{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t: <br><br>DAVACI\t: ...  -...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: ...  -...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/04/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından ...Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile davacı müvekkiline karşı, 66.000,00 TL bono alacağı (ana para) üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile örnek 10 takip başlatıldığını, ancak takibin iptali gerektiğini, bilindiği üzere düzenleme yerinin, bonoda açıkça gösterilmesi gereken unsurlardan birisi olduğunu, bonoda düzenleme yerinin bulunmaması halinde düzenleyenin adı yanında yazılı yer düzenleme yeri olarak kabul edildiğini, ancak bir bonoda hem keşide yeri hem de hem de keşideci adı yanında bir yer belirtilmemiş ise bono vasfının ortadan kalkacağını, bu hususun TTK ve Yargıtayın yerleşik içtihatları ile sabit olduğunu, izah edilenler ışığında davaya konu takibe dayanak bonoya bakıldığında, bonoda keşide yerinin bulunmadığı ve keşidecinin imzası yanında da yazılı bir yerin olmadığını, bononun bu haliyle kambiyo vasfının bulunmadığını ve kambiyo vasfı bulunmayan bu evrak ile kambiyo senetlerine mahsus takip yapılamayacağını, bu nedenle takibin iptal edilmesi gerektiğini, diğer yandan alacaklı tarafından UYAP sistemine taranarak sunulan takip dayanağı belge incelendiğinde, söz konusu belge üzerinde Lehtar / Alacaklı isminin yer almadığını, yazıyla doldurulması gereken vade tarihi kısmının boş olduğunu, düzenlenme yerinin belirtilmediğini ve keşideci adresinin yer almadığını, UYAP sistemine yüklenen takip dayanağında lehtar / alacaklı isminin yazmaması da senedin kambiyo vasfını yitirdiğinin bir delili olduğunu, eldeki takip dayanağı belgeye istinaden Örnek 10 üzerinden açılan takibin hukuka aykırı olduğunu, davalı ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, kambiyo vasfı bulunmayan evrak ile kambiyo takibi yapan davalı alacaklının kötüniyetli olduğunu, dava konusu tutarın likit alacak olup bu nedenle davalının dava konusunun % 20 sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini beyan ederek takibe konu belgenin kambiyo vasfına haiz olmaması nedeniyle ...Müdürlüğünün ...E sayılı takibin iptaline, haksız takip nedeniyle davalının dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflarınca ...Müdürlüğü'nde ...Esas sayılı dosyasında Kambiyo Senetlerine Özgü Takip Yolu ile 06.3.2024 tarihinde takip başlatıldığını, borçlu tarafından bu takip yoluna 5 gün içinde ...Mahkemesine imzaya veya borca itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, borçlunun çalışmakta göründüğü yere maaş haczi müzekkeresi gönderildiğini, borçlunun bu süre boyunca itirazda bulunmayıp 5 ay sonunda borcunun olmadığına yönelik tespit talep etmesi, borcun ödenmesini ertelemeye yönelik haksız ve kötü niyetli bir talep olduğunu, davanın zamanında açılmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının borçlu taraf, ...Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyada takibin iptaline karar verilmesi için yazdığı dilekçede icra takibine konu ettikleri 66.000 TL lik bir borcu olmadığını belirttiğini, söz konusu senedin kambiyo senedi vasfını taşımasa dahi ortada bir kira bedeli borcu, apart dairesinde bulunan eşyalar için teminat borcunu ihtiva ettiğini, davaya konu senedin, adi senet olsa dahi imzaya itiraz edilmediğini, dolayısıyla ortada imzası ikrar edilmiş bir senet olduğunu, davacının borçlu iş yerine gelen maaş haczi nedeniyle söz konusu takibin dosyasından haberdar olduğunu belirttiğini, davacının alacaklı müvekkiline karşı ödenmemiş herhangi bir borcunun olmadığını beyan ettiğini, ancak senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını inkar etmediğini, dolayısıyla icra takibine konu edilen bononun, taşıması zorunlu unsurları taşımaması sebebiyle imzası ikrar edilmiş adi senet vasfında olduğunu ve bu takibe konu ettikleri adi senedin davacı borçlu ile davalı müvekkili arasında kurulan kira sözleşmesine, dayalı döşeli apart dairesine vermiş olduğu zarar ziyana ve ödenmemiş elektrik, su faturalarına dayandığını, davacının borçlunun davalı müvekkile kira sözleşmesinden kaynaklı borcu, eşyalı apart dairesine evde kedi beslediği için mobilyalara, beyaz eşyalara, perdelere,halılara ve duvarlara zarar vermesinden ötürü olduğunu, söz konusu apart dairesinin, davacı borçlu çıktığı dönemde kullanılamaz halde olduğunu; 66.000 TL lik borç bunlara istinaden olduğunu, davacının davalı müvekkiline 8 aylık kira borcu olduğunu, aylık kirasının 6.000 TL'den 48.000 TL kira borcu olduğunu, ödenmeyen kira bedeline ise 11.520 TL yasal faiz işlediğini, bozulan kullanılamaz hale gelen eşyalara ve  nakliyeye ise ikinci el spotçudan 25.000 TL ödendiğini, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında icra işlemlerinin durdurulması için icra dosyasının güncel borcunun tamamı icra dairesine depo edilmeli ve senet bedelinin %15 'inden az olmayacak teminatın da mahkeme veznesine yatırılması gerektiğini, dolayısıyla %115 oranında teminatın yatırılması gerektiğini, davacının borçlu bu teminatı ve tedbir harcını dosyaya yatırmadığını, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı müvekkilinin icra takibinde talep ettiği meblağın likit bir alacak olduğunu, yani davacı borçlunun talep edilen miktarı bilebilecek durumda olduğunu,  eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksız olduğunu,  %20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz olarak alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla açılan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Tüm bu açıklamalardan hareketle; taraflar arasında bulunan kira ilişkisi ve tarafların beyanları dikkate alındığında; davalının savını, yani taraflar arasında kira ilişkisinden kaynaklı olarak takibe konu edilen bononun verildiği yönündeki iddiasını sulh hukuk mahkemesinde ispatlaması gerektiği açıktır. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 18/03/2021 tarihli, 2020/708 esas, 2021/408 karar sayılı ilamı) HMK'nun 4 maddesi gereğince işbu davaya bakmakta Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliğine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı tarafından, davacı aleyhine ...Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasıyla örnek 10 üzerinden icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine konu olan senedin TTK'de sayılan bono unsurlarına haiz olmaması nedeniyle haksız olarak açılan icra takibinin iptali için ...Mahkemesi'nde menfi tespit davası açıldığını, ancak yerel mahkemece söz konusu senedin kira ilişkisinden kaynaklandığı yönünde bir varsayımda bulunulduğunu ve görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiğini, mezkur kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafından 06/03/2024 tarihinde davacı aleyhine \"ÖRNEK: 10 Kambiyo Senetleri\" üzerinden icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak belge olarak 01/10/2023 tanzim, 06/03/2024 ödeme tarihli, lehtar isminin ve düzenlenme yerinin bulunmadığı bir senet sunulduğunu, bunun haricinde icra dosyasına dayanak olarak sunulan bir evrak bulunmadığını, söz konusu senedin TTK'de sayılan zorunlu bono unsurlarını içermemesi nedeniyle ...Mahkemesi nezdinde menfi tespit davası açıldığını, cevap dilekçesiyle birlikte davalı tarafın, söz konusu bono kambiyo senedi vasfını taşımasa dahi ortada bir kira bedeli borcu ile apart dairesinde bulunan eşyaların borcu bulunduğunu ileri sürdüğünü, ancak cevap dilekçesinin hiçbir yerinde söz konusu senedin kira ilişkisi nedeniyle verildiğine veyahut kira sözleşmesine dayalı olarak verilen bir teminat senedi olduğuna dair tek bir iddia bulunmadığını, davalı taraf açık bir şekilde, cevap dilekçesinde takibe konu senedin bono vasfına haiz olmadığını, ancak davalı tarafın kira ilişkisinden ötürü kendisine borçlu olduğunu iddia ettiğini, sonuç olarak takibe konu senedin kira ilişkisine dayalı olarak düzenlendiğine dair tarafların, özellikle davacı tarafça herhangi bir iddiada bulunmamasına rağmen, davalı tarafın cevap dilekçesinde senedin kira ilişkisine dayalı olarak tanzim edildiğine dair bir ibare bulunmuyorken, ne senet metninde kira ilişkisine ne de kira sözleşmesinde takibe konu senede dair bir kayıt yer almıyorken, yerel mahkemenin varsayıma dayalı olarak davayı usulden reddetmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle; ...Mahkemesi'nin ...tarih ve ...Esas, ...Karar sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br> Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafın istinaf başvurusunun haksız, dayanaksız ve kötü niyetli olduğunu, Yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın usul ve yasaya uygun olup, istinaf talebinin reddi gerektiğini, davacı vekili 10/01/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında -duruşma tutanağında da görüleceği üzere-, davalı müvekkili ile kendi müvekkili arasında kira ilişkisi olduğunu kabul ettiğini, ayrıca 23/09/2024 tarihli delil dilekçemiz incelendiğinde yine görüleceği üzere; 01/10/2023 tarihli kira sözleşmesi, 01/06/2024 tarihli ibranameyi mevcut dosyaya sunduklarını, dolayısıyla davacı ile davalı arasında ortada bir kira ilişkisi olduğunu, davacı borçlu tarafın, ...Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyada takibin iptaline karar verilmesi için yazdığı dilekçede icra takibine konu ettiğimiz 66.000 TL lik bir borcu olmadığını belirttiğini, söz konusu senet kambiyo senedi vasfını taşımasa dahi ortada bir kira bedeli borcu, apart dairesinde bulunan eşyalar için teminat borcunu ihtiva ettiğini, davaya konu senet, adi senet olsa dahi imzaya itiraz edilmediğini, dolayısıyla ortada imzası ikrar edilmiş bir senet olduğunu, davacı borçlunun davalıya kira sözleşmesinden kaynaklı borcu, eşyalı apart dairesine evde kedi beslediği için mobilyalara, beyaz eşyalara, perdelere, halılara ve duvarlara zarar vermesinden dolayı olduğunu, söz konusu apart dairesinin, davacı borçlu çıktığı dönemde kullanılamaz halde olduğunu, 66.000 TL lik borç bunlara istinaden olduğunu, davacının davalıya 8 aylık kira borcu olduğunu, aylık kirasının 6.000 TL'den 48.000 TL kira borcu olduğunu, ödenmeyen kira bedeline ise 11.520 TL yasal faiz işlediğini, bozulan kullanılamaz hale gelen eşyalara ve  nakliyeye ise ikinci el spotçudan 25.000 TL ödendiğini, bu ödemeye ilişkin ibranameyi dosyaya sunduklarını, bu nedenlerle, davacının haksız, dayanaksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava kambiyo senedine özgü haciz yoluyla başlatılan takip nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Mahkemece “Davalı tarafın kira sözleşme gereğince bononun düzenlendiğine dair cevap dilekçesindeki beyanları ve davacı tarafından da duruşma esnasında alınan beyanında taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğu ve bu ilişki gereği bononun alınıp alınmadığı hususunun tartışılması gerekmekle birlikte; davalı tarafça kira sözleşmesinin teminatı olarak takibe konu bononun alındığının öne sürüldüğü; davacı tarafça da her ne kadar kira ilişkisine dayalı olarak anılan bononun alınmadığı öne sürülmüş ise de taraflar arasında kira ilişkisinin var olduğunun kabul edildiği, uyuşmazlık konusunun taraflar arasındaki kira ilişkisi kapsamında teminat olarak takibe konu edilen bononun alınıp alınmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır.” şeklindeki gerekçeyle davanın usulden reddi ile sulh hukuk mahkemesine görevsizliğine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Somut uyuşmazlıkta; mahkemece her ne kadar yazılı şekilde karar verilmiş ise de; davanın ileri sürülüş şekline göre uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklandığı, kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit davalarının, mutlak ticari dava niteliğinde olup iddianın dayanağı olan senede ilişkin hususlar ile  senedin kambiyo senedi niteliğinde olup olmadığının tespiti ve neticesine göre uygulanması gereken TTK hükümlerine göre görevli mahkemenin  Asliye Ticaret mahkemesi olduğu dikkate alınarak mahkemenin görevli bulunmadığına ilişkin değerlendirmesi yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenle davacı istinaf isteminin HMK 353/1.a.3, 355.maddesi gereğince  kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepleri incelenmeksizin kamu düzeni ilkesi yönünden re'sen KABULÜNE, ...Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasından verilen ... tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-a-3 ve 355 maddeleri uyarınca esası incelenmeksizin KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan  istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince başvuran tarafa İADESİNE,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince hükümle birlikte DEĞERLENDİRİLMESİNE,<br>6-HMK 359(4) maddesi uyarınca Dairemiz kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile kesin olarak karar verildi.27/03/2025\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Katip ...<br> <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2163008fd46ce401","SID":"ef69f879ac6f18b6"}}