{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t: <br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/05/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı  tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; HMK Toptan ve Perakende unvanı ile .....Mahallesi .....Sokak No:.....adresinde .....Dairesine .....vergi numaralı ile kayıtlı olarak şahıs firması şeklinde, toptan ve perakende alışveriş işi ile uğraşmakta bulunan müvekkilinin yapmış olduğu faaliyete ilişkin olarak satışa arz ettiği malların bir kısmının tedarikinin 2020 yılından beri .....Mahallesi .....Sokak No:.....adresinde şubesi bulunan davalıdan sağladığını, taraflar arasındaki ilişki çerçevesi içinde müvekkilinin davalıya vermiş olduğu siparişler çerçevesi içinde müvekkilinin davalıya vermiş olduğu siparişlerin .....tarihli .....teslim tarihli .....TL bedelli çek, .....TL bedelli 10 adet .....TL bedelli 1 adet olmak üzere toplam ......TL bedelli senet ile devamlı surette ödemelerde bulunduğunu, davalıda peyder pey söz konusu malzemelere ilişkin fatura tanzim ve faturalamış olduğu malları müvekkiline gönderdiğini, hatta taraflar arasında faturanın yeniden değerlenme fiyat farkı iade gibi sebeplerle de müvekkilinin borcundan tenzil işlemleri de yapılmak suretiyle müvekkilinin borcundan düşüldüğünü, müvekkili tarafından yapılan tüm ödemelere, tenzil işlemlerine rağmen, davalı tarafça yapılan ödemeleri karşılayacak miktarda fatura tanzim edilmediği gibi müvekkiline mal tesliminin de yapılmadığını, davalı tarafın bununla da yetinmeyerek müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmamasına ve hatta müvekkilinin davalıdan alacaklı olmasına rağmen davalı elinde bulunan müvekkili tarafından tanzim edilen .....tarihli .....vadeli .....TL bedelli malen kaydı içerir bir adet senedi müvekkilinden bakiye 134.387,38 TL alacağının bulunduğu kanaati ile .....Müdürlüğünün .....esas sayılı dosyasıyla 140.709,11 TL takip çıkış miktarı ile tahsili için icra takibine koyduğunu, taraflar arasında devamlı surette mal alışverişi ve ödemesi şeklinde gerçekleşen ilişki, taraf ticari defter ve kayıtlarında ve keza müvekkili tarafa birer örneği verilen cari hesap dökümlerinde yer aldığını, elden nakit/kredi kartı/havale ile yapılan ödemelere, her biri 30.000,00 TL bedelli malen kayıtlı 25.06.2021 tanzim ..... vade tarihli, 02.08.2021 tanzim .....vade tarihli, 12.10.2021 tanzim .....vade tarihli toplam 300.000,00 TL bedelli senetlerin teslimine, icra takibine konu 1 adet 180.000,00 TL bedelli malen kayıtlı 23.11.2021 tanzim .....vade tarihli senedin teslimine ilişkin olarak, davalı tarafça tanzim edilen tahsilat makbuzlarının birer örneği dava dilekçelerine ek olarak sunulduğunu, davalıya teslim edilen 10 adet toplamda 300.000,00 TL bedelli senetlerin müvekkili tarafça bedelleri ödenmek sureti ile iade alındığını, taraflar arasındaki mevcut ilişki çerçevesi içinde müvekkilinin, davalıya herhangi bir borcu kalmamasına ve esas itibari ile takibe konu 1 adet 180.000,00 TL bedelli malen kayıtlı 23.11.2021 tanzim .....vade tarihli senedi müvekkiline iade etmesi gerekli iken, söz konusu senedin davalı tarafından .....Müdürlüğü .....Esas sayılı dosyası ile 140.709,11 TL takip çıkış miktarıyla kötü niyetli olarak icra takibine konulduğunu, mevcut düzenlemeler gereği yapılan takibin durmasını sağlayacak herhangi bir hukuki yol bulunmadığını, müvekkilinin zarara uğramasına neden olacak nitelikte olduğunu beyan ederek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla .....Müdürlüğünün .....esas sayılı 140.709,11 TL takip çıkış miktarıyla takibe konulan 23/11/2021 tanzim tarihli, .....vade tarihli, 180.000,00 TL bedelli bir adet senet ve takip nedeni ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin durdurulmasına/iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek tazminat miktarının müvekkiline ödenmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin başta .....ve .....illeri olmak üzere .....gıda toptancılığı alanında faaliyet gösterdiğini, davacının da müvekkilinin müşterilerinden birisi olup müvekkili ile davacı arasında cari hesaba dayalı mal alışverişi ticareti bulunduğunu, bu bağlamda müvekkili şirketin, davacıya market/gıda ürünleri satmakta ve fatura kesmekte olup davacınon da işbu satın aldığı mallara karşılık nakit/çek/senet gibi ödeme araçları ile ödeme yaptığını, ancak son dönemlerde davacı yan müvekkilinden ürün satın almaya devam etmesine rağmen, borçlarını ödemediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davacının borcuna karşılık olarak vermiş oldukları 23/11/2021 tanzim tarihli, .....vade tarihli 180.000,00 TL bedelli senedi .....Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasından davalının cari hesap borcu olan 134.387,38 TL anapara üzerinde takibe geçildiğini, davacı tarafından işbu takibe konu senetten dolayı borcu olmadığının tespiti amacıyla  menfi tespit davası açılmış ise de işbu dava haksız ve mesnetsiz olup bu sebeple davanın reddini talep ettiklerini, takibe konu senet üzerinde \"\"malen\"\" kaydı bulunmakta olup bu bağlamda kendisine mal teslim edilmediği iddiası ile senedi talil eden davacının işbu iddiasını ispat etmesi gerektiğini, nitekim takibe konu senet incelendiğinde; senedin bedelinin malen ahzonulduğu belirtilmiş olup yani senet üzerinde malen kaydı bulunduğunu, davacı yana iade edilen senetler ödeme sebebiyle değil davacının müvekkiline yeni senet vermiş olması sebebiyle iade edildiğini, davacı yanın dava dilekçesinde toplamı 300.000,00 TL olan 10 adet senedin borcuna karşılık müvekkili şirkete verildiğini, işbu senetlerin müvekkili şirket tarafından davacıya iade edildiğini, bu sebeple bu senetlerin ödendi olarak kabul edilmesi gerektiğini iddia etmiş ise de; davacı yanın işbu ödeme iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirkete cari hesap borcu için 30.000,00 TL bedelli 6 adet toplam 180.000,00 TL bedelli senet vermiş ise de işbu senetleri ödeyemediğini, davacının çekleri ödeyememesi üzerine müvekkilinin defterine girilen senetlerin \"SENET İADE\" açıklaması ile müvekkilin hesaplarından çıkışı yapıldığını, akabinde de toplam 180.000,00 TL bedelli 6 adet senede karşılık bu sefer davacı tarafından davaya konu 180.000,00 TL bedelli tek senet keşide edilerek müvekkiline verildiğini, davaya konu senedin müvekkiline verilmesi üzerine, davacının daha önceden vermiş olduğu toplam 180.000,00 TL bedelli 6 adet senet davacıya geri iade edildiğini, cari hesap ekstreleri incelendiğinde iki ekstredeki toplam borcun müvekkilinin takibe konu alacağı olan (45.375,96 *89.011,39) 134.387,38 TL olarak çıktığı gözüktüğünü, davacının dosyaya borcu olmadığının ispatı için sunmuş olduğu cari hesap ekstrelerinde bile davacının müvekkiline takibe konu alacak kadar borcu çıktığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \" Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/6832 esas, 2015/17015 karar sayılı ilamı ile 2018/997 Esas2019/5542 karar sayılı ilamı ve  bu konulardaki benzer ilamlarında belirtildiği üzere  \" Mahkemece, takibe ve davaya konu bonolarda ''malen'' kaydının bulunduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesiyle, davalı alacaklının ticari defter ve kayıtlarına göre davacıların davalıya borcunun bulunmadığı gerekçesiyle borçlu olmadıklarının tespitine ve asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan icra takibinden dolayı borçlu bulunmadığının tespitine ilişkindir. Takibe konu bonolarda ''malen'' kaydı bulunup, bu durumda bonolarla ilgili malların verilmediği hususunda ispat yükü davacı borçluya aittir. Davacı borçlu iddiasını ancak yazılı deliller ile ispat edebilir. Bonoların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmaması veya defterlere göre davalının davacıdan alacaklı olduğu anlaşılmasa dahi kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi uyarınca sebeple bağlı kalınmadığından mahkemece bu hususlar değerlendirilmeksizin yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı görülmüş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir\" şeklindedir. Bu Yargıtay kararından anlaşılacağı üzere dava konusu olayda ispat yükü davacı borçluya aittir. Davacı borçlu iddiasını ancak yazılı delil ile ispat edebilir. Takip konusu bononun davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmaması veya defterlere göre davalının davacıdan alacaklı olduğu anlaşılmasa  dahi kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gereğince davacının bu suretle senetteki malen kaydının aksini yani malların teslim edilmediğini yazılı delillerle ispat edemediği   dosya kapsamından anlaşılmış olup  davacının TBK 104/son maddesinin dikkate alınması talebi ile  davacı yanın davalı şirkete cari hesap borcu için 30.000,00 <br>TL bedelli 6 adet toplam 180.000,00 TL bedelli senet verdiği ve bu senetlerin iade edilmiş oluşunun ( davalı senet bedellerinin ödenmeyip karşılığında takibe konu 180.000,00 TL bedelli senedin verildiği iddiası ile) davamıza konu malen kaydı içeren senedin geçerliliği yönünden bir etkisi bulunmayıp ispat yükünün yine de davacı üzerinde olduğu değerlendirilmekle  davacı vekiline son olarak  HMK 225. maddesi gereğince delillerinde açıkça yemin deliline dayanmış olmakla yemin deliline başvurup başvurmayacağı hatırlatılmış ve davacı tarafça yemin deliline başvurulmamış olmakla ispatlanamayan davanın reddine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu sabit olduğunu, davacının söz konusu ticari ilişkisi çerçevesi içinde davalıdan mal aldığını, alınan ve sipariş edilen mallar karşılığı da, davalıya nakit, çek, kredi kartı ile ödemeler yaptığını, vadeli senetler tanzim ile teslim edip, teslim aldığı malların bedellerini ödediğini, ancak söz konusu ilişki çerçevesi içinde davacının yapmış olduğu ödemeler ve keza vermiş olduğu senetler karşılığı kadar bir malı teslim almadığını ve davalı yanca da söz konusu mallar/ticari ilişki kadar bir fatura davacıya tanzim ile teslim edilmediğini, iş bu sebeple de, takibe konu senet ve bu senede dayalı olarak ikame edilen takipten dolayı borçlu olunmadığının tespiti için iş bu davanın ikame edildiğini, gerek davalı ve gerekse davacı müvekkiline ait defter ve kayıtlarda yapılan incelemeler neticesinde, \"davalının her türlü satışın faturalı olması gerektiğine ilişkin beyanlarına rağmen\", müvekkilince 6098 SK madde 104/Son hükmü de dahil olmak üzere her ne şekilde olursa olsun davalıya yapmış olduğu ödemeleri karşılayacak kadar   bir fatura kesilmediğini, müvekkiline mal teslimi yapılmadığını,  İş bu hususlar bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu,  Mahkeme tarafından bilirkişi raporları da dikkate alınmaksızın verilen hükmün hatalı olduğunu, bu hususlar ile resen değerlendirilecek sebepler çerçevesi içinde, davacı lehine olmak üzere, .....Müdürlüğü .....Esas sayılı (eski .....Müdürlüğü’nün .....Esas) 140.709,11 TL takip çıkış miktarıyla takibe konulan 23/11/2021 tanzim tarihli .....vadeli 180.000,00 TL bedelli bir adet senet ve takip nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, takibin durdurulmasına/iptaline, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek tazminat miktarının vekalet ücreti ve yargılama giderleri ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi talepli menfi tespit davasının reddine ilişkin, .....Mahkemesi .....Esas - .....Karar sayılı 26/12/2024 tarihli ilamının davacı lehine olmak üzere ortadan kaldırılmasına,  davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; İşbu dava bakımından ispat yükü davacı üzerinde olup yükün yer değiştirmesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, İlk derece mahkemesi kararında da isabetle belirtildiği ve yerleşik yüksek mahkeme içtihatlarında da vurgulandığı üzere malen kaydı taşıyan bonolar bakımından, malların teslim edilmediği hususunda ispat yükü bunu iddia edende yani davacıda olduğunu, davacının bu iddiasını ancak yazılı kanıtlarla ispat edebileceğini, Yüksek mahkemenin bir çok kararında vurgulandığı üzere taraflardan herhangi biri senet üzerinde yazılı kaydın doğru olmadığını savunuyor ise iddiasını 6100 sayılı HMK'nin 200 vd.maddeleri uyarınca yazılı olarak ispat etmesi gerektiğini, eldeki dava özelinde davalı şirketin tüm satışlarını fatura ile yaptığının beyan edilmesinin ispat yükünün yer değiştirmesine neden olması gibi bir durum söz konusu olmadığını, zira davalı şirket \"malen\" kaydı içeren bonoları davacıya teslim ettiği ürünlerin karşılığı olarak aldığını, bu savunma senet üzerindeki kaydın doğru olduğu yönünde olup senetteki kaydın aksi yönünde herhangi bir iddia barındırmadığını, eş deyişle davalının savunması kaydın doğru olduğunu, davacının iddiasının ise gerçek dışı olduğu yönünde olup bu savunma ile senet metnin talil edildiğinin ileri sürülmesinde hukuka uygunluk bulunmadığını, davalı şirket her basiretli tacirin yapması gerektiği gibi tüm satışlarını faturalandırdığını, bunların karşılığında yapılan ödeme ve verilen senetleri de kayıt altına alındığını, nitekim yargılama kapsamında alınan bilirkişi raporu ile de senet karşılığında davacı tarafa teslim edilen ürünler bulunduğunu, senet üzerindeki kaydın doğru olduğu ve davacının davalıya borcunun tam olarak talep edilen miktarda olduğunun ortaya çıktığını, somut olay bakımından davacının, eldeki davada ispat yükünün yer değiştirdiği yönündeki savı hukuki dayanaktan yoksun bir sav olduğunu, dava konusu senedin düzenlenip davalıya teslim edilme sebebi önceki senetlerin iadesi olup bu husus dosya kapsamında sabit durumda olduğunu, davacı taraf istinaf başvurusunda 6098 sayılı TBK'nin 104/3.maddesini öne çıkartarak \"senetlerin iade edilmiş olmasının borcun ödendiği\" anlamına geleceğini iddia ettiğini, davacının bu iddiası gerek yasal düzenlemelere gerekse ticari hayatın gerçeklerine uygun olmadığını, Somut olayda; dosya kapsamında yer alan kayıt, bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuyla da ortaya konulduğu üzere dava konusu senet, davacının vadesi gelen borçlarını ödememesi üzerine önceki senetlerin bedelleri ödenmeksizin davalıya iadesi karşılığında düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, sonuç olarak; dosya kapsamında yer alan kanıtlarla iade olunan senetlerin herhangi bir ödeme söz konusu olmaksızın dava konusu senet karşılığında davacıya iade edildiğini, bu nedenle geçerli borcun varlığını koruduğunu, borca konu ürünlerin davacı tarafından teslim aldığını, buna dair usulüne uygun faturalandırma yapıldığının sabit olduğunu, davacı tarafın aksi yöndeki iddiaları gerçeklikten uzak olup bunun doğal sonucu olarak da ispatlanamadığını, davacı tarafın ileri sürmüş olduğu istinaf nedenleri isabetsiz olup başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan icra takibinden dolayı borçlu bulunmadığının tespitine ilişkindir.  Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hükme karşı davacı borçlu tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Dava konusu senet kambiyo senedi niteliğinde olup, bono belli bir borç ikrarını içerdiğinden bononun belli bir sebeple düzenlendiğini ve düzenlenme sebebinin gerçekleşmediğini yasal delillerle ispat etme külfeti keşideci olan  taraftadır.<br>Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, senetle ispat sınırından az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz, ancak ve ancak senet (kesin delil) ile ispat olunabilir ( HMK m. 201).<br>Yapılan açıklamalar kapsamında; davaya konu senette \"malen\" kaydı mevcuttur. Talil senedin düzenlenme nedeninin değiştirilmesi olup davalıların beyanının talil olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır.  Bu durumda iddiasını ispat yükü davacı tarafta  olup, davacı bu iddiasını HMK 201.maddesi gereğince senede karşı senetle ispat zorunluluğu kuralı gereğince  yazılı delillerle ispat edememiştir.<br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, mahkeme gerekçesinin  ayrıntılı ve denetime elverişli bulunmasına, davacının senetteki malen kaydının aksini ispat edememesine ve yemin deliline başvurmamasına,  kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine  karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-.....Mahkemesinin .....Esas, .....Karar sayılı dosyasında verilen .....tarihli karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-HMK’nın 359/4. maddesi uyarınca iş bu kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.30/04/2025\t\t\t<br>.....<br> <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c81073b7c48202e0","SID":"7eb1e14a8473db27"}}