{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 25/05/2021<br><br>DAVACI\t: ... (...)<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...    <br>DAVALI\t: ... \t <br>VEKİLİ\t: Av. ...   <br><br>DAVA\t\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 26/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/09/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten toplamda 15 adet paspasmatik aldığını, müvekkili ile davalı firma arasında bayilik sözleşmesi imzalanarak makinelerin müvekkiline teslim edilmesinden kısa süre sonra arıza verdiğini, makinelerin tamir edilerek parça değişimi yapılmış olmasına karşın makinelerin arıza vermeye devam ettiğini, makinelerin yalnızca 1 TL ile çalışması gerekirken 1 TL veya aynı boyuttaki metal parçası ile de çalıştığını ve buna bağlı olarak müvekkilin maddi zarara uğradığını, makinelerin söylenin aksine küflendiğini, iç hazneye yerleştirilen ürünlerin yırtık geldiğini, kağıtlara ek yapılarak gönderildiğini, ek yapılan bu malzemelerin makineye konulduğunda makinenin arızaya geçtiğini ve kullanılamadığını, gönderilen kağıtların üzerinde yazılı kilogramdan eksik geldiğini, ters baskılı gönderilen kağıtların makinede kesinlikle çalışmadığını, baskılı kağıtların renginin aktığını, makinelerin tamamının ayıplı olduğunu ileri sürerek ayıplı mallar nedeniyle müvekkilinin seçimlik haklarını kullanarak öncelikle sözleşmenin feshi ve ödenen satış bedelinin ticari faizi ile birlikte geri ödenmesini, bu mümkün olmadığı takdirde makinelerin ayıplı çıkması sebebiyle uğramış olduğu menfi ve müspet zararların tazmini için şimdilik 1.000 TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili, davacı tarafın yapılan sözleşme doğrultusunda teslim aldığı ticari malı, kanunların öngördüğü süre ve şartlar dışında tamamen hukuka aykırı bir şekilde iade etmek suretiyle maddi menfaat temin etmeye çalıştığını, müvekkili şirketin teslim ettiği makinelerin anlaşmaya uygun ve çalışır olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.<br>           <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece; davanın, taraflar arasında imzalanmış sözleşme ile, davacı tarafın davalıdan satın almış olduğu 15 adet paspasmatiğin ve yan ürünlerin ayıplı olmasından bahisle sözleşmenin feshi ve ödenmiş olan bedellerin ödeme tarihlerinden işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline ilişkin alacak davası olduğu, dava konusu makinelerin üzerinde öncelikle dosya üzerinden bilirkişi raporu aldırılmış olup, raporun bizzat makineler üzerinde keşif yapılmadan düzenlenmesinin yeterli olmadığı kanaatiyle aynı bilirkişiler eşliğinde talimat mahkemesince keşif incelemesi sonucu yeniden bilirkişi raporu aldırıldığı, her ne kadar raporlar arasında farklılıklar bulunsa da bunların makineler üzerinde inceleme yapılması ile sadece dosya üzerinden inceleme yapılması arasındaki fark olduğu, raporun aynı bilirkişilerce düzenlenmesi sebebiyle yeniden bilirkişi raporu alınmasına gerek olmadığı kanaatiyle keşif sonrası düzenlenen ikinci rapora itibar edildiği, keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna göre üzerinde inceleme yapılan dava konusu makinelerin ayıplı olmadığının tespit edildiği, kağıt paspasların ayıplı olduğu ancak bu ayıbın açık ayıp olduğunun belirtildiği,  6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 23 üncü maddesinde \"Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.\" hükmü gereğince, sözleşmeye konu makinelerde gizli veya açık ayıpların bulunmadığı, söz konusu makinelerin kullanım, bakım ve onarımlarının olması gerektiği gibi yapılmadığı ve hataların kullanım kaynaklı olduğu, kağıt paspas yönünden ise süresinde ayıp bildiriminde bulunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve değerlendirme sonucu hazırlandığını, rapora karşı ileri sürülen itirazların değerlendirilmeden, dosyadaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, makinelerin müvekkiline teslim edildikten sonra arıza verdiğini, müvekkilinin davalı tarafla yapmış olduğu iletişim sonucunda defalarca makinelerin tamir edildiğini fakat sürekli bir çözüm bulunamadığını, makinelerin kullanım hatasıyla tespitteki hale geldiği olgusunun  da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aynı heyet tarafından hazırlanan raporlar arasında çelişki bulunduğunu, mahkemece keşif incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı belirtildiği halde neden dosya kapsamına sunulmuş olan CD görüntülerine istinaden hazırlanmış olan raporun dikkate alınmadığının gerekçelendirilmediğini, kağıt paspaslardaki ayıpların gizli ayıp olup müvekkilinin makineleri kullanmaya başlayıp ayıpları fark ettiğinde derhal bildirimde bulunduklarından yerel mahkemece süresinde ayıp bildiriminde bulunulmadığından bahisle davanın reddi usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama sürecinde hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, taraflar arasında sözleşmenin 15/12/2016 tarihinde imzalandığını, davacı tarafın sözleşmeden dönme iradesini ortaya koyan ihtarnamenin ise 24/12/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davanın ise 15/01/2020 tarihinde ikame edildiğini, geçen süre zarfında ise makinelerin kullanımdan kaynaklanan hatayla kullanılmaz hale gelmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu, makinelerin tasarlandığı gibi çalıştığının yapılan keşif sırasında tespit edildiğini, yalnız CD üzerinden yapılan inceleme ile mahallinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporları arasında farkların bulunmasının  normal olduğunu, ihbar sürelerine riayet edilmediğini  belirterek  istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden davalı taraftan satın alınan 15 adet paspasmatiğin ve yan ürünlerin ayıplı olduğu iddiasına dayalı sözleşmeden dönme ve bedel iadesi, bu mümkün olmadığı takdirde uğramış olduğu zararın tazmini talebine ilişkindir.<br>Mahkemece, satım sözleşmesine konu makinelerin ayıplı olmadığı, kağıt paspas yönünden ise süresinde ayıp bildiriminde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup davacı vekilince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler uyarınca, taraflar arasında 12/12/2016 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında davacının davalından 13/06/2017 tarihinde  dava konusu 15 adet  araç içi kağıt paspas otomatı ve 10.000 çift araç içi kağıt paspas satın aldığı, davacı tarafça satın alınan makinelerin ve kağıt paspasların ayıplı olduğunun iddia edildiği, hükme esas alınan 29/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu makinelerde gizli veya açık ayıp bulunmadığı, makinelerin tasarlandığı şekilde çalıştığı, kağıt paspaslara ilişkin  (rulo hasarı, bant ile birleştirme, ağırlık)  ayıplar  olduğu fakat bu ayıpların görülebilir ve kolaylıkla tespit edilebilir olması nedeniyle açık ayıp niteliğinde olduğu belirtilmiş olup yargılama sırasında alınan 15/12/2020 tarihli ilk bilirkişi raporunun yalnız dosyaya sunulan CD görüntüleri üzerinde yapılan inceleme sonucu tanzim edildiği,  29/03/2021 tarihli ikinci raporun ise davacı tarafça adresleri bildirilen makinelere ilişkin yapılan keşif ile dosya kapsamında bulunan CD ve fotoğrafların da değerlendirilmesi neticesi düzenlendiği, bu itibarla aynı heyet tarafından hazırlanan raporlar arasında çelişki bulunduğundan söz edilemeyeceği, makine mühendisi ve elektrik elektronik mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, hükme esas alınmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamı uyarınca davacı tarafça makinelerin ayıplı olduğu iddiasının ispat edilemediği, yine dava konusu makine ve kağıt paspasların 13/06/2017 tarihli fatura ile davacıya teslim edildiği, davacı tarafça ise 18/02/2018 tarihli ihtarname ile ayıp ihbarında bulunulduğu, kağıt paspaslardaki ayıpların açık ayıp olduğu ve ayıp ihbarının TTK'nın 23/1.maddesinde belirtilen süre içerisinde yapıldığının da davacı tarafça ispat edilemediği nazara alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı  anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesine göre esastan reddine karar verilmiştir. <br> <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)\tDavacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,<br>3-)\tİstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-)\tİstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,  <br>5-)\t6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.  26/09/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bbaae98b8b5a78aa","SID":"b939cc377fc2006c"}}