{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ..... - .....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br>KARAR TARİHİ\t: 04/06/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t              : .....  (...)<br>ÜYE\t\t              : .....  (...)<br>ÜYE\t\t              : .....  (...)<br>KATİP\t\t              : .....  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 05/12/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar <br>DAVACI \t: ........ <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>DAVALI \t: ........ <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>DAVA\t: TAZMİNAT (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 04/06/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 04/06/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.08.2019 tarihinde dava dışı sürücü ........'nın, ........ Caddesi istikametinden ... Caddesini takiben Fetih Caddesi istikametine idaresindeki Mondial marka tescilsiz motosiklet ile seyir halinde iken, ... Caddesi No:... istikametinden orta refüj istikametine yolu karşıdan karşıya bisikleti ile geçmek isteyen davacıya  çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacı ........'un ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında açılan maddi tazminat davasında İ.T.Ü. Öğretim üyelerince düzenlenen raporda davacının %70, motosiklet sürücüsü ........'nın ise %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, N.E.Ü. Meram Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından düzenlenmiş olan 19/07/2022 tarih ve ... sayılı raporda iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli iş göremezlik oranının %17,92, iyileşme süresinin ilk 4 ayında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağı, kaçınılmaz tedavi giderlerinin 7.000 TL olarak değerlendirildiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen raporda geçici iş göremezlikten doğan maddi zararının 5.323,65 TL, sürekli iş göremezliği nedeni ile uğradığı maddi zararının; 83.231,38 TL, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararının; 3.070,08 TL, kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının 2.100 TL olduğunun tespit edildiğini, Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nden verilen kararın kesinleştiğini, bakiye alacağın üzerine dava açıldığını belirterek, 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesine göre açılan belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere davacının, geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararı, sürekli iş göremezliği nedeni ile uğradığı maddi zararı, tedavi ve iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı, kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararı (her bir talep için 1 TL) olmak üzere şimdilik 4 TL maddi tazminatın, maddi tazminatlarını, kazanın meydana geldiği tarihte geçerli Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası poliçelerinin teminat limitleri ile sınırlı olarak temerrüdün oluştuğu 30.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının usulüne uygun bir başvurusunun bulunmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesini, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., ... K sayılı kararı ile uyuşmazlığın karara bağlandığını, kararın kesinleştiğini, mahkeme  kararında  davalı ........'nın davacıya  sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri olmak üzere maluliyetten  kaynaklanan 20.00 TL tazminat ödemesine karar verildiğini, kesin hüküm sebebi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bir usuli kazanılmış hak doğmuş olup davacının iş bu davayı açmasının mümkün olmadığını, davalının mesuliyeti kusur oranı ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davanın diğer sorumlular ........'ya ihbarının gerektiğini, genel şart değişikliğinin, yürürlük tarihinden sonra meydana gelen kazalarda genel şartlarda ve kanunda öngörülen usul ve esaslara göre  değerlendirme yapılması gerektiğini, maluliyet oranının tespitinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre yapılması gerektiğini, iddia edilen kusuru ve kusurlu hali kabul etmediklerini, müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, geçici iş göremezlik zararı, geçici bakıcı gideri, rapor, cenaze ve defin, ulaşım, yemek giderlerinin tazmini yönündeki taleplerin teminat dışında olduğunu belirterek, davanın öncelikle usulden reddine, bu mümkün olmaz ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; \"Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacının 20.08.2019 tarihinde dava dışı sürücü ........'nın  idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken, bisikletli davacıya  çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında maddi tazminat davası açtığı, bu dosyada  aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen raporda geçici iş göremezlikten doğan maddi zararının 5.323,65 TL, sürekli iş göremezliği nedeni ile uğradığı maddi zararının; 83.231,38 TL, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararının; 3.070,08 TL, kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının 2.100 TL olduğunun tespit edildiği, Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nden verilen kararın kesinleştiği, davacının bakiye alacağın üzerine Mahkememizdeki davayı açtığı anlaşılmakla,21/12/2023 tarihinde kesinleşen Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasındaki kusur ve maluliyete ilişkin bilirkişi raporları hükme esas alınarak,19/08/2024 tarihli aktüerya raporu ve bedel artırım dilekçesi dikkate alınmış ve davanın kabulüne karar verilerek ; <br>Davacının sürekli iş göremezliği nedeniyle uğradığı 129.157,28 TL geçici iş göremezlik sürecindeki uğradığı maddi zararı için 5.318,65 TL, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı için 3.065,08 TL, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için 2.095,00 TL olmak üzere toplam 139.636,01 TL maddi tazminatın, 30/09/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (sigorta limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava konusu kaza sebebiyle yaralandığı ve malul kaldığı iddiasına istinaden müvekkilden talep ettiği bedensel zararı tazminatı hususunda müvekkiline usulüne uygun bir başvurusunun bulunmadığını, mahkemece kesin hüküm itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkil ........ açısından usulü kazanılmış hak söz konusu olup mahkemenin bu durumu değerlendirmediğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun olarak ATK'dan alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tazminat hesaplama metodunun hatalı olduğunu, raporda PMF yaşam tablosuna göre bakiye ömür belirlendiğini ve progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılmış olup, teknik faiz kullanılmadığını, yapılan hesaplama ve esas alınan yaşam tablosunun hukuka aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderlerinin kurum sorumluluğunda olmadığını, tescilsiz araçların verdiği zararlarda aracın zorunlu trafik sigortasına konu edilebilecek bir motorlu taşıt olduğunun davacı tarafından ispat edilmesinin gerektiğini, kazaya karışan tescilsiz motosikletin sürücüsü olan ........'ya davanın ihbarının gerektiğini, müvekkilin sorumluluğu yönünden iddia edilen kusurlu hali ve kusur oranını kabul etmediklerini , müvekkilin sorumluluğunun olay tarihinde geçerli olan trafik sigortası teminat limitleri ile sınırlı olup kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemenin davacının kalıcı sakatlığına ilişkin tazminatını ayrı, diğer kalemler yönünden hükmettiği tazminatı ayrı teminat limiti varmış gibi değerlendirilerek tek teminat limitini aşacak şekilde karara bağlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil ........'na usulüne uygun bir başvuru bulunmadığından temerrüde düşmediğini, kararda müvekkil aleyhine avans faizine hükmedilmiş olup kararın bu yönde de usul ve hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle Konya.... Asliye Ticaret   Mahkemesi’nin ... Esas ... Karar sayılı davanın kabulüne ilişkin kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Dava, trafik kazası nedeniyle maluliyete dayalı maddi tazminatına ilişkin ek dava niteliğindedir. <br>Mahkemece verilen kabul kararı, davalı ........ tarafından istinaf edilmiştir.  <br>-Ek davaya ve belirsiz alacak açılmasına itirazda; <br>Her dava, kural olarak iki kısımdan; tespit ve eda kısımlarından oluşur. Davanın kısmi nitelikte olması halinde önceden açılan davada kesinleşen ilamın tespit kısmı, kalan kısım hakkında açılan ikinci davanın tespit kısmı için kesin hüküm oluşturur ve kuşkusuz bağlayıcıdır.<br>Öğreti ve yargısal uygulamada; kısmi davanın redle sonuçlanması halinde  tüm alacak hakkında kesin hüküm oluşacağı kısmi dava kısmen kabul kısmen redle sonuçlanırsa her iki bölüm yönünden de kesin hüküm oluşacağı, kısmi dava tümüyle kabul edilirse de kararın tespit bölümünün açılan ek dava için kesin hüküm oluşturacağı kabul edilmiştir.<br>Eş söyleyişle; kısmi dava sonunda davalının borcu ödemeye mahkum edilmesi veya kısmi davanın tamamen veya kısmen reddine karar verilmiş olması halinde taraflar arasındaki borç ilişkisinin varlığı ya da yokluğu da tespit edilmiş olur ki bu tespit zorunlu olarak borç ilişkisinin tümünü kapsar. Bu nedenle kısmi dava sonunda verilen ve kesinleşen kararın tespite ilişkin bölümü sonradan açılan ek dava için kesin hüküm oluşturur. <br>          Kısacası ikinci davaya bakan mahkeme, kısmi davanın davalının sorumluluğuna ilişkin bu tespit bölümüyle bağlıdır. Burada davalının haksızlığı olgusu artık tartışılamaz hale gelmiştir. Zira, kesin hüküm bulunan bir konuda mahkemenin bu yönün doğruluğunu yeniden araştırma ve inceleme konusu yapmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu yön kamu düzenine ilişkin olup mahkemeler ve Yargıtayca doğrudan doğruya (resen) göz önünde tutulmalıdır. <br>Kısmi dava sürerken ek davanın açılmış olması halinde davalı ilk itirazda bulunarak birleştirme istememişse kısmi dava ile ek dava birleştirilemez. Ancak, ek davaya bakan mahkeme kısmi davanın sonuçlanmasını bekletici sorun yapmalıdır. Çünkü, kısmi dava tamamen veya kısmen reddedilecek olursa bu karar ek dava için kesin hüküm teşkil edecek, kısmi dava tamamen kabul edilirse de kararın tespite ilişkin bölümü ek dava için kesin hüküm teşkil edecektir.  <br>      Açıklanan hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.1980 gün ve 1980/9-73 E. 1980/186 K., 02.06.1982 gün ve 1981/11-1130 Esas 1982/549 Karar ve 09.11.1988 gün ve 1988/15-572 Esas 1988/898 K. Sayılı; 2013/7-1728 E. 2015/1036 K. Sayılı  kararlarında da açıkça vurgulanmıştır.<br>Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesinde \"(1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. (2) (Mülga fıkra: 01/04/2015-6644 S.K./4. md) (3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>Buna göre, davacılar vekilinin ilk davasını HMK'nın 107. maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açmış olup, yukarıda kısmi dava olarak belirtilen açıklamaların kıyasen belirsiz alacak davası için de uygulanacağı, davacının ilk davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmasa dahi, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olmadıkça ek dava olarak geri kalan kısmını da isteyebilecektir. (Aynı yönde Nitekim Yargıtay 17 HD nin 2019/4268 esas 2020/4300 karar  sayılı ilamı) <br>Somut olaya gelince, davacı tarafından daha önce açılan Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...  Esas, ... Karar sayılı dosyada yargılama yapıldığı, yargılama sonucunda davacı için 15/07/2023 tarihli aktüer bilirkişi ek raporu ile  5.323,65-TL geçici iş göremezlik, 83.231,38-TL sürekli iş göremezlik, 3.070,08-TL geçici bakıcı gideri, 2.100-TL faturasız tedavi gideri olmak üzere toplam 93.725,11-TL  maddi tazminatının belirlendiği, ancak ıslah yapılmaması nedeniyle dava dilekçesindeki miktarlara göre herbir alacak kalemi için 5-TL olmak üzere toplamda 20-TL maddi tazminata hükmedildiği ve kısmi dava olması sebebiyle alacak miktarının toplamı üzerinden istinafa açık hükmün istinaf edilmeyerek bu şekilde kesinleşmiş olup, işbu dosya için Mahkemenin anılan asıl dosyasının kesin delil niteliğinde olduğu,  bu haliyle davacının maddi tazminatının 15/07/2023 tarihli aktüer bilirkişi ek raporu ile  5.323,65-TL geçici iş göremezlik, 83.231,38-TL sürekli iş göremezlik, 3.070,08-TL geçici bakıcı gideri, 2.100-TL faturasız tedavi gideri olmak üzere toplam 93.725,11-TL  olması dikkate alındığında asıl davada hükmedilen 20-TL'nin mahsubu ile ancak bakiye 93.705,11‬-TL istenebilecek olup, Mahkemenin bu şekilde karar verilmesi gerekirken, önceki asıl davanın kesinleşmiş olduğu, eldeki davanın da ek dava niteliğinde bulunduğu göz ardı edilerek, yeniden aktüer raporu da alınarak miktar artırılmak suretiyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bu nedenle davalının istinafının kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesisi gerekmiştir. <br>Bunun dışında davalının istinaf itirazlarının, ana dosyada belirtilen hususlar yönünden davanın kesinleşmiş bulunması nedeniyle ek davada yapılan bu itirazların reddi gerekmektedir. <br>Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle; (İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle) <br>Davanın KISMEN KABULÜ İLE;<br>1-Davacının sürekli iş göremezliği nedeniyle uğradığı 83.231,38- TL, geçici iş göremezlik sürecindeki uğradığı maddi zararı için 5.323,65 TL, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı için 3.070,08- TL, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için 2.100 TL olmak üzere toplam 93.725,11 TL maddi tazminatın, 30/09/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (sigorta limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>İlk Derece Yargılaması Yönünden; <br>2-Alınması gereken 6.402,36 TL nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 904,60 TL harcın mahsubu ile kalan 5.497,76 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan peşin harç ve ıslah harcı dahil 904,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı gideri, 222 TL tebligat ve posta gideri, 2.500 TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 3.149,60 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 2.113,38 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT  uyarınca hesaplanan 30.000 TL'nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, <br>8-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 2.415,60 TL'sinin davalı alınarak Hazine'ye gelir kaydına, kalan 1.184,40 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, <br>9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine,  <br><br>İstinaf Yargılaması Yönünden; <br>10-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine,<br>11-Davalı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf başvuru gideri ve 10 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.693,10 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br>12-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına<br>13-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>14-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,<br> Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince;  (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.04/06/2025<br><br>\t\t\t\t<br>.....<br>Başkan<br>...<br>e-imzalı <br>.....<br>Üye<br>...<br>e-imzalı <br>.....<br>Üye<br>...<br>e-imzalı <br>.....<br>Katip<br>...<br> e-imzalı<br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"def967fa171138c4","SID":"c4a04e22c5aee45a"}}