{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2024/1330 Esas - 2025/520<br>\tT.C.<br>                 Ankara Batı<br>ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2024/1330 <br>KARAR NO\t: 2025/520<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 18/11/2024<br>KARAR TARİHİ: 14/05/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2025<br><br>Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  :<br>DAVA\t:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle : Davacı vekili, davalı şirketin kapalı tipte bir aile ortaklığı olup üç ortak ve üç yönetim kurulu üyesinden oluştuğunu, diğer ortakların ve yönetim kurulu üyelerinin müvekkilinin babası ve ablası olduğunu, diğer yönetim kurulu üyesi ve müvekkilinin ablası olan ... ile müvekkili arasında husumet olduğunu, müvekkilinin davalı şirkette %45 hissesi bulunduğunu, müvekkilinin 25.09.2024 tarihli genel kurul kararıyla 25.09.2027 tarihine kadar davalı şirkete yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini ancak 10.10.2024 tarihli yönetim kurulu toplantısına çağrılmadığını, bu nedenle toplantıda alınan kararlardan haberdar olamadığını, toplantıda \"Şirketin Yönetim Kurulu Üyelerinin Seçilmesi Görüşülmesi ve Karara Bağlanması\" gündem maddesiyle olağanüstü genel kurul toplantısı kararı alındığını, müvekkilinin olağanüstü genel kurul çağrı kağıdının tebliği ile toplantı çağrısını öğrendiğini,  müvekkiline usulüne uygun olarak çağrı yapılmaması nedeniyle 10.10.2024 tarihli yönetim kararlarının yok hükmünde olması sebebiyle hükümsüzlüğünün tespitini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde 01.11.2024 tarihli yönetim kurulu kararının iptalini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP\t:<br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle : Davalı vekili, müvekkili olan ... A.Ş.'nin üç ortaklı bir aile şirketi olduğunu, davacının şirket limited şirket türündeyken şirketin müdürü ve tek imza yetkilisi olup iş ve işlemler yaptığını, bankadan  para  çekme  yetkisi  olduğunu ancak şirket anonim şirkete dönüştürüldükten sonra<br>e-imza \te-imza \te-imza \te-imza <br><br>ortakların oy birliği ile aldıkları karar neticesinde davalının teknik işlerden sorumlu yönetim kurulu üyesi görevini yaptığını, bankadan para çekme ve bankacılık işlemlerinde ise yönetim kurulu üyelerinden herhangi ikisinin imzasının arandığını, davacının özel işleri için şirket hesabından para çekmek istediğini davacının teknik yönetim kurulu üyesi sıfatıyla yaptığı işlerde eksiklikler ve aksamalar ortaya çıktığını bu nedenle şirketin müşteri kaybı yaşadığı, davacının teknik işlerdeki hataları nedeniyle şirketin zarara uğradığını, davacının üçüncü kişi, kurum ve şirket personeliyle şirkete zarar veren nitelikte konuşmalar yaptığını bu nedenlerle ortaya çıkan yönetim problemlerinin çözülebilmesi için 25.09.2024 tarihli genel kurulda davacının yönetim kurulu üyesi görevinin devamı imza yetkilerinin ise alınmasına davacının da katılımıyla oy birliğiyle karar verildiğini, davacının şirketin verilerini şirket ortaklarının bilgisi dışında şirket dışına çıkarttığını, şirketin ticari menfaatlerini ve süreçlerini yönetebilmek için çağrısız olarak olağanüstü genel kurul çağrısı yapıldığını, bu toplantıya davacının mail ile davet edildiğini davacının katılacağını şifahi olarak bildirmesine rağmen katılmadığını,  TTK'nın 375. Ve 391/2-3. Maddesinde hükümsüzlük sonucunu doğuracak kararların belirildiğini ve bu çerçevesinde şirket yönetim kurulu kararlarının maddede belirtilen hususlara aykırılık teşkil etmemesi nedeniyle hükümsüzlüğünün istenemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER\t:<br>Davacı taraf dava dilekçesinin ekinde ... tarihli Ticaret Sicil Gazetesini sunmuştur.  Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan ilan ... A.Ş.nin 10.10.2024 tarihli  genel kurul toplantısına davete ilişkindir.<br>Davacı taraf dava dilekçesinin ekinde ... tarihli Ticaret Sicil Gazetesini sunmuştur.Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan ilan ... A.Ş.nin limited şirketten anonim şirkete tür değişikliğine ilişkindir.<br>Davalı taraf cevap dilekçesinin ekinde ... A.Ş.nin ... tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında hazır bulunanların listesini sunulmuştur. Listede toplantıda ...'ın ve ...'ın toplantıya katıldığı görülmektedir. <br>... tarihli duruşmada dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş olup ... tarihinde bilirkişi raporu sunulmuştur.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Davanın tarafları arasındaki uyuşmazlık hukuki niteliği itibarıyla yönetim kurulu ve genel kurul kararının hükümsüzlüğünün tespiti mahkeme aksi kanaateyse yönetim kurulu ve genel kurul kararının iptali  talebinden ibarettir. <br>Davanın ve talebin kanuni dayanağı, takip tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 391, 408, 460/5, 447,  445 Maddesinden ibarettir. <br>Davanın tarafları arasında  ... tarihinde çağrılı olarak olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığı ve bu toplantıya davacının katılım sağladığı noktasında  uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına karar verilen yönetim kurulu toplantısına davacının davet edilip edilmediği olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>Ancak burada tartışılması gereken husus davacının oy hakkını kullanması ya da başka bir deyişle toplantıya katılması durumunda alınan kararın değişip değişmeyeceğidir.  Yargıtay  yerleşmiş kararlarında etki kuralı olarak anılan bu hususu tartışmıştır.Somut olayda her ne kadar davacıya gönderilen  e-posta içeriği olağanüstü genel kurul kararı alınmasına ilişkin yönetim kurulu toplantısına davet değil olağanüstü genel kurul toplantısına davet  olsa da davacı neticede olağanüstü genel kurul toplantısına katılım sağlamıştır. Genel kurul toplantısı için yapılan çağrının usulsüz olduğu savı ancak kullanılacak olan oyun karara etkili olması  halinde  değerlendirme  alanı  bulacaktır. Yargıtay  ... HD.’nin  ... tarihli ve<br>e-imza \te-imza \te-imza \te-imza <br> <br>... E., ... K. sayılı ilamında da kararın iptalini talep eden davacıların payları oranı değerlendirilmiş ve toplantıya katılıp oy kullanmaları halinde bu durumun kararın alınmasında etkili olması halinde kararın iptaline karar verilebileceği hususu belirtilmiştir. Yargıtay ... H.D.’nin ... tarihli ve ... E., ... K. sayılı; ilamında da toplantıya katılmayan üyelerinin kararın alınmasına etkisi değerlendirilmiştir.  Bu çerçevede  yapılan  değerlendirmede  davacının  hissesinin %45 şirketin diğer ortaklarının hissesinin ise %55 oranında olduğu, olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına ilişkin yönetim kurulu kararı %55 hisseli ortakların kararı ile alındığı, dolayısıyla davacı toplantıya katılım sağlasaydı dahi alınan kararları değiştirici nitelikte etki yaratamayacağı anlaşılmış, bu durum bilirkişi raporuyla da tespit edilmiş olduğundan yönetim kurulu kararı ve olağanüstü genel kurul kararının hükümsüzlüğü veya iptaline ilişkin koşulların bulunmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacı tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>3-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,<br>4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya  iadesine,<br>Dair, davacı  vekili ile davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/05/2025<br><br>Başkan \tÜye \tÜye\tKatip  <br>e-imza \te-imza \te-imza \te-imza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e97d94c833ea7d55","SID":"d7c92e155dcca7fc"}}