{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1854 Esas  - 2025/416 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1854 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/416<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/517 Esas  2021/894 Karar<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 01/10/2019<br>KARAR TARİHİ\t : 21/04/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t : 21/04/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine  ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen karara karşı davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı; dava dışı borçlu ... Grup İnşaat Taahhüt İzolasyon İmalat Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi ile arasında 10/03/2015 tarihli, 600.000-TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme limitinin 06/04/2017 tarihinde 675.000-TL'ye, 24/10/2017 tarihinde 1.600.000-TL'ye, 08/03/2018 tarihinde 1.650.000-TL'ye yükseltildiğini, diğer davalı borçlular ...'in sözleşme ilk limiti ile artırılan limitlerin tamamına müteselsil kefaletlerinin bulunduğunu, kefalet tarihleri itibariyle borçlu şirketin ortağı oldukları için eş muvafakatinin alınmadığını, asıl borçlu şirketin kullandığı kredileri ödememesi üzerine Sincan 1. Noterliği'nin 17/12/2018 tarih 30722 yevmiye nolu ihtarnamesi gönderildiği halde borcun ödenmediğini, asıl borçlu şirket ve kefiller hakkında “ tahsilde tekerrür olmamak” kaydıyla alacağın tahsili amacıyla Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11241 Esas sırasında icra takibine başlandığını, davalı borçlular tarafından takibe haksız itiraz edildiğini, itirazın gerçeği yansıtmadığını belirterek Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11241 Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaliyle takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılar; açılan davayı kabul etmediklerini, Ankara 15.İcra Müdürlüğünün 2019/11241 sayılı takibine 19/08/2019 tarihinde itiraz edildiğini, borca dayanak kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç tutarının alacaklı bankaya ödenip dosya borcunun da kapanmış olduğunu, icra takibine konu olan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesine ilişkin alacaklıya herhangi bir borçları bulunmadığını, takip dayanağı olarak GNGKS gösterilmiş olup 339166 karton numaralı taksitli ticari kredinin borç sebebi olarak belirtildiğini, dava dışı 339166 karton numaralı taksitli ticari krediden kaynaklı borcun ... A.Ş. tarafından desteklenen ve Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi ile bir ilişkisi bulunmayan ayrı bir ticari ilişki olduğunu savunarak davanın esastan reddi ile haksız ve kötüniyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; toplanan deliller ile bilirkişi raporu kapsamına göre, temerrütün davalı asıl borçlu ve kefillerden ... ile ... yönünden 27/12/2018 tarihinde, diğer davalı kefil ... yönünden ise takip tarihinde oluştuğu, temerrüt tarihinde bankanın benzer kredilere fiilen uyguladığı en yüksek ticari kredi oranının % 33 olup temerrüt faizinin, bunun 2 katı olan % 66 olması gerektiği,  raporda yapılan hesaplamalara göre davanın, asıl borçlu ile kefiller  ... ile ... yönünden kabulü, diğer kefil davalı ... yönünden ise kısmen kabulünün gerektiği gerekçesiyle; \"Davacının davasının kısmen kabulü ile, Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2019/11241 esas sayılı dosyada davalılardan ... Grup...Ltd. Şti. İle kefiller ... ... ve ...'ün 226.531,42-TL asıl alacak, 93.437,84-TL işlemiş temerrüt faizi, 4.671,89-TL BSMV toplamı 324.641,15-TL'ye yönelik, davalılardan ...'ın  226.531,42-TL asıl alacak, 20.939,05-TL işlemiş temerrüt faizi, 1.046,95-TL BSMV toplamı 248.517,42-TL'ye yönelik itirazlarının iptali ile takibin bu değer üzerinden asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren işletilecek %66 oranında faiz oranı ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan ve davalılar takibe haksız olarak itiraz ettiğinden alacağın %20'si oranında hesaplanan 64.928,23-TL icra inkar tazminatının (Davalı ...'ın 49.703,48-TL'lik kısım ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine\" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı istinaf dilekçesinde özetle; Davalı kefillerden ... yönünden de temerrüt tarihinin 27/12/2018 olarak belirlenmesi gerekirken takip tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, bu davalı yönünden de davanın tam kabulü gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.<br><br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\t Dava, davalı asıl borçlu şirket ile kefiller hakkında genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakların tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>\t  6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\t  Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11241 takip sayılı icra dosyası, Genel Kredi Sözleşmesi örnekleri, hesap ekstreleri, ihtarnameler, bilirkişi raporu ile diğer belgeler dosyada mevcuttur.<br>  Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11241 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; Davacı banka tarafından, davalılar aleyhine 08/08/2019 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde; 226.531,42-TL asıl alacak, 93.437,84-TL işlemiş temerrüt faizi, 4.671,89-TL BSMV, toplam 324.641,15-TL alacağın, %66 oranında işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, borcun sebebi olarak banka ile imzalanan sözleşmeler, ihtarnameler, hesap özetlerinin gösterildiği, ödeme emrinin tebliği ile 19/08/2019 tarihinde, tüm davalıların borca ve ferilerine yasal süresinde itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, yasal 1 yıllık süresi içinde de elde ki bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br>Takip dayanağı Genel Kredi  Sözleşmelerinin incelenmesinde; Davacı Banka  ile  asıl borçlu şirket olan ...  Grup İnş. Taah.İzol.İml. San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasında 10/03/2015 tarihinde 600,000-TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi akdedilerek limitin 06/04/2017 tarihinde 75.000-TL artırımla 675.000-TL'ye, 24/10/2017 tarihinde 925.000-TL artırımla 1.600.000-TL'ye, 08/03/2018 tarihinde 50.000-TL artırımla 1.650.000-TL'ye yükseltildiği, sözleşmede davalılar ..., ... ... ve ...'in gerek ilk sözleşmeyi gerekse artırılan sözleşme limitlerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kefalet sözleşmesinin; kefalet tarihi, kefalet tutarı ve kefaletin müteselsil olduğu hususlarını içererek kefillerin el yazısı ile yazılı olup  her üç kefilin de davalı borçlu şirketin ortağı olmaları hasebiyle eş muvafakatine gerek olmadığı, kefaletin, TBK'nın geçerlilik koşullarına ilişkin hükümlerine uygun düzenlenerek bu hususun taraflar arasında da çekişme konusu olmadığı, davalı asıl borçlu şirkete  06/04/2017 tarihinde 350.000-TL tutarında taksitli ticari kredi kullandırılarak krediye ... kefaleti alındığı, kredinin en son 16.taksidinin ödendiği, kat tarihine kadar olan 05/09/2018, 05/10/2018, 05/11/2018 ve 05/12/2018 vadeli taksitlerin ise ödenmediği görülmektedir.<br>Davacı banka tarafından davalılara gönderilen kat ihtarnamesinin incelenmesinde, dava dışı asıl borçlu ve davalı kefillere, Sincan 1.Noterliğinin 17/12/2018 tarih, 30722 sayılı ihtarnamesi ile kredi hesaplarının 16/12/2018 tarihi itibariyle kat edildiği belirtilerek toplam 369.116,28-TL alacağın 7 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalı asıl borçlu şirkete ve kefiller ... ... ve ...'e 19/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davalı kefil ...'e tebligat yapılamadığı, ihtarname ve atıfet süresi dikkate alındığında; asıl borçlu şirket ile kefiller ... ... ve ...'ün temerrüdünün 27/12/2018 tarihinde, kefil ...'in temerrüdünün ise, 08/08/2019 takip tarihinde gerçekleştiği anlaşılmıştır.<br>Mahkemece bankacı bilirkişi ...'den alınan 24/05/2021 tarihli raporda; \"Takibe konu edilen kredi,  ... kefaleti ile kullandırılmış olan taksitli ticari kredi niteliğinde olup bu kredi, taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırıldığı, ... KGF kredilerinin bakiye tutarlarına ilişkin usul ve esasları düzenleme yetkisinin Bakanlar Kurulu’na verildiği, bu çerçevede Bakanlar Kurulu’nca alınan 2009/15197, 2015/7331 ve 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları ile takibe ilişkin esasların düzenlendiği, 31.10.2016 tarihli ve 2016/9538 Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nın 6. maddesinde;“(1) Temerrüt sonrası takip işlemleri kredi verenlerce yürütülür.”, \"(4) Temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemler kredi verenler tarafından yürütülür ve kredi verenlerin nakde çevrilen teminatlar ve takip neticesinde elde edecekleri tahsilat tazmin edilen kefalet oranında Kuruma aktarılır. Kanuni takip masrafları kredi veren ile Kurum arasında sağlanan kefalet oranında paylaşılır.\", yine Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak Banka ile ... A.Ş. arasında imzalanan Hazine Destekli Kefalet İşlemleri Protokolü’nün “D. Hazine Destekli Kefaletlerde Tazmin, Takip Ve Tahsilat Süreçleri İlişkin Hükümler” bölümünde yer alan “1.2 Hazine Destekli Kefaletlerde Takip ve Tahsilat Süreçlerine İlişkin Usul ve Esaslar” maddesinin 4. Fıkrasındaki “Kurum’un Kredi Verene karşı kefaletinin tazmininden doğan alacağı tamamen tahsil edilinceye kadar yararlanıcı ve kefilleri aleyhine başlatılmış bulunan kanuni takibi sürdürmek Kredi Verenin yükümlülüğündedir.” düzenlemesi ile Bankanın kredi alacağının KGF tarafından tazmin edilmesinden sonra dahi diğer borçlu ve kefiller hakkındaki icra takiplerinin Kredi Veren Banka tarafından yürütüleceğinin kararlaştırıldığı, ...  bu nedenlerle, KGF tarafından yapılan tazmin ödemesinin tahsilat niteliği taşımadığı, ... takibe konu alacak taksitli ticari krediden kaynaklanmakta olup alacağa sözleşmenin 10.5. maddesine göre tespit edilecek oranda temerrüt faizi uygulanması gerektiği, Davacı Bankanın Sincan Şubesi tarafından dosyaya sunulan belgeye göre, davacı bankanın kat tarihinden takip tarihine kadar uyguladığı temerrüt faizi oranını % 66 olarak belirlediği, mahkemece dosyaya kazandırılan T.C. Merkez Bankasının 18/10/2019 tarihli yazısı ekindeki listede de davacı Bankanın fiilen uyguladığı en yüksek ticari kredi faiz oranının % 33 olarak yer aldığı, buna göre tatbiki gereken temerrüt faizi oranının, 2 katı olan % 66 olarak saptandığı, davalı asıl borçlu şirkete 06/04/2017 tarihinde 350.000-TL tutarında taksitli ticari kredi açıldığı, krediye ... kefaleti alındığı, ödenmesi gereken aylık taksit tutarının 12.110,25-TL olduğu, kredinin en son 05/08/2018 vade tarihli 16. taksit borcunun ödendiği, bu ödeme ile birlikte anapara borç tutarının 213.365,96-TL'ye düştüğü, kat tarihine kadar söz konusu kredinin 05/09/2018, 05/10/2018, 05/11/2018 ve 05/12/2018 vadeli taksit borçlarının ödenmediğinini anlaşıldığı, davacının takip tarihine göre; davalı Asıl Borçlu Şirket ile davalı kefiller ... ... ve ...'ten talep edebileceği tutarın; 226.531,42-TL asıl alacak, 93.437,84-TL işlemiş temerrüt faizi, 4.671,89-TL BSMV olmak üzere toplam 324.641,15-TL olduğu, davalı ...'den talep edebileceği tutarın; 226.531,42-TL asıl alacak, 20.939,05-TL işlemiş temerrüt faizi, 1.046,95-TL BSMV olmak üzere toplam 248.517,42-TL olduğu, asıl alacak olarak tespit olunan tutara takip tarihinden itibaren % 66 oranında faiz talep edilebileceğini\" belirttiği görülmüş, mahkemece, denetime elverişli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, temerrüt faiz oranının % 66 olarak kabul edildiği, kefillerden ... yönünden temerrüt tarihinin takip tarihi kabulüyle yapılan hesaplamalara itibar edildiği anlaşılmıştır.<br>Somut olayda; davacı bankanın, genel kredi sözleşmesi uyarınca davalı asıl borçlu şirkete, 06/04/2017 tarihinde 350.000-TL tutarında taksitli ticari kredi kullandırarak krediye, ... kefaleti alındığı, kredinin en son 16.taksidinin ödendiği, kat tarihine kadar olan 05/09/2018, 05/10/2018, 05/11/2018 ve 05/12/2018 vadeli taksitlerin ise ödenmediği, borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu şirket ile diğer davalı kefiller hakkında icra takibi başlatıldığı, davalıların kefaletinin, TBK hükümleri gereğince geçerli bulunduğu hususlarında çekişme bulunmadığı, uyuşmazlığın; davalıların borcunun miktarı, temerrüt tarihi, KGF ödemesinin borcu sonlandırıp sonlandırmadığı konularında toplandığı, davacı bankanın, mahkemece, davalı kefillerden ... yönünden verilen kısmen kabule yönelik hükmü, temerrüt başlangıç tarihi yönünden istinaf incelemesine konu ettiği, davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı anlaşılmıştır. <br> 6102 sayılı TTK'nun 7.maddesinin 1.fıkrasının 2.cümlesinde; \"Ancak, kefil ve kefillere taahhüt ve ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez\" hükmüne yer verilmiştir. <br>\tTTK yasa tasarısının 7. maddesinin 1.fıkrasına eklenen 2.cümleyle ilgili olarak kanunlaşma sürecinde verilen genelge ve kanun gerekçesinde kefile alacağın ve borcun yerine getirilmediğinin ihbarı gerektiği, ihbar edilmeden asıl borçlunun temerrüdü yönünden kefillerden temerrüt faizi istenemeyeceği belirtilmiştir. Eklenen bu fıkra 6762 sayılı eski TTK'da bulunmayan yeni bir hükümdür.<br>\t6102 sayılı TTK'nun yürürlükte olduğu dönem içerisinde kefillere yönelik alacağın tahsili yönündeki hukuki işlemlerde bu hükmün uygulanması gerekir. Buna göre asıl borçlunun borcunu ödemediği müteselsil kefile ihbar edilmedikçe asıl borçlunun temerrüdü nedeniyle oluşan temerrüt faizinden müteselsil kefil sorumlu tutulamaz. Ancak kefil kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağından kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer'ilerinden sınırsız olarak sorumlu tutulabilir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 12/06/2019 tarih 2018/3501 Esas 2019/3769 Karar sayılı ilamı). <br>Hal böyle olunca, davacı tarafından, davalı asıl borçlu şirkete, KGF destekli taksitli ticari kredi kullandırılarak borcun ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edilerek davalı asıl borçlu şirket ve davalı kefillere  ihtarname keşide edildiği, ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine takibe girişildiği, somut olayda, KGF ödemesinin borcu sonlandırmadığının kabulüyle, asıl borçlu şirket ile kefillerin yukarıda belirtilen temerrüt tarihlerine göre borçlu oldukları tutarın hesabında ve temerrüt faiz oranının belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması, istinaf incelemesine konu edilen kefillerden ... yönünden sorumluluğun kapsamı ve tayini yönünden yapılan incelemede ise, bu davalıya hesap kat ihtarının tebliğ edilememesi dikkate alındığında; kefilin sorumluluğunun ihtarnamenin kendisine tebliğ edilmesi şartına bağlı olduğundan TBK'nun 586/1 maddesi ile asıl borçlunun ihtara rağmen borcu ödemediğinin ancak tebliğ ile belli olacağı ve TTK'nun 7. maddesine göre de asıl borçlunun borcu ödemediğinin müteselsil kefile tebliğ edilmedikçe kefilin temerrüt faizinden sorumlu olmayacağı, genel kredi sözleşmesindeki adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ olsa bile tebliğ yerine geçeceğine dair sözleşme hükmünün kefile uygulanamayacağı gözetilerek bu kefile hesap kat ihtarının usulünce tebliğ edilememiş olması karşısında, mahkemece, bu kefil yönünden temerrüt tarihinin takip tarihi olarak belirlenmesinde ve bu tarih esas alınarak bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne yönelik karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmış olması karşısında, davacının istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/04/2025<br>  Başkan-        Üye -                   Üye - \t   Zabıt Katibi-<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"10dd4b2a01f0b668","SID":"6a51f4f85df806af"}}