{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ         <br><br>ESAS NO\t: 2025/17 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/406<br><br>DAVA\t: Alacak (Hisse Devir Sözleşmesi Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/01/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 23/05/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hisse Devir Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili  .... (...) ..., ... ise ... merkezli şirketler olduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ...AŞ'nin .... merkezli bir şirkete sahip olduğu hisselerin müvekkili ... şirketine devredilmesi için  29 Mayıs 2007 tarihli “...” isimli hisse devri sözleşmesi imzaladıklarını, müvekkili şirketin hisse devir bedeli olarak ödemesi gereken 20 milyon USD yi davalı şirkete ödediğini, sözleşme bedelinin ödenmesine rağmen hisselerin müvekkiline devrinin yapılmadığını, bunun üzerine sözleşmenin 7. Maddesindeki tahkim şartına istinaden  ...’a (... Uluslararası Tahkim Mahkemesi) başvurduklarını, başvuru neticesinde verilen ... tarihli ve ... Karar ile ...A.Ş.’nin 20.000.000 Amerikan doları asıl alacağı 28.11.2007 tarihinden işleyecek akdi ... + %1,57 üç ayda bir bileşik faiziyle  ...’a ödemesine karar verildiğini,  tahkim kararının verilmesinden bir süre sonra uyuşmazlıktan doğan alacakla ilgili olarak   ... şirketi ile  ...A.Ş. ve davalı şirketin temsilcisi... arasında 25.12.2014 tarihli “...” (Borç Geri Ödeme Sözleşmesi) isimli sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye göre davalının borcu ikrar ettiğini, davalı ...'ın borca şahsen kefil olduğunu, iş bu sözleşmeye göre uyuşmazlıkla ilgili olarak ... mahkemelerinin yetkili kılındığını, uyuşmazlık konusu alacağın müvekkili  .. tarafından 27.04.2016 tarihli Temlik Sözleşmesiyle, ...’ın başka bir inşaat sözleşmesinden kaynaklanan borçlarından mahsup edilmek üzere İstanbul merkezli ...Anonim Şirketi’ne temlik ettiklerini, 27.12.2017 tarihinde ..., ... ve ... arasında imzalanan \"...\" isimli üçlü bir anlaşma ile alacağın ...’a temlik edilmesine karar verilerek alacağın ikinci kez devredildiğini, Öte yandan alacağı müvekkil ...’a devreden ...’ın ... tarihinde, husumet ehliyeti olmamasına rağmen ... Uluslararası Tahkim Mahkemesinin ... tarihli ve ... Kararının tenfizi talebiyle ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin.... esasına kayden dava açtığı ve ilk derece mahkemesince Kasım 2024’te davanın kabulüne karar verildiği öğrendiklerini, ancak uyuşmazlık hakkında verilen yabancı hakem kararı ve 25.12.2014 tarihli ...’a (Borç Geri Ödeme Sözleşmesi) rağmen borç asıl borçlu ve kefil tarafından müvekkillere hâlen ödenmediğinden huzurdaki davayı ikame etmek durumunda kaldıklarını, borçlularla dava öncesi dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerininde anlaşmaya varılamadığını beyan ederek fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinin 29 Mayıs 2007 tarihli Hisse Devri Sözleşmesinden kaynaklanan ve 25.12.2014 tarihli “...” isimli sözleşme ile ikrar edilen 20.000.000-(yirmimilyon) Amerikan doları alacağının akdi faiziyle birlikte asıl borçlu ve kefil davalılar tarafından müvekkile ödenmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davalıların 5718 sayılı MÖHUK m.48 uyarınca teminat göstermek zorunda olduklarını, Davacılardan ... (\"...\"), ...'nda kurulmuş ve adresi de ...'nda olan bir yabancı tüzel kişidir. Keza diğer davacı ... (\"...\") de Panama'da kurulmuş ve adresi de ...'da bulunan bir yabancı tüzel kişidir. Her iki davacı da ayrı ayrı olmak üzere teminat yükümlülüğüne tabi olduklarını, en az dava sonunda hükmedilecek harçların tamamı ve karşı vekalet ücreti meblağının tamamı olmak üzere teminata hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığını her bir davacının ayrı ayrı olmak üzere nispi haç yatırması gerektiğini, davacıların huzurdaki davada 25/12/2014 tarihli borç geri ödeme sözleşmesi başlıklı bir sözleşme uyarınca alacaklı olduklarını iddia ettiğini, ancak davacılar tarafından dosyaya sunulan sözleşmenin 6. Maddesinde  \"...taraflar ayrıca, ...'nın (...) kuralları ve düzenlemeleri ile Türk maddi hukuku uyarınca İsviçre'nin Cenevre şehrinde tahkime başvurma hakkına da sahiptir.\" denildiğini, . 6100 sayılı HMK m. 413 uyarınca; \"Tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder.<br>\" denildiğini,. Sözleşmenin ilgili maddesi uyarınca tahkim itirazında bulunduklarını , huzurdaki davada görevli ve yetkili olmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca huzurdaki davanın derdestlik sebebiyle reddi gerektiğini, Dava konusu iddia olunan alacak için ... şirketi tarafından müvekkile karşı ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile  ...Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin ... tarih ve ... sayılı yabancı hakem kararının tenfizi davası  açıldığını,  Huzurdaki davanın davacısı olan Hawkinson tarafından da ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile aynı hakem kararının tenfizi davası açtığını,  ... tarafından açılan dava, ... tarafından açılan ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile birleştirildiğini,. Birleştirme sonrasında ... tarafından birleşen dosya takip edilmemiş, takipsizlik sebebiyle dosya işlemden kaldırıldığını, ... tarafından açılan dava ise takip edilmiş olup, ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... E., ... K. Sayılı ilamı  ile davanın kabulüne karar verildiğini. İşbu karar hukuka aykırı tanzim edilmiş ve tarafımızca istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla birlikte, huzurdaki davanın konusu ile halihazırda kabulüne karar verilmiş davanın konusu birebir aynı olduğunu,  İlgili kararda, huzurdaki davada da alacağa dayanak olmak üzere ileri sürülen  25.12.2014 tarihli Borç Geri Ödeme Sözleşmesi'ne atıf yapılmak suretiyle davanın kabulüne karar verildiğini, 25.12.2014 tarihli sözleşme bakımından da ne davacıların ne de ...'ın herhangi bir alacağı bulunduğunu kabul etmemekle birlikte, ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2024 tarih ve ... E.,... K. Sayılı ilamının istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleşmesi ve ayrıca huzurdaki davanın da kabul edilmiş olması halinde, müvekkilinden aynı alacağın iki kez tahsil edilmeye çalışıldığını, mahkemece derdestlik hususunda aksi kanaatte olunması halinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43 Hukuk Dairesi ...esas sayılı dosya ya müzekkere yazılarak huzurdaki davanın açıldığının bildirilmesi gerektiğini, istinaf kararı ile kaldırıldıktan sonra davaların birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğini,  mahkeme aksi kanaatte ise bile her halükarda ... 9 ATM nin...Esas sayılı dosyasının huzurdaki davada bekletici mesele yapılması gerektiğini, Esasa ilişkin itirazlarında ise alacağın dayandığı iddia edilen borç geri ödeme sözleşmesi zaman aşımına uğradığını arabuluculuk tutanağının iptali gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise başvuru tarihinin ancak 30/12/2024 tarihli olarak kabul edilmesi gerektiğini,  Davacı ... Tarafından Alacağın Temlik Alındığı İddia Olunan Temlik Sözleşmesi De Zamanaşımına uğradığını, Müvekkili ...'ın 25/12/2014 tarihli borç geri ödeme sözleşmesine kefil olmadığını, sözleşmede mevcut olduğu iddia edilen el yazısının müvekkiline ait olmadığını, müvekkili ... tarafından verilmiş geçerli bir kefalet sözleşmesi olmadığını, ayrıca 25/12/2014 tarihli sözleşmenin temlik edilemeyeceğini, iddia olunan her iki temlik sözleşmesinin geçersiz olduğunu, alacağın temlik edildiğinin Rah Doğalgaz yetkilisinin alacağın ifa edilmiş ve herhangi bir şikayetinin bulunmadığına dair yeminli beyanının mevcut olduğunu, hiçbir şekilde alacağı kabul anlamına gelmemekle beraber alacağın kime ait olduğun çekişmeli olduğunu, çekişmeli alacak sebebiyle ifa talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın öncelikle usulden ve esastan reddine karar verilerek yargılama gideri ve  vekalet ücretinin davacılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:<br>Dava, alacak  istemine ilişkindir.<br>Dava dilekçesinde 20.000.000-(yirmimilyon) USD talepe dilmesine rağmen harç 500.000,00 TL üzerinden yatırılmıştır. 13/01/2025 tarihli tensip zaptı 10 numaralı ara karar ile dava dilekçesinde alacak talebine konu toplam alacak üzerinden harcın yatırılması gerektiğinden bahisle 20.000.000,00 USD X 35,4346 TL = 708.692.000,00 TL dava değeri üzerinden hesaplanan 12.102.687,63 TL harç bedelinden peşin yatırılan 9000 +8.538,75 =17.538,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.085.148,88‬‬ TL eksik \"peşin harcın\" tamamlanması için davacı tarafa tensip zaptının tebliğden tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Yine bu sürede  eksik harç tamamlanmaz ise davaya devam olunmayacağı ve müteakip işlemlerin yapılmayacağı, 6100 sayılı HMK md. 150 ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. madde hükümleri de dikkate alınarak dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceğin ara kararın tebliği ile ihtar edilmiştir. Tensip zaptı davacılar vekiline 19/01/2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı tarafından 2 haftalık kesin süre içinde eksik harcı ikmal edilmediğinden 11/02/2025 tarihli ara karar ile dosyanın işlemden kaldırılmıştır. Davacı 6100 sayılı HMK Md. 150 uyarınca işlemden kaldırma tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içinde dosyayı yenilenmediğinden 6100 sayılı HMK.'nın 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi  yukarıda açıklandığı  üzere; <br>1-Dosyanın işlemden kaldırılma tarihinden itibaren 3 ay içinde yenilenmediği anlaşıldığından   HMK 150/5 uyarınca  davanın 13/05/2025 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,<br>2-Karar tarihine göre alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin yatırılan  toplam 17.538,75  TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 16.923,35‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara  iadesine,<br>3- Avukatlık Ücret tarifesi Md. 7 gereğince henüz ön inceleme duruşması yapılmamış olduğundan harçlandırılmış dava değeri üzerinden hesaplanan 79.000,00 TL vekalet ücretinin yarısı olan 39.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendilerini vekil ile temsil eden davalılara verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran  tarafa iadesine,<br>Dair, dosya üzerinden verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2025<br><br><br>Başkan <br>  (e-imza) <br><br>                                                                   <br>Üye <br>  (e-imza) <br><br>                                                                   <br>Üye <br> (e-imza) <br><br>                                                                    <br>Katip <br>  (e-imza) <br><br>                                                                   <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d9b9766b59c3f807","SID":"0460f09f9fc1d9cb"}}