{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/662 Esas<br>KARAR NO: 2025/847<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2025/19 Esas, 10.03.2025 Tarihli ara karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 19/06/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:\t\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin “...” markalarının TPMK nezdinde tescilli hak sahibi olduğunu, 30 yılı aşkın süredir “...” markasıyla çikolata üretimi ve satışı yapmakta olduğunu, satış payı açısından Türkiye'nin açık ara pazar lideri konumunda olan “...” markalı çikolatalar tüketici nezdinde de tanınmışlığını ispatlamış olduğunu, davalının huzurdaki davanın konusunu oluşturan ürünlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, Davalının “...” ve “...” markalı ürünleri ile müvekkiline ait “...” markalı çikolata ürününün birebir aynısını yine müvekkiline ait çikolata ambalajının ayniyet derecesinde benzeri bir ambalajla üretmekte ve satışa arz ettiğini, davalı sınırsız seçenek özgürlüğü varken müvekkilimize ait “...” markalı açık ara pazar lideri ikramlık çikolatanın aynısını, ayniyet derecesinde benzer ambalajlarla piyasaya sürdüğünü, Davalı tarafından piyasaya sürülen ürünlere karşıdan bakıldığında müvekkilimizin ürünleri ile ayırt etmek mümkün olmadığını. müvekkilinizin ... nolu  marka tescilinde de görüldüğü üzere çok uzun yıllardır “...” çikolataları metalik gri zemin üzerine küçük mavi kalplerden oluşan alüminyum bir ambalaja sarılı şekilde piyasaya sunulduğunu, davalının taklit ürününde de aynı metalik gri taban rengi üzerine aynı mavi puntoları kullanması tesadüfle açıklanamayacağını, Ayrıca, davalının gri zemin üzerine mavi renkli yıldız desenleri ile müvekkilinin küçük kalpler şeklinde gri üzerine mavi desenleri ancak ürünlere mikroskopla bakıldığında anlaşılabilecek düzeyde bir desen farkı olup karşıdan bakıldığında her ikisi de gri üzerine mavi noktalar şeklinde görülmekte olduğunu, her ne kadar çikolata ürününün bizzat kendi şekline dair herhangi bir itirazları söz konusu olmasa dahi çikolata şeklinin tecavüzün gerçekleştiğine dair tamamlayıcı bir etken olduğunu, davalının binlerce renk seçeneğini bir kenara itip sektörde ikramlık bayram çikolataları arasında en yüksek satış başarısını edinen müvekkiline ait “...” markalı çikolataların sarılı olduğu ambalajın ayırt edilemeyecek derecede benzeri bir ambalaj tasarlayarak tüketicileri yanıltmaya çalıştığı, kötü niyetli bir şekilde haksız kazanç elde etmeye çalıştığını,  SMK’nın 159. maddesi, TTK’ nın 61. maddesi ile HMK’nın 389. maddesi uyarınca işbu davanın etkinliğini temin etmek üzere aşağıda ayrıntılandırıldığı şekilde ihtiyati tedbir talep etiklerini. dava konusu taklit ürünleri dava süresince üretmeye ve satmaya devam etmesi zaten elde etmeye çalıştığı amacı gerçekleştirmesine, hiçbir tazminat meblağı ile karşılanamayacak şekilde müvekkilimizin maddi ve manevi zarara uğramasına, yıllardır büyük emek ve para harcanarak tanınmış hale getirilen “...” markası ve ürün ambalajlarının itibarının zedelenmesine yol açacağını. Mevcut durumda, 2025 yılının Ramazan Bayramı’na iki ay gibi az bir zaman kalmışken davalının en çok satış yapacağı dönem öncesinde taklit ürünlerinin satışının tedbiren engellenmesi önem arz ettiğini, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK kapsamında MARKA HAKKINA TECAVÜZ ve TTK kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüz ve haksız REKABET teşkil eden eylemlerin önlenmesine, giderilmesine VE sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, bu bağlamda, davalının dava konusu taklit ürün ambalajlarını internet ortamı dâhil her türlü mecrada kullanmasının, üretmesinin, satmasının, ithal ve ihraç etmesinin yasaklanmasına, davalı tarafından üretilen, satılan, ithal ve ihraç edilen dava konusu tüm taklit ürünlere ve mezkûr taklit ürün görsellerinin kullanıldığı her türlü belge ve tanıtım malzemesine (katalog, broşür vs.) türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi olanlar dâhil bulundukları her yerde el konulmasına ve imhasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesinin 10/03/2025 Tarihli ara kararında; \"...Tüm dosya kapsamı ile öncelikli hak sahipliği yönünden değerlendirme yapılması gerektiği tarafların ambalaj tasarımı şeklindeki markalarının ortalama tüketici nezdinde benzer olarak algılanmayacağı dikkate alınarak HMK'nun 390/son maddesi uyarınca yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla,-Davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE\" şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde; Bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin aksine  müvekkilinin tescilli ambalajına benzerliğin açık olduğunu, raporda gri zemin üzerine lacivert renk tonlarında şekillerin bulunduğu ambalajların sektörde sıklıkla kullanılan bir tarz olduğuna yönelik görüşü kabul etmediklerini,  sektördeki görsellere yer verdiklerini, seçenek özgürlüğünün sınırsız olduğunu, markaya tecavüzde markada kullanılan ibarelerin farklı olmasının tek başına yeterli olmadığını, markanın tanınmışlığı ve hedef kitlesinin de dikkate alınması gerektiğini, hızlı tüketim mallarının söz konusu olduğunu, müvekkilinin ambalajları tescilli ve tescilsiz olarak uzun yıllardır kullanmakta olduğunu, davalı tacirin çikolata sektöründe olup piyasadaki ürünleri dikkate alması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi istemine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine yöneliktir. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; dosyada mevcut bilirkişi raporunda \"tarafların ambalaj tasarımı şeklindeki markalarının ortalama tüketici nezdinde benzer olarak algılanmayacağı, ayrıca karıştırılmaya da neden olmayacağı\" yönünde görüş belirtilmiş  olmakla bu aşamada iddia yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6868042db8c98f3c","SID":"642b6bacec828bd7"}}