{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t:<br>NUMARASI\t\t:<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/05/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/04/2023 tarihinde müvekkiline ait ...... Plakalı araca davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ....... plakalı aracın çarpması neticesinde  maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,  davacının aracında kaza sebebiyle hasar kaydı oluşup, değerinin düştüğünü ve davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmasına rağmen süresi içerisinde nihai bir cevap gelmediğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL değer kaybı tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini talep  etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta teminatı altına alınan ....... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun ve dolayısıyla müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğinin, yapılacak olan tespitte dava konusu aracın daha önceden değer kaybına uğrayacak bir kazaya karışıp karışmadığını, aracın modelini, yaşını ve kilometresi göz önünde bulundurularak hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, poliçe teminat limitinin 120.000,00 TL olduğunu, olayın haksız fiilden kaynaklandığını beyan ederek hükmedilen tazminat bedelinin yasal faize göre uygulanması gerektiğini savunmuştur.<br>Davacı vekili tarafından sunulan 26/06/2024 havale tarihli bedel arttırım dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00-TL değer kaybı tazminatı belirsiz alacağı talebini artırım yolu ile HMK 107/2 uyarınca 42.421,48-TL artırarak 42.431,48-TL değer kaybı tazminatı alacağının olay tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte  davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, sigorta eksperi bilirkişi tarafından düzenlenen rapor yerleşik içtihatlara uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülmüş ve bu bilirkişi raporuna  göre 45.000,00 TL değer kaybı tazminatı hesaplanmış ise de, davalı sigorta şirketinin 120.000,00 TL limitinden 91.530,34 TL hasar ödemesi mahsup edildiğinde bakiye teminat limitinin 28.469,66 TL olduğu hesaplandığından, 28.469,66 TL değer kaybı tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. Trafik sigortasında 2918 sayılı kanunun 99. maddesi gereğince sigortacı başvurudan itibaren 8 iş günü içinde zararı gidermelidir. Zarar gidermeyen sigortacı 8 iş gününün dolmasından sonra temerrüte düşer. Somut olayda davacı tarafından davalı sigortaya 14/08/2023 tarihinde başvuru yapılmış buna göre 24/08/2023 tarihinde temerrüde düştüğünden bu tarihten itibaren faize hükmetmek gerekmiş, araç hususi araç olarak kayıtlı olduğundan, yasal faizi ile birlikte davalıdan  tahsiline, Davanın KISMEN KABULÜ ile, 28.469,66 TL değer kaybı tazminatının temürrüt tarihi olan 24/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin poliçe teminat limitinin tükenmiş olması nedeniyle REDDİNE\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin usul ve yasaya açıkça aykırılık içeren 24/09/2024 tarihli kararının kabulünün mümkün olmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından cevap dilekçesinde dava konusu kazaya ilişkin yapılmış ödemelerden bahsedilmediğini, herhangi bir dekontta mahkemeye sunulmadığını, ayrıca söz konusu kaza nedeniyle davacının aracında yapılan onarıma ilişkin davalı sigorta şirketi tarafından görevlendirilmiş eksper tarafından tanzim edilen eksper raporunda aracın hasarının 78.000,00-TL olduğu anlaşıldığını, davalı sigorta şirketi Türk Medeni Kanunu'nun 2.maddesinde düzenlenen \"hakkın kötüye kullanılması yasağına\" aykırı hareket ettiğini, bunun yanı sıra yerel mahkemenin 08/12/2023 tarihli ön inceleme duruşmasına davet tutanağında davalı sigorta şirketine \"2 haftalık kesin süre içerisinde dilekçelerinde gösterdikleri ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları, bu hususta verilen kesin süre içinde belirtilen işlemlerin yerine getirilmemiş olması halinde HMK'nin 140/5 fıkrası gereğince o delilden dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı\" ihtarının yapıldığını, ön inceleme duruşmasına davet tutanağı davalı sigorta şirketine 08/12/2023 tarihinde tebliğ edilmesine karşın davalı tarafın, yine ödemelere ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığını ve dekont sunmadığını, tüm dosya münderecatında bilirkişi raporu ve eksper raporu dışında hasar bedeline ilişkin başkaca bilgi ve belge bulunmadığını, ayrıca yerel mahkemece bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazların reddine karar verilerek bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğuna kanaat getirildiğini, bu nedenle bedel artırım talebinde bulunurken bilirkişi raporu esas alındığını ve davalı sigorta şirketinin kalan bakiye teminat limitine kadar bedel arttırıldığını, davalı sigorta şirketi, tüm dosya kapsamında aşamalarda sunması gereken ödemelere ilişkin dekontları süresi içerisinde sunmadığını, davalı sigorta şirketinin yapılan ödemelere ilişkin bilgi ve belge sunmaması nedeniyle taraflarınca  hasar bedeline ilişkin ne zaman ve ne kadar ödeme yapıldığına ilişkin bilgi edinilemediğini,  bu nedenle  davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti ve arabuluculuk  ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın açıklanan bu nedenlerle vekalet ücreti ve arabuluculuk ücreti bakımından düzeltilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ....... vekili ....... tarafından yapılan istinaf başvurusunun kendilerine 13/02/2025 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı tarafın haksız, dayanaksız ve kötüniyetli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesine karşı işbu istinafa cevap dilekçesini süresinde sunduklarını, yerel mahkemenin vermiş olduğu karar usul ve yasaya uygun olup, istinaf talebinin reddi gerektiğini, sigorta şirketi 80800226 numaralı poliçe ile sigortalı bulunan aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların uğradığı zararları kaza tarihi itibariyle geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta(ZMMS) limitleri dahilinde sigortalının kusuru oranında karşılamakla yükümlü olduğunu, zorunlu trafik sigortası poliçesinde kaza tarihinde geçerli araç başına teminat limiti 120.000 TL ile sınırlı olduğunu, davalı sigorta şirketince davacının araç onarımı için toplam 91.530,84 TL ödeme yaptığı gözetildiğinde ıslah dilekçesindeki taleplerin toplam poliçe limitini aştığının görüldüğünü, sigorta şirketinin ZMMS kapsamında kalan bakiye limit ile sorumlu olmasına ve davacı tarafın ıslah ile artırarak talep edebileceği değer kaybı bedelinin 28.469,66 TL olmasına rağmen davacı tarafından talebini 42.431,81 TL'ye yükseltilmesinin yerinde olmadığını, istinafa konu dava kısmen kabul edildiğini, hâl böyle olunca, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. 326. maddeleri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gözetilerek, kendisini vekille temsil ettiren davalı sigorta şirketi yararına reddedilen dava değeri üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmesinin isabetsiz olduğunu beyan ederek davacının bu yöndeki istinaf gerekçelerinin reddi ve davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava trafik kazası nedeniyle değer kaybı istemine ilişkindir. <br>Davacı 16/04/2023 tarihinde meydana gelen kazada davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ....... plakalı aracın kendi aracına çarpması neticesinde aracında değer kaybı meydana geldiğini ileri sürerek değer kaybı nedeniyle tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 28.469,66 TL değer kaybına hükmedilmesi, bakiye kısmın reddine karar verilmesi üzerine hükme karşı davacı tarafından aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve  arabuluculuk ücreti yönünden istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca istinaf edilemez. İstinafa konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. <br>HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, ilk derece mahkemesi karar tarihi (2024) itibarıyla  28.250,00 TL'dir.<br>Dosya içeriğine göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddedildiği, karara karşı davacı tarafından aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve arabuluculuk ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunulduğu, bu durumda  istinafa konu edilen miktarın; kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2 ve 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin kesin karara yönelik istinaf başvuru talebinin HMK'nın  341/1 ve 352. Maddesi gereğince  USULDEN REDDİNE,  <br>2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde  iadesine,<br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuran taraf  üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-İstinaf aşamasında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nın 333.maddesi gereğince yatıran tarafa İADESİNE,<br>6-HMK'nın 359/4.maddesi gereğince iş bu kararın mahal mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile  kesin olarak karar verildi.08/05/2025\t\t\t\t<br>....... <br> <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7678c60b7373507f","SID":"62f70da32cfacb51"}}