{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t: <br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVALI\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/05/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan ....... plakalı araç ile ....... tarihinde davalı Sigorta şirketi tarafından sigortalanmış maliki  ....... . LTD. ŞTİ ve sürücüsü  ....... olan ....... plakalı araçlar arasında trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin aracında hasar  oluştuğunu, çok büyük değer kaybı meydana geldiğini, meydana gelen değer kaybı bedeli için sigorta şirketlerine taraflarınca başvuruda bulunulduğunu, sigorta şirketi tarafından yasal süresi içerisinde herhangi bir ödemede bulunulmadığını, arabuluculuk yoluna başvuruda bulunulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, aracın tamir süreci-parça bekleme ayrıntılı ve detaylı işçilik çalışması vs. Gibi nedenlerle uzun sürdüğünü, müvekkilinin bu süre boyunca araçtan mahrum kalması nedeniyle uğradığı zararların davalı sigorta şirketi harici davalılar tarafından ödenmediğini beyan ederek  arz ve izah olunan nedenlerle bakiye değer kaybı bedeli yönünden davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsili, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber; araç mahrumiyet bedelinin davalı sigorta şirketi harici davalılardan müşterek ve müteselsil olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber tahsili ile her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraflar üzerinde bırakılmasına, ayrıca davadan önce arabuluculuk sürecinde müvekkili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden arabuluculuk aşamasındaki vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ....... cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasının meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, sunulan trafik kazası tespit tutanağından da açıkça anlaşılacağı üzere kazanın oluşmasında davacının asli kusurlu olduğunu, dolayısıyla davacının haksız davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinin tarafına hukuka uygun bir şekilde tebliğ edilmediğini, tarafına dava açıldığını ailesinin kendisini arayarak bilgi vermesi üzerine öğrendiğini, davacının arabuluculuk başvurusunda taraf olarak kendisini eklemediğinden davacının bu bedeli kendisinden talep edemeyeceğini beyan ederek  açıklanan nedenlerle davanın reddine, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı .......  vekili cevap dilekçesinde özetle: Somut olayda davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı yanın kazanın oluşumuna ve kusur durumuna ilişkin iddialarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, Davacının aracında değer kaybına yol açmasının muhtemel bir zararın somut olayda söz konusu olmadığını, değer kaybına ilişkin sorumluluğun, sigortalının kusur oranı ve poliçe teminat limitiyle sınırlı olduğunu, arabuluculuk son tutanağında yazılı uyuşmazlık konuları dışında kalan talepler bakımından davanın, dava şartı yokluğunda reddi gerektiğini, dava konusu kazayla ilgili olarak açılan soruşturma/kovuşturma dosyalarının tespiti ile dosyaları arasına alınması gerektiğini,  müvekkili sigorta şirketine usule uygun başvuru yapılmadığını, davacı yanın avans faizi isteminin hukuka aykırı olduğunu, bununla birlikte zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacın yanın talep ettiğini arabuluculuk vekalet ücretinin hukuki dayanağının olmadığını ve aksi yönde değerlendirme sürecin iradiliğini olumsuz etkileyeceğinden bu husustaki istemin reddi gerektiğini beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"Somut olayda 2918 sayılı KTK ve TBK'nın haksız fiile ilişkin tazminat esaslarını düzenleyen hükümler uygulanacak olup davacı taraf davalı sigorta şirketinin sigortaladığı araç sürücüsünün kusuru oranında kendi aracında oluşan maddi zararın tazminini talep edebileceğinden dosya kapsamına alınan kusur raporuna göre davalı <br>sürücü ....... sevk idaresindeki ....... plakalı kamyoneti ile kazanın oluşmasında kural <br>ihlalinin bulunmadığı tespit edildiğinden ve yapılan tespit kaza tespit tutanağına ve kazanın oluşuna, dosya kapsamına uygun olduğundan, Mahkememizce yapılacak başka bir işlem kalmamış olup  bu doğrultuda davacının davaya konu kazada asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılmakla tazminat talebinde bulunulamayacağı anlaşıldığından davanın reddine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava konusu gerçekleşen kaza sonrası karşı yan araç sürücüsü davacının aracına çarpmış olmasına rağmen hükme esas alınmış olan ATK bilirkişi raporunda davacının maliki olduğu araç sürücüsünün gerçekleşen kazada tam kusurlu olduğu ifade edildiğini, davacının maliki olduğu araç sürücüsüne atfedilen kusurunun kabulünün mümkün olmadığını, dava dilekçesinde de belirttikleri karşı yan araç sürücüsü davacının aracına çarpmış olmakla birlikte gerçekleşen kazada tam ve asli kusurlu olduğunu, yargılama esnasında yerel mahkeme tarafından kusura ilişkin bilirkişi raporu aldırıldığını, işbu raporda davacının 2918 sayılı KTK madde 84/H kurallını ihlal ettiğini, karşı yan araç sürücüsünün ise yine aynı kanun madde 52/1-B kuralını ihlal ettiği tespit edildiğini, bilirkişi raporunun tramer raporu ile çelişmesi üzerine yerel mahkemece ATK'dan rapor aldırılmasına karar verilmişse de hiçbir somut delile dayanmadan, detaylı herhangi bir açıklama yapılmadan ve sadece karşı yan araç sürücüsünün kaza tespit tutanağındaki ifadeleri göz önünde bulundurularak hazırlanmış olan raporda davacının maliki olduğu araç sürücüsünün \"sola manevra ile dönüşüne başlamadan evvel\" sol tarafından gelen aracın geçişini beklemesi gerekirken bu hususa riayet etmediği iddiasıyla tam kusurlu olduğu ifade edildiğini, bu ifadelerin açıkça oluşa ve hakkaniyete aykırı olup kabul edilmesinin mümkün olmadığını, karşı yan araç sürücüsü gerçekleşen kazada asli ve tam kusurlu olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasına  karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ....... Ltd. Şti. Vekili  istinaf cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın istinaf dilekçesinde de belirtildiği üzere Tramer Komisyonu kusur raporu ile, dosyadan aldırılan 25/04/2024 tarihli kusur raporunun çelişmesi üzerine iki kusur raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmiş olup Adli Tıp Kurumunca davalının herhangi bir kusurunun olmadığına karar verildiğini, çelişkinin sadece davalı motosiklet sürücüsünün hızlı seyredip seyretmediği noktasında olup davacı araç sürücüsünün \"84/h kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak\" kusurunu işlediği hususunda her üç kusur raporu da mutabık olduğunu, yani esasında raporlar arasında davacı araç sürücüsünün geçiş önceliğine uymadığı için kusurlu olduğu noktasında bir uyuşmazlık bulunmadığını, her üç rapor da davacının geçiş önceliğini davalıya vermesi gerektiği noktasında hemfikir olduğunu, üç rapor arasındaki tek farkın davalı motosiklet sürücüsünün \"hızını yol şartlarına uydurmama\" kusurunu işleyip işlemediği noktasında toplanmakta olup, gerek oy birliği ile verilen TRAMER komisyon kararında gerekse, çelişkileri gideren Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporunda davalının hız kusurunu işlemediği sübuta erdiğini, dosya içerisine sunulan 02/05/2024 tarihli itiraz dilekçesinde detaylı şekilde izah ettikleri dosyadaki trafik bilirkişisi raporunda davalının tamamen soyut ve mesnetsiz şekilde \"hızını yol şartlarına uydurmama\" kusuru yüklenmiş olup bu yanlıştan Adli Tıp Raporu ile dönüldüğünü, ayrıca davacı tarafın istinaf dilekçesinde sola U dönüşü yapmadığını iddia ettiğini, davacının kusuru sırf sola U dönüşü yapmaktan değil, geçiş üstünlüğünü ihlal etmekten kaynaklanmadığını, davacının çıkış yaptığı yolun, yan yol olup davalı motosikletlinin seyrettiği ana yola bağlantı noktasında \"ters beyaz üçgen\" tabela, yani \"YOL VER\" tabelası olduğundan geçiş önceliğini her halükarda davalıya vermesi gerektiğini, yani sola U dönüşü yapıyor olsa da, sola dönmeden sadece yan yoldan çıkış yapıyor olsa da her halükarda geçiş üstünlüğü düz istikamette seyreden müvekkiline ait olduğundan davacı yan kusurlu olduğunu, bu nedenle davacı tarafın sola döndüğünü kabul edip etmemesi \"asli ve tam kusurlu\" olmasına etki etmediğini, kaza tutanağındaki beyanı okunduğunda \"176.Sokakta ilerlerken kavşaktan dönmek istediğimde...\" beyanları ile davacı araç sürücüsü dönüş yapmak için manevra yaptığını kendisinin beyan ettiğini ileri sürerek  tüm bu açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen ret kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, trafik kazası sebebiyle hasarlı araçta oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin tazminat talebine ilişkindir. <br>Dava vekili dava dilekçesinde; davacının maliki olduğu dava dışı sürücü ....... sevk ve idaresindeki ....... plakalı araç ile ....... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini karşı tarafın kusurlu olduğunu ileri sürerek değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hükme karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.  <br>Dosya kapsamında; adli trafik bilirkişisinin 25/04/2025 tarihli raporuna göre;  .......  plakalı otomobil sürücüsü ....... ; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda Kavşaklarda geçiş hakkı başlıklı Madde: 57/1-a (Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar.) maddesinde  sayılan kuralı ihlal ederek dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranıp sola dönüş manevrası ile tedbirsizce kavşağa giriş yapıp geçiş önceliği olan motosikletin seyir yönüne girdiğini, bu kural ihlalinin de aynı kanunda Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlıklı Madde: 84/H (Kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak,) sayılan ihlallerden olduğunu, ....... plakalı motosiklet sürücüsü ....... meskun mahal içerisindeki hemen öncesinde bulunan dört yönlü kavşak noktasından geçiş yaparak giriş yaptığı olay mahalli iniş eğimli sokak üzerinde seyri sırasında havanın yağmur yağışlı ve zeminin ıslak olmasıyla durma mesafesinin ve motosiklet cinsi aracın kayma olasılığının artacağını göz önüne alarak ön ilerisindeki yola karşı daha dikkatli ve duyarlı olması, ayrıca seyir hızını mahal şartlarına uygun hızda sürdürmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak başlıklı madde 52/1-b (Sürücüler hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadır.) sayılan kuralı ihlal ettiğini  belirtmiş,  taraflar arasında tanzim edilen kaza tespit tutanağını değerlendiren Tramer komisyonu kararında ....... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, ....... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı belirtilmiş ise de;  tramer komisyonunca taraflara yapılan kusur izahının kazanın oluşumuna uygun olmadığının değerlendirildiği raporda izah edilmiştir.<br>Tramer komisyonu raporuyla, bilirkişi raporunun çelişmesi nedeniyle mahkemece  dosyanın çelişkinin giderilmesi amacıyla ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesine karar verilmiş, ATK raporunda; \"Sürücü Yaşar Günden idaresindeki motosiklet ile olay mahalli kesime geldiğinde sağ tarafındaki yan yol birleşiminden gelip, sola manevra ile 129 sokak üzerinden 2012 sokak yönüne doğru dönüş manevrası yapmak isteyen araca karşı alabileceği bir önlem bulunmadığından atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır.<br>Sürücü ....... sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli kesime geldiğinde sola manevra ile dönüşüne başlamadan evvel sol tarafındaki 129 sokak üzerinden düz seyirle gelen motosikletin geçişini beklemesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, kontrolsüzce dönüş manevrasını sürdürdüğünde ise sol tarafındaki 129 sokak üzerinden gelen motosikletin seyir yönünü kapatığı anlaşılmakla; kazanın oluşumunda kusurludur.\" şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.<br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına,  mahkemece alınan ATK raporunun  kaza tespit tutanağı ve  olayın oluş şekline göre dosya kapsamına uygun olmasına, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin bu suretle giderilmesine, raporun hükme esas alınmasının yerinde olmasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine  karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-....... ....... Esas, ....... Karar sayılı dosyasında verilen 27/09/2024 tarihli karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye İRAT KAYDINA,<br>3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-HMK’nın 359/4. maddesi uyarınca iş bu kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde Dairemize sunulacak ya da Dairemize gönderilmek üzere başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 08/05/2025\t\t\t<br> <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f8bf4b5d0c312639","SID":"01ed5af59c731025"}}