{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2022/673 <br>KARAR NO\t: 2025/383<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 20/09/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 21/05/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br> GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  :                                                         <br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ------ müvekkilinin ağabeyi olduğunu, kendisinin müvekkilinin hissedarı olduğu ------hissedarlarından olduğunu, şirket kuruluşunda her iki kardeşin %50'şer payla ortak olduklarını, müvekkilinin şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, müvekkiline 02.12.2021 tarihinde zor ve şiddet uygulanarak şirketin ------ şubesinde bulunan fabrikasına ve işyerine girmesinin engellendiğini, bu olayın kolluğa intikal ettiğini ve davalı ------ hakkında söz konusu eylemleri nedeniyle ceza davası açıldığını, kendi şirketine sokulmayan müvekkilinin yaptığı araştırmalar sonucunda şirketin geçmiş döneminde yapılan genel kurul toplantılarında müvekkilinin adına sahte imzalar atıldığı ve alınan kararlar ile şirketteki payının sermaye artırımı yoluyla hileli bir şekilde eritildiği ve kendisi üzerinden sahte imzalarla birçok usulsüz işlem yapıldığını öğrendiğini, bu konuyla ilgili olarak da savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturmanın devam ettiğini, bu bilgilerin elde edilmesi sonrasında -----. Noterliğinin 31.12.2021 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile şüphelinin yönetimindeki şirkete ait tüm ticari defter ve belgelerin incelenmek üzere şirketin ------ bulunan şubesinde hazır edilmesi yönünde ihtar gönderildiğini, ancak davalı tarafından bu ihtara cevap verilmediği gibi yaptığı usulsüzlüklerin belge ve delillerini yok etmek amacıyla şirket merkezinin bulunduğu ------ ilinde şirketin defter ve belgelerinin zayi olduğu iddiasıyla dava açıldığını, bu durumun öğrenilmesi üzerine müvekkilinin müdahale talebinde bulunarak yapılan usulsüzlükler hakkında bilgilendirildiğini, bunu gören davalı tarafın aynı günlü talepleri ile kayıp olduklarını iddia ettikleri pay defterlerini bulduklarını beyan ederek açtıkları davadan feragat ettiğini, sonuç olarak müvekkilinin zor ve cebir içeren eylemler ile işyerine sokulmadığını, şirketin defter ve delillerinin şüpheli tarafından yok edildiğini, buna rağmen hakkını yasal yollardan aramaya çalışan müvekkilinin gönderdiği ihtarların sonuçsuz kaldığını, şirketin malvarlığının fiilen ve fiziken kaçırılarak suç işlendiğini, sahte imzalarla yapılan genel kurullarda alınan kararlar doğrultusunda müvekkilinin hisselerinin eritildiğini, şirkete yeni ortaklar alınarak müvekkilinin azınlık hisseye düşürüldüğünü, bu nedenle mevcut hissedarlar aleyhine de dava açıldığını, zira hali hazırda şirket ortaklarının şirket tüzel kişiliğinin dışındaki diğer davalılardan oluştuğunu iddia ederek, ------ Şirketi'nin tüm Genel Kurul Kararlarının usule aykırılığının tespitine ve iptaline, atılan sahte imzalar ve yapılan muvazaalı işlemler ile müvekkilinin payı eritildiği için genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespitinden sonra şirket paylarının eski hale getirilmesi ve müvekkili adına tescil edilmesine, şirket ortaklarının ortaklığa devam etmelerinin imkanı kalmadığından şirketin feshine, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ----- Şirketi'nin gerçek değerinin keşif ve bilirkişi incelemesi sureti; tespiti ile müvekkilinin ------ başlangıçta yer alan %50 oranındaki hisselerinin değerinin ve bugüne kadar ödenmeyen kâr paylarına karşılık şimdilik 500.000,00 TL'nin işlemiş ve işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, müdürlük görevini kötüye kullandığı aşikar olan davalı ------müdürlük görevinin sonlandırılmasına dair tedbir kararı verilmesine, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir..<br>Daval----- ve diğerleri vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin sarih olmadığını, hangi genel kurulda yapıldığının izahı gerektiğini, ayrıca alınan tüm genel kurul kararlarının tamamı yönünden zamanaşımı bulunduğunu, bu nedenle davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini,  müvekkili ---- gerçek kişi olarak davalı ----- hissedarı ve yöneticisi olmadığını, şirkette hissedar olan------ yetkilisi olduğunu, bu manada gerçek kişi olarak taraf sıfatı bulunmadığından müvekkili ----- yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, ------ yönünden de husumet yokluğunun söz konusu olduğunu, işbu şirketin hali hazırda şirket ortaklığı, temsil yetkisi ve benzeri bir hususun bulunmadığını, halihazırda ortaklığı bulunmayan eski ortağın davacının müdürlüğü sırasında alınan kararlardan ve yapılan iş ve işlemlerden tüzel kişilik sıfatıyla sorumlu olmasının mümkün olmadığını, bu manada taraf sıfatı bulunmayan müvekkili ------yönünden de husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının hiçbir hukuki dayanak göstermeksizin ikame etmiş olduğu davasında haksız olduğunu, davacının halihazırda------%3,3 oranında hissedarı olduğunu, davacının iddia ettiği sermaye artırımı nedeniyle hisse oranının azalmasına ilişkin kararın 28.08.2013 tarihinde kendisinin şirket müdürü olarak imzaladığı genel kurulda alındığını ve ----- gazetesinde yayımlandığını, bu tarihten itibaren 07.08.2018 yılına kadar müdürlük sıfatının devam ettiğini, başkaca olağan ve olağanüstü genel kurulda yapılmadığını, hal böyle iken alınan kararlardan haberdar olmadığı yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığını, şirket idaresinde bizzat sorumluluğu ve yetkisi olan kişinin alınan kararlara 9 yıl sonra dava açmasının kötüniyet göstergesi olduğunu, dava dilekçesinde anlatılan olaylar ve kişilerin şirket kararları ve işleyişiyle hiçbir ilgisi bulunmadığını, davanın konusunu ilgilendirmeyen hususlar olduğunu, ikame edilen bu davanın nedeninin husumetten kaynaklı olduğunu ve asıl amacının müvekkili ----- ve dolayısıyla şirketi yıpratmak olduğunu, ticari defterlin kaybolması nedeniyle zayi belgesi verilmesine ilişkin açılan davada yargılama devam ederken defterlerin bulunması nedeniyle davadan feragat edildiğini, davacı tarafın müdahil olması nedeniyle davadan feragat edildiği hususunun gerçeği yansıtmadığını beyanla; Davanın hak düşürücü sürenin aşılmasından dolayı usulden reddine, ------ yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine ve esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafın uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Diğer davalı ------, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak davalı davaya cevap vermemiştir.<br>Mahkememizce; ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davalı ------Şirketi'nin ticaret sicil kaydı ile şirketin tüm genel kurul tutanakları ile birlikte bu genel kurullara ilişkin hazirun cetvelleri istenilmiş, davacı tanığı Mahkememiz huzurunda dinlenmiş, ----- Asliye Ceza Mahkemesi'nin ----- esas sayılı dosyası, ------. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----esas sayılı dosyası, ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ------ soruşturma sayılı dosyası, ------Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----  esas sayılı dosyası,   -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- esas sayılı dosyası ile  -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----esas sayılı dosyası UYAP üzerinden ayrı ayrı celp edilmiş, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davalılar ------ ile------ Şirketi'nin  ticaret sicil kayıtları celp edilerek incelenmiş,HMK'nın 31. maddesi uyarınca davacı vekiline hükümsüzlüğünü iddia ettiği, genel kurul kararlarının hangi tarihli genel kurullara ve hangi kararlara ilişkin olduğu ve her bir genel kurulun hangi hükümsüzlük talebine dayalı iptalinin talep edildiği hususunda açıklayıcı beyan dilekçesi sunmak üzere süre verilmiş, davacı vekilinin açıklama dilekçesi doğrultusunda ilgili kararların asılları celp edilerek dosya kapsamına dahil edilmiş, davacı asilin imza örnekleri de alınarak dosya grafoloji uzmanı bir bilirkişiye tevdi edilmiş ve dava konusu olan  -----Noterliği'nin 21.08.2013 tarih ve ----- sayı ile onaylı 20.08.2013 tarihli,-----.Noterliği'nin 23.06.2014 tarih ve ------ sayı ile onaylı 20.06.2014 tarihli, ----Noterliği'nin 25.06.2014 tarih ve ----- sayı ile onaylı 25.06.2014 tarihli,  -----.Noterliği'nin 29.09.2016 tarih ve ------ sayı ile onaylı 01.07.2016 tarihli,----Noterliği'nin 27.07.2018 tarih ve ------ sayı ile onaylı 16.07.2018 tarihli, -----Noterliği'nin 11.06.2018 tarih ve ----- sayı ile onaylı 07.06.2018 tarihli ve ----.Noterliği'nin 09.03.2021 tarih ve ------ sayı ile onaylı 08.02.2021 tarihli genel kurul kararları ve hazirun cetvellerinde davacı adına atılan imzaların davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda hüküm kurmaya ve denetime elverişli raporlar alınarak taraflara tebliğ edilmiştir.Yargılamanın daha sağlıklı yürütülebilmesi ve açılan davaların niteliği göz önünde bulundurularak davalılardan ----- Şirketi yönelik fesih ve tasfiye ile şirket hisse bedeli ve kar payı ödenmesine ilişkin açılan davanın HMK 167 maddesi uyarınca işbu dosyadan tefriki ile mahkememizin Mahkemenizin ------ Esasına kaydedilerek yargılamaya bu dosya üzerinden devam edilmiştir.Dava, genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ile şirket hisselerinin davacı adına tescili istemlerine ilişkindir.TTK'nın 622. maddesinde, kanunun anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümlerini kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanacağı düzenlenmiştir. TTK'nın 445. maddesinde ''446. maddede belirtilen kişiler, kanun ve esas sözleşme hükümlerine özellikle dürtüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açabilirler.''  hükmüne yer verilmiştir.  TTK'nın 447. maddesinde butlan düzenlenmesine yer verilmiştir. Anılan hüküm uyarınca, \"Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır.\". Görüldüğü üzere butlan, genel kurul kararlarının kurucu şekli unsurlarıyla değil, içeriğiyle ilgilidir.Genel kurul kararlarının yokluğu hâli ise  TTK'da özel olarak düzenlenmemiştir. Yokluk hâli, hukukun genel ilkelerine göre dikkate alınması gereken bir husustur. Genel kurul kararının oluşması için gerekli kanuni şekli unsurların bulunmaması, kararın yeterli nisapla alınmamış olması, genel kurula yetkisiz kişilerin katılması veya sahte imzalarla genel kurul yapılması gibi hâllerde, genel kurul toplantısında alınan karraların yokluğunun tespitinin talep edilmesi mümkündür. Diğer bir deyişle, kararın oluşması için gerekli kurucu kanuni unsurlar yoksa, somut olayda olduğu gibi sahte imzalarla imzalarla gerçekleştirilen bir toplantı söz konusu ise, ortada geçerli bir genel kurulun ve genel kurul kararının varlığından söz edilemez ve bu şekilde alınmış olan kararlar da yok hükmünde kabul edilir. Yokluğun tespiti, hukuki menfaati olanlar tarağından ve herhangi bir süreye bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebilir ve yokluk, mahkemece de resen dikkate alınır.<br> Şirket hukukundaki emredici hükümlere göre genel kurul kararlarının oluşabilmesi için iki kurucu unsur gereklidir. Birincisi genel kurul toplantısı yapılması, ikincisi toplantıda karar alınmasındır. Bunların birisindeki eksiklik halinde, işlem (karar) hiç doğmamış sayılır; yani baştan itibaren yoktur.\"  Genel kurul kararlarının yokluğu halinde, iptal davası değil, Genel Kurul kararının yok olduğunun tespiti anlamında bir \"tespit davası\" açılır. Bu dava herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tâbi olmadığı gibi, herkes tarafından ileri sürülebilir ve yargıç tarafından da re'sen dikkate alınır. Genel kurul kararlarının butlanı ya da yokluğunun tespiti istemi kural olarak herhangi bir süreye tabi değilse de bu hak hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmayacak şekilde dürüstlük kuralı çerçevesinde kullanılmaldır. Ögretide ve Yargıtay uygulamalarında bu hususun ileri sürülmesi bir kararın uygulanmasını ve bu uygulamanın sonuçlarına yıllarca itiraz etmeden rıza ve tahammül gösterilip de sonradan butlanın  ileri sürülmesi ve bir kimsenin kararlarının butlanı eskiden beri bilmesine rağmen buna menfaati icabı ses çıkarmayıp da ancak hesaplamayadığı sonuçlarını gördükten sonra kararın butlanı tespiti dava etmesi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde sayılmıştır. Kesin hükümsüzlüğün ileri sürülmesi hakkının kötüye kullanılması mahiyetinde ise kesin hükümsüzlüğü ileri süren korunmaz.Eldeki davada, hükümsüzlüğünün tespiti talep edilen-----.Noterliği'nin 21.08.2013 tarih ve ----- sayı ile onaylı 20.08.2013 tarihli, -----.Noterliği'nin 23.06.2014 tarih ve ---- sayı ile onaylı 20.06.2014 tarihli, ------Noterliği'nin 25.06.2014 tarih ve ----- sayı ile onaylı 25.06.2014 tarihli,  -----.Noterliği'nin 29.09.2016 tarih ve ---- sayı ile onaylı 27/09/2016 tarihli, ------.Noterliği'nin 27.07.2018 tarih ve ---- sayı ile onaylı 16.07.2018 tarihli, ----.Noterliği'nin 11.06.2018 tarih ve ------ sayı ile onaylı 07.06.2018 tarihli ve -----Noterliği'nin 09.03.2021 tarih ve ------ sayı ile onaylı 08.02.2021 tarihli genel kurul kararları toplantısında alınan kararların incelenmesinde;  genel olarak sermaye artırımı, rüçhan hakkı kısıtlaması, ana sözleşme değişikliği ve müdür atama gibi kararlar olduğu anlaşılmaktadır.<br>Tüm dosya kapsamı ile toplanan ve değerlendirilen tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde;  yok hükmünde olduğunun tespiti talep edilen genel kurul ve ortaklar kurul toplantı tutanakları altındaki imzaların davacı ----- ait olmadığı iddia edilmiş olup, imzaların davacıya ait olduğunu ispat  külfeti davalı şirkete aittir. Dava konusu tüm genel kurul toplantı tutanakları ve hazirun cetvellerinin asılları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan ve Mahkememizce hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bulunan 22/11/2024 tarihli grafoloji bilirkişi ek raporu uyarınca,---- Noterliği'nin 21.08.2013 tarih ve ----- sayı ile onaylı 20.08.2013 tarihli genel kurul kararı, ----Noterliği'nin 23.06.2014 tarih ve ------ sayı ile onaylı 20.06.2014 tarihli  genel kurul kararı, -----Noterliği'nin 25.06.2014 tarih ve ----- sayı ile onaylı 25.06.2014 tarihli genel kurul kararı,  ----Noterliği'nin 27.07.2018 tarih ve ---- sayı ile onaylı 16.07.2018 tarihli, ----Karar nolu ortaklar kurulu kararı,  ------.Noterliği'nin 11.06.2018 tarih ve ---- sayı ile onaylı 07.06.2018 tarihli, ------- Karar nolu ortaklar kurulu kararı, -----Noterliği'nin 09.03.2021 tarih ve ----sayı ile onaylı 08.02.2021 tarihli, ----Karar nolu ortaklar kurulu kararının tutanakları ve hazirun cetvellerinde davacı adı altında atılı imzaların davacı ----- eli ürünü olmadığı, ancak  dava konusu edilen -----.Noterliği'nin 29.09.2016 tarih ve ------ sayı ile onaylı 27/09/2016 tarihli ortaklar kurul kararı tutanağı altındaki imzanın ise  davacı ----- eli ürünü olduğu hususlarının sabit olduğu, dolayısıyla davalı şirketin ----- Noterliği'nin 21.08.2013 tarih ve ------ sayı ile onaylı 20.08.2013 tarihli genel kurul kararı------Noterliği'nin 23.06.2014 tarih ve ------ sayı ile onaylı 20.06.2014 tarihli  genel kurul kararı, ----.Noterliği'nin 25.06.2014 tarih ve ------ sayı ile onaylı 25.06.2014 tarihli genel kurul kararı,  -----Noterliği'nin 27.07.2018 tarih ve ----- sayı ile onaylı 16.07.2018 tarihli, ---- Karar nolu ortaklar kurulu kararı,  ------Noterliği'nin 11.06.2018 tarih ve ----- sayı ile onaylı 07.06.2018 tarihli, ----- Karar nolu ortaklar kurulu kararı, -----.Noterliği'nin  09.03.2021 tarih ve ----- sayı ile onaylı 08.02.2021 tarihli, ------ Karar nolu ortaklar kurul toplantısında alınan kararların davacı tarafın katılımı olmaksızın ve davacıya ait olmayan sahte imza kullanılarak gerçekleştirilmiş olduğu anlaşıldığından, genel kurul toplantısının yok hükmünde olması nedeniyle davalı -----Şirketi yönünden açılan davanın kısmen kabulü yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Dava, bir kısım şirket genel kurul kararlarının yokluğunun tespiti istemine ilişkindir. Bu tür davalarda pasif husumet ehliyeti yani davalı sıfatı, sadece şirkete ait olup şirket ortağına husumet yöneltilemez. (----- BAM ----. HD'nin   ---- Esas, ----- Karar sayılı ilamı) Davalılardan -----. dava konusu şirketin ortağı, davalı  ---- şirket yetkilisi olan davalı-----yetkilisi olmakla;  şirket müdürü ve davalı ---- ise dava konusu şirketin eski ortağıdır. Bu nedenle, davalılar ------ aleyhine açılan dava hakkında davanın pasif husumet ehliyeti (davalı sıfatı) yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş, bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br> HÜKÜM  : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)Davalı ------Şirketi yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı şirketin,<br>a-----Noterliği'nin 21.08.2013 tarih ve ------ sayı ile onaylı 20.08.2013 tarihli genel kurul kararı,<br>b----Noterliği'nin 23.06.2014 tarih ve ------ sayı ile onaylı 20.06.2014 tarihli  genel kurul kararı,<br>c------Noterliği'nin 25.06.2014 tarih ve ------ sayı ile onaylı 25.06.2014 tarihli genel kurul kararı,<br>d- ----.Noterliği'nin 27.07.2018 tarih ve ----- sayı ile onaylı 16.07.2018 tarihli, ------ Karar nolu ortaklar kurulu kararı,<br>e-----.Noterliği'nin 11.06.2018 tarih ve ----- sayı ile onaylı 07.06.2018 tarihli, ----- Karar nolu ortakla kurulu kararı, <br>f-----Noterliği'nin 09.03.2021 tarih ve ---- sayı ile onaylı 08.02.2021 tarihli, ----- Karar nolu ortaklar kurulu kararının yoklukla malul olduklarının ayrı ayrı TESPİTİNE, diğer genel kurul kararı ile ilgili talebin  REDDİNE,<br>2-)Yukarıda sayılı genel kurul kararlarının, yoklukla malul olduğunun tespiti neticesine bağlı olarak davacının, ------ Şirketindeki paylarının eski hale getirilerek davacı adına tesciline,<br>3-)Davalılar  -------aleyhindeki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle ayrı ayrı REDDİNE,<br>4-)Karar harcı 615,40 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalı ------Şirketinden tahsili ile hazine adına irad kaydına,<br>5-Davacı tarafından yapılan 172,90 TL dava açılış masrafı ile  20.646,75 TL yargılama masrafı toplamı 20.819,65 TL yargılama giderinin  davalı -------Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davacı vekili için tayin olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin  davalı ------ Şirketinden  alınarak  alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davalılar------- kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince  tayin olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak  alınarak bu davalılara verilmesine,<br>8-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,<br>9-Davalılar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,<br>10-Mahkememiz yazı işleri müdürlüğü kasasında bulunan evrak asıllarının karar kesinleştiğinde ilgili birimlere iadesine,<br>Dair; davacı vekili ile bir kısım davalılar vekili ve davalı ---- vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9e213722870340c8","SID":"6afbacdee153d4c2"}}