{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t: <br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16/05/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı şirketin ......A.Ş. ile icra takibinin borçlusu, davalı şirket sahibi ......ile aralarında ......Otel'ine mimari proje hazırlanması ve otelin tadilatı işinde anlaştıklarını, davacı ile davalı şirket arasında kurulan iş akdi türünün hizmet sözleşmesi olduğunu, davalı şirketin sözleşmeden ve kanunun ilgili hükmü olan TBK m.393'e göre işçi sıfatıyla iş görme edimini yerine getirmişse de davalı şirket ücret ödeme edimini yerine getirmediğini, davalı şirketin, ......Şirketi'ne otelin projelendirilmesi ve tadilat işini verdiğini,  davacı şirketin mimari projeyi hazır hale getirerek tadilat için gerekli araştırma ve masrafları yaptığını, ancak davalı şirketin asli edim yükümlülüğü olan ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı şirketin  oldukça emek harcamış olduğu projelendirme ve tadilat aşamasına ilişkin faturalar düzenlediğini ve düzenlenen faturaların davalı şirkete ibraz edildiğini, davacı şirketçe davalı yana ibraz edilen faturalara, karşı tarafça herhangi bir itiraz yapılmadığını, davalı şirketin her ne kadar davacı tacir ile aralarında bir ticari iş ilişkisinin bulunmaması sebebiyle borca itiraz etmiş olsa da bu durumun izahtan vareste olduğunu, davalı şirket ile davacı şirket arasında bir ticari iş ilişkisi bulunduğunu ispat eden borçlu-davalı şirketin sahibi ......(şirket yetkilisi) tarafından 07/05/2021 tarihinde yazılmış bir beyanın bulunduğunu, yazılı beyanda  açıkça \"........Mimarlık firmasından ......verilmiştir.\" denilmek suretiyle  ......kendi el yazısı ile yazdığı beyanda davalı şirkete ait kaşe ve ......kendi imzası olduğunun görüldüğünü, şirketlerin arasındaki ticari iş ilişkisi, davalı şirketin yetkilisi olan ......ticari iş ilişkisinin açıkça yazıp imzaladığı belge ile de ispatının tarafımızca sağlandığını, tarafların ticari muhasebe defterleri de incelendiğinde, aralarında ki ticari ilişki en iyi şekilde kanıtlanacağını beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına ve borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan ile müvekkili firma arasında herhangi bir ticari iş ilişkisi olmadığını, dava dosyasında celb edilen ......Başkanlığı'nın ......tarih ve ......sayılı yazısında da belirtildiği üzere, müvekkili firmaya ait olan ......Otel'in mimari projesi ve tadilatlarının ......tarafından yapıldığını, yani dava dilekçesinde belirttikleri hususların gerçek dışı olduğunu, müvekkili firma ile davacı yanının hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, takibe konu edilen faturalara gelince, söz konusu faturaların, davacı yan şirket yetkilisi ......tarafından müvekkili firma yetkilisi ......kendisinin telkini ve yönlendirmesi ile kesildiğini, olayın doğrusuna gelince, müvekkili şirketin yetkilisi ......annesi ......adına kayıtlı ......ili, ......ilçesi, ......Mahallesi, ......ada, ......parsel sayısında kayıtlı gayrimenkul inşaatı için davacı ......A.Ş......tarihinde \"Düzenleme Şeklinde İnşaat Sözleşmesi\" daha sonra ......Noterliğinin ......tarih ve ...... yevmiye numaralı \"Yapı Müteahhitliği Sözleşmesi\"nin müvekkili firma yetkilisinin annesi olan ......ve vekili sıfatıyla ......tarafından imzalandığını, davacı yanın, sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğinden, eksik ve hatalı imalatlarından dolayı ......tarafından davacı yan aleyhine ......Mahkemesi'nin ......esas sayılı dosyasından dava açılmış olup, anılan davanın halen derdest olduğunu, davacın yanın işbu sözleşmeyi müvekkili firma yetkilisinin annesi ile imzaladıktan sonra bir takım ödemeleri, annesine destek olmak adına bizzat şirket hesabından yaptığını, buna davacı yan şirket yetkilisinin de cevap verdiğini hatta taraflar birlikte bu kararı aldıklarını, yani davacı yanın iddia ettiği gibi şirkete ait ......Otelde herhangi bir mimari proje ya da tadilat gerçekleştirilmediğini, davacı yanın iddialarının doğru olmadığını, davacı yanın ......Mahkemesi'nin ......esas sayılı dosyasından açılan dava da kusurlu olduğunu bildiği için müvekkili firma üzerinden haksızlığını haklı hale getirmeye çalıştığını, bilirkişi incelemesi yapılması halinde, müvekkili şirkete ait olan ......Otelde hiçbir tadilat ve Belediye işleminin davacı yanca yapılmadığının ortaya çıkacağını, müvekkili firmanın yetkilisinin annesi olan ......sözleşmenin imzalandığı tarihte 82 yaşında olduğunun davacı yanca da bilindiğini, noterde imzalanan sözleşme ile müvekkili şirket yetkilisi ......ile imzaladığı sözleşme arasında da farklar olduğundan asıl kötü niyetli olanın davacı yan olduğunu, bu konuda ......Başsavcılığı'nın ......Soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı yanın eksik ve hatalı işlerinden dolayı halen iskan alınamadığını ve yapmış olduğu kazanın patladığını ve az kalsın bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verileceğini, yine davacının müvekkili şirket ortaklarından ......ait olan taşınmazın inşaat işlerini yapmaya başladığını ancak eksik ve hatalı işlemlerden dolayı inşaatı bitiremediğini, bu inşaat dolayısıyla da davacının taraf olduğu ......Mahkemesi'nin ......esas sayılı dosyasından sözleşmenin feshi ve tazminat davası açılmış olup dosyanın halen derdest olduğunu, yani davacı yanın üzerine düşen sorumluluklarının hiçbirisini tam ve zamanında eksiksiz yerine getirmediğini, işbu davayı açmakta hiçbir hukuki yararı bulunmadığını, tamamen müvekkili firma yetkililerini kandırarak takibe konu faturayı kestiğini ve hakkında açılmış davaların önüne geçmek adına işbu davanın ikame edildiğini, davacı yanın vergi kayıtlarının incelenmesinde de görüleceği üzere, daha evvel almış olduğu ödemelere ilişkin hiçbir fatura kesmediğini, müvekkili firmanın şirket ortaklarının şahsi işlerine ilişkin yapılan ödemelerin firmanın hesabına gönderilmiş olmasına rağmen bu zamana kadar hiç fatura kesmeyip, hiçbir işlem yapmadığını, ......Otel adına fatura kesmesinin gerçekten manidar olduğunu, bu kapsamda davacı yanın şirket hesaplarının incelenmesi taleplerinin mevcut olduğunu, resmi olarak aldığı ödemelere ilişkin fatura kesmeyip hatta daha da ileri giderek vergiden kaçınmak için kendi şirket çalışanları hesaplarına ödeme gönderilmesini talep etmesinin davacı yanın kötüniyetini gösterdiğini, bu hususta ......Müdürlüğüne ihbar haklarını da saklı tuttuğunu beyan ederek  izah edilen nedenlerle davanın reddine  karar verilmesini  talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"Somut olayda,  dava konusu faturanın her iki taraf BA-BS formlarında yer aldığı, davacı defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu HMK 222. Maddesi uyarınca delil vasfını haiz olduğu, davalının defterlerinin kapanış tasdiklerinin bulunmadığı, dolayısı ile usulünce tutulmadığı, delil niteliğinde olmadığı, davacının HMK 222 maddesi uyarınca kendi defterlerinde kayıtlı olan dava konusu alacak yönünden iddialarını ispat ettiği, davalı tarafından davacıya icra takibine konu faturadan dolayı borcunun bulunmadığı savunmasına yönelik dava değeri de gözetilerek HMK 200/1 maddesi gereğince aynı kuvvet ve mahiyette herhangi bir belge ve delil sunulmadığı göz önüne alınarak davanın kısmen kabulü ile; davalının ......Dairesi'nin ......E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 235.860,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine  takip ve dava konusu alacağın faturalara dayalı miktarı belli, niteliği itibariyle likit sayılan alacaklardan olması nedeniyle itiraza uğrayan ve kabul edilen alacak miktarı olan 235.860,00-TL'nin %20'si oranına tekabül eden 47.172,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Fatura içeriğinde belirtildiği şekliyle davacı yan davalı şirkete ait olan Apart Otelde herhangi bir proje, tadilat vs herhangi bir işlem yapmadığını, bu durumun ......Belediye Başkanlığı tarafından gelen yazı cevabında da açıkça belirtildiğini, davacı yanın, dava dilekçesinde \"mimari projeyi hazır hale getirmiş, tadilat için gerekli araştırma ve masrafları yapmıştır\" diyerek genel ifadelerle hiçbir yasal dayanağı olmayan beyanlarla davalı şirketten alacaklı olduğunu iddia ettiğini, kesilen faturaya ilişkin hangi masrafları yaptığına ilişkin hiçbir evrakın dosyaya sunulmadığını, sunulan fotoğrafın sadece tatilde çekilmiş olan bir fotoğraf olduğunu, tarafların başkaca işlerinden dolayı tanışık halde olduklarını, aralarında diğer davalardan ihtilaf çıkmazdan evvel davalı şirket yetkilisi ve ailesi, davacı yan şirket yetkilisi ile bir çok kere gerek iş ortamında gerek de sosyal ortamda bir araya geldiklerini, kesilen faturaya ilişkin hizmet veya malın da usulüne uygun olarak iş sahibine tesliminin gerekli olduğunu, ancak davacı yanın, yapılmayan hizmet ve iş için, sırf davalı şirketin annesine ait olan ......ilindeki inşaatındaki eksik işler neticesinde, hukuki yollara müracaat edileceğini öğrendikten sonra, alelacele işbu faturayı kestiğini, sırf davalı şirketi zor durumda bırakmak adına yapılmış bir işlem olduğunu, yalnızca fatura kesilmesi o işin yapıldığı anlamına gelmediğini beyan ederek  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin iş bu davayla ilgili ......tarih ......Esas, ......Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı vekilinin davaya cevap dilekçesini zaten süresini geçirdikten sonra sunduğunu, öncelikle buna ilişkin dosyada mevcut beyanlarını tekrar ettiklerini, davalı yanın, davaya cevap dilekçesinde davacı ile aralarında hiçbir ticari iş ilişkisi bulunmadığını savunmuşsa da bunun aksinin mahkeme dosyası içeriğinde bulunan müzekkere yanıtları ile kanıtlandığını, dosyada gelen müzekkereler sonrası davalı savunmasını değiştirerek davacının faturaya konu işi  yapmadığını bu sebeple buna hak kazanmadığını savunduğunu, bunun aksi de ticari defterlerde, mahkeme dosyasında bulunan bilirkişi raporunda ve BA-BS kayıtlarında kanıtlanmış durumda olduğunu, Davacı şirket yetkilisi, davalının ......oteline kesilen fatura kapsamında \"tadilat ve mimari projelendirme\" için yerinde inceleme yapmak üzere otelde konakladıklarını, hatta davacı şirket yetkilisi bir başka mimar meslektaşı ile gidip daha kapsamlı bir inceleme yapmak istediğini, davacının mimari danışmanlık hizmeti kapsamında davalı yana sadece kendisine verilen bilgilerden bir yol çizebilecekken kendisi söz konusu tadilat istenilen yere gidip inceleme yapmayı tercih ettiğini, davalı yetkilinin davacıya whatsapp üzerinden gönderdiği iki tacirin arasındaki hizmet sözleşmesine ispat delil olup söz konusu faturayı onaylar nitelikte olduğunu, davalının bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere 2022 tarihli yevmiye defterinin onay tarihi dava tarihinden sonra olduğunu, TTK'da düzenlenen hükümlerde belirtilen süreden 6 ay sonra onaylatırılan bu defter delil niteliğine haiz olmadığını, davalının BA(hizmet alış) belgesi olarak davaya konu faturayı beyan ettiğini (31/01/2023) ardından dava açıldıktan sonra onaylattırmadığı defterden çıkarttığını ve süresini geçirmesine rağmen tek onaylattığı defterin 2022 defteri olduğunu, davalının 2022 yılında Bodrum Vergi Dairesine beyan ettiği (BA) hizmet alım faturalarında söz davaya konu faturanın yer aldığı ancak usulsüz tuttuğu ticari defterinde buna ilişkin bir kayıt olmamasının da davalının kurgusunun açık ve net kanıtı olduğunu beyan ederek istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br><br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.<br>Davacı dava dilekçesinde tarafların ...... mimari proje ve tadilat işlerinin yapılması hususunda anlaştıklarını ileri sürerek itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmış, davalı akdi ilişkiyi inkar ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi üzerine hükme karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>Görüldüğü üzere, davacı taraf, davalılar ile arasında mimari proje ve tadilat işlerine dair sözlü eser sözleşmesi kurulduğunu, iş bedelinin ödenmediğini iddia ederken, davalılar akdi ilişkiyi inkar etmektedir.<br>Davacı tarafından davalı ile aralarında kurulduğu iddia edilen hukuki ilişki niteliği itibariyle eser sözleşmesi ilişkisidir. Bu ilişkinin kurulduğunu ispat yükü kural olarak davacıya aittir. Kural olarak, eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. 6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibin beşyüz Türk lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibin beşyüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan, yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ikrar, yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir. Tüm bu delillerle de sözleşme ilişkisi ispatlanmış değilse HMK 200. maddedeki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Açık muvafakat olmazsa tanıkla sözleşme ilişkisi ispatlanamaz. Bunun da istisnası olan HMK 202. maddeye göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.(Yargıtay 6.HD'nin  2022/1049 Esas ve  2023/591 Karar sayılı kararı)<br>Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. (Yargıtay 15.H.D.'nin 2019/3926 Esas ve 2020/2954 Karar sayılı kararı)<br>Yapılan açıklamalar kapsamında dosyanın incelemesinde; dosya arasında davalı şirket müdürü tarafından imzalı otelin tadilat işlerinin karşı tarafa verildiğine ilişkin bir belgenin bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece Bodrum belediyesine yazılan müzekkere evabına göre mimari projenin Canan Banu Dündar tarafından hazırlandığı belirtilmiştir. Ancak mahkemece yukarıda belirtildiği şekilde akdi ilişkinin ispatlanıp ispatlanmadığına ilişkin taraf delilleri toplanmamış, mimari proje dosya arasına alınmamış, ticari defterler üzerinde inceleme yapılması ile yetinilerek hüküm kurma yoluna gidilmiştir.<br>Bu durumda mahkemece öncelikle akdi ilişkinin kurulup kurulmadığı hususunun değerlendirilmesi için tüm delillerin toplanması, süresinde bildirilen tanıkların dinlenilmesi,  taraflarca yemin deliline dayanıldığınnı gözetilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.<br>Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup davalı tarafın istinaf kanun yolu başvurusu açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-)Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ......Mahkemesi tarafından verilen ......Esas, ......Karar sayılı 08/01/2025 tarihli kararının HMK'nın 353/1-a-6.maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>2-)Dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-)İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan istinaf karar harcının  talep halinde başvuran tarafa  İADESİNE, <br>4-)İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda DİKKATE ALINMASINA, <br>5-)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>6-)HMK’nın 359/4.maddesi uyarınca iş bu kararın mahal mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile kesin olarak karar verildi. 08/05/2025\t\t\t\t<br>...... <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"990c37e8ffe09d6f","SID":"6229820f8ceae184"}}