{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/566 - Karar No:2025/691<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/566 <br>KARAR NO\t: 2025/691<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/01/2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/367 E-2024/25 K<br><br><br> <br>DAVALARIN KONUSU\t: Alacak / Maddi ve Manevi Tazminat, Cezai Şart<br>\t\t  (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 11/06/2025<br>YAZIM TARİHİ\t: 11/06/2025<br>\tEser sözleşmesinden  kaynaklanan asıl ve karşı davada mahkemece asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince ve katılma yoluyla davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili özetle; davalının yüklenicisi olduğu inşaatta sıhhi tesisat işçiliğinin 20.12.2014 tarihli sözleşmeyle müvekkili tarafından üstlenildiğini, 82 adet daire ve 10 adet dükkanda belirlenen işlerin 170.000 TL bedelle yapılması ve 12 ayda tamamlanmasının kararlaştırıldığını, davalının malzeme teminini geciktirdiğini, sözleşmedeki süre sona ermeden 01.10.2015 tarihinde malzeme temin edilmesi hususunun davalıya ihtar edildiğini, davalının ödeme yapmadığını, lavabo, batarya ve radyatörler teslim edilmediğini, montajlarının yapılmadığını,  davalının kusurlu olmasına rağmen sözleşmeyi 18.10.2016 tarihinde feshettiğini, müvekkilinin 2016/380 D.iş sayılı dosyada delil tespiti yaptırdığını, işin tamamına yakınının yapıldığının belirlendiğini, davalının sözleşmenin feshetmesi nedeniyle  cayma bedeli ve teslimi geciktirdiğinden fesih tarihine kadar günlük 250 TL hesabıyla gecikme tazminatı ödemesi gerektiğini öne sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 140.000 TL iş bedeli ile sözleşme gereğince hesaplanacak cayma bedeli ve cezai şartın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı- karşı davacı vekili özetle; sözleşme ile sıhhi tesisat işçiliğinin davacıya taşere edildiğini, 12 ayda teslim edilmesi gerekirken işin zamanında tamamlanamadığını, müvekkili şirket çalışanı olan inşaat mühendisi tarafından eksik ve kusurlu işlerin belirlendiğini, sözleşmeye göre malzeme listesinin davacı tarafından verilmesi gerektiğini, davacının malzeme listesi vermediğini, davacının belirttiği iş kalemlerini %40 oranında yaptığını, doğalgaz tesisat döşemelerinin ise hiç yapılmadığını, mutfak imalatının rastgele yapıldığını, listelediği diğer iş kalemlerinde de eksik ve kusurlar bulunduğunu,\t2016/214 D.iş sayılı dosyada eksik ve hatalı işlerin belirlendiğini, müvekkilinin 02.10.2016 tarihli ihtarnameyle yeterli sayıda personel çalıştırılmadığını belirterek malzeme listesi istediğini, davacının ihtara rağmen teslimden kaçındığını, sözleşmenin 18.10.2016 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini, cezai şartın ödenmesinin de ihtar edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiş; karşı davasında ise, davalı taşeronun kendisine verilen malzemeleri yanlış kullanarak müvekkilini zarara uğrattığını, diğer malzemeleri iade etmediğini, işin gecikmesi nedeniyle daire sahiplerine kira ödediğini, maddi zararın bilirkişi marifetiyle tespitinin gerektiğini, şimdilik 1.000 TL maddi tazminat talep ettiklerini,\tmüvekkilinin kişilik haklarının ihlali nedeniyle 40.000 TL manevi tazminat talep etme zarureti doğduğunu, sözleşmenin 16. maddesi gereğince günlük 250 TL hesabıyla 75.750 TL cezai şart tahakkuk ettiğini öne sürerek 1.000 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminat ile 75.750 TL cezai şartın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk Derece Mahkemesince; \"...Mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmiştir. Son bilirkişi raporunda asıl davacının imalat bedeli alacağının. 126.500,00TL olarak tespit edildiği,  karşı davacının, eksik ve ayıplı imalatların dava dışı bir başka taşerona gidertilmesi sebebiyle uğranılan zararın tazminini istemi ile ilgili olarak;tespit edilen eksik ve kusurlu işlerin 2016 yılı serbest piyasa rayiçlerine göre giderim bedelinin;.9.200,00TL olduğu, görüş ve kanaati mahkememize bildirilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olduğu açıktır. Taraflar arasındaki sözleşme feshedilmiştir. Eser sözleşmesinde yüklenici sözleşme koşullarında eseri meydena getirme, iş sahibi ise bedeli ödeme yükümlülüğü altındadır. Eser sözleşmesi feshedildiğinde sözleşme geçmişe  etkili olarak ortadan kalkar bu durumda tarafların ifa ettikleri edimlerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir. Dosyada yüklenicinin teslim ettiği iş bedelinin 126.500,00 TL olduğu belirlendiğinden eser sözleşmesi gereği sözleşme feshedilmiş olsa da ifa edilen edimin bedelinin ödenmesi gerekir. Bu nedenle asıl davada tespit edilen iş bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Asıl davada davacı yan  cezai şart da talep etmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde ceza koşulunun sözleşmenin diğer hükümler başlığı altında 16. maddede düzenlendiği ve işin teslim tarihini geçen her gün için 250,00 TL olarak belirlendiği görülmüştür. Burada işin teslimine yönelik edim davacı yüklenicide olduğundan asıl davacının gecikme nedeniyle bu bedeli talep etmesi mümkün değildir. Asıl davada davacı yan cayma tazminatı da istemektedir. Cayma parası sözleşmeden dönmenin yaptırımıdır 6098 sayılı TBK 178. Maddesi \"Cayma parası kararlaştırılmışsa, taraflardan her biri sözleşmeden caymaya yetkili sayılır; bu durumda parayı vermiş olan cayarsa verdiğini bırakır; almış olan cayarsa aldığının iki katını geri verir.\" hükmünü içermektedir. Somut olayda cayma parası sözleşmede özel koşula bağlanmış olup taraflar henüz cayma parası ifası yönünde edimde bulunmamıştır.  6098 sayılı TBK 178. Maddesi düzenlemesinde cayma parası  sözleşmeden dönmenin yaptırımı olup bununla da sınırlıdır. Alacaklının bunu dışında borçludan yani cayma parasını ödeyenden sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle aynen ifa ve diğer zararlarının tazminini isteme hakkı bulunmayacaktır. (Prof. Dr. Ahmet M.  Kılıçoğlu  Borçlar Hukuku Genel Hükümler ,genişletilmiş 21. Baskı ,s. 969). Taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde bu hususun sözleşmenin diğer hükümler başlığı altında 1. maddede düzenlendiği görülmüştür. Anılan hükümde; \"İşbu sözleşmede yazılı hükümler tarafından birinin kusuru ya da nedensiz cayması halinde kusurlu ya da nedensiz cayan taraf diğer tarafa  5.000,00 TL cezai şartı ödeyecektir.\",  düzenlemesi bulunmaktadır. Davacı yan işbu asıl dava ile hem cezai şart, hem  ifa ettiği edimin bedeli hem de cayma tazminatı istemektedir. Davacı yana talebi doğrultusunda sözleşme gereği ifa ettiği edimin bedelinin ödenmesine karar verildiğinden aynı zamanda cayma tazminatının da davacı tarafa ödemesine karar verilemeyeceği kanaatine ulaşılmakla bu talebin de reddi gerekmiştir. Karşı dava yönünden; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 473. Maddesi, yüklenicinin sözleşme hükümlerine aykırı olarak işin gecikmesi nedeniyle zamanında bitirilmeyeceğinin anlaşılması halinin iş sahibine yüklenemeyecek bir sebepten olması halinde süre verilmesine gerek olmaksızın sözleşmeden dönme hakkının kullanılabileceği düzenlenmiştir.  Karşı davacı 07.10.2016 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin süresinde ifa edilmediği ve iddiası ile sözleşmeyi feshetmiştir. Sözleşme gereği işlerin sözleşmede belirlenen sürede teslim edilmediği hususu karşı davalının da kabulündedir. Sözleşmenin incelenmesinde malzemelerin temininin karşı davacı yanca yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Karşı davacının eksik kalan işler için malzemeleri tam olarak olarak ve süresinde teslim ettiğine ilişkin delil bulunmamaktadır. Buna göre sözleşmeyi fesihte haksız olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle karşı davacının cezai şarta hak kazanamayacağı yine gecikme kendi kusurundan kaynaklandığından bu nedenle uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi tazminata da hak kazanamayacağı kanaatine ulaşılmıştır. Karşı davacının ayıplı ifa iddiası da bulunmaktadır. Her ne kadar sözleşmeyi fesihte haksız ise de ayıp nedeniyle giderim bedelinin mahsubunu isteyebilir , davalı bu talebini karşı dava olarak ileri sürmüştür.  Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. TBK'nın 474/I. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. Dosya kapsamında karşı davacının, karşı davalıya ayıpları bildirdiği ve tespit edilen bir kısım ayıbın da karşı davacı eliyle giderildiği açıktır. Bu nedenle karşı davacının eseri ayıplı haliyle kabul ettiği kabul edilemeyecektir.  Ayıp halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır. Tespit edilen ayıba göre karşı davacının ayıpların giderilmesine yönelik kendi yaptığı harcamaları isteyebileceği  kabul edilmelidir. Bu yönde yaptırılan araştırmada karşı davacının 9.200,00 TL'yi ayıp giderim bedeli tespit edilmiştir. Kaldı ki bozma öncesi alınan bilirkişi raporunda imalat bedeli hesaplanırken ayıpların giderim bedelinin bu bedelden düşülmesi gerektiği kanaati bildirilmiştir. Karşı davacı talep sonucunu açıkladığı dilekçesinde talebinin 100,00 TL'sinin malzemelerin hatalı kullanılmaması sebebiyle uğranılan zarar için, 100,00 TL'sinin bir kısım malzemenin iade edilmemesi sebebiyle uğranılan zarar için, 700,00 TL'sinin eksik ve ayıplı imalatların dava dışı bir başka taşerona gidertilmesi sebebiyle uğranılan zarar için, 100,00 TL'sinin ise dairelerin geç teslimi nedeni ile daire sahiplerine müvekkil tarafından ödenen kira bedelinden kaynaklı zarar için talep edildiğini bildirmiştir. Karşı davacının malzemelerin hatalı kullanılmaması sebebiyle uğranılan zarar ,bir kısım malzemenin iade edilmemesi sebebiyle uğranılan zarar için, dairelerin geç teslimi nedeni ile daire sahiplerine müvekkil tarafından ödenen kira bedelinden kaynaklı zarar eklindeki zararları tüm dosya kapsamında sübut bulmamış olup buna ilişkin 300,00 TL yönünden talepleri yerinde görülmemiş olup bu bedelin mahsubu ile kalan  8.900,00 TL yönünden karşı davalıdan talepte haklı olduğu ...\" gerekçesiyle \"1-Asıl davanın kısmen kabulü ile, 126.500,00 TL'nin 27/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ... 2-Karşı davanın  kısmen kabulü ile, 8.900,00 TL'nin 700,00 TL'sine 18/12/2017, 8.200,00 TL'sinin 11/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak, karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve manevi tazminat talebinin reddine\" karar vermiştir.<br>\tDavacı- karşı davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmede doğalgaz tesisat döşeme bedelinin ısınma amacıyla kazan dairesinde kullanılan doğal gazın kazan dairesine kadar yani bina içine kadar alınması ve döşenmesine ilişkin olduğu, dairelerin mutfaklarında doğal gaz kullanılmadığı, mutfaklardaki set üstü ocakların elektrikli olduğu, sıcak suyun da merkezi olarak sağlandığı, dairelerde doğal gaz kullanılmadığı, projesinde yer almadığı, 2016/380 D. İş sayılı dosyada eksiksiz olduğu belirtilen tesisatın kazan dairesine kadar döşenen tesisat olduğu, bu nedenle 2016/214 D. İş sayılı dosyada mutfak fotoğraflarında doğal gaz borusu görünmediği, bu nedenlerle sözleşmedeki doğal gaz tesisat bedelinden mutfaklarda doğal gaz tesisatı olmadığı gerekçesiyle indirim yapılmasının doğru olmadığı, müvekkilinin doğal gaz tesisat işini eksiksiz yaptığı, 22.500 TL alacağa hak kazandığı, yapılan imalatlarda eksik bulunmadığı, zorlama bir değerlendirme ile montaj için bırakılan boru uçlarının montaja uygun yerlerde olmadığı, musluk bağlantı yerinin hatalı olduğu, yer süzgeci bulunmadığı gibi nedenlerle daire başı 200 TL hesabıyla 9.200 TL farazi işçilik ve malzeme bedeli tespitinin de hatalı olduğu, sözleşmenin 2.sayfasının 1.maddesinde sözleşmeyi haksız fesheden tarafın 5.000 TL cezai şart ödemesinin kararlaştırıldığı, davalının sözleşmeyi haksız feshettiği, cezai şart ödemekle yükümlü olduğu, sözleşme tarihi 20.12.2014 ve iş süresi 12 ay olmakla, sürenin 20.12.2015 tarihinde bittiği, müvekkilinin süre bitiminden 3 ay önce 01.10.2015 tarihinde ihtarname ile davalıyı uyardığı ancak davalının ihtardan 1 yıl sonra 18.10.2016 tarihinde sözleşmeyi feshettiği, cezai şart talebinin kabulü gerektiği, delil tespit gideri 867,90 TL'nin yargılama giderlerine eklenmediği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t\tDavalı- karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 20.12.2014 tarihli sözleşmede davacının yapacağı imalat kalemlerinin belirlendiği, kararlaştırılan 12 aylık sürede davacının işi teslim etmediği, eksik ve kötü ifada bulunduğu, müvekkili çalışanı ... tarafından eksik ve hatalı imalatların tespit edildiği, yine 2016/214 D.iş sayılı dosyada delil tespiti yapılarak hatalı ve eksik imalatların fotoğraflandırıldığı, bilirkişi raporunda sıhhi tesisat, montaj ve işçilik yönünden eksik ve hatalar bulunduğunun belirlendiği, dosya kapsamında düzenlenen 08.01.2019 tarihli ve 21.08.2019 tarihli raporlarda ise eksik ve hatalı inceleme yapıldığı, bilirkişilerin tarafsızlığından şüpheye düşüldüğü, kaldırma kararı üzerine mahkemece eksik inceleme ile karar verildiği, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığı, \t20.09.2023 tarihli bilirkişi raporuna ise katılmanın mümkün olmadığı, raporda 30.000 TL bedelli petek, musluk, lavabo montaj işinin yapılmadığının ve 22.500 TL bedelli doğal gaz tesisat işinin ise %40 nispetinde yapıldığının, bu kalemde davacının 9.000 TL ücrete hak kazandığının, davacının toplam imalat bedelinin 126.500 TL olduğunun belirtildiği ancak müvekkili çalışanı ...'in düzenlediği tespit tutanağı ve 2016/214 D.iş sayılı dosyadaki eksik ve hatalı işlerle hiç yapılmayan imalatlara ilişkin tespitler karşısında bilirkişi raporunun doğru olmadığı, 2016/380 D.iş sayılı dosyadaki raporun da gerçeği yansıtmadığı, dairelerde oturulmaya başlandıktan sonra hatalı ve eksik imalatlar nedeniyle sorunlar yaşanmaya başlandığı, buna ilişkin olarak tutanak düzenlendiği, 31, 47, 29, 15 ve 23 numaralı dairelerde belirttiği sorunların yaşandığı, hükme esas alınan 20.09.2023 tarihli raporda bilirkişi raporunda ise eksik ve hatalı imalatların hiçbir şekilde tespit edilmediği, bu rapora yönelik itirazlarının değerlendirilmediği, kaldırılmasına karar verilen karara dayanak rapordaki hesaplamanın da 126.500 TL olduğu, oysa dairelerde yaşanan problemlerin tutanaklar ve video kayıtlarıyla da ortaya konulduğu, hükme esas alınan raporda bir kısım eksik ve ayıplı imalatın 2016 yılı rayiçleriyle giderim bedelinin 9.200 TL olarak belirlendiği, bilirkişilerin eksik ve ayıplı imalatların dava dışı başka bir taşerona gidertilmesi nedeniyle uğranılan zararı tam olarak hesaplamadıkları, oysa hiç yapılmayan imalat bedellerinin ve ayıplı imalatların giderim bedelinin ayrı ayrı hesaplanması gerektiği, inşaat işinde hatalı imalatın tadilatının yıkım, boya, rötuş vb iş kalemleri nedeniyle daha fazla malzeme gerektirdiği, boru uçları ve radyatör montajı için bırakılan uçların montaj için uygun yerlerde olmadığı, tadilat gerektiğinin belirlendiği, oysa raporda sadece montaj işinin tadilat hesabına katıldığı, halbuki montaj için duvar kırılması, boya ve rötuş yapılması gerektiği, yine hatalı olan lavabo gideri, musluk bağlantı yeri, süzgeç eksikliği ve yer hatasının da tadilat gerektirdiği, işçi yevmiyesinin 100 TL olarak belirlendiği, 2016 yılı rayicinden çok düşük olduğu, raporda belirtilen eksik ve kusurlu işlerin giderim bedeli 9.200 TL'nin nasıl hesaplandığının açıklanmadığı, bilirkişilerin dosyayı incelemedikleri ve itirazları dikkate almadıkları, tanıkların dinlendiği, davacının hatası nedeniyle yanlış kalorifer peteklerinin alındığı, teslim edildiği halde iade edildikleri, tekrar sipariş verildiği, masraf yapıldığı, bir kısım malların da hatalı sipariş edildiği, davacının teslim etmemesi nedeniyle paslandığı, müvekkilinin iade edemediğinin de defterlerle ortaya konulduğu, işin yaklaşık 1 yıl geç teslim edildiği, müvekkilinin bu nedenle daire sahiplerine kira bedeli ödeyerek zarara uğradığı, \thükme esas alınan bilirkişi raporundaki feshin haksız olduğuna dair tespitin doğru olmadığı, müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, zira müvekkilinin defaatle istemesine rağmen davacının malzeme listesi vermediği, bu hususun 02.10.2015 tarihli ihtarnamede de belirtildiği, müvekkilinin o tarihte sadece bu projeyi yürüttüğü, malzemelerin müvekkili tarafından alınmasının kararlaştırıldığı, bilirkişi raporundaki malzemelerin tam ve süresinde teslim edildiğine dair delil bulunmadığına dair tespitin hatalı olduğu, müvekkilinin 07.09.2016 tarihli ihtarname ile işin 7 gün içerisinde tam ve eksiksiz teslim edilmesini ihtar ettiği, bilirkişi tespitinin aksine süre verdiği, sözleşme süresi 20.12.2015 tarihinde bitmesine rağmen davacının 1 yıl sonra dahi işi teslim edemediği, ihtarnameye de cevap vermediği, sözleşmede geciken her gün için 250 TL cezai şart kararlaştırıldığı, davacının cezai şart ödemekle yükümlü olduğu, karşı dava dilekçesinde 1.000 TL maddi tazminat, 40.000 TL manevi tazminat ve 75.750 TL cezai şartın tahsilinin talep edildiği, bilirkişi raporunda taleplerin kuruşlandırılmasında hata yapıldığı, zira eksik ve ayıplı işler için talebin şimdilik 700 TL olduğu, kira bedelinin ise şimdilik 100 TL olduğu tespitinde bulunulduğu, oysa cezai şart talebinin maddi tazminat talebinden ayrı olduğu, 75.750 TL talep edildiği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava ve karşı dava eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince ve katılma yoluyla davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde   uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında özellikle sözleşmenin SÖZLEŞME İLE İLGİLİ DİĞER HÜKÜMLER başlıklı bölümünün 1.maddesinde kararlaştırılan cezai şart TBK 179/3 maddesinde düzenlenen dönme cezası ve 16.maddesindeki günlük 250 TL olarak belirlenen cezai şart ise, ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğu, dosya kapsamı itibariyle sözleşmenin tarafların ortak kusuru nedeniyle sona erdiğinin ve bu nedenle sözleşmede kararlaştırılan her iki cezai şartın talep edilemeyeceğinin anlaşılmış ve delil tespit giderinin yargılama gideri olarak hüküm altına alınmasının usul ve yasaya uygun bulunmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>\t1-)\tTaraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 madde gereğince esastan reddine,<br>\t2-)\tHarçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan  427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın asıl davada davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>\t3-)\tHarçlar Kanunu gereğince karşı dava yönünden alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan  427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın karşı davada davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>\t4-)\tHarçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 8.641,22 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.161 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.480,22 TL harcın asıl davada davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>\t5-)\tHarçlar Kanunu gereğince karşı dava yönünden alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan  427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın karşı davada davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br> \t<br>\t6-)\tTaraflarca yapılan istinaf yargılama giderleri ile ödedikleri başvurma harçlarının  üzerilerinde bırakılmasına,<br>\t\t\t\t\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361.maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da  TEMYİZ yolu açık olmak üzere 11.06.2025   tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br><br>Başkan<br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br>e-imzalıdır <br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Katip <br> e-imzalıdır<br> <br>Katip <br> e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cb3f9ebf55ff8549","SID":"995794852a93745d"}}