgisayarda ve cep telefonunda bilirkişi incelmesi yapılarak dava konusu markanın ne zaman bilgisayara yüklendiğinin belirlenmesi, cep telefonundan markaların ... ve ... üzerinden kime hangi tarihte gönderdiğinin, markaların bilgisayarlarda hangi tarihlerde yer aldığının tespit edilmesine dair ara karar oluşturulmasını talep etmiştir. Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/78 Esas 21/04/2025 tarihli ara kararı ile: \"Davacının davalı şirketin yetkilisinin bilgisayarlarında ve mobil telefonunda bilirkişi incelemesi yaptırılması şeklindeki delil tespiti talebinin dava konusunun önceye dayalı markasal kullanım nedeniyle hükümsüzlük olması nedeniyle taraf sıfatına haiz olmayan gerçek kişinin şahsi telefonunun ve bilgisayarının incelenemeyeceği \" gerekçesiyle; talebin reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, davacı tarafın markanın kullanımına ilişkin delil sunma çabası kapsamında cep telefonu ve bilgisayarda bilirkişi incelemesi yapılması talebi, cihazların 3. kişiye ait olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, incelemesi talep edilen cep telefonu ve bilgisayar davacı şirkete ait olup mülkiyetinin şirkette olduğunu, cihazların şirket yetkilisi tarafından kullanıldığını, kullanıcının da açık muvafakati olduğunu, talep edilen incelemenin dava konusu markanın tescil tarihinden önce müvekkili şirket tarafından kullanıldığını ispatladığını teknolojik aletlerin her an yok olma ihtimali olduğunu ve bu nedenle inceleme taleplerinin reddi ve erişim haklarının engellendiğini beyan ederek, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 21.04.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına, şirkete ait bilgisayar ve cep telefonunda bilirkişi incelemesi yapılmasına, İstinaf taleplerinin kabulüne 21.04.2025 tarihli red kararının kaldırılmasını talep etmiştir.\t<br>İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf ettiği kararın istinaf edilebilir kararlardan olmadığını, davacı tarafın süresinde delil sunmadığını, mahkemenin delillerin değerlendirilmesi konusunda takdir hakkı bulunduğunu, davacının ilgili delil talebinin hem tensip zaptı hem de 21.04.2025 tarihli ara kararında mahkeme tarafından reddedildiğini, bu konuda mahkemenin takdir yetkisi bulunmakla birlikte ilgili delillerin mahkeme tarafından değerlendirme kapsamının dışında tutulduğunu, beyanla davanın usulden reddi aksi halde usul ve esastan reddini, talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İstinaf başvurusuna konu mahkeme kararının, davalı şirkete ait bilgisayar ve şirket yetkilisine ait cep telefonu üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması talebinin reddine ilişkin ara karar olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemelerin her türlü nihai ve ara kararına karşı istinaf kanun yolunun açık olmadığı, istinaf yoluna başvurulabilen kararların, 6100 Sayılı HMK 341. Madde de düzenlendiği anlaşılmaktadır.Madde hükmünden anlaşılacağı üzere; mahkemelerin belli bir değerin üzerindeki nihai kararları ile,  ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilecek olup, somut olayda istinaf başvurusuna konu mahkeme ara kararının geçici hukuki koruma tedbiri talebine ilişkin olmadığı, bu karara karşı istinaf başvuru  yolunan açık olmadığı, mahkemenin istinaf yolu açık olarak karar vermesinin hataya dayalı olup sonucu değiştirmeyeceği, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 341. Madde ve HMK 352. Madde gereğince usulden reddi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstinafa konu hüküm kesin olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 341/2; 346/1; 352/1-b maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,2-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince kendisine iadesine,3-6100 Sayılı HMK' nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-6100 Sayılı HMK'nun 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-6100 Sayılı HMK' nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince iadesine, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-b. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/06/2025  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aff836b78645fac0","SID":"b9c979d4e2d90399"}}