{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2020/608 Esas - 2025/515<br>\tT.C.<br>                 Ankara Batı<br>ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2020/608 <br>KARAR NO\t: 2025/515<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACILAR\t: 1- <br>VEKİLİ\t: <br>\t: 2- <br>DAVALI \t: <br>İFLAS İDARE : 1-<br>\t  2-<br>\t  3-<br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Nevi Değiştirmeye İlişkin)<br>DAVA TARİHİ\t: 05/09/2019<br>KARAR TARİHİ: 14/05/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH : 14/06/2025<br><br>Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  :<br>TALEP\t:Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle;  davalı firma  ... A.Ş'nin iki firmaya bölünme kararı almasına rağmen, icra takip dosyaları ile kesinleşen müvekkili davacı alacaklarının TTK 174 ve 175.maddeleri uyarınca teminata bağlanmasına istinaden adı geçen alacakların ödenmesi veya teminata bağlanmasına kadar bölünme işlemlerinin durdurularak bölünmenin engellenmesi yolunda karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP \t:Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Türk Ticaret Kanunu'nun 175. maddesinin 1. fıkrası \" (1) Bölünmeye katılan şirketler, 174 üncü maddede öngörülen ilanların yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde, istemde bulunan alacaklıların alacaklarını teminat altına almak zorundadırlar.\" şeklinde düzenleme altına alınmış olup bölünmeye katılan şirketlerin istemde bulunan alacakların alacaklarını teminat altına almak zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır. Ancak aynı hükmün devamında yer alan ikinci fıkrada ise bu zorunluluğa bir istisna getirilerek \" (2)Bölünme ile, alacaklıların alacaklarının tehlikeye düşmediğinin, ispatı hâlinde, teminat altına almak yükümü ortadan kalkar.\" düzenlemesinin yer aldığını, Bu düzenlemelerden de anlaşıldığı üzere eğer bölünme ile alacaklıların alacaklarının tehlikeye düşmediği ispat edilirse bu durumda  teminat  altına  alma  yükümlülüğünün  bulunmadığını,  ekte  sunulan  yeminli mali<br>e-imza \te-imza \te-imza \te-imza <br><br>müşavir ... tarafından hazırlanan raporda (Ek-1) da anlaşıldığı üzere alacaklıların alacaklarının tehlikeye düşmediğini, nitekim yeminli mali müşavir raporunun sonuç bölümünün 12 nolu açıklamasında da bu durum aynen şu ifadelerle tespit edilmiştir olduğunu: \"Bölünen Şirket sonucunda ... A.Ş.'nin 31.03.2019 tarihli bölünmeye esas bilançosuna göre alacakların haklarının tehlikeye düşmediği ve bölünme işlemleri neticesinde Devralan şirketlerin aktiflerinin borçlarını karşılamaya yeterli olacağı sonucuna varıldığından TTK'nın 175. Maddesinin ikinci fıkrası gereği, alacaklıların haklarının teminat altına alınma yükümü bulunmadığı ve 3 aylık sürenin beklenilmesine gerek bulunmadığı tespit edilmiştir. \"Yukarıda belirtilen ve ekli yeminli mali müşavir raporu incelendiğinde Müvekkil Şirketin dava dilekçesinde iddia edildiği şekilde bir teminat sunma zorunluluğu bulunmadığının anlaşıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, şirketin bölünme işlemlerinin durdurulması, engellenmesi, TTK 174, 175 maddeleri uyarınca bu husus yönünden karar verilmesi istemine ilişkindir.<br>Davalı taraf hakkında iflas kararı verilmesi üzerine ikinci alacaklılar toplantısı yapılması için duruşmalar ertelenmiş, Mahkememizce ikinci alacaklılar toplantısı yapıldıktan sonra bilirkişi raporu alınmıştır. <br>Alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi dava tarihi itibariyle davalı şirketin bölünme işleminin davacı taraf için bir zarar oluşturmayacağı dava tarihi itibariyle davalı şirketin pozitif anlamda bütçeye sahip olduğu dolayısıyla TTK'nun 175.maddesinin 2.fıkrasında belirtildiği gibi bölünme ile alacakların tehlikeye düştüğü olgusu kanıtlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40TL harcın mahsubu ile bakiye 571,00TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>3-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen  alınarak davalıya ödenmesine,<br>4-Davacılar tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/05/2025<br><br>Başkan \tÜye \tÜye \tKatip <br>e-imza \te-imza \te-imza \te-imza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00e71e89e0ed578e","SID":"8361327eb81b519e"}}