{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ..... - .....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br>KARAR TARİHİ\t: 04/06/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t              : .....  (...)<br>ÜYE\t\t              : .....  (...)<br>ÜYE\t\t              : .....  (...)<br>KATİP\t\t              : .....  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 27/11/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar <br>DAVACI \t: .....<br>VEKİLİ\t: Av......<br>MÜFLİS \t: .....<br>VEKİLİ\t:Av.....<br>DAVALI\t: Konya.... İCRA DAİRESİ   (... İflas Sayılı Dosya)  <br>DAVA\t: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 04/06/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 04/06/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili 13/04/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müflis şirket hakkında Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas dosyası ile 14/07/2021 tarihinde iflas kararı verildiğini, müvekkilinin davalı müflis şirketten olan alacağının tahsili için Konya.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin alacağı olan 2.092.204,02TL'nin kaydı için iflas masasına yapmış oldukları başvurunun iflas müdürlüğünce reddine karar verildiğini, iflas müdürlüğünce kayıt taleplerine ilişkin verilen kabul ve ret kararlarının incelenmesinde iflas idaresinin keyfi uygulamalarda bulunduğunun ortada olduğunu, iflas idaresinin müvekkili şirket alacağına yönelik ret kararının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, İİK'nun 226.maddesi uyarınca iflas idaresinin tüm alacaklıların menfaatini gözeten ve onları dışarıya karşı temsil eden bir kamu hukuku organı olduğunu ancak iflas idaresinin bunu gözetmediğini, müvekkili şirket alacağının her iki taraf defterlerindeki belge ve kayıtlarlar da uyuştuğunu, icra takibine konulan bedelin işlemiş faiz ve ferileriyle birlikte 2.092.204,02TL olduğunu, kesinleşmiş icra takibine rağmen iflas idaresinin başvurularını reddettiğini beyanla öncelikle ikinci alacaklılar toplantısına katılmaları yönünden tedbir kararı verilmesini ve müvekkili şirketin alacağı olan 2.092.204,02TL'nin sıra cetveline kayıt ve kabulü ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı iflas idare memuru 11/05/5022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müflis şirketin 1976 yılından itibaren şirket ortaklarının açmış olduğu kömür ocaklarında rödovans usulü üretimi yapılan kömürleri pazarlamak suretiyle kömür üretimi yaptığını, davacı şirketin de sahada kömür ocakları açarak rödovans usulü kömür ürettiğini, şirketin yönetimden kaynaklı ve yaşamış olduğu kaza ile vergi borçları nedeniyle maddi olarak zor durumlarda kaldığını, davacı tarafın alacaklarına ilişkin olarak dava dilekçesinde belirtmiş oldukları iddiaları kabul etmediklerini, davacı tarafın iflas idaresine alacak başvurusunun kesinleşmiş mahkeme kararına dayanmadığını ve müflis şirket müdürü tarafından alacağa itiraz olduğu gerekçeleriyle alacak başvurularının iflas müdürlüğünce reddine karar verildiğini, davacı şirket yetkilisinin amacının müflis şirketi kendisine ve ailesine borçlandırmak suretiyle müflis şirket elinde bulunan ruhsat sahasına tek başına sahip olmak olduğunu, zira maden ruhsatına sahip olamaz ise davacı şirket ve diğer sahip olduğu şirketlerin faaliyet alanının kalmayacağını ve ticari faaliyetlerini sonlandırmak durumunda kalacaklarını, iflas idaresince görevlendirildikleri tarihten bu yana tüm alacaklıların hak ve menfaatlerini koruyacak şekilde hareket ettiklerini, iflas idaresince davacının yapmış olduğu alacak başvurusuna ilişkin verilen ret kararının tarafsız bir şekilde kanunu uygun ve eşit yaklaşımla değerlendirilerek verildiğini, davacının alacağının şüpheli alacak niteliğinde olduğunu beyanla davacının ikinci alacaklılar toplantısına katılma yönündeki tedbir talebinin ve açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; \"Davacı tarafça müflis şirket aleyhine başlatılmış olan Konya.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmakla, dosya icra hesap uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek takip masrafları ve işlemiş faizin hesap edilmesi için rapor aldırılması gerekmiştir.<br>Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan İcra hesap uzmanı bilirkişinin 18/03/2024 tarihli raporunda, asıl alacak miktarının mahkememizce  548.170,68TL olarak kabul edilmesi halinde, davacının kayıt kabule esas olan alacak miktarının takip masrafları ve iflas tarihine kadar işlemiş faizin ilavesiyle birlikte 626.847,56TL olduğu tespit edilmiştir.<br>Sübut bulan 626.847,56TL dışındaki kayıt kabul iddiasının ispatı için davacı vekiline, dava dilekçendeki yemin delili hatırlatılmıştır. Davacı vekili iflas idare memurlarına yemin teklifinde bulunmuştur. İflas idare memurlarının tamamı tarafından yemin eda edilmiştir.<br>Netice itibariyle 626.847,56TL alacağın, davacı alacağı olarak müflis şirketin Konya.... İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise reddine dair karar vermek gerekmiştir. <br>Yargıtay 23 HD.'nin 2017/1698 Esas, 2020/4301 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere iş bu davanın maktu harç ve maktu vekalet ücretine tabi olması sebebiyle yargılama giderlerinin takdirinde buna uyularak ;<br>DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 626.847,56TL alacağın müflis ........ Ltd. Şti. Hakkındaki Konya.... İcra (iflas) müdürlüğünün ... esas sayılı iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE, <br>Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,  \" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; İflas idaresi tarafından verilen cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde belirtildiği üzere;  ilama dayanmayan, alacağın varlığına ilişkin şüpheden ari deliller içermeyen alacak kayıt talebinin reddedildiğini, davacı şirket ve şirket yöneticisi tarafından kayıt kabul talebinde bulunulan alacaklar için kesinleşmiş mahkeme ilamı ibraz olunmadığı gibi şüpheden ari kesin delillerin de iflas dosyasına ibraz olunmadığını, bu nedenle de kayıt kabul talebinin reddedildiğini, davacı şirketin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmiş olan belge ve usulsüz defterlere dayalı olarak hazırlanmış olan raporlara istinaden alacaklı olduğu yönündeki iddialarının kabul edilemeyeceğini, her ne kadar mahkeme marifeti ile şirkete ait defterler üzerinde tespit yapılmış olsa dahi defter ve belgelerin usul ve yasaya uygun tanzim edilmediğinden dolayı bu belgelere dayalı düzenlenen raporların karara dayanak olmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın işbu usulüne uygun tutulmamış olan defterlere dayanarak alacaklı olduğu iddiasında bulunmasının da hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, şayet ortada bir ödeme varsa dahi bu ödemeyi davacının yapıp yapmadığının tespitinin mümkün olmadığından açıklamasız ödemelerin davacıya ait olduğunun kabulü ve ne amaçla yapıldığı kesin bir şekilde ispatlanmayan para havalelerinin de delil oluşturmasının hukuki açıdan mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda faiz hesaplaması yapılırken başlangıç tarihi olarak davacı tarafından başlatılan ilamsız icra takibi esas alınmışsa da faiz başlangıç tarihinin iflas yoluyla takip talebinin tarihi olan 24/01/2020 itibariyle hesaplanmasının gerektiğini, tüm bu nedenlerle Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar ve 27/11/2024 tarihli kararının kaldırılması ve dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda ise açıklanan beyan ve itirazlar doğrultusunda yeniden yargılama yapılmak suretiyle karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin defterlerinin tamamen usulüne uygun tutulduğunu, dolayısıyla müvekkillin defterlerinin lehine delil olduğunu, karşı tarafın defterlerinin usulsüz olması, müvekkilin lehine delil oluşturacağını, davacı şirketin sahibi ve temsilcilinin ........ olduğunu ve müflis  şirketin temsilciliğini falan yapmadığını, defterlerin aynı muhasebecide tutulmasının organik bağla ne alakası olduğunun anlaşılamadığını, müvekkil şirketin davalı adına yaptığı tüm ödemelerin banka kanalıyla yapılmış ödemeler olduğunu, yapılan bu ödemelere ilişkin makbuzların dosyada olduğunu, bu belgelere göre defterlere de kayıtların yapıldığını, bu sebeplerle de müvekkil şirketin defterlerinde davalıdan olan alacağının açıkça gözüktüğünü, müvekkil şirket tarafından davalının borçları için ödendiği açık olan belgelere itibar edilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu,  tarafsız ve bağımsız olması gereken iflas idaresinin, ........'in, şirketlerinin ve ailesinin hiç bir alacağını kabul etmediğini ve sıra cetveline yazmadığını, sıra cetvelinin süresinde verilmediğini, kanuni süre bittikten sonra verilen sıra cetvelinin 3 hafta kadar sonrasında da değiştirildiğini, ayrıca sıra cetvelini düzenleyen iflas idare memurlarının hepsinin görevlerinden azledildiğini, bu şekilde oluşturulmuş olan sıra cetveline itibar edilmesinin de mümkün olmadığını, davada taraflarında iddia ettikleri tüm hususların ispatlandığını, yemin teklif etmesi gerekenin davalı olduğunu, iflas idare memurlarının yemin etmesinin hatalı olduğunu, bilmedikleri konuda yemin ederek suç işlediklerini, iflas idare memurlarının zaten taraflı olduklarını, kararda yargılama giderleri ile vekalet ücretinin iflas masasına kayıt ve kabulüne şeklinde hüküm kurulduğunu, burada masaya kayıt ve kabulüne denilemeyeceğini, bu giderlerden direkt sorumlu olduğunu, bu kalemlerin davalı müflisten alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulması gerektiğini, tüm bu nedenlerle Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/11/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının aleyhe kısımlarının bozulmasını, kaldırılmasını, lehe verilen kayıt kabul kararının onanmasını, buna karşı yapılan istinaf taleplerinin reddini, davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.<br>Dava, alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir. Mahkemece verilen karar, davacı ve davalı tarafça istinaf edilmiştir. <br>İflas hali görev kurallarını değiştirebilmektedir. İflas, tacir kişinin veya şirketlerin tüm mal varlığının tasfiyesini ve bu şekilde alacaklıların alacaklarına kavuşmasını hedefleyen hukuksal bir kurumdur. <br>İflas ile tacir – işverenin tüm hak ve yetkileri iflas masasına geçer. iflas eden işverenin tüm mal, hak ve borçları iflas masası tarafından toplanır. iflas idaresi oluşana kadar her türlü önlem ve işlemleri iflas idaresi yerine getirir. iflasın açılmasından sonra tüm yetki, temsil, hak ve yükümlülükler iflas idaresine geçer.  işte bu noktada, icra ve iflas kanunu özel bir yöntemin izlenmesini şart koşmuştur. buna göre, müflisten alacaklı olduğunu iddia eden kişi iflas dairesine başvurarak, alacaklı olduğunun kabulünü ve alacağının iflas masasına kaydının yapılmasını talep eder. <br>İflas dairesi bu talebi uygun görürse davacı  için sorun bu aşamada dava açmaya gerek kalmadan çözümlenmiş olacaktır. ancak alacaklılık iddiası masa tarafından kabul edilmez ise,  ttk' nun 235/1. maddesi uyarınca ticaret mahkemesinde 7 gün içinde sıra cetveline kabul davası açmak zorunda kalacaktır. yasadanda açıkça anlaşıldığı gibi, iflas hali söz konusu olduğunda,n alacaklarından ötürü davasını (kayıt kabul davası) ticaret mahkemesinde açmak zorundadır.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.<br>İİK'nun 195/1. maddesinde \"borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.\" hükmü yer almaktadır. iik'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. iflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. <br>Buna göre somut olayda davacı alacağının, herhangi bir mal veya hizmet karşılığı olmayan ortağın şirkete vermiş olduğu borç niteliğinde olduğu, taraf ticari defterleri ve dayanak vergi dairesi belgeleri ile diğer belgelere göre müflis ........ Şirketi’nin toplam  548.170,68TL tutarındaki vergi, mensup olunan meslek odaları için yatırılması gereken aidat borçları, SGK ödemeleri gibi borçlarının, davacının banka hesaplarından havale yoluyla müflis şirket adına ilgili kurumlara ödendiği,  belgeye dayalı söz konusu ödemelerinin müflis şirket nam ve hesabına yapılması karşısında ödemelerin toplam tutarı olan  548.170,68TL  olduğu, neticeten iflas tarihe kadar işleyen faiz ve icra ferileri ile birlikte toplam 626.847,56-TL'nin kayıt ve kabulünün gerektiği, davacının talebinde belirttiği diğer ödeme iddialarına ilişkin ise ilgili kurum ve kuruluşlardan gelen yazı cevapları ve davacı vekili tarafından dosyaya sunulan dekont, makbuz gibi belgeler birlikte değerlendirildiğinde ödemelerin davacı tarafça yapıldığı hususun ispatlanmamış olduğu, elden nakit ödeme iddialarının kanıtlanmadığı; ayrıca, yemin deliline dayanılması nedeniyle yemin tarihinde şirket münferiden yetkili temsilcisinin yemin konusu iddiaları da kabul etmemiş bulunduğunun görülmesi nedeniyle  (bkz. Emsal Yargıtay 23. HD’nin 18.06.2014 gün ve 2014/5164 Esas,  2014/4666 sayılı Kararı) Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya, mevcut delillerle belirlenen vakıalara uygun olması nedeniyle taraf istinaflarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>Bunun dışında, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de yazılı biçimde kayıt ve kabule karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Bkz. Yargıtay 6. HD 2024/3564 Esas, 2025/145 Karar sayılı ilamı) <br>Bu halde, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve  hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davacı ve davalı tarafın istinaflarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalının istinaf talebi yönünden karar ve ilam harcı olarak 615,40 TL alınması gerektiğinden peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden taraflar  üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.04/06/2025<br>\t\t\t\t<br>.....<br>Başkan<br>...<br>e-imzalı <br>.....<br>Üye<br>...<br>e-imzalı <br>.....<br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br>.....<br>Katip<br>...<br>e-imzalı <br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"955f751d8b13cd67","SID":"90e256b3cb1df05d"}}