{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:  <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t:   <br>KARAR NO\t:  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 30/06/2021<br><br>DAVACI\t:  <br>DAVALILAR\t: <br>\t\t<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynak.)<br>KARAR TARİHİ\t: 26/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/09/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili, davalı-borçlular hakkında Bursa 10. İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyası ile  asıl kredi borçlusu .....Ltd.Şti.nin davacı bankaya olan kredi sözleşmesinden doğan borcu nedeni ile müteselsil kefilleri davalı ... ve ... aleyhine icra takibi yapıldığını, davalı borçluların icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiklerini, davalı-borçluların kredi  sözleşmesi, ihtarname ve banka hesap kayıtları ile sabit olacak şekilde borçlu olduklarını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>Davalılar vekili, davacı tarafça sunulan 23/11/2015 tarihli kefalete ilişkin ek protokol uyarınca kefaletin 23/11/2015 tarihinden sonra açılmış ve kullandırılmış kredilerden doğan borçlara yönelik olduğunu, davacı tarafça dava dosyasına iki farklı tarihli kefalet sözleşmesi sunulduğundan 23/11/2015 tarihli kefalet sözleşmesinin hukuki niteliğinin tartışılması gerektiğini, her ne kadar 23/11/2015 tarihli belgede 19/09/2012 tarihinde akdedilmiş genel kredi sözleşmesine yönelik olduğu belirtilmiş ise de yeni bir kefalet sözleşmesi olduğunu, müvekkillerinin 19/09/2012 tarihli genel kredi sözleşmesinden doğmuş olan sorumluluklarının sona erdiğini, 23/11/2015 tarihli sözleşmenin şekli şartlara uygun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, temerrüt faizi talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. <br>           <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece dosyadaki kanıt ve belgelere, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına  göre;  davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan ve diğer davalılarında kefil olduğu kredi sözleşmesi gereğince davalı şirkete kullandırılan kredi borçlarının ödenmediği, davalı şirketin kredi sözleşmesi gereğince davacı bankaya toplam 479.657,61  TL tutarında borçlu bulunduğu, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan davalılar ... tarafından dava konusu  sözleşmelerdeki imzalara ve yazılara itiraz edildiği, bilirkişi incelemesi sonucu yazı ve imzaların davalılar...'ya ait olduğu belirlenmiş ise de, incelemenin sözleşme aslına üzerinden değilde sözleşme fotokopisine üzerinden yapıldığından ve Yargıtayca fotokopi evrak üzerinden imza incelemesi yapılması kabul edilmediğinden sözleşme gereğince davalı şirkete kullandırılan kredi borcundan davalılar ...'nın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalılar... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ...Ltd.Şti. hakkında açılan davanın kısmen kabul ile davalının Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin  437.415,69 TL asıl alacak 39.260,01 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.963,00TL BSMV, 1.018,91 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 479.657,61 TL alacak üzerinden asıl alacağın 411.270,22 TL'sine takip tarihinden ödeninceye kadar yıllk %61,40, alacağın 26.145,47 TL'sine takip tarihinden ödeninceye kadar yıllık %28,80, faizin BSMV'si ile birlikte devamına, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan 87.483,13 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hakkındaki dava reddedilen davalı kefiller ve kısmen kabul edilen davalı şirket yönünden kötü niyet tazminatı koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, imzaya itirazın söz konusu olmadığı genel kredi sözleşmeleri için de davanın reddine karar verildiğini, davalılarının imzaya ilişkin yapmış oldukları bütün itirazların sadece 19/09/2012 tarihli GKTS ile 23/11/2015 tarihli ek protokole ilişkin olduğunu, ancak bu sözleşmelerin  Bursa 10. İcra Dairesi  ... E. sayılı icra takibine konu alacağın kaynağı olmadığını,  dava konusu icra takibinin dayanağının 05/05/2017 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesi ile 26/05/2010 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmeleri olduğunu, 19/09/2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin aslının yerel mahkemeye teslim edilmemesi nedeninin ise icra takibi öncesi alınan ihtiyati haciz kararında Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ... D. İş dosyasına sunulduktan sonra aslının mahkemede kaybolması  olduğunu, kefillerin imza itirazı olmasa dahi 26/05/2010 tarihli genel kredi sözleşmesi aslının yerel mahkemeye 12/11/2020 tarihinde teslim edildiğini, ancak bu sözleşmenin üzerinden imza incelemesi yapılmadan davanın kefiller yönünden reddine karar verildiğini, açılan icra takibinde Serkan Ulukaya şirketin bütün borcuna kefil iken, ...'nın sadece 20.707,44 TL'sine kefil olduğunu, bilirkişi raporunda faiz alacağının eksik hesaplamış olduğunu, mahkeme ilamında 2 nolu hüküm maddesinde asıl alacağın 411.270,22 TL'sine takip tarihinden ödeninceye kadar yıllık %62,40 faiz işletilmesi gerekir iken bu oranın sehven %61,40 olarak yazıldığını, bilirkişi raporunda faiz oranının %62,40 olarak belirlendiğini ve bu oran üzerinden hesaplamalar yapıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde, davacı tarafın dava konusu olan alacaklarının dayanağını oluşturan sözleşmelerin bilgilerine açıkça yer vermediğini, yine dava konusu takip işlemine geçilmeden önce davalılar hakkında Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... D.İş kararı üzerinden alınan ihtiyati haciz kararındaki alacaklara dayanak olarak 19/09/2012 tarihli ve 05/05/2017 tarihli genel kredi sözleşmeleri gösterildiğini, davacı taraf yargılamanın hiçbir aşamasında alacaklarının 26/05/2010 tarihli sözleşme dayalı olduğunu iddia etmediğini, istinaf aşamasında alacaklarının dayanaklarından birinin 26/05/2010 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesi olduğuna yönelik iddianın iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında olduğunu,  alacağın dayanağı olarak  dava dosyasına  23/11/2015 tarihli ek protokol  ile 19/09/2012 tarihli genel  kredi sözleşmesi sunulduğunu, bu nedenle 26/06/2019 tarihli 2 nolu oturumda,  dosyada  mevcut olan 19/09/2012 tarihli genel kredi sözleşmesi ile 23/11/2015 imza tarihli ek protokol örnekleri gösterilerek müvekkillerinin beyanlarının alındığını, davacı tarafından gerek dava ve gerekse cevaba cevap dilekçelerinde alacaklarının dayanağı olan sözleşmelerin hangileri olduğuna dair açık bir beyanının olmadığı ve yargılama aşamasında buna ilişkin hiçbir beyanının olmadığı, dava dosyasına davacı tarafça sunulmuş olup yargılama sırasında kendilerine gösterilen sözleşme örneklerinde yer alan yazı ve imza örneklerine yönelik itirazlarını beyan eden davalıların  iradelerinin, dava dosyasına sunulmuş ya da kendilerine gösterilmiş olması durumunda  diğer sözleşmelerdeki imza ve yazı örneklerine de itiraz etmek olacağı  dikkate alındığında davacı vekilinin  istinaf aşamasındaki  alacaklarının imza itirazı  bulunmayan sözleşmelerden kaynaklandığına yönelik savunmasının MK m. 2 kapsamında hakkın kötüye kullanımı olduğunu, davacı tarafa icra takibine ve davaya konu... numaralı,... numaralı  ve ... numaralı  sözleşme asıllarını sunması için 30/09/2020 tarihli oturumda verilen sürenin kesin olduğu ve sunulmaması durumunda imzaların davalılar ait olmadığı ihtar edilerek 1 aylık kesin süre verildiğini, verilen kesin süreye rağmen sözleşme asıllarının dava dosyasına sunulmadığı gibi davacı vekilinin 20/01/2021 tarihli  oturumda  \"talep olunan evrak asıllarının ihtiyati haciz talebinden sonra kaybolmuştur, bu nedenle ibraz edemiyoruz\" şeklinde beyanda bulunduğunu, bu nedenle mahkemece davalı kefiller hakkında ret kararı verilmesinin hukuka uygun olduğunu beyanla istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.<br>Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davalılar ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ...Ltd.Şti. hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup davacı vekilince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İtirazın iptaline konu  Bursa 10. İcra Dairesi  ... E. sayılı takip dosyasında davacı alacaklı tarafından davalılar aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinde, 437.415,69 TL asıl alacak, 43.995,71 TL işlemiş faiz, 2.199,77 TL BSMV, 1.018,91 TL masraf olmak üzere toplam 484.630,08 TL toplam alacağın, asıl alacağın 411.270,22 TL'sinin 06/08/2018 tarihinden ödeninceye kadar işleyecek yıllık %62,4 temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi, avukatlık ücreti ve icra masraflarıyla birlikte ... ve ......Ltd. Şti.nden, asıl alacağın 26.145,47 TL'si için 06/08/2018 tarihinden ödeninceye kadar işleyecek yıllık %28,08 temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi, avukatlık ücreti ve icra masraflarıyla birlikte ...Ltd. Şti.nden, asıl alacağın 20.707,44 TL'lik kısmına  06/08/2018 tarihinden ödeninceye kadar işleyecek yıllık %28,08 temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi, avukatlık ücreti ve icra masraflarıyla birlikte  ...'dan tahsilinin talep edildiği, icra takibine dayanak belge olarak da davacı banka tarafından ihtarname 05/05/2017 tarihli 19/09/2012 tarihli, 26/05/2010 tarihli genel kredi sözleşmeleri ile 23/11/2015 tarihli kefalete ilişkin ek protokolün ilgili sayfa suretlerinin eklendiği, yargılama aşamasında ise davacı vekilince 13/09/2018 tarihli dilekçe ile 19/09/2012 tarihli ve 05/05/2017 tarihli genel kredi sözleşmeleri suretlerinin bilirkişi incelemesine konu yapılmak üzere dosyaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır. <br>Davalılar vekilinin 16/10/2018 tarihli cevap dilekçesinde ve 27/11/2018 tarihli ikinci cevap dilekçesinde<br> dosyaya sunulu olan 19/09/2012 ve 23/11/2015 tarihli kefalet sözleşmelerinde yer alan sorumlu olunan azami tutar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil olunduğuna dair beyanların davalıların eli ürünü olup olmadığının uzman bilirkişilerce incelenerek ortaya konulması gerektiğini beyan etmesi üzerine 27/03/2019 tarihli ön inceleme duruşmasında  mahkemece davalılar hazır edildiğinde, davalıların kefalet olunan miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil olunduğuna dair yazı örnekleri alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gelecek celse düşünülmesine karar verildiği, 27/03/2019 tarihli duruşmada ise davalı Serkan'ın alınan beyanında \"Bana göstermiş olduğununz 20/11/2015 tarihli kredi sözleşmesindeki kefalet limiti 1.000.000,00 TL, kefalet türü müteselsil, kefalet tarihi 23/11/2015 tarihi olan el yazısı ile bana aittir, ancak bana göstermiş olduğunuz 18/02/2012 tarihli sözleşmedeki yazılı kısımlar bana ait değildir ancak sözleşmenin altındaki isim, adres  ve imzaya ilişkin yazılar bana aittir, imza örnekleri vermeye hazırım\" şeklinde beyanda bulunduğu, davalı Ahmet'in alınan beyanında da \"Bana göstermiş olduğununz 20/11/2015 tarihli kredi sözleşmesindeki kefalet limiti 1.000.000,00 TL, kefalet turü müteselsil, kefalet tarihine ilişkin yazılar benim yazım değildir, imzada bana ait değildir, 18/09/2012  tarihli  sözleşmedeki kefalet limiti, kefalet türü, kefalet tarihi ve altındaki isim ve adres bana aittir\" şeklinde beyanda bulunduğu ve aynı celsede verilen ara karar ile \"20/11/2015 tarihli kredi sözleşmesindeki ... 'ya ait kefalet limiti, rakamla 1.000.000,00 TL, kefalet türü müteselsil, kefalet tarihi ve Ahmet Ulukaya yazı ve imzasının davalı eli ürünü olup olmadığı hususunda, 18/02/2012 tarihli .... 'ya ait olduğu iddia olunan kefalet limiti, 1.000.000,00 TL, kefalet türü müseteselsil kefalet, kefalet tarihi 18/02/2012 yazı ve rakamlarının davalı Serkan Ulukaya eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor aldırılmasına\" karar verildiği ancak dosyaya sözleşme aslı ibraz edilmediği için dosyanın bilirkişiye tevdi edilemediği, 30/09/2020 tarihli duruşmada da 1 nolu ara karar ile \"Davacı vekiline dava konusu kredi sözleşme aslını ibraz etmesi için 1 aylık  kesin süre verilmesine, sürenin kesin olduğunun süresinde kredi sözleşmesinin ibraz edilmemesi halinde kredi sözleşmesindeki imzanın davalılara ait olmadığının kabul edileceğinin ihtarına(ihtarat yapıldı)\" karar verildiği, 20/01/2021 tarihli duruşmada davacı vekilince talep edilen evrak asıllarının ihtiyati haciz talebinden sonra kaybolduğunun beyan edildiği,<br>Mahkemece, davacı taraftan aslının ibrazı talep edilen 18/02/2012 tarihli ve 20/11/2015 tarihli sözleşmelerin ibraz edilememesi üzerine yapılan yargılama neticesinde ise davalı şirkete kullandırılan kredi borcundan davalılar Ahmet ve Serkan Ulukaya'nın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalılar ... aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği görülmektedir.<br>Öncelikle, davalılar ... tarafından beyanda bulunulan ve inceleme talep edilen kredi sözleşmelerinin 19/09/2012 tarihli genel kredi sözleşmesi ve 23/11/2015 tarihli kefalete ilişkin ek protokol olduğu, mahkemece de davacı taraftan söz konusu sözleşme asıllarının ibrazının talep edildiği anlaşılmaktadır. <br>Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda ise takip ve dava konusu ...nolu ticari kredinin 05/05/2017 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesi gereği, kredi kartı ve esnek hesap KMH kredilerinin ise 26/05/2010 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesi gereği tahsil edildiği tespit edilmiştir.<br>Buna göre, dava konusu kredi sözleşmeleri; davalı şirket ile akdedilen 05/05/2017 tarihli, 1.000.000 TL bedelli, davalı ...'nın müteselsil kefil olarak imzasının yer aldığı kredi sözleşmesi ile davalı şirket ile akdedilen 26/05/2010 tarihli, 250.000 TL bedelli, davalı Serkan ve ...'nın müteselsil kefil olarak imzalarının yer aldığı kredi sözleşmeleri olup mahkemece yargılamanın dava konusu kredi sözleşmelerine istinaden yapılması gerekirken, davacı taraftan ibrazı talep edilen  19/09/2012 tarihli ve 23/11/2015 tarihli sözleşme asıllarının ibraz edilmemesi üzerine hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir. Bu nedenle, dava konusu olan 05/05/2017 tarihli ve  26/05/2010 tarihli sözleşmelere ilişkin davalılarının beyanı alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.<br>Kabule göre de; <br>Hüküm kurulurken asıl alacağın 411.270,22 TL'sine takip tarihinden ödeninceye kadar işletilecek faiz oranın yıllık %62,40 yerine  yıllık  %61,40 olarak belirlenmesi de hatalıdır.<br>Açıklanan nedenlerle, mahkemece eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak deliller toplanmadan ve incelenmeden hüküm tesis edildiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;    <br>1-) Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-6 hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>2-)\tGerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan istinaf karar ve ilâm harcının istinaf eden tarafa talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,<br>4-)\tİstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince  yeniden yapılacak yargılamada verilecek hükümle birlikte değerlendirimesine,<br>5-)\t6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/09/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"21257594c30ef8c8","SID":"820106f975078dac"}}